Ana içeriğe geç
Sözlük

kriz ile cümle

kriz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Arapça hizmet veren kriz hattı: 040 195 8202.Teléfono de crisis en árabe: 040 195 8202.
Arapça hizmet veren kriz hattı: 040 195 8202.Номер кризисной помощи на арабском языке: 040 195 8202.
Arapça hizmet veren kriz hattı: 040 195 8202.رقم هاتف الأزمات باللغة العربية: 040 195 8202.
Arapça hizmet veren kriz hattı: 040 195 8202.阿拉伯语危机电话:040 195 8202.您也可讲英语。
Arapça hizmet veren kriz hattı: 09 2525 0113.Arabiankielinen kriisipuhelin: 09 2525 0113.
Arapça hizmet veren kriz hattı: 09 2525 0113.Ligne de crise en langue arabe : 09 2525 0113.
Arapça hizmet veren kriz hattı: 09 2525 0113.Teléfono de crisis en árabe: 09 2525 0113.
Arapça hizmet veren kriz hattı: 09 2525 0113.Номер кризисной помощи на арабском языке: 09 2525 0113.
Arapça hizmet veren kriz hattı: 09 2525 0113.رقم هاتف الأزمات باللغة العربية: 09 2525 0113.
Arapça hizmet veren kriz hattı: 09 2525 0113.阿拉伯语危机电话:09 2525 0113您也可讲英语。
Arteri tıkamak için yani kalp krizini simüle etmek için, balonu şişirilmiş olarak tuttu.관상 동맥 안에서 풍선을 부풀려 잠시 동맥을 막아보았습니다. 동맥 폐쇄를 유도하기 위해서였는데, 그게 바로 심장 마비인거죠.
Arteri tıkamak için yani kalp krizini simüle etmek için, balonu şişirilmiş olarak tuttu.Napełnialiśmy balon, żeby zablokować tętnicę i wywołać blokadę - na tym polega atak serca.
Arteri tıkamak için yani kalp krizini simüle etmek için, balonu şişirilmiş olarak tuttu.Wir ließen den Ballon voll, um damit eine Blockierung zu simulieren, was ja ein Herzanfall ist.
Arteri tıkamak için yani kalp krizini simüle etmek için, balonu şişirilmiş olarak tuttu.Е, държахме балона надут, за да запушим артерията, за да симулираме блокаж, което е сърдечният пристъп.
Arteri tıkamak için yani kalp krizini simüle etmek için, balonu şişirilmiş olarak tuttu.Он вводил шар в артерию, эмитируя блокаду, т.е. сердечный приступ.
Arteri tıkamak için yani kalp krizini simüle etmek için, balonu şişirilmiş olarak tuttu.ובכן, הוא שמר את הבלון מלא כדי לחסום את העורק, כדי לחכות חסימה, שזה בעצם התקף לב.
Arteri tıkamak için yani kalp krizini simüle etmek için, balonu şişirilmiş olarak tuttu.فأبقى البالون ممتلئ لسد الشريان، لمحاكاة انسداد، وهذا ما يُعتبر أزمة قلبية
Arteri tıkamak için yani kalp krizini simüle etmek için, balonu şişirilmiş olarak tuttu.心臓発作で実際に起こる閉塞を シミュレーションしました 左上の最初の写真で
Aslında okulu bırakma krizinin zararlarını temizlemek çok büyük paralara mal oluyor.De hecho, cuesta una enorme cantidad de dinero deshacer el daño de la crisis de deserción escolar.
Aslında okulu bırakma krizinin zararlarını temizlemek çok büyük paralara mal oluyor.Dejansko pa popravljanje škode, ki jo povzroča kriza opuščanja šolanja, ogromno stane.
Aslında okulu bırakma krizinin zararlarını temizlemek çok büyük paralara mal oluyor.Det kostar egentligen väldiga summor att städa upp efter skadan som krisen med avbrutna studier innebär.
Aslında okulu bırakma krizinin zararlarını temizlemek çok büyük paralara mal oluyor.Det koster faktisk enorme summer at rydde op efter skaderne fra frafalds-krisen.
Aslında okulu bırakma krizinin zararlarını temizlemek çok büyük paralara mal oluyor.Efectiv, costă enorm să repari ce strică criza abandonului școlar.
Aslında okulu bırakma krizinin zararlarını temizlemek çok büyük paralara mal oluyor.En réalité, ça coûte très cher d'éponger les dégâts du décrochage scolaire.
Aslında okulu bırakma krizinin zararlarını temizlemek çok büyük paralara mal oluyor.Es kostet nämlich enorme Geldsummen, den Schaden der Schulabbrecher-Krise auszugleichen.
Aslında okulu bırakma krizinin zararlarını temizlemek çok büyük paralara mal oluyor.Het kost een enorm bedrag om de uitvalcrisisschade op te ruimen.
Aslında okulu bırakma krizinin zararlarını temizlemek çok büyük paralara mal oluyor.Infatti, costa davvero un sacco assorbire i danni della crisi di abbandono scolastico.
Aslında okulu bırakma krizinin zararlarını temizlemek çok büyük paralara mal oluyor.중퇴자들로 인해서 발생하는 문제를 없애보려고 실제로 엄청난 돈이 소모되고 있습니다.
Aslında okulu bırakma krizinin zararlarını temizlemek çok büyük paralara mal oluyor.Na verdade, é enorme o custo de limpar os estragos da crise do abandono escolar.
Aslında okulu bırakma krizinin zararlarını temizlemek çok büyük paralara mal oluyor.Sporo nas kosztuje naprawianie szkód wynikających z tego rezygnowania.
Aslında okulu bırakma krizinin zararlarını temizlemek çok büyük paralara mal oluyor.Thực sự thì nó tiêu tốn một lượng tiền lớn để dọn dẹp những thiệt hại từ cuộc khủng hoảng bỏ học.
Aslında okulu bırakma krizinin zararlarını temizlemek çok büyük paralara mal oluyor.Už teď to stojí ohromné peníze, zametat škody z krize odpadlíků.
Aslında okulu bırakma krizinin zararlarını temizlemek çok büyük paralara mal oluyor.Valójában hatalmas összegekbe kerül feltakarítani a kárt a kibukás-krízis okozta rombolás után.
Aslında okulu bırakma krizinin zararlarını temizlemek çok büyük paralara mal oluyor.Власне, потрібні шалені кошти, щоб покінчити зі шкодою, завданою кризою кидання школи.
Aslında okulu bırakma krizinin zararlarını temizlemek çok büyük paralara mal oluyor.Всъщност струва огрома сума да се оберат щетите от кризата с тези отпадания.
Aslında okulu bırakma krizinin zararlarını temizlemek çok büyük paralara mal oluyor.К тому же, колоссальные затраты уходят на ликвидацию ущерба, наносимого проблемой бросания учёбы.
Aslında okulu bırakma krizinin zararlarını temizlemek çok büyük paralara mal oluyor.למעשה, המחיר הוא עצום לנקות את הנזק שנגרם עקב משבר הנשירה.
Aslında okulu bırakma krizinin zararlarını temizlemek çok büyük paralara mal oluyor.ذلك في الواقع يكلف الكثير للتخلص من الضرر الناجم عن أزمة الانقطاع الدراسي.
Aslında okulu bırakma krizinin zararlarını temizlemek çok büyük paralara mal oluyor.膨大なコストがかかります しかし落ちこぼれ問題は 氷山の一角に過ぎません
Avro krizini, evet, Yunanistan tetikledi ve bazı insanlar bununla beni suçluyor.E adevărat că Grecia a cauzat criza europeană, iar unii mă consideră pe mine vinovat de asta.
Avro krizini, evet, Yunanistan tetikledi ve bazı insanlar bununla beni suçluyor.Görögország, igen, előidézte az euróválságot, és néhány ember azzal vádol engem, hogy én idéztem elő.
Avro krizini, evet, Yunanistan tetikledi ve bazı insanlar bununla beni suçluyor.Grecia, sí, desencadenó la crisis del euro, y algunas personas me culpan por haber apretado el gatillo.
Avro krizini, evet, Yunanistan tetikledi ve bazı insanlar bununla beni suçluyor.Grecja wywołała kryzys w strefie euro i niektórzy winią za to mnie.
Avro krizini, evet, Yunanistan tetikledi ve bazı insanlar bununla beni suçluyor.Grécko, samozrejme, spustilo krízu eura, a niektorí ľudia ma obviňujú zo stlačenia spúšte.
Avro krizini, evet, Yunanistan tetikledi ve bazı insanlar bununla beni suçluyor.Griechenland hat die Eurokrise ausgelöst und manche beschuldigen mich, den Auslöser getätigt zu haben.
Avro krizini, evet, Yunanistan tetikledi ve bazı insanlar bununla beni suçluyor.Hy Lạp, vâng, là mấu chốt của khủng hoảng Châu Âu, và một vài người đổ lỗi cho tôi đã gây ra việc này.
Avro krizini, evet, Yunanistan tetikledi ve bazı insanlar bununla beni suçluyor.Ja, Grekland utlöste eurokrisen och en del beskyller mig för detta.
Avro krizini, evet, Yunanistan tetikledi ve bazı insanlar bununla beni suçluyor.그리스는, 맞습니다, 유로 위기의 장본인입니다, 그리고 몇몇은 제가 그 방아쇠를 당겼다고 비난합니다.
Avro krizini, evet, Yunanistan tetikledi ve bazı insanlar bununla beni suçluyor.La Grèce, a déclenché la crise de l'Euro, et certains m'accusent d'avoir appuyé sur la gâchette.
Avro krizini, evet, Yunanistan tetikledi ve bazı insanlar bununla beni suçluyor.La Grecia, sì, ha innescato la crisi dell'Euro, e alcuni mi incolpano per aver tirato il grilletto.
Avro krizini, evet, Yunanistan tetikledi ve bazı insanlar bununla beni suçluyor.Sim, a Grécia levou à crise do euro e algumas pessoas culpam-me pelo início da crise.
Avro krizini, evet, Yunanistan tetikledi ve bazı insanlar bununla beni suçluyor.Yunani, ya, Yunani, memicu krisis Euro, dan beberapa orang menyalahkan saya karena telah menjadi pemicu.
Avro krizini, evet, Yunanistan tetikledi ve bazı insanlar bununla beni suçluyor.Η Ελλάδα, όντως, πυροδότησε την κρίση του Ευρώ, και κάποιοι κατηγορούν εμένα ότι τράβηξα τη σκανδάλη.
Avro krizini, evet, Yunanistan tetikledi ve bazı insanlar bununla beni suçluyor.Греция стала причиной кризиса евро, и некоторые обвиняют в этом меня.
Avro krizini, evet, Yunanistan tetikledi ve bazı insanlar bununla beni suçluyor.Греція дійсно запустила кризу євро, і дехто звинувачував у цьому мене.
Avro krizini, evet, Yunanistan tetikledi ve bazı insanlar bununla beni suçluyor.Така е, Гърция предизвика Евро-кризата и някои хора ме обвиняват, че дръпнах спусъка.
Avro krizini, evet, Yunanistan tetikledi ve bazı insanlar bununla beni suçluyor.יוון, כן, היתה הגורם למשבר האירו ויש אנשים שמאשימים אותי בלחיצה על ההדק.
Avro krizini, evet, Yunanistan tetikledi ve bazı insanlar bununla beni suçluyor.نعم اليونان هي من أشعلت شرارة الأزمة الأوروبية و بعض الناس يلومونني على ضغط الزناد
Avro krizini, evet, Yunanistan tetikledi ve bazı insanlar bununla beni suçluyor.引き金を引いた私を 非難する人もいました でも今なら ほとんどの人が 次の説に賛同するでしょう
Avrupa: Ekonomik Kriz Göçmen Karşıtlığını AteşliyorEurópa: A gazdasági válság élénkíti a bevándorlóellenes politikát
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod