Bu, bir sağlık krizi olacak.Va a haber una crisis de salud ... crisis de salud
Bu damarı tamamen tıkayayım ki açık olsun. Tam burada kalp krizi var.여기를 완전히 막아서 분명히 해보죠. 여기 오른쪽 이곳에 심장마비가 일어납니다.
Bu damarı tamamen tıkayayım ki açık olsun. Tam burada kalp krizi var.دعني أقوم بإعاقة هذا الشريان كلياً حتى أوضح ما أقصده. هنا تحديداً هذه نوبة قلبية.
Bu damarı tamamen tıkayayım ki açık olsun. Tam burada kalp krizi var.これが心臓発作の初期段階だ
Bu hücrelerin tamamen veya neredeyse tamamen oksijenden mahrum kalıp ölmesine kalp krizi denir.Cellen die geen of bijna geen zuurstof meer krijgen en afsterven, dat is een hartaanval.
Bu hücrelerin tamamen veya neredeyse tamamen oksijenden mahrum kalıp ölmesine kalp krizi denir.Процес на напълно или почти напълно лишаване на клетките от кислород се нарича инфаркт, или сърдечен удар.
Bu kimsenin öngöremeyeceği kalp kriziydi.A fost un infarct pe care nimeni nu l-a prevăzut.
Bu kimsenin öngöremeyeceği kalp kriziydi.Atak serca, którego nie można przewidzieć.
Bu kimsenin öngöremeyeceği kalp kriziydi.Detta var en hjärtattack som ingen kunde förutse.
Bu kimsenin öngöremeyeceği kalp kriziydi.Diese Herzattacke hat niemand kommen sehen.
Bu kimsenin öngöremeyeceği kalp kriziydi.Dit was een hartaanval die niemand kon zien aankomen.
Bu kimsenin öngöremeyeceği kalp kriziydi.Đó là cơn đau tim mà không ai dự tính được.
Bu kimsenin öngöremeyeceği kalp kriziydi.Egy szívroham történt, amit senki nem láthatott előre.
Bu kimsenin öngöremeyeceği kalp kriziydi.È stato un infarto che nessuno poteva prevedere.
Bu kimsenin öngöremeyeceği kalp kriziydi.Foi um ataque cardíaco que ninguém conseguiu prever.
Bu kimsenin öngöremeyeceği kalp kriziydi.Il s'agissait d'une crise cardiaque que personne ne pouvait voir venir.
Bu kimsenin öngöremeyeceği kalp kriziydi.Ini adalah sebuah serangan jantung yang tidak dapat diprediksi oleh siapa pun.
Bu kimsenin öngöremeyeceği kalp kriziydi.이것은 그 누구도 예측할 수 없는 심장마비이지요.
Bu kimsenin öngöremeyeceği kalp kriziydi.Nadie pudo ver venir este ataque.
Bu kimsenin öngöremeyeceği kalp kriziydi.Nikdo o té zástavě nemohl tušit.
Bu kimsenin öngöremeyeceği kalp kriziydi.Αυτή ήταν μία καρδιακή ανακοπή που κανείς δεν μπορούσε να προβλέψει.
Bu kimsenin öngöremeyeceği kalp kriziydi.Било е като сърдечен удар, който никой не би могъл да предскаже.
Bu kimsenin öngöremeyeceği kalp kriziydi.Никто не ожидал, что случится сердечный приступ.
Bu kimsenin öngöremeyeceği kalp kriziydi.Це був раптовий серцевий напад.
Bu kimsenin öngöremeyeceği kalp kriziydi.זה היה התקף לב שאף אחד לא היה יכול לצפות
Bu kimsenin öngöremeyeceği kalp kriziydi.وكانت هذه نوبة قلبية لم يتوقعها أحد
Bu kimsenin öngöremeyeceği kalp kriziydi.でも ここの情報を見れば
Bu krizi atlatırsak ben...Hvis vi klarer os gennem krisen, bliver jeg ...
Bu krizi atlatırsak ben...Jeśli poradzę sobie z tym kryzysem, będę...
Bu krizi atlatırsak ben...Jos selviämme tästä, minusta tulee...
Bu krizi atlatırsak ben...Om vi klarar oss genom krisen blir jag...
Bu krizi atlatırsak ben...Se sobrevivermos a esta crise, serei...
Bu krizi atlatırsak ben...Se supereremo questa crisi, io sarò...
Bu krizi atlatırsak ben...Si superamos esto, me convertiré en...
Bu krizi atlatırsak ben...Αν ξεπεράσουμε αυτή την κρίση, θα είμαι εγώ...
Bu krizi atlatırsak ben...Если мы справимся с этим кризисом, я буду...
Buna en iyi örnek, 1970'lerde yaşanan petrol krizidir.Najbardziej typowym tego przykładem jest kryzys naftowy lat 70.
Buna en iyi örnek, 1970'lerde yaşanan petrol krizidir.Typickým příkladem nabídkového šoku jsou ropné krize v 70. letech.
Buna en iyi örnek, 1970'lerde yaşanan petrol krizidir.И наиболее типичным примером "нарушения снабжения" является нефтяной кризис в 1970-х.
Buna en iyi örnek, 1970'lerde yaşanan petrol krizidir.І найбільш типовий приклад "шоку пропозиції" - це нафтовий кризис у 1970-х.
Buna en iyi örnek, 1970'lerde yaşanan petrol krizidir.Най-типичен пример за това е петролната криза през '70те.
Buna en iyi örnek, 1970'lerde yaşanan petrol krizidir.アメリカ合衆国のような国で何らかの理由で油が不足した場合、
Bunlardan ikisi iklim krizi hakkındaydı. ABC:Duas delas eram sobre a crise climática.
Bu ölümlerin en şiddetli hali kalp krizi.La forma más violenta es el ataque al corazón.
Bu ölümlerin en şiddetli hali kalp krizi.la più violenta è l'infarto.
Bu ölümlerin en şiddetli hali kalp krizi.Най-свирепата форма е сърдечният удар.
Bu özünde var, psikolojik olarak bir ülke için aşağılama ve utanç krizinden daha kötüsü yoktur.La raíz de esto es, psicológicamente, una crisis de humillación y vergüenza, y no hay nada peor para un país.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Ar trebui să ţinem cont că aceste estimări au fost realizate înainte de criza financiară din vest.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.A tady bychom měli mít na paměti, že tyto odhady byly vytvořeny před finanční krizí na Západě.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Chúng ta nên nhớ rằng những dự đoán này được đưa ra trước khi khủng hoảng tài chỉnh phương Tây diễn ra.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Devemos ter em conta que estas projecções foram feitas antes da crise financeira do Ocidente.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Dovremmo tenere a mente che queste proiezioni sono state redatte prima della crisi finanziaria occidentale.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.En we moeten er rekening mee houden dat deze prognoses voor de westerse financiële crisis werden opgesteld.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.És azt is észben kell tartanunk, hogy ezek az előrejelzések a nyugati pénzügyi válság előtt készültek.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Et nous devrions garder à l'esprit que ces prévisions ont été réalisées avant la crise financière occidentale.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Huomatkaa, että nämä ennusteet laadittiin ennen lännen talouskriisiä.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Kita harus menyadari bahwa proyeksi ini dilakukan sebelum krisis keuangan Barat.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.우리가 고려해야 할 점은 이 예측이 서양 세계의 경제 대혼란이 발생하기 전에 만들어진 것이라는 점입니다.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Ne smemo pa pozabiti, da so bile te napovedi narejene, pred gospodarsko krizo na Zahodu.
Burada dikkat etmemiz gereken nokta şu ki; bu tahminler Batı mali krizinden daha önce hazırlanmıştı.Og vi bør her huske, at disse prognoser blev lavet før den vestlige finanskrise.