Ana içeriğe geç
Sözlük

kriz ile cümle

kriz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Bu kriz esnasında yüzlerce Amerikan bankası battı.Sementara, saat itu ada beberapa bank yang bangkrut.
Quorthon, 7 Haziran 2004'te geçirdiği kalp krizinden ötürü dairesinde ölü olarak bulundu.Pada bulan Juni 2004, Quorthon ditemukan tewas di rumahnya, akibat gagal jantung.
Stoudemire 12 yaşına geldiğinde babası kalp krizi geçirerek öldü.Ketika Freeman berusia 10 tahun, ayahnya meninggal karena serangan jantung.
Mali ve ekonomik krizin etkileri ciddi boyutlarda idi.Efek dari krisis keuangan dan ekonomi yang parah.
2007-2008 Dünya Gıda Krizi.Ukraina terkena dampak krisis ekonomi dunia tahun 2008.
Ölüm nedeni kalp krizidir.Penyebab utama dari kematian adalah kerusakan jantung.
Doktor, Brian'ın orta yaş krizine girdiğine karar verir.Istrinya mengira Evan sedang mengalami krisis paruh baya.
Endüstri krize girince şirketlerini kapatıp serbest çalışmaya başladı.Ketika produksi berakhir, ia menjadi pengangguran dan hampir bangkrut.
Kızıl Kmerler, Pol Pot'un 15 Nisan 1998'de kalp krizi sonucu öldüğünü açıklamışlardır.Beberapa hari kemudian, pada 15 April 1998, Pol Pot meninggal - kabarnya akibat serangan jantung.
Düşmenin nedeni 2007-2010 arasındaki mali kriz olarak gösterildi.Ekonomi AS saat ini sedang mengalami kesulitan akibat krisis keuangan 2007-2008.
Ashe 1979'da kalp krizi geçirdi.Pada tahun 1970, Weiss terkena serangan jantung.
Ancak bu sistemi uygulayan dük, ekonomik krize girdi.Sayang, rencana proyek ini terhenti oleh krisis ekonomi.
Ayrıca finansal krizin etkisiyle yatırımcılar gıda ürünlerini yatırım aracı olarak görmüşlerdir.Selain itu, petani juga merasakan dampak ekonomis dengan penghematan biaya pembelian pestisida.
Yerel valiler, kriz döneminde kral için güvenilir değildi.Gubernur-gubernur regional tidak dapat menggantungkan diri kepada firaun pada masa krisis.
Yeni yönetim ülkedeki sorunları çözmek yerine ülkedeki krizi ağırlaştırmıştır.Pemerintah yang baru hanya memperparah krisis negara itu dan bukan menyelesaikannya.
Biraz güven krizimiz vardı çünkü Donald bunu yapmamakta kararlıydı.Posisi ini telah dikritik karena tidak mungkin Amin telah merencanakan penghukuman mati dirinya sendiri.
Bu tepki günümüzde Sputnik krizi olarak bilinir.Phản ứng này ngày nay được biết đến với tên gọi khủng hoảng Sputnik.
Ancak Beyaz Rusya, bu krizin üstesinden gelmek için kendi yolunu seçti.Tuy nhiên, Belarus đã chọn một lối đi riêng để vượt qua cuộc khủng hoảng này.
1980'lerin sonu ve 1990'lar Rus sinema ve animasyonu için kriz dönemi idi.Cuối những năm 1980 và 1990 là một thời kỳ khủng hoảng của điện ảnh và hoạt hình Nga.
Bu olaylara bazen Geç Orta Çağ Krizi olarak da adlandırılmaktadır.Những sự kiện này thỉnh thoảng được gọi là Khủng hoảng cuối Thời Trung Cổ.
Tüm bu krizlere rağmen, 14. yüzyıl aynı zamanda sanat ve bilim alanında büyük bir ilerleme zamanıydı.Dù có những khủng hoảng đó, thế kỷ 14 cũng là thời gian tiến bộ nhảy vọt trong khoa học và nghệ thuật.
Sergey Korolyov, 3 Aralık 1960 tarihinde, ilk kalp krizini geçirdi.Ngày 3 tháng 12 năm 1960, Korolyov bị cơn đau tim đầu tiên.
Ayrıca Suriye Üçüncü Yüzyıl Krizi boyunca çok önemli bir stratejik önem kazanmıştır.Syria đã giữ vai trò rất quan trọng về mặt chiến lược trong cuộc khủng hoảng của thế kỷ thứ ba.
Ayrıca bazı kişilerin kalp krizi geçirdiği ve daha sonraki süreçte intihar ettiği yönünde bulgular vardır.Theo như một số tường thuật, một số người có mặt bị nhồi máu cơ tim, một số người khác sau đó đã tự tử.
Eğer ölüm nedeni belirlenmezse, kişi basit bir kalp kriziyle ölür.Nếu nguyên nhân cái chết không được ghi chú cụ thể, thì nạn nhân sẽ chỉ chết đơn giản vì đau tim.
Örneğin ekonomik kriz bir siyasal olaydır.Khủng hoảng kinh tế dẫn đến khủng hoảng chính trị.
Hansen 1860'lardan beri frengi hastalığına sahipti fakat 1912 yılında kalp krizinden öldü.Hansen đã mắc bệnh giang mai từ thập niên 1860 nhưng ông mất vì bệnh tim mạch.
2007-2008 Dünya Gıda Krizi.Xem thêm: Khủng hoảng tài chính toàn cầu 2007-2008.
Örneğin, bir adam kendi geleceğiyle ilgili bilgi alıyor ve kalp krizinden öleceğini öğrenir.Ví dụ, một người đàn ông biết được rằng trong tương lai ông sẽ chết vì đau tim.
Hong Kong, Malezya, Laos ve Filipinler de bu krizden oldukça etkilenmişlerdir.Hồng Kông, Malaysia, Lào, Philippines cũng bị ảnh hưởng bởi sự sụt giá bất thình lình.
Times dergisi, Dior'un ölümüne ilişkin haberinde, onun iskambil oynarken kalp krizi geçirdiğini belirtir.Tạp chí Time nói rằng ông chết vì một cơn đau tim sau khi chơi bài.
Kriz Diocletianus döneminde aşıldı.Bộ sưu tập này bị thiêu huỷ dưới thời Diocletian.
Aquino, kalp krizine karşı Amerika Birleşik Devletleri'ne tedavi olması için gitmesine izin vermişlerdir.Năm 1980 Aquino đã được cho phép sang Hoa Kỳ để điều trị y tế sau một cơn đau tim.
Süveyş Krizi, Britanya'nın Orta Doğu'daki gücünü zayıflatsa da tamamen yok etmedi.Khủng hoảng Suez khiến quyền lực của Anh tại Trung Đông bị suy yếu, song nó không sụp đổ.
Devletin kurulmasından sonra, İsrail büyük bir krizle yüzleşti.Sau khi dành độc lập, Israel phải đối mặt với một cuộc khủng hoảng kinh tế nghiêm trọng.
"Kokpit krizi doğru yönetti mi?".“Có cuộc chiến hackers Việt-Trung?”.
1973 petrol krizi, yakıt tasarruflu araçlara yönelmeye neden oldu.Do cuộc khủng hoảng dầu mỏ năm 1973,nhu cầu của người tiêu dùng đối với xe tiết kiệm nhiên liệu trở nên lớn.
Graf'ın babası ve dedesi daha önce benzer bir yaşta kalp krizi nedeniyle ölmüştü.Cha và ông của West đã chết vì những cơn bệnh đau tim.
Fakat Venedik ekonomisi ve halkı büyük bir kriz içinde idi.Tuy nhiên, kinh tế Ethiopia vẫn ở trong tình trạng rất khó khăn.
Kriz süresince toplam istihdam yaklaşık %10 azaldı.Tổng số việc làm giảm gần 10% trong khi cuộc khủng hoảng diễn ra.
Ancak finansal kriz içindeki takım küme düştü.Hoảng loạn tài chính đã xảy ra.
Bir gün sinir krizi benzeri bir şey yaşayıp bayıldım.Một năm sau, cô phát hiện mình bị lo âu và rối loạn hoảng sợ.
Yerel valiler, kriz döneminde kral için güvenilir değildi.Họ chưa trả món nợ của lòng trung thành với vua của Gordon trong quá khứ.
Aydın Tolan, kalp krizi nedeniyle yaşamını yitirdi.Pierre Cashon chết vì đau tim vì cờ bạc.
Kriz sonrasında istifa etmek zorunda kaldı.Sau đó ông bị buộc phải giải ngũ.
Safran lifleri yataklara serpilmiş ve melankoli krizlerini iyileştirmek için sıcak çaylarla karıştırılmıştır.Sợi saffron cũng được trải khắp giường và pha vào trà nóng để chữa những cơn u sầu.
Karısı Caroline’ye "üzücü şeyler" ve içinde bulunduğu bir kriz hakkında yazmıştır.Caroline viết thư cho con gái bà về nỗi buồn "không thể diễn tả" trong ngày chia li.
Kızıl Kmerler, Pol Pot'un 15 Nisan 1998'de kalp krizi sonucu öldüğünü açıklamışlardır.Vài ngày sau, ngày 15 tháng 4 năm 1998, Pol Pot chết, nguyên nhân theo thông báo là bệnh tim.
Tüm bu krizlere rağmen, 14. yüzyıl aynı zamanda sanat ve bilim alanında büyük bir ilerleme zamanıydı.こうした危機にもかかわらず、14世紀は技芸と科学において大きな発展を遂げた時代でもあった。
16. yüzyılın sonunda ve 17. yüzyılın başlarında Rusya siyasi ve ekonomik bir kriz içindedir.16世紀末から17世紀初頭にかけ、ロシアはかつてない政治的・経済的危機にあった。
Mali politika 1998 borç krizinden bu yana oldukça disipline edilmiştir.財政政策は1998年の財政危機以来厳重に統制されてきた。
2007-2008 Dünya Gıda Krizi.. 2007年-2008年の世界食料価格危機
Newman 1970 yılında, New York'ta, kalp krizi nedeniyle ölür.ニューマンは1970年、心臓発作のためニューヨークで没した。
Meksika 1982’de başlayan bir borç krizi ile karşı karşıya kaldı.1982年に東ドイツは財政破綻の危機をむかえた。
Küba füze krizi, Ekim 1962.1962年10月、キューバのミサイル危機。
Kızıl Kmerler, Pol Pot'un 15 Nisan 1998'de kalp krizi sonucu öldüğünü açıklamışlardır.伝えられるところによれば、1998年4月15日にポル・ポトは心臓発作で死去した。
Bu olay Avustralya, Norveç ve Singapur'da bir takım diplomatik krize yol açmıştır.この事件は、シンガポールとオーストラリアの間で外交問題になった。
Hansen 1860'lardan beri frengi hastalığına sahipti fakat 1912 yılında kalp krizinden öldü.ハンセンは1860年代から梅毒を患っていたが、心臓病によって死去した。
Futbol sahasında kalp krizi geçirerek öldü.ゴルフ中に心臓麻痺で急死する。
Bu olaylara bazen Geç Orta Çağ Krizi olarak da adlandırılmaktadır.こうした事件はまとめて中世後期の危機と呼ばれることがある。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod