kriz ile cümle

kriz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Ama okul bırakma krizi buz dağının sadece görünen kısmı.ولكن أزمة الانقطاع الدراسي هي مجرد غيض من فيض.
Ama okul bırakma krizi buz dağının sadece görünen kısmı.そこで考慮に入っていないのは
Amerikada ki çiftlik krizi ve uluslararası tarıma hitap ettiğimiz değişiklik.미국의 농장 위기, 그리고 우리가 국제적으로 농업을 다루는 법에서의 변화, 이 모든 것들의 30년째 기념일 입니다.
Amerikada ki çiftlik krizi ve uluslararası tarıma hitap ettiğimiz değişiklik.30周年記念になります つまりこのように この30年を新たな食システム創出期と
Amerikada ki çiftlik krizi ve uluslararası tarıma hitap ettiğimiz değişiklik.Amerika mezőgazdasági válságáról, meg arról a változásról, amivel a nemzetközi mezőgazdasághoz hozzáálltunk.
Amerikada ki çiftlik krizi ve uluslararası tarıma hitap ettiğimiz değişiklik.la crisis agrícola en EEUU y de los cambios en la forma de dirigir la agricultura internacionalmente.
Amerikada ki çiftlik krizi ve uluslararası tarıma hitap ettiğimiz değişiklik.משבר החוות באמריקה והשינוי בגישה הבינלאומית שלנו לחקלאות.
Amerikada ki çiftlik krizi ve uluslararası tarıma hitap ettiğimiz değişiklik.ومشكلة الزراعة في الولايات المتحدة الامريكية .. وماذكرناه سابقا عن المشاكل الزراعية في انحاء العالم
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.A América do Norte está em crise, a economia, a segurança nacional, a crise climática.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.America este in criza, economia, securitatea nationala, criza climatica.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Amerika er i krise. Økonomien, sikkerheden, klimakrisen.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Amerika ist in einer Krise, die Wirtschaft, die nationale Sicherheit, die Klimakrise.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Amerika je v kríze, ekonomickej, bezpečnostnej, klimatickej.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Amerika sedang berada dalam krisis ekonomi, keamanan nasional, dan krisis iklim.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Amerika verkeert in crisis, de economie, de nationale veiligheid, de klimaatcrisis.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Amerkia válságban van: gazdasági válság nemzetbiztonsági válság, klímaválság.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Ameryka jest w czasach kryzysu, gospodarki, bezpieczeństwa narodowego, kryzysu klimatycznego.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.나레이터 : 미국은 위기 상황입니다. 경제적, 안보적, 기후적 위기입니다.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Người dẫn: nước Mỹ đang khủng hoảng về nền kinh tế, an ninh quốc gia, về khí hậu.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.USA är i kris, ekonomi, nationell säkerhet, klimatkris.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Video:
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Video:
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Vidéo:
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Video:
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Η Αμερική είναι σε κρίση, η οικονομία η εθνική ασφάλεια, η κλιματική κρίση.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Америка е в криза, криза на икономиката, националната сигурност, на климата.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Америка знаходиться в кризі: економіка, національна безпека, кліматична криза.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Америка находится в кризисе: экономика, национальная безопасность, климатический кризис.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.וידיאו: קריינות: אמריקה נמצאת במשבר, הכלכלה, ביטחון לאומי, משבר האקלים.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.فيديو: راوي: أمريكا في أزمة، الإقتصاد، الأمن القومي، و تغير المناخ.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.経済・国家安全・気候危機 この諸問題に共通しているのは
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Aber an einem Punkt hatte er einen kritischen Moment.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Ale mal aj krízu.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Ale v jednu chvíli měl krizi.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Dar odată a avut un moment de criză.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.De volt egy pont, amikor válságos pillanatot élt át.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.그런데 언젠가 위기의 순간이 있었습니다.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Ma ad un certo punto ha avuto un momento di crisi.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Maar op een gegeven moment kwam hij op een keerpunt.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Mais à un moment donné, il a eu un moment de crise.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Mas a determinado momento teve uma crise.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Men vid ett tillfälle hade han kris.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Miał jednak moment kryzysowy.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Namun pada suatu ketika dia menghadapi krisis.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Nhưng có một thời kì ông đã bước vào khủng hoảng
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Pero en un cierto momento tuvo una crisis.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Αλλά σε κάποια φάση έπαθε μια κρίση.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Але в певний момент Даґ пережив кризу.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Но в един момент изпадна в криза.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Но в один момент у него случился кризис.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.אבל בנקודה מסויימת היה לו רגע של משבר.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.لكن في وقت ما حدثت له كارثة.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.但係有一次 佢經歷過一刹那嘅危機
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.病院で 自分のMRI 装置が
Ancak kredi krizinin ilk başlarında- veya tam olarak Bear Stearns'ün batmasından sonra,ベアスターンズが崩壊した後、 FRBは投資銀行とその他の人にお金を貸す事を、
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.10시 6분, 그동안 심장 마비가 일어나는 것을 방지하기 위해 투여하던 약을 끊은 뒤인데, 무슨일이 있었는지 한번 보세요.
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.Aber sehen Sie, was um 10:06 passierte, nach dem Absetzen der Medikation gegen Herzanfall.
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.Но взгляните, что произошло в 10:06 после отмены медикаментов, которые удерживали ее от приступа.
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.אבל תראו מה קרה בשעה 10:06 אחרי שהפסקנו את מתן התרופות לחזיר שמנעו ממנו לחטוף התקף לב.
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.ولكن انظروا ماذا حدث في ١٠:٠٦ بعد إزالة دواء الخنزير الذي منعه من الإصابة بنوبة قلبية

İlgili Sayfalar