kriz ile cümle

kriz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Krizz Kaliko 1990'ların sonlarında O IcyRoc Kraven adında yerel bir şirket ile çalışmaya başladı.ERTMS Regional projektet blev startet i slutningen af 1990'erne under navnet ETCS LC (Low Cost).
Bu sırada TV yayınlarının da başlaması Yeşilçam krizini daha da derinleştirir.Under opstarten af bandet begynder økonomien også at stramme.
887'de bu durum bir kriz haline geçti.Omkring 1788 var krisen forbi.
Aynı zamanda Oksijen Krizi, Oksijen Devrimi veya Büyük Oksidasyon olarak da adlandırılmaktadır.Hendelsen blir også kalt oksygenkrisen, oksygenrevolusjonen eller den store oksidasjonen.
Durgunluğun başlangıcı Batı Avrupa ve ABD'deki finansal krizle aynı zamana denk geldi.Begynnelsen av stagnasjonen sammenfalt med en finanskrise i Vest-Europa og USA.
Armstrong 1971 yılında bir kalp krizi sebebiyle 69 yaşında öldü.I 1971 døde Armstrong av et hjerteinfarkt, 69 år gammel.
Sue Clearwater Harry'nin Yeni Ay'da kalp krizi geçirip ölmesinden sonra dul kalan eşi.Sue Clearwater er enke etter Harry Clearwater, som døde i New Moon av et hjerteinfarkt.
Daha sonra 1929'daki Alman ekonomik krizinde işini kaybetmesine kadar bir elektrikçi olarak çalıştı.Deretter jobbet han igjen som elektriker til han mistet jobben som følge av depresjonen i 1929.
Tüm bu krizlere rağmen, 14. yüzyıl aynı zamanda sanat ve bilim alanında büyük bir ilerleme zamanıydı.På den andre siden var 1300-tallet også en tid med stor fremgang innen kunst og vitenskap.
Diocletianus tarihçiler tarafında Üçüncü Yüzyıl Krizi (235-284) olarak bilinen döneme son vermiştir.Diokletian avsluttet perioden kjent som krisen i det tredje århundret (235-284).
Ashe 1979'da kalp krizi geçirdi.Ashe fikk et hjerteinfarkt i 1979 og gjennomgikk en hjerteoperasjon i 1988.
Birleşmiş Milletler'e Barışı koruma, kriz yönetimi ve insani yardım operasyonlarında destek vermek.Fredsbevaring, krisehåndtering og humanitær bistand til støtte for FN.
Yakın gelecekteki bir başka kriz Ortadoğu'daki petrol rezervlerinin tükenmesi olacaktır.For det andre ville utbruddet av en krigssituasjon vanskeliggjøre oljeimport fra Midtøsten.
Kriz, 1887 yılından bu yana İzlanda'dan en büyük göçe sebep oldu.Det ble omtalt som den verste stormen siden 1837.
1948'de Moskova'da kalp krizi sonucu öldü.Han døde i Moskva i 1948 av et hjerteslag.
66 yaşında kalp krizinden vefat etti.Ritter døde 66 år gammel av hjerteinfarkt.
Füzelerin Küba'da konuşlandırılması 1962'de Küba Füze Krizi'ne neden oldu.Bruk av R-12-missiler på Cuba forårsaket cubakrisen i 1962.
Fransa, 1911 yılında Agadir Krizi'nin sonucunda Alman Kamerunu'na topraklarının bir kısmını vermiştir.I 1911 oppga Frankrike deler av området til tysk Kamerun som et resultat av Agadir-krisen.
Bu kriz neredeyse tüm 90'lı yıllar boyunca sürmüştür.Medlemstallet har nesten fordoblet seg i løpet av 90 årene.
Aquino, kalp krizine karşı Amerika Birleşik Devletleri'ne tedavi olması için gitmesine izin vermişlerdir.Men Jorge Blanco fikk lov til å dra til USA for å få medisinsk behandling for hjerte-problemer.
İnterplay 2003 senesinde girdiği krizden kurtulamayınca, Black Isle Stüdyolarını kapattı.I 2002 stoppet NASDAQ handelen med Interplay-aksjer og i 2003 ble Black Isle Studios lagt ned .
Bu süre zarfında 28 tane krizi yönetti.I løpet av det første året ble det behandlet 28 saker.
Karōshi ölümlerinin başlıca tıbbî nedenleri strese bağlı kalp krizi ve inmedir.Hovedårsakene til karōshi-dødsfall er hjerteinfarkt og hjerneslag fremkalt av stress.
Böylece bir hükûmet krizi çıkmış oldu.Saken førte til regjeringskrise.
Kriz Ekonomisi.Markedsøkonomi.
Aydın Tolan, kalp krizi nedeniyle yaşamını yitirdi.Harry Clearwater dør av hjerteinfarkt.
Astım krizleri giderek daha zor geçmektedir ve son saldırılar ilaç bulabilmek amacıyla yapılmıştır.Astmaen forverret seg, og de siste geriljaoffensivene gikk dels ut på å få tak i medisiner.
Kriz yoksulluk ve işsizliği beraberinde getirmişti.Dette førte mange inn i arbeidsløshet og fattigdom.
"Türkiye Solu uzun süredir tarihinin en ciddi krizlerinden birini yaşıyor.Tyrkia har senere vært åsted for noen av de tidligste bydannelser i historien.
Douglas 1996 yılında geçirdiği kalp krizi sonrasında konuşma yetisini kısmen kaybeder.Douglas' filmkarriere stanset i 1996 etter at han fikk et hjerneslag.
Krizler onun kalbinde kalıcı hasarlara yol açtı.Forholdene i konsentrasjonsleiren ødela hans helse permanent.
Londra'ya seyahat ederken 1980'de kalp krizinden öldü.Han døde i 1980 i London av en hjerneblødning.
Ertesi gün Stockholm'de bir kalp krizi geçirdi.Han døde av en hjertesykdom i Stockholm i 1943.
Haziran 1905 krizi Algeciras Konferansı'nda çözüldü.Albumet ble utgitt i 1965 på plateselskapet Metronome.
Uzay Yarışı bu kriz ile başlamıştır.Dette startet romkappløpet.
Avrupa Birliği de bu krizden ağır bir şekilde etkilenmiştir.Sovjetunionen var nå tungt innblandet i krigen.
1982 yılında kalp krizinden ölmüştür.Han døde i 1984 av et hjerteattakk.
Biraz güven krizimiz vardı çünkü Donald bunu yapmamakta kararlıydı.Etter visse ydmykende opplevelser innser heldigvis Donald at dette var galt av ham.
McCoy 15 Aralık 1955'te Beverly Hills'te kalp krizinden öldü.Chekhov døde 30. september 1955 i Beverly Hills av hjerteinfarkt.
Veli Yılmaz, 27 Mart 1993 günü geçirdiği kalp krizi sonucu 43 yaşında hayatını kaybetti.Etter flere hjerteoperasjoner døde han søndag 4. mars 2007, 77 år gammel.
Savonarola'nın rejiminin sona erdirilmesi sırasında Floransa devlet idaresi büyük bir kriz geçirmekte idi.Slutten av Salomos regjeringstid representerer ifølge teksten et forfall.
Birçok ekonomist finansal krizlerin nasıl geliştiği ve onların nasıl önlenebileceğine dair teklifler sundu.Det var en teoriene som beskrev finansielle kriser og hvordan unngå dem.
1991 yılında SSCB ciddi bir siyasi krizdeydi.I 2000 vant DFDR betydelig politisk innflytelse.
Endonezya, Güney Kore ve Tayland krizden en çok etkilenen ülkelerdir.Blant de land som ble verst rammet av krisen var Indonesia, Sør-Korea og Thailand.
Hong Kong, Malezya, Laos ve Filipinler de bu krizden oldukça etkilenmişlerdir.Men også land som Hongkong, Malaysia, Laos og Filippinene ble rammet.
72 yaşındayken Brooklyn'de kalp krizinden vefat etmiştir.Han døde av hjertestans i Brooklyn, i en alder av 82 år.
Price sinir krizi geçirir.Han led ogsi i førpuberteten av nervekriser.
Burada daha da hastalandı ve 2 Haziran'da bir kalp krizi geçirek vefat etti.Faren hadde problemer med nyrene, og den 2. juni begikk han selvmord.
Küba füze krizi, Ekim 1962.Cuba-krisen 1962.
McNamara bu krizin nasıl çözüldüğünü açıklamadı.McNamara tidak menerangkan bagaimana krisis itu diatasi.
Küba füze krizi, Ekim 1962.Krisis Rudal Kuba, Oktober 1962.
Haziran ayında Van Gogh belsoğukluğu krizi geçirdi ve üç hafta hastanede yattı.Pada bulan Juni, Van Gogh terserang kencing nanah dan masuk rumah sakit selama tiga minggu.
16 Aralık 1997'de 635 Japon çocuk epilepsi krizleri nedeniyle hastanelik olmuştur.16 Desember 1997, lebih dari 635 anak Jepang dilarikan ke rumah sakit dengan gejala epilepsi.
Bu olaylara bazen Geç Orta Çağ Krizi olarak da adlandırılmaktadır.Secara kolektif, peristiwa-peristiwa tersebut terkadang disebut sebagai Krisis Abad Pertengahan Akhir.
Nikola, aynı zamanda sinir krizi geçirdi.Nikola mengalami gangguan saraf di waktu yang sama pada saat itu.
1998 Rusya ekonomik krizi veya Ruble krizi, 17 Ağustos 1998'de Rusya'da baş gösteren ekonomik kriz.Krisis finansial Rusia (juga disebut "krisis rubel") menimpa Rusia pada tanggal 17 Agustus 1998.
Diocletianus tarihçiler tarafında Üçüncü Yüzyıl Krizi (235-284) olarak bilinen döneme son vermiştir.Diocletianus berhasil menyelesaikan Krisis pada abad ketiga (235 -284).
Nansen, 13 Mayıs 1930 tarihinde, evinde bir kalp krizi sonucu öldü.Nansen wafat akibat serangan jantung di rumahnya, pada 13 Mei 1930.
Bu süre Sputnik krizi ile çakışıyordu.Peristiwa tersebut bertepatan dengan krisis Sputnik.
Varoufakis, küresel ve Avrupa krizle ilgili güncel tartışmalara katılımcıdır ve Küresel Minotaur yazarıdır.Varoufakis terlibat dalam berbagai pembahasan krisis global dan krisis Eropa.

İlgili Sayfalar