kriz ile cümle
kriz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Deb ile boşanma kararı alırlar ve ertesi gün de boşanma kâğıtlarını imzalarken kalp krizi geçirir.Dan decyduje się podpisać papiery rozwodowe, ale tuż przed dostaje rozległego ataku serca.
18 Mayıs 2015 tarihinde kalp krizi sonucu Reykjavik'te tedavi gördüğü hastanede öldü. ^Zmarł 18 maja 2015 w szpitalu w Reykjavíku, do którego trafił 15 maja po zawale serca.
Karōshi ölümlerinin başlıca tıbbî nedenleri strese bağlı kalp krizi ve inmedir.Karoshi to zjawisko nagłej śmierci w wyniku przepracowania i stresu.
Erişim tarihi: 20 Mayıs 2011. ^ "Depremde 2 kişi kalp krizinden öldü".Rozpoczyna się on narracją: „Pierwszego dnia zginęły dwa miliony ludzi.
Küba Füze Krizi sırasında Küba’dadır.Brał udział w blokadzie morskiej Kuby podczas kryzysu kubańskiego.
1991 yılında bir kalp krizi geçirdi, fakat sağlına kavuştu.W 2002 miał zawał serca, ale wyszedł z niego bez szwanku.
Hükümdarlığa geçeciği sırada Emevi Devleti büyük bir siyasi kriz içindeydi.Arcybiskupie księstwo w chwili objęcia przezeń władzy było w trudnej sytuacji politycznej.
1994 yılında çıkan ekonomik kriz sırasında istifa etmiştir.Kraj opuścił w 1997, w czasie kryzysu państwa.
47 yaşında kalp krizinden vefat etti.W wieku 47 lat zmarł na atak serca.
10 yaşındayken babası kalp krizi sonucunda vefat etti.Kiedy miał dziesięć lat, jego ojciec zmarł na zawał serca.
Ancak finansal kriz içindeki takım küme düştü.Wspólnota popadła w deficyt finansowy.
Price sinir krizi geçirir.Tymczasem Rui przechodzi załamanie nerwowe.
Ancak dünyada ekonomik kriz çıkınca başarılı olunamamıştır.Jednak w czasach kryzysu, było to ekonomicznie niemożliwe.
Yapılan incelemede, uykusunda kalp krizi geçirerek öldüğü anlaşıldı.Oficjalna wersja brzmiała, iż zmarł on na udar mózgu w trakcie snu.
Bu kriz neredeyse tüm 90'lı yıllar boyunca sürmüştür.Konflikt trwał przez niemal całe lata 80.
1941 yılında kalp krizinden vefat etti.Zmarł na zawał serca w 1941 roku.
Bogarde Chelsea, Londra'da kalp krizinden vefat etmiştir.Julius Fromm zmarł na atak serca w Londynie.
Bu krizden Baha Akşit de nasibini almıştır.Tego dnia po południu doszło tam do niewielkich starć.
Harun Çakır geçirdiği kalp krizi sonucu 28 Ekim 2011 tarihinde Ankara'da 57 yaşında öldü.Największy Latynos w historii rapu zmarł na zawał serca 7 lutego 2000 roku w wieku 28 lat.
Ancak 2009 yılında yaşanan ekonomik kriz nedeniyle proje iptal edildi.W 2009 roku z powodu problemów ekonomicznych sezon został odwołany.
Füzelerin Küba'da konuşlandırılması 1962'de Küba Füze Krizi'ne neden oldu.Rozmieszczenie na wyspie radzieckich rakiet doprowadziło w 1962 roku do kryzysu kubańskiego.
7 Temmuz 1962'de evinde kalp krizi geçirerek öldü.6 czerwca 1940 zmarł w swoim domu na atak serca..
1990 yılında kalp krizi geçirerek ölmüştür.Zmarł w 1990 r. na zawał serca.
Ancak küresel ekonomik kriz sebebiyle bu servetinin yarısını kaybetti.Jednakże pożoga wojenna pochłonęła połowę tego zasobu.
1929'da kalp krizinden öldü.W 1929 roku zmarł w wyniku ataku serca.
Merkez bankası politikaları küresel mali krizin ardından gelişmiştir.Państwowy system bankowy upowszechnił się po wojnie secesyjnej.
Bu gelişmeler belirgin bir şekilde 1929 – 1933 yılındaki ekonomik kriz sırasında olmuştur.W obliczu kryzysu gospodarczego w latach 1929-1933.
IMF, hızlı borç krizlerinin finansal krize yol açabileceği konusunda Çin'i uyardı.Koordynator ostrzegł także przed zbliżającym się kryzysem żywnościowym.
Yayımcılık endüstrisi ayrıca 1837 Paniği adı verilen finansal krizden de etkilenmişti.Musiał on sprostać następstwom kryzysu gospodarczego wywołanego tzw. paniką roku 1873.
1923 yılı ekonomik krizlerin yoğun olarak yaşandığı bir yıl oldu.1983 był rokiem głębokiego kryzysu gospodarczego.
Bu ültimatom, Avrupa'da siyasî krize neden oldu.Wyznanie to spowodowało kryzys polityczny we Francji.
Fakat durum yaşanan ekonomik kriz sonrasında yapılan seçimlerde değişmiştir.Sytuacja zmieniła się po kolejnych wyborach.
Klaus Kinski, 1991 yılında ABD'de geçirdiği kalp krizi nedeniyle 65 yaşında hayatını kaybetmiştir.Klaus Kinski zmarł w Kalifornii na zawał serca w wieku 65 lat.
Ekonomik gidişat zaten kriz nedeniyle iyi değildi.Kompleks ten nie został ukończony z powodu kryzysu gospodarczego.
Avrupa borç krizi, 2009 yılının sonundan bu yana Avrupa Birliği'nde yaşanan bir borç krizidir.UE reaguje na kryzys zadłużenia w strefie euro.
Mayıs 1943'te Daluege büyük bir kalp krizi geçirdi ve ağır bir şekilde hastalandı.Jednakże w listopadzie 37 roku cesarz zapadł na dosyć poważną chorobę, prawdopodobnie mózgu.
1967 yılında bir kalp krizi sonucu ölmüştür.W 1967 przeszedł zawał serca.
Konferansın amacı, Avrupa'da, I. Dünya Savaşı'ndan dolayı oluşmuş ekonomik krizin çözülmesini planlamaktı.Celem połączenia było uchronienie się przed światowym kryzysem gospodarczym.
Savaş ve kriz zamanlarında Habbakuk yaşamı yenilemenin çabasını ve yollarını araştırır.W chwilach stresu i napięcia poszukują towarzystwa innych ludzi.
Quorthon, 7 Haziran 2004'te geçirdiği kalp krizinden ötürü dairesinde ölü olarak bulundu.Quorthon został znaleziony martwy w swoim mieszkaniu 7 czerwca 2004 roku.
Ashe 1979'da kalp krizi geçirdi.Ashe drabbades av en hjärtinfarkt 1979.
Sergey Korolyov, 3 Aralık 1960 tarihinde, ilk kalp krizini geçirdi.3 december 1960 fick Koroljov sin första hjärtattack.
28 Şubat 2010'da Guru, kalp krizi geçirdi ve ardından komaya girdi.Guru drabbades den 28 februari 2010 av en hjärtattack och hamnade i koma.
Lisede, her hafta 100 kutu kola içtikten sonra 3 kez kalp krizi geçirdi.På High School överlevde han tre hjärtattacker som han fick genom att dricka 100 burkar cola i veckan.
Bu da müthiş bir kıskançlık krizine sebep olur ve tekrar birleşirler.Men kan avundsjuka få dem att bli tillsammans igen?
23 Ocak - Dmytro Grabovskyy, 31, Ukraynalı bisiklet yarışçısı, kalp krizi.23 januari – Dmytro Grabovskyj, 31, ukrainsk tävlingscyklist.
Sue Clearwater Harry'nin Yeni Ay'da kalp krizi geçirip ölmesinden sonra dul kalan eşi.Sue Clearwater är änkan efter Harry Clearwater, som dog i New Moon av en hjärtattack.
Altı hafta sonra Gandi ağır bir sıtma krizi geçirdi.Sex veckor senare drabbades Gandhi en svårartad malariaattack.
Fransa, 1911 yılında Agadir Krizi'nin sonucunda Alman Kamerunu'na topraklarının bir kısmını vermiştir.År 1911, överlät Frankrike delar av territoriet till Tyska Kamerun som ett resultat av Agadirkrisen.
2017 Katalonya krizi de partiye ilgiyi artırmış durumda.Under 2017 har konflikten med Katalonien eskalerat till en akut konstitutionell kris.
Gömbös ekonomik krizden kurtulmak için Almanya ile yeni bir ticari anlaşma imzaladı.Gömbös slöt ett omfattande handelsavtal med Tyskland vilket kom att förbättra Ungerns svaga ekonomi.
Her iki taraf da kriz dönemlerinde kara propaganda da yapmıştır.Båda sidor använde svart propaganda under speciella kristider.
Davis 29 Haziran 2008 gününde, kalp krizi sonucu vefat etmiştir.Davis avled den 29 juni 2008 i vad som uppgavs ha varit en massiv hjärtattack.
Birleşmiş Milletler'e Barışı koruma, kriz yönetimi ve insani yardım operasyonlarında destek vermek.Fredsbevarande, krishantering och humanitära insatser hjälpinsatser, till stöd för Förenta nationerna.
Büyük Krizantem Nişanı (Japonca: 大勲位菊花章 Dai-kun'i kikka-shō), Japonya'nın en yüksek düzey nişanıdır.Krysantemumorden (大勲位菊花章, Dai-kun'i kikka-shō?) är Japans högsta orden.
Ekim ayında, Südet Krizi Avrupa'yı savaşın eşiğine getirdi.Hösten: Oro för östutvidgningen av EU.
Geçici Hükümetin içinde bulunduğu kriz Başbakan Prens Lvov’un istifasıyla tırmanır.Regeringens allt svagare ställning tvingade fram premiärminister Lvovs avgång.
Çünkü bu krizin yakın zamanda azalacağını umuyordu.Man trodde att jorden snart skulle gå under.
Bu kriz esnasında yüzlerce Amerikan bankası battı.Under den stora depressionen gick många amerikanska banker i konkurs.
Bir yıl sonra kalp krizi geçirerek öldü.Han avled av en hjärtattack ett drygt år senare.