1929-da başlayan büyük dünya krizi dolayıyla şehrin nüfusu bir düşüşe geçti.A Grande Depressão, que iniciou-se em 1929, arruinou a economia do estado.
63 yılında bütçe krizinin ilk göstergeleri ortaya çıkmaya başladı.Em 63, chegaram as primeiras crises econômicas.
Van Gogh'un babası 26 Mart 1885'te kalp krizinden öldü.O pai dela morreu de um ataque do coração em 26 de março de 1885.
"Dizide tekrar tekrar yer alan bir diğer espri de Peter'ın vicdan krizine girmesidir."Outra surreal e imaginativa piada recorrente envolve um ataque de consciência de Peter.
Bu krizin neticesinde seyir sadece Baltık Denizi'nde yürütülmüştür.Porém, nos livros, este confronto só ocorre em O Mar de Monstros.
Bu daha sonra Asya mali krizi olarak bilinir hale geldi.Essa crise é comumente conhecida como Crise monetária do sudeste asiático.
Ailesini aramak maksatlı gittiği Arjantinde, Argentina krizi konferansına katıldı.A família chega à Argentina junto com a crise econômica mundial.
Tezkere: Irak Krizinin Gerçek Öyküsü.Esta é a cronologia da Guerra do Iraque.
Ada filminin çekimleri sırasında geçirdiği kalp krizi sonucunda vefat etti.Em seu último filme, Ray sofreu durante as filmagens um enfarte.
Vahşi ve kaotik bir ortama doğru evrilen gelişmeler bir insan hakları krizi ve anarşi ortamına dönüşmüştür.A situação cada vez mais violenta e caótica evoluiu para uma crise humanitária e para um estado de anomia.
Doğal etkenler ise 1830'ların ve 1840'ların başlarındaki yaygın kuraklıklar ile 1840'lardaki gıda kriziydi.Por outro lado, havia também os factores naturais, como a seca em 1830 e crise de alimentos em 1840.
Ayrıca Suriye Üçüncü Yüzyıl Krizi boyunca çok önemli bir stratejik önem kazanmıştır.Este fenómeno ganhou particular dimensão após a crise do terceiro século.
Futbol sahasında kalp krizi geçirerek öldü.No futebol francês, descobriu um problema cardíaco.
2017 Katalonya krizi de partiye ilgiyi artırmış durumda.No início de 2017, a crise da dívida do governo porto-riquenho criou sérios problemas.
Elliot, Londra'daki odasında ölü bulundu, kalp krizi geçirmişti.Lawson morreu no mesmo ano, em Londres, vítima de um ataque cardíaco.
Bir gün sinir krizi benzeri bir şey yaşayıp bayıldım.Um dia, eu tive uma espécie de colapso nervoso e desmaiei.
Newman 1970 yılında, New York'ta, kalp krizi nedeniyle ölür.Faleceu, em 1970, na Califórnia, devido a um ataque cardíaco.
Şayet düzenli bir şekilde yürütülürse krizin ilerlemesini azaltabilir.Se ela for muito baixa pode comprometer o desenvolvimento da planta.
Kitabın yazarı, 2008 krizini tahmin etmiştir.É considerada como um prenúncio da crise econômica de 2008.
Zira göz içi basıncını arttırarak akut krizi davet eder.Mas como o SNA percebe que deve aumentar a pressão arterial, por exemplo?
Sputnik Krizi Uzay Yarışı Mir ^ Рогачев А.A Crise do Sputnik, foi um evento chave na Corrida espacial.
2011'de Kadıköy'de girdiği bir tartışma sırasında kalp krizi geçirmiştir.Morreu vitimado por ataque cardíaco em 2011.
Küba Füze Krizi sırasında Küba’dadır.O filme relata a crise dos mísseis de Cuba.
4 Ekim 2014 tarihinde ülkenin başkenti Port-au-Prince'deki evinde kalp krizinden öldü.No dia 4 de outubro de 2014, Baby Doc morre em decorrência de um ataque cardíaco, em Porto Príncipe.
Mali ve ekonomik krizin etkileri ciddi boyutlarda idi.O deficit fiscal e o peso da dívida externa permaneceram elevados.
Avrupa borç krizi, 2009 yılının sonundan bu yana Avrupa Birliği'nde yaşanan bir borç krizidir.O sentimento antieuropeu aumentou após a crise da dívida europeia.
Sanatçı bu filmden bir yıl sonra 1976'da Kalp krizi sonucu İstanbul'da vefat etti. ^ KentmenEle morreu no final daquele mesmo ano em Hollywood de um ataque cardíaco, o sexto dele.
Norris arından kalp krizi geçirir.Jerry ainda sofre de problemas cardíacos.
Karōshi ölümlerinin başlıca tıbbî nedenleri strese bağlı kalp krizi ve inmedir.As principais causas médicas das mortes pelo karoshi são ataque do coração e derrame devido a estresse.
Burada daha da hastalandı ve 2 Haziran'da bir kalp krizi geçirek vefat etti.Ele parecia estar se recuperando, mas no dia 3 de junho ele sofreu um segundo ataque fatal.
1923'te meslektaşlarının genel fikirlerini takip ederek "Makas Krizi" hakkındaki tartışmaya müdahale etti.Em 1923, participa dos debates públicos em torno à Crise das Tesouras.
Ağustos 1993'te çıkarılan genel afla serbest bırakıldı, 1996'da kalp krizi geçirerek öldü.Libertado em razão de saúde precária em 2003, morreu no ano seguinte.
Krizin bütün yönleriyle ilgilenebilecek planlar oluşturulabildi mi?Será que ela encontrará forças para fazer o que deve?
2014 yılında kalp krizi geçirmiştir.Morreu de ataque cardíaco em 2006.
Nasır, zirveden saatler sonra ağır bir kalp krizi sonucu öldü.Morreu apenas algumas horas mais tarde em consequência de uma grave hemorragia cerebral.
İtalyan büyük usta Turati ile maçı sırasında bir sinir krizi geçirir.Ele tem um colapso nervoso durante sua partida com o grande mestre italiano Turati.
Kalp krizi yetişkinlerdeki ani ölümün başlıca nedenlerinden biridir.As perturbações hipertensivas da gravidez são uma das causas mais comuns de morte durante a gravidez.
Homer, Lisa'nın varoluşsal krizini anlayamıyor ve Lisa'yı neşelendiremiyor.Homer parece não aprovar nenhum dos sonhos de Lisa.
5 Ocak 1988 günü basketbol oynarken kalp krizi geçirdi ve 40 yaşındayken hayata gözlerini yumdu.Op 5 januari 1988 kreeg hij een hartaanval tijdens het basketballen en stierf hij op 40-jarige leeftijd.
Eğer ölüm nedeni belirtilmemişse, kurban kalp krizinden ölür.Als er geen specifieke doodsoorzaak wordt opgegeven, zal het slachtoffer aan een hartaanval sterven.
1982'de Iz'in kardeşi Skippy Kamakawiwo'ole kalp krizi nedeniyle öldü.In 1982 stierf zijn broer Skippy Kamakawiwoʻole aan de gevolgen van een hartaanval.
Luis Somoza'nın 1967'de kalp krizi geçirerek ölmesinin ardından kardeşi Anastasio Somoza Debayle başkan oldu.Hij overleed echter aan een hartaanval in 1967, waarna Anastasio Somoza Debayle president werd.
Genç Norman, onları bulduktan sonra sinir krizi geçirdi ve bir süre zihinsel bir kuruma gönderildi.Norman vond de lijken, kreeg een zenuwinzinking en werd enige tijd opgenomen in een psychiatrische instelling.
Aynı zamanda Oksijen Krizi, Oksijen Devrimi veya Büyük Oksidasyon olarak da adlandırılmaktadır.Men noemt dit wel de zuurstofrevolutie of zuurstofcrisis.
Cambridge'de 21 Nisan 1963'te kalp krizinden öldü..Robertson stierf op 21 april 1963 in Cambridge aan een hartaanval.
Kurt Schmitt bir konuşma sırasında 28 Haziran 1934 Schmitt bir kalp krizi geçirdi.Tijdens een toespraak op 28 juni 1934 kreeg Schmitt een hartaanval en stortte in.
Ölüm nedeni kalp krizidir.Doodsoorzaak is een hartstilstand.
İran rehine krizi, ABD ile İran arasında 444 gün süren diplomatik krizdir.Dit was het begin van de 444 dagen durende Iraanse gijzelingscrisis.
Ne yazık ki Süveyş Krizi dolayısıyla Hindistan toplantısı ertelenmek zorunda kaldı.Door de Suezcrisis werd deze conferentie echter uitgesteld.
Nash, 21 Ağustos 2009'da kalp krizi geçirdi.Op 21 augustus 2009 kreeg Kristof op training een hartstilstand.
Price sinir krizi geçirir.Jo krijgt een zenuwinzinking.
1991 yılında bir kalp krizi geçirdi, fakat sağlına kavuştu.In maart 1991 kreeg hij een hartaanval, maar overleefde dit.
Bir yıl sonra kalp krizi geçirerek öldü.Een jaar later sterft hij aan een hartkwaal.
Bir gün sinir krizi benzeri bir şey yaşayıp bayıldım.Kort daarna overleed hij aan de gevolgen van een zenuwziekte.
Kurum 2000'li yıllardan beridir bir borç krizi yaşamaktadır.Financiële crisis De kredietcrisis eind jaren 2000.
Aşırı sıcaklar kalp krizi geçirmesine yol açabilir.Het wezen is zo beangstigend dat het een hartaanval kan veroorzaken.
20 Şubat 2016 Tarihinde kalp krizi geçirerek ölmüştür.Hij overleed op 13 februari 2016 aan een hartaanval.
Üreticiler bu krizin tüketiciler üzerinde yaratacağı tedirginlikten korkmaktaydılar.De producenten vreesden dat dit met de hele cast het probleem zou zijn.
Sanatçı, kalp krizi nedeniyle öldü.De kunstenaar stierf aan de gevolgen van een hartaanval.
Mark Hellinger çekimler tamamlandıktan kısa bir süre sonra kalp krizi geçirerek öldü.Clark Gable overleed kort na de opnamen aan een hartaanval.