Mülteci krizi sırasında HKT gönüllüleri arasında ciddi bir artış görmüştür.Tijdens de crisisjaren van de NEP nam het aantal gevallen van hooliganisme sterk toe.
Kalp damarları ânî olarak tıkanırsa kalp krizi ortaya çıkar.Als het weefsel hierdoor afsterft, is sprake van een infarct.
Amerika'dan Londra'ya geri döndükten sonra 14 Nisan 1925'te kalp krizi geçirerek öldü.Kort voordat hij de terugreis naar Nederland zou aanvaarden overleed hij op 14 april 1946 aan een hartaanval.
Yemen’de siyasi krizi çözmeye amaçlayan BM öncülüğündeki görüşmelere başlanmıştır.In de Egyptische hoofdstad Caïro zijn onderhandelingen gestart over een einde aan de burgeroorlog in Jemen.
2014 yılında kalp krizi geçirmiştir.In 2012 kreeg hij een hartaanval.
Ardından henüz 39 yaşını tamamlamadan kalp krizinden öldü.Mogelijk als gevolg hiervan overleed hij op 39-jarige leeftijd aan een hartaanval.
1998 Rusya ekonomik krizi veya Ruble krizi, 17 Ağustos 1998'de Rusya'da baş gösteren ekonomik kriz.De Russische financiële crisis, ook wel bekend als de Roebelcrisis, trof Rusland in de zomer van 1998.
1990 krizinde battı ve ardından tekrar toparlandı.Na 1990 kreeg de stad eerst te maken met neergang maar daarna ontwikkelde ze zich opnieuw.
Frieda 1933 yılında kalp krizi geçirerek öldü.Parnok stierf in 1933 aan een hartaanval.
2000 yılında ise önemli bir post-polio sendromu krizi yaşamıştır.In 2000 kreeg hij een zware aanval van het postpoliosyndroom, die tot zijn dood zou aanhouden.
Bir gün geçirdiği sinir krizinin ardından saçını kesti.Sindsdien gaat hij door het leven met kort haar.
Böylece bir hükûmet krizi çıkmış oldu.Er dreigt zelfs een bestuurscrisis te ontstaan.
Ben bir kalp krizi geçirdim.Ik heb een hartaanval gehad.
Bassist Tony Bono 2002 yılında,38 yaşındayken kalp krizinden öldü.Basista Tony Bono umarł w 2002 roku na skutek ataku serca w wieku 38 lat.
Lisede, her hafta 100 kutu kola içtikten sonra 3 kez kalp krizi geçirdi.W liceum przebył trzy ataki serca spowodowane wypijaniem stu puszek Coca-Coli tygodniowo.
Ayrıca Suriye Üçüncü Yüzyıl Krizi boyunca çok önemli bir stratejik önem kazanmıştır.Syria była kluczowym strategicznie obszarem podczas kryzysu III wieku.
2014 yılında kalp krizi geçirmiştir.W 2014 roku przeszedł zawał serca.
Bu krizin neticesinde seyir sadece Baltık Denizi'nde yürütülmüştür.W rezultacie zdarzeń letni rejs szkoleniowy odbył się tylko na Bałtyku.
Davis 29 Haziran 2008 gününde, kalp krizi sonucu vefat etmiştir.Davis zmarł w dniu 29 czerwca 2008 roku na atak serca.
Erişim tarihi: 7 Nisan 2010. ^ "Cumhuriyet Bayramı'nda türban krizi!!!W grudniu 2007 roku, podczas sylwestrowej gali Dynamite!!
Bir yıl sonra kalp krizi geçirerek öldü.Rok później zmarł na zawał serca.
Marulanda 26 Mart 2008 tarihinde kalp krizinden hayatını kaybeder.26 marca 2008 roku Marulanda zmarł na zawał serca.
Ekim ayında, Südet Krizi Avrupa'yı savaşın eşiğine getirdi.W październiku My Chem ruszyli na podbój Europy.
1937 yılında geçirdiği kalp krizi sonrasında bir daha eski sağlığına kavuşamamıştır.Ataku serca doznał w 1973 roku, po którym już nigdy nie odzyskał pełni zdrowia.
2009 küresel mali krizinden bu yana, Polonya GSYİH'sı büyümeye devam etti.Od roku 2009 podobnie jak w całej Polsce poziom bezrobocia ponownie rośnie.
Sanatçı, kalp krizi nedeniyle öldü.Aktor zmarł na atak serca.
Deb ile boşanma kararı alırlar ve ertesi gün de boşanma kâğıtlarını imzalarken kalp krizi geçirir.Dan decyduje się podpisać papiery rozwodowe, ale tuż przed dostaje rozległego ataku serca.
18 Mayıs 2015 tarihinde kalp krizi sonucu Reykjavik'te tedavi gördüğü hastanede öldü. ^Zmarł 18 maja 2015 w szpitalu w Reykjavíku, do którego trafił 15 maja po zawale serca.
Karōshi ölümlerinin başlıca tıbbî nedenleri strese bağlı kalp krizi ve inmedir.Karoshi to zjawisko nagłej śmierci w wyniku przepracowania i stresu.
Erişim tarihi: 20 Mayıs 2011. ^ "Depremde 2 kişi kalp krizinden öldü".Rozpoczyna się on narracją: „Pierwszego dnia zginęły dwa miliony ludzi.
Küba Füze Krizi sırasında Küba’dadır.Brał udział w blokadzie morskiej Kuby podczas kryzysu kubańskiego.
1991 yılında bir kalp krizi geçirdi, fakat sağlına kavuştu.W 2002 miał zawał serca, ale wyszedł z niego bez szwanku.
47 yaşında kalp krizinden vefat etti.W wieku 47 lat zmarł na atak serca.
10 yaşındayken babası kalp krizi sonucunda vefat etti.Kiedy miał dziesięć lat, jego ojciec zmarł na zawał serca.
Price sinir krizi geçirir.Tymczasem Rui przechodzi załamanie nerwowe.
Yapılan incelemede, uykusunda kalp krizi geçirerek öldüğü anlaşıldı.Oficjalna wersja brzmiała, iż zmarł on na udar mózgu w trakcie snu.
1941 yılında kalp krizinden vefat etti.Zmarł na zawał serca w 1941 roku.
Bogarde Chelsea, Londra'da kalp krizinden vefat etmiştir.Julius Fromm zmarł na atak serca w Londynie.
Harun Çakır geçirdiği kalp krizi sonucu 28 Ekim 2011 tarihinde Ankara'da 57 yaşında öldü.Największy Latynos w historii rapu zmarł na zawał serca 7 lutego 2000 roku w wieku 28 lat.
Füzelerin Küba'da konuşlandırılması 1962'de Küba Füze Krizi'ne neden oldu.Rozmieszczenie na wyspie radzieckich rakiet doprowadziło w 1962 roku do kryzysu kubańskiego.
7 Temmuz 1962'de evinde kalp krizi geçirerek öldü.6 czerwca 1940 zmarł w swoim domu na atak serca..
1990 yılında kalp krizi geçirerek ölmüştür.Zmarł w 1990 r. na zawał serca.
1929'da kalp krizinden öldü.W 1929 roku zmarł w wyniku ataku serca.
Merkez bankası politikaları küresel mali krizin ardından gelişmiştir.Państwowy system bankowy upowszechnił się po wojnie secesyjnej.
Klaus Kinski, 1991 yılında ABD'de geçirdiği kalp krizi nedeniyle 65 yaşında hayatını kaybetmiştir.Klaus Kinski zmarł w Kalifornii na zawał serca w wieku 65 lat.
Avrupa borç krizi, 2009 yılının sonundan bu yana Avrupa Birliği'nde yaşanan bir borç krizidir.UE reaguje na kryzys zadłużenia w strefie euro.
Mayıs 1943'te Daluege büyük bir kalp krizi geçirdi ve ağır bir şekilde hastalandı.Jednakże w listopadzie 37 roku cesarz zapadł na dosyć poważną chorobę, prawdopodobnie mózgu.
1967 yılında bir kalp krizi sonucu ölmüştür.W 1967 przeszedł zawał serca.
Konferansın amacı, Avrupa'da, I. Dünya Savaşı'ndan dolayı oluşmuş ekonomik krizin çözülmesini planlamaktı.Celem połączenia było uchronienie się przed światowym kryzysem gospodarczym.
Quorthon, 7 Haziran 2004'te geçirdiği kalp krizinden ötürü dairesinde ölü olarak bulundu.Quorthon został znaleziony martwy w swoim mieszkaniu 7 czerwca 2004 roku.
Ashe 1979'da kalp krizi geçirdi.Ashe drabbades av en hjärtinfarkt 1979.
Sergey Korolyov, 3 Aralık 1960 tarihinde, ilk kalp krizini geçirdi.3 december 1960 fick Koroljov sin första hjärtattack.
28 Şubat 2010'da Guru, kalp krizi geçirdi ve ardından komaya girdi.Guru drabbades den 28 februari 2010 av en hjärtattack och hamnade i koma.
Lisede, her hafta 100 kutu kola içtikten sonra 3 kez kalp krizi geçirdi.På High School överlevde han tre hjärtattacker som han fick genom att dricka 100 burkar cola i veckan.
Bu da müthiş bir kıskançlık krizine sebep olur ve tekrar birleşirler.Men kan avundsjuka få dem att bli tillsammans igen?
23 Ocak - Dmytro Grabovskyy, 31, Ukraynalı bisiklet yarışçısı, kalp krizi.23 januari – Dmytro Grabovskyj, 31, ukrainsk tävlingscyklist.
Sue Clearwater Harry'nin Yeni Ay'da kalp krizi geçirip ölmesinden sonra dul kalan eşi.Sue Clearwater är änkan efter Harry Clearwater, som dog i New Moon av en hjärtattack.
Altı hafta sonra Gandi ağır bir sıtma krizi geçirdi.Sex veckor senare drabbades Gandhi en svårartad malariaattack.
Fransa, 1911 yılında Agadir Krizi'nin sonucunda Alman Kamerunu'na topraklarının bir kısmını vermiştir.År 1911, överlät Frankrike delar av territoriet till Tyska Kamerun som ett resultat av Agadirkrisen.
2017 Katalonya krizi de partiye ilgiyi artırmış durumda.Under 2017 har konflikten med Katalonien eskalerat till en akut konstitutionell kris.