Ana içeriğe geç
Sözlük

kriz ile cümle

kriz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Bu dönemde özellikle oteller ekonomik krize girmiştir.Acest lucru este valabil mai ales în perioadele de criză economică.
Amerika'dan Londra'ya geri döndükten sonra 14 Nisan 1925'te kalp krizi geçirerek öldü.El s-a întors apoi în Anglia, unde a murit pe 14 aprilie 1925 din cauza unei boli de inimă.
Sue Clearwater Harry'nin Yeni Ay'da kalp krizi geçirip ölmesinden sonra dul kalan eşi.Sue Clearwater este văduva lui Harry Clearwater, care a murit în timpul evenimentelor din Luna nouă.
Bu görevi sırasında kalp krizi geçirerek vefat etmiştir.În timpul discursului pe care l-a ținut aici a suferit un accident cerebral.
İzmir'de kalp krizi geçirerek vefat etmiştir.A murit la Lausanne de o boală de inimă.
Ancak 2008 ekonomik krizi nedeniyle inşaatı durduruldu ve proje 2013 yılında iptal edildi.Datorită crizei economice, importurile s-au prăbușit în 2008, dar mașina a fost relansată târziu în 2010.
Aşırı sıcaklar kalp krizi geçirmesine yol açabilir.Valvele afectate pot duce la insuficiență cardiacă.
Alçak gerilim veya yüksek gerilim elektrik ile temas kardiyak aritmi veya kalp krizi ile sonuçlanabilir.Contactul cu tensiunea înaltă sau joasă poate produce aritmii cardiace sau stopuri cardiace.
Dizi Jeremy Brett'in 1995 yılında 61 yaşında kalp krizi sonucu hayata veda etmesiyle sona erer.Serialul s-a terminat ca urmare a morții lui Brett la vârsta de 61 ani din cauza unei boli de inimă în 1995.
Yeni yönetim ülkedeki sorunları çözmek yerine ülkedeki krizi ağırlaştırmıştır.Această concurență între autoritățile revoluționare a agravat criza din țară, în loc să o rezolve.
Bu gelişmeler belirgin bir şekilde 1929 – 1933 yılındaki ekonomik kriz sırasında olmuştur.Banca a trebuit să părăsească aceste locuri în perioada crizei bancare din 1929-1933.
Ve politik krizin içerisinde kendi değerlerini yargılıyordu.Dar mai presus de toate, era în joc prestigiul său politic.
Savaş ekonomisi sebebiyle, barış dönemleri ekonomik krizlerle sonlanır.Avem de-a face cu totalizarea războiului prin politici economice.
Dovzhenko, 25 Kasım 1956'da Perşemenko'daki bir daçada kalp krizi nedeniyle öldü.Dovzenko s-a stins din viață în urma unui atac de cord pe 25 noiembrie 1956 în casa lui din Peredelkino.
Ancak bu sistemi uygulayan dük, ekonomik krize girdi.Guvernul condus de acesta a preluat o situație economică dificilă, pe fundalul unei crize economice.
Bu siyasal ve ekonomik kriz içinde 2 Kasım 2003 tarihinde parlamento seçimleri yapıldı.La 2 noiembrie 2003, au avut loc noile alegeri legislative.
Norman, 64 yaşındayken Melbourne'da 3 Ekim 2006 tarihinde bir kalp krizi sonucu öldü.Norman a murit de infarct miocardic la 3 octombrie 2006 la Melbourne la 64 de ani.
Aralık 1999'da Cumhurbaşkanı Kim Dae-jung döviz krizini ilan etmiştir.În 2001, acesta a proclamat sprijinul său pentru președintele Kim Dae-jung.
Ancak 1910'da tüm Avrupa'da başlayan ve savaş boyunca devam eden ekonomik kriz İsviçre'yi de sarstı.Între timp au mai intervenit terorismul și Criza refugiaților în Europa în prim-plan.
Futbol sahasında kalp krizi geçirerek öldü.A murit de infarct în timpul unei partide de vânătoare în județul Teleorman.
Sebald, 14 Aralık 2001 günü Norwich yakınlarında arabasında kalp krizi geçirerek hayata gözlerini yumdu.Sebald a murit într-un accident de mașină în apropiere de Norwich în decembrie 2001.
Mali ve ekonomik krizin etkileri ciddi boyutlarda idi.Daune materialele și financiare au fost și ele foarte grele.
28 Eylül 1970 tarihinde saat 17:16 sularında bir kalp krizinden dolayı yaşamını yitirdi.A încetat din viață la data de 19 martie 2009 la ora 16:05 în urma unei afecțiuni cardiace.
5 Nisan - Malavi Devlet Başkanı Bingu wa Mutharika geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.6 aprilie: Președintele Republicii Malawi, Bingu wa Mutharika, a murit în urma unui atac de cord.
Ekim ayında, Südet Krizi Avrupa'yı savaşın eşiğine getirdi.În septembrie 2015, Războiul Civil sirian a condus la criza europeană a refugiaților .
1991 yılında bir kalp krizi geçirdi, fakat sağlına kavuştu.În 2002 a suferit un masiv atac de cord, dar a revenit la viata.
Yüksek bütçe açıkları 1998 Rusya mali krizine ve GSYİH'in düşüşüne neden oldu.Deficitele bugetare mari au cauzat criza financiară din 1998⁠(d) și o nouă scădere a PIB.
Haziran 1905 krizi Algeciras Konferansı'nda çözüldü.Criza a continuat până în ajunul conferinței de la Algeciras.
Küba Füze Krizi sırasında Küba’dadır.Deci, se montează o criză a rachetelor din Cuba.
01 Eylül 2009'da kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetti.La 6 septembrie 2004, dimineața, a făcut un atac de cord.
Diocletianus tarihçiler tarafında Üçüncü Yüzyıl Krizi (235-284) olarak bilinen döneme son vermiştir.Criza secolului III se consideră că a luat sfârșit cu Dioclețian (284-306).
Aynı zamanda Oksijen Krizi, Oksijen Devrimi veya Büyük Oksidasyon olarak da adlandırılmaktadır.Grupa este cunoscută și sub numele de familia oxigenului sau grupa oxigenului.
Yakın gelecekte bir enerji krizi olacak.În viitorul apropiat va fi o criză energetică.
Kriz zamanında nasıl para kazanıldığını bilen biri var mı?Ştie cineva cum se câștigă bani pe timp de criză?
Kedisi öldüğünde, Diana sinir krizine girdi.Atunci când pisica ei a murit, Diana a suferit o cădere nervoasă.
Küresel bir kriz yakındır.O criză globală se apropie.
Şiddetli bir krizle karşı karşıyayız.Ne confruntăm cu o criză severă.
2009 yılında mali bir kriz vardı.În anul 2009 a fost o criză financiară.
Avrupa krizde.Europa este în criză.
Bir krizin ortasındayız.Suntem în mijlocul unei crize.
Tom bunun bir kriz olduğunu söylüyor.Tom spune că asta este o situaţie de criză.
Hiç bir kalp krizi geçirdin mi?Ai avut vreodată un atac de cord?
Yardımın olmadan o krizden kurtulamazdım.Fără ajutorul tău, nu aş fi putut ieşi din această criză.
Tom orta yaş krizi geçiriyor.Tom trece printr-o criză a vârstei mijlocii.
Mali krizden dolayı, o çok iyi bir yıl değildi.Din cauza crizei financiare, nu a fost un an foarte bun.
Tom senin geçen yıl bir kalp krizi geçirdiğini söyledi.Tom a spus că ai avut un atac de cord anul trecut.
Kalp krizi geçireceğim.Voi avea un atac de cord.
Tom bir astım krizi geçirdi.Tom a avut un atac de astm.
Bir ekonomik kriz yıl sonunda vuracak.O criză economică va lovi la sfârșitul anului.
Bu durum 1997'de Asya Mali Krizi ile hızlı bir şekilde değişti.Ez az ázsiai pénzügyi válság miatt 1997-ben megváltozott.
Sıs sık hükümet krizlerine rastlanır.Elnökségét gyakori kormányválságok jellemezték.
Yayımcılık endüstrisi ayrıca 1837 Paniği adı verilen finansal krizden de etkilenmişti.A kiadói ipart az 1837-es tőzsdepánik is megrázta.
En büyük tıbbi nedenleri stres ve açlık diyetine bağlı kalp krizi ve inmedir.Főbb egészségügyi okai a szívroham, stressz okozta stroke és az éheztetéses diéta.
Ekin Yayınları, 2010 Küreselleşme Sürecinde Finansal Krizler ve Etkileri.(2010) Válság és potenciális növekedés az Európai Unióban.
Bir yıl sonra kalp krizi geçirerek öldü.Alig egy év múlva, szívbetegsége következtében meghalt.
Davis 29 Haziran 2008 gününde, kalp krizi sonucu vefat etmiştir.Don S. Davis 2008. június 29-én súlyos szívroham következtében elhunyt.
Küresel mali kriz nedeniyle Kanada doları ABD doları karşısında değer kaybetmektedir.A fizetések nőttek, miközben a kanadai dollár vesztett értékéből az amerikai dollárral szemben.
Hapse gönderilen suikastçı 15 gün sonra Krizantem Devrimi sırasında serbest bırakılmıştır.A merénylőt börtönbe zárták, de alig 15 nap múlva, az őszirózsás forradalom idején kiszabadították.
Dietrich 1966 yılında 73 yaşında Ludwigsburg'da bir kalp krizi sonucu öldü.1966-ban, 73 éves korában szívrohamban hunyt el Ludwigsburgban.
1956'daki Süveyş Krizi'nin çözümüne ilişkin çabaları nedeniyle 1957'de Nobel Barış Ödülü'nü aldı.A válság megoldása kapcsán tett erőfeszítései miatt 1957-ben Nobel-békedíjban részesült.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod