Ana içeriğe geç
Sözlük

krizi ile cümle

krizi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Biz, bir sosyo-ekeonomik varlık olarak nasıl kalp krizinden sakınabiliriz?心臓発作を回避することができるのでしょうか? 終わる前に 最後の2, 3分で
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.De stryps, de andas in uppkastningar, de kvävs, de får hjärtattack.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Duszą się, krztuszą się swoimi wymiotami, mają ataki serca.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Finiscono strangolati, aspirano il loro vomito, soffocano, hanno un infarto.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Họ siết cổ, họ nôn mửa, họ nghẹt thở, họ đau tim.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Ils s'étranglent, ils aspirent leur vomi, ils suffoquent, ils ont une crise cardiaque.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.목이 졸리기도 하고, 자신의 토사물이 기도로 넘어가기도 하며 질식하기도하고, 심장 마비를 겪기도 하지요.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Megfulladnak, belefulladnak a tüdejükbe jutó hányásba, szívrohamot kapnak.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Se estrangulan, aspiran su propio vómito, se ahogan, tienen paros cardíacos.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Se sugrumă, își înghit voma, se sufocă, fac atac de cord.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Sufocam, aspiram o próprio vómito, sufocam, têm um ataque cardíaco.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Uškrtí se, vdechují své zvratky, udusí se, dostanou srdeční infarkt.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Ze wurgen zichzelf, ze ademen hun braaksel in, ze stikken, ze krijgen een hartaanval.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Πνίγονται, παθαίνουν αναρρόφηση από τον εμετό τους, ασφυκτιούν, παθαίνουν καρδιακή προσβολή.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Они задыхаются, захлёбываются собственной рвотой, давятся и переживают сердечный приступ.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Те се удушват, поглъщат бълвоча си, задушават се, имат сърдечен удар.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.הם נחנקים למוות בגלל שהם שואפים את קיאם, הם נחנקים, חוטפים התקפי-לב.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.يختنقون من شفط الهواء و يتقيؤن ينعدم تنفسهم و يصابوا بسكتة قلبية
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.窒息し 心不全に至ります 身体拘束は 人命を救うのか
Böylece ben de bir krizin içindeydim.Așa că eram într-o criză.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.Dlatego też przechodziłem kryzys.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.En dus had ik een crisis.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.E quindi ero in crisi.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.Et donc j'étais en crise.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.Így aztán válságba kerültem.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.Isso não foi fácil de encarar.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.저는 힘들었습니다.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.Takže jsem byl ve vnitřní krizi.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.Und so befand ich mich in einer Krise.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.Và vì thế tôi khủng hoảng.
Böylece ben de bir krizin içindeydim. Ve bu çok da iyi bir şey değildi.Έτσι, πέρασα μια κρίση, που δεν ήταν και τόσο ευχάριστη.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.Y, entonces, estaba en crisis.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.И така аз изпаднах в криза.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.У меня был кризис.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.Я опинився в скрутній ситуації.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.אם כן, אני הייתי במשבר.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.وبالتالي وقعت في أزمة.
Böylece ben de bir krizin içindeydim.良い気分ではありませんでした
Bu arada: bankacılık krizi yüz milyondan fazla yoksulluk içine geri sürdüler.Παρεμπιπτόντως: το τραπεζικό κρίση οδήγησε πάνω από εκατό εκατομμύρια άνθρωποι πίσω στη φτώχεια.
Bu bir adamın kalp krizi.Așa arată un infarct la bărbați.
Bu bir adamın kalp krizi.Así es un paro cardíaco en un hombre.
Bu bir adamın kalp krizi.C'est la crise cardiaque chez l'homme.
Bu bir adamın kalp krizi.Das ist ein männlicher Herzanfall.
Bu bir adamın kalp krizi.Dat is een mannelijke hartaanval.
Bu bir adamın kalp krizi.Det är en mans hjärtattack.
Bu bir adamın kalp krizi.Đó là cơn đau tim ở nam giới.
Bu bir adamın kalp krizi.Ecco lo schema per l'uomo.
Bu bir adamın kalp krizi.Ilyen egy férfi szívrohama.
Bu bir adamın kalp krizi.Isto é uma crise cardíaca no homem.
Bu bir adamın kalp krizi.Itulah serangan jantung pada pria.
Bu bir adamın kalp krizi.이게 바로, 남자의 심장마비의 모습입니다.
Bu bir adamın kalp krizi.To atak serca u mężczyzn.
Bu bir adamın kalp krizi.Αυτό είναι ένα ανδρικό έμφραγμα.
Bu bir adamın kalp krizi.Това е сърдечен удар при мъжете.
Bu bir adamın kalp krizi.Это сердечный приступ у мужчин.
Bu bir adamın kalp krizi.ובום בום בום נפתרים מהגוש החוסם.
Bu bir adamın kalp krizi.هذا كان نوبة القلب لدى الرجال
Bu bir adamın kalp krizi.このタイプは女性にも見られますが
Bu, bir sağlık krizi olacak. Çok somut bir sağlık krizi.Ще настане криза - сериозна криза в здравеопазването.
Bu, bir sağlık krizi olacak.-Det kommer bli en vårdkris. -En riktig vårdkris.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod