Ana içeriğe geç
Sözlük

kriz ile cümle

kriz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Bir gün sinir krizi benzeri bir şey yaşayıp bayıldım.Kort daarna overleed hij aan de gevolgen van een zenuwziekte.
Kriz büyük ölçüde dünya medyası tarafından ihmal edildi, daha çok ABD-Afganistan savaşına dikkat edildi.De Veiligheidsraad was bezorgd om de wereldwijde aids-pandemie, en vooral de ernst van deze crisis in Afrika.
Ancak dünyada ekonomik kriz çıkınca başarılı olunamamıştır.Vanwege de economische crisis is zij echter plotseling onbereikbaar.
Kriz yönetimi için başvurulan planların hazırlanması bütün krizler için genel olarak benzerdir.Een crisisbeheersingsplan beschrijft de procedures bij rampen in het algemeen.
Bu kriz sırasında ölüm cezasına çarptırılan Cezayirlilerin kurtulması için gizlice çalıştı.Hij werkte heimelijk voor gevangengenomen Algerijnen die de doodstraf onder ogen zagen.
2001'deki ekonomik kriz sırasında görevine son verildi.Het dieptepunt lag in 2001 tijdens de economische crisis van het land.
Kurum 2000'li yıllardan beridir bir borç krizi yaşamaktadır.Financiële crisis De kredietcrisis eind jaren 2000.
Aşırı sıcaklar kalp krizi geçirmesine yol açabilir.Het wezen is zo beangstigend dat het een hartaanval kan veroorzaken.
20 Şubat 2016 Tarihinde kalp krizi geçirerek ölmüştür.Hij overleed op 13 februari 2016 aan een hartaanval.
Üreticiler bu krizin tüketiciler üzerinde yaratacağı tedirginlikten korkmaktaydılar.De producenten vreesden dat dit met de hele cast het probleem zou zijn.
Sanatçı, kalp krizi nedeniyle öldü.De kunstenaar stierf aan de gevolgen van een hartaanval.
Mark Hellinger çekimler tamamlandıktan kısa bir süre sonra kalp krizi geçirerek öldü.Clark Gable overleed kort na de opnamen aan een hartaanval.
Bu kriz sonrasında yaklaşık 100 milyon insan, açlık konusunda etkilenmiştir.Alles bij elkaar heeft de Commission zo'n tien miljoen mensen van de hongerdood gered.
Kriz yoksulluk ve işsizliği beraberinde getirmişti.Armoede en werkloosheid namen toe.
Mülteci krizi sırasında HKT gönüllüleri arasında ciddi bir artış görmüştür.Tijdens de crisisjaren van de NEP nam het aantal gevallen van hooliganisme sterk toe.
Kalp damarları ânî olarak tıkanırsa kalp krizi ortaya çıkar.Als het weefsel hierdoor afsterft, is sprake van een infarct.
Ayrıca gemi kaptanı uluslararası bir kriz çıkartmaması konusunda da tembihlidir.Ook de eigenaar van het schip denkt aan menselijk falen.
Amerika'dan Londra'ya geri döndükten sonra 14 Nisan 1925'te kalp krizi geçirerek öldü.Kort voordat hij de terugreis naar Nederland zou aanvaarden overleed hij op 14 april 1946 aan een hartaanval.
887'de bu durum bir kriz haline geçti.In 1887 gebeurt iets vreemds.
Yemen’de siyasi krizi çözmeye amaçlayan BM öncülüğündeki görüşmelere başlanmıştır.In de Egyptische hoofdstad Caïro zijn onderhandelingen gestart over een einde aan de burgeroorlog in Jemen.
2014 yılında kalp krizi geçirmiştir.In 2012 kreeg hij een hartaanval.
Ardından henüz 39 yaşını tamamlamadan kalp krizinden öldü.Mogelijk als gevolg hiervan overleed hij op 39-jarige leeftijd aan een hartaanval.
1998 Rusya ekonomik krizi veya Ruble krizi, 17 Ağustos 1998'de Rusya'da baş gösteren ekonomik kriz.De Russische financiële crisis, ook wel bekend als de Roebelcrisis, trof Rusland in de zomer van 1998.
1990 krizinde battı ve ardından tekrar toparlandı.Na 1990 kreeg de stad eerst te maken met neergang maar daarna ontwikkelde ze zich opnieuw.
Frieda 1933 yılında kalp krizi geçirerek öldü.Parnok stierf in 1933 aan een hartaanval.
2000 yılında ise önemli bir post-polio sendromu krizi yaşamıştır.In 2000 kreeg hij een zware aanval van het postpoliosyndroom, die tot zijn dood zou aanhouden.
Bu krizden Baha Akşit de nasibini almıştır.Flip verlost hen 's nachts echter uit deze hachelijke situatie.
Bir gün geçirdiği sinir krizinin ardından saçını kesti.Sindsdien gaat hij door het leven met kort haar.
Böylece bir hükûmet krizi çıkmış oldu.Er dreigt zelfs een bestuurscrisis te ontstaan.
Krizler onun kalbinde kalıcı hasarlara yol açtı.Daardoor heeft zijn hand permanente schade opgelopen.
Ben bir kalp krizi geçirdim.Ik heb een hartaanval gehad.
Bassist Tony Bono 2002 yılında,38 yaşındayken kalp krizinden öldü.Basista Tony Bono umarł w 2002 roku na skutek ataku serca w wieku 38 lat.
Lisede, her hafta 100 kutu kola içtikten sonra 3 kez kalp krizi geçirdi.W liceum przebył trzy ataki serca spowodowane wypijaniem stu puszek Coca-Coli tygodniowo.
Ayrıca Suriye Üçüncü Yüzyıl Krizi boyunca çok önemli bir stratejik önem kazanmıştır.Syria była kluczowym strategicznie obszarem podczas kryzysu III wieku.
2014 yılında kalp krizi geçirmiştir.W 2014 roku przeszedł zawał serca.
Bu krizin neticesinde seyir sadece Baltık Denizi'nde yürütülmüştür.W rezultacie zdarzeń letni rejs szkoleniowy odbył się tylko na Bałtyku.
Davis 29 Haziran 2008 gününde, kalp krizi sonucu vefat etmiştir.Davis zmarł w dniu 29 czerwca 2008 roku na atak serca.
Erişim tarihi: 7 Nisan 2010. ^ "Cumhuriyet Bayramı'nda türban krizi!!!W grudniu 2007 roku, podczas sylwestrowej gali Dynamite!!
Bir yıl sonra kalp krizi geçirerek öldü.Rok później zmarł na zawał serca.
Bundan dolayı, bir ülkede meydana gelen bir ekonomik kriz diğer bir ülkeye sıçrar.Nadmierny rozwój jednej dziedziny gospodarki skutkuje regresem pozostałych dziedzin.
Marulanda 26 Mart 2008 tarihinde kalp krizinden hayatını kaybeder.26 marca 2008 roku Marulanda zmarł na zawał serca.
Ekim ayında, Südet Krizi Avrupa'yı savaşın eşiğine getirdi.W październiku My Chem ruszyli na podbój Europy.
1937 yılında geçirdiği kalp krizi sonrasında bir daha eski sağlığına kavuşamamıştır.Ataku serca doznał w 1973 roku, po którym już nigdy nie odzyskał pełni zdrowia.
2009 küresel mali krizinden bu yana, Polonya GSYİH'sı büyümeye devam etti.Od roku 2009 podobnie jak w całej Polsce poziom bezrobocia ponownie rośnie.
Sanatçı, kalp krizi nedeniyle öldü.Aktor zmarł na atak serca.
Amerika şu anda bir ekonomik krizle karşı karşıya..Ameryka została zniszczona przez kryzys ekonomiczny.
Deb ile boşanma kararı alırlar ve ertesi gün de boşanma kâğıtlarını imzalarken kalp krizi geçirir.Dan decyduje się podpisać papiery rozwodowe, ale tuż przed dostaje rozległego ataku serca.
18 Mayıs 2015 tarihinde kalp krizi sonucu Reykjavik'te tedavi gördüğü hastanede öldü. ^Zmarł 18 maja 2015 w szpitalu w Reykjavíku, do którego trafił 15 maja po zawale serca.
Karōshi ölümlerinin başlıca tıbbî nedenleri strese bağlı kalp krizi ve inmedir.Karoshi to zjawisko nagłej śmierci w wyniku przepracowania i stresu.
Erişim tarihi: 20 Mayıs 2011. ^ "Depremde 2 kişi kalp krizinden öldü".Rozpoczyna się on narracją: „Pierwszego dnia zginęły dwa miliony ludzi.
Küba Füze Krizi sırasında Küba’dadır.Brał udział w blokadzie morskiej Kuby podczas kryzysu kubańskiego.
1991 yılında bir kalp krizi geçirdi, fakat sağlına kavuştu.W 2002 miał zawał serca, ale wyszedł z niego bez szwanku.
Hükümdarlığa geçeciği sırada Emevi Devleti büyük bir siyasi kriz içindeydi.Arcybiskupie księstwo w chwili objęcia przezeń władzy było w trudnej sytuacji politycznej.
1994 yılında çıkan ekonomik kriz sırasında istifa etmiştir.Kraj opuścił w 1997, w czasie kryzysu państwa.
47 yaşında kalp krizinden vefat etti.W wieku 47 lat zmarł na atak serca.
10 yaşındayken babası kalp krizi sonucunda vefat etti.Kiedy miał dziesięć lat, jego ojciec zmarł na zawał serca.
Ancak finansal kriz içindeki takım küme düştü.Wspólnota popadła w deficyt finansowy.
Price sinir krizi geçirir.Tymczasem Rui przechodzi załamanie nerwowe.
Ancak dünyada ekonomik kriz çıkınca başarılı olunamamıştır.Jednak w czasach kryzysu, było to ekonomicznie niemożliwe.
Yapılan incelemede, uykusunda kalp krizi geçirerek öldüğü anlaşıldı.Oficjalna wersja brzmiała, iż zmarł on na udar mózgu w trakcie snu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod