Ana içeriğe geç
Sözlük

kriz ile cümle

kriz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Người dẫn: nước Mỹ đang khủng hoảng về nền kinh tế, an ninh quốc gia, về khí hậu.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.USA är i kris, ekonomi, nationell säkerhet, klimatkris.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Video:
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Video:
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Vidéo:
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Video:
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Η Αμερική είναι σε κρίση, η οικονομία η εθνική ασφάλεια, η κλιματική κρίση.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Америка е в криза, криза на икономиката, националната сигурност, на климата.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Америка знаходиться в кризі: економіка, національна безпека, кліматична криза.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.Америка находится в кризисе: экономика, национальная безопасность, климатический кризис.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.וידיאו: קריינות: אמריקה נמצאת במשבר, הכלכלה, ביטחון לאומי, משבר האקלים.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.فيديو: راوي: أمريكا في أزمة، الإقتصاد، الأمن القومي، و تغير المناخ.
Amerika kriz içinde, ekonomi, ulusal güvenlik, iklim krizi.経済・国家安全・気候危機 この諸問題に共通しているのは
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Aber an einem Punkt hatte er einen kritischen Moment.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Ale mal aj krízu.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Ale v jednu chvíli měl krizi.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Dar odată a avut un moment de criză.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.De volt egy pont, amikor válságos pillanatot élt át.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.그런데 언젠가 위기의 순간이 있었습니다.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Ma ad un certo punto ha avuto un momento di crisi.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Maar op een gegeven moment kwam hij op een keerpunt.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Mais à un moment donné, il a eu un moment de crise.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Mas a determinado momento teve uma crise.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Men vid ett tillfälle hade han kris.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Miał jednak moment kryzysowy.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Namun pada suatu ketika dia menghadapi krisis.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Nhưng có một thời kì ông đã bước vào khủng hoảng
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Pero en un cierto momento tuvo una crisis.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Αλλά σε κάποια φάση έπαθε μια κρίση.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Але в певний момент Даґ пережив кризу.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Но в един момент изпадна в криза.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.Но в один момент у него случился кризис.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.אבל בנקודה מסויימת היה לו רגע של משבר.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.لكن في وقت ما حدثت له كارثة.
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.但係有一次 佢經歷過一刹那嘅危機
Ancak bir noktada bir kriz yaşadı.病院で 自分のMRI 装置が
Ancak kredi krizinin ilk başlarında- veya tam olarak Bear Stearns'ün batmasından sonra,ベアスターンズが崩壊した後、 FRBは投資銀行とその他の人にお金を貸す事を、
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.Aber sehen Sie, was um 10:06 passierte, nach dem Absetzen der Medikation gegen Herzanfall.
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.10시 6분, 그동안 심장 마비가 일어나는 것을 방지하기 위해 투여하던 약을 끊은 뒤인데, 무슨일이 있었는지 한번 보세요.
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.Но взгляните, что произошло в 10:06 после отмены медикаментов, которые удерживали ее от приступа.
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.אבל תראו מה קרה בשעה 10:06 אחרי שהפסקנו את מתן התרופות לחזיר שמנעו ממנו לחטוף התקף לב.
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.ولكن انظروا ماذا حدث في ١٠:٠٦ بعد إزالة دواء الخنزير الذي منعه من الإصابة بنوبة قلبية
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.薬物治療が心臓発作を防いでいたのですが 皆さんはもうST上昇の専門家ですから お分かりでしょう
Ani bir kriz durumunda kriz servisinden (kriisipäivystys) manevi ilkyardım ve destek alınabilir.Kriisipäivystyksestä voi saada henkistä ensiapua ja tukea, jos joudut äkillisen kriisitilanteeseen.
Annelik ve yakın zamandaki bir astım krizi son derece haklı olarak hava kirliliğini tekrar aklına getirmiştir.Att bli förälder och ett astmaanfall nyligen har med all rätt fått henne att tänka på luftföroreningar igen.
Annelik ve yakın zamandaki bir astım krizi son derece haklı olarak hava kirliliğini tekrar aklına getirmiştir.Co zrozumiałe, macierzyństwo oraz niedawny atak astmy znów zwróciły jej uwagę na zanieczyszczenie powietrza.
Annelik ve yakın zamandaki bir astım krizi son derece haklı olarak hava kirliliğini tekrar aklına getirmiştir.Det, at hun er mor, og et astmaanfald for nylig har fået hende til at tænke over luftforureningen igen.
Annelik ve yakın zamandaki bir astım krizi son derece haklı olarak hava kirliliğini tekrar aklına getirmiştir.Materinstvo in nedavni astmatični napad sta ji v misli upravičeno priklicali onesnaženje zraka.
Annelik ve yakın zamandaki bir astım krizi son derece haklı olarak hava kirliliğini tekrar aklına getirmiştir.Pravdou je, že emise mnoha znečišťujících látek se od Annina dětství v celé Evropě podstatně snížily.
Annelik ve yakın zamandaki bir astım krizi son derece haklı olarak hava kirliliğini tekrar aklına getirmiştir.Quase de certeza que a maternidade e um ataque recente de asma trouxeram de novo à memória a poluição do ar.
Annelik ve yakın zamandaki bir astım krizi son derece haklı olarak hava kirliliğini tekrar aklına getirmiştir.Sa maternité ainsi qu’une récente crise d'asthme lui ont rappelé à juste titre la pollution de l'air.
Annelik ve yakın zamandaki bir astım krizi son derece haklı olarak hava kirliliğini tekrar aklına getirmiştir.Η μητρότητα και μία πρόσφατη κρίση άσθματος της έφεραν εύλογα στο νου την ατμοσφαιρική ρύπανση.
Aranızda tıbbi bir kriz geçirmiş olanlarınız bunu anlayacaktir.이것을 이해할 수 있을 것 입니다.
Aranızda tıbbi bir kriz geçirmiş olanlarınız bunu anlayacaktir.lo van a entender.
Aranızda tıbbi bir kriz geçirmiş olanlarınız bunu anlayacaktir.יבינו את זה.
Aranızda tıbbi bir kriz geçirmiş olanlarınız bunu anlayacaktir.سيفهمون هذا الأمر .
Aranızda tıbbi bir kriz geçirmiş olanlarınız bunu anlayacaktir.今朝の数々のトークの中でも、自分の症状の診断結果を
Arapça hizmet veren kriz hattı: 09 2525 0113.Kristelefon för arabisktalande: 09 2525 0113.
Arapça hizmet veren kriz hattı: 040 195 8202.Kristelefon för arabisktalande: 040 195 8202.
Arapça hizmet veren kriz hattı: 040 195 8202.Ligne de crise en langue arabe : 040 195 8202.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kriz ile cümle - Sayfa 49 - kriz kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App