kriz ile cümle
kriz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
"Dizide tekrar tekrar yer alan bir diğer espri de Peter'ın vicdan krizine girmesidir."Outra surreal e imaginativa piada recorrente envolve um ataque de consciência de Peter.
Bu krizin neticesinde seyir sadece Baltık Denizi'nde yürütülmüştür.Porém, nos livros, este confronto só ocorre em O Mar de Monstros.
Kriz Ekonomisi Dünya Ekonomisinin Çöküşü Ve Geleceği.A terciarização da economia mundial e seu impacto.
Bu daha sonra Asya mali krizi olarak bilinir hale geldi.Essa crise é comumente conhecida como Crise monetária do sudeste asiático.
Ailesini aramak maksatlı gittiği Arjantinde, Argentina krizi konferansına katıldı.A família chega à Argentina junto com a crise econômica mundial.
Tezkere: Irak Krizinin Gerçek Öyküsü.Esta é a cronologia da Guerra do Iraque.
Bununla yeni bir kriz başlar.Começa assim um novo mistério.
Şehrin geçirdiği bu kriz günümüze kadar devam etmiştir.Isso prejudicou o desenvolvimento da cidade até os dias presentes.
Ada filminin çekimleri sırasında geçirdiği kalp krizi sonucunda vefat etti.Em seu último filme, Ray sofreu durante as filmagens um enfarte.
Vahşi ve kaotik bir ortama doğru evrilen gelişmeler bir insan hakları krizi ve anarşi ortamına dönüşmüştür.A situação cada vez mais violenta e caótica evoluiu para uma crise humanitária e para um estado de anomia.
Doğal etkenler ise 1830'ların ve 1840'ların başlarındaki yaygın kuraklıklar ile 1840'lardaki gıda kriziydi.Por outro lado, havia também os factores naturais, como a seca em 1830 e crise de alimentos em 1840.
Ayrıca Suriye Üçüncü Yüzyıl Krizi boyunca çok önemli bir stratejik önem kazanmıştır.Este fenómeno ganhou particular dimensão após a crise do terceiro século.
Siyasi kriz Ekim ayında derinleşti.A guerra civil foi sufocada em outubro do ano seguinte.
Büyük Krizantem Nişanı (Japonca: 大勲位菊花章 Dai-kun'i kikka-shō), Japonya'nın en yüksek düzey nişanıdır.A Suprema Ordem do Crisântemo (大勲位菊花章, daikun'i kikkashō) é a condecoração mais importante do Japão.
Başarısı, İmparatorluğun 3. Yüzyıl krizlerinin sonu olmuştur.Este foi o início da era dos imperadores soldados, em que ocorreu a crise do terceiro século.
Futbol sahasında kalp krizi geçirerek öldü.No futebol francês, descobriu um problema cardíaco.
2017 Katalonya krizi de partiye ilgiyi artırmış durumda.No início de 2017, a crise da dívida do governo porto-riquenho criou sérios problemas.
Küresel mali kriz nedeniyle Kanada doları ABD doları karşısında değer kaybetmektedir.Historicamente, a cotação do dólar canadense se mantém abaixo do dólar americano.
Elliot, Londra'daki odasında ölü bulundu, kalp krizi geçirmişti.Lawson morreu no mesmo ano, em Londres, vítima de um ataque cardíaco.
Bir gün sinir krizi benzeri bir şey yaşayıp bayıldım.Um dia, eu tive uma espécie de colapso nervoso e desmaiei.
Newman 1970 yılında, New York'ta, kalp krizi nedeniyle ölür.Faleceu, em 1970, na Califórnia, devido a um ataque cardíaco.
Yakın gelecekteki bir başka kriz Ortadoğu'daki petrol rezervlerinin tükenmesi olacaktır.Foi a primeira companhia a explorar as reservas petrolíferas do Oriente Médio.
Ancak kulübün içinde bulunduğu kriz nedeniyle stadın tamamlanma tarihi bilinmemektedir.Porém, devido a conflitos de agenda, é incerta a data de conclusão do trabalho.
Kriz Ekonomisi.Crise da Economia Soviética.
Şayet düzenli bir şekilde yürütülürse krizin ilerlemesini azaltabilir.Se ela for muito baixa pode comprometer o desenvolvimento da planta.
Kitabın yazarı, 2008 krizini tahmin etmiştir.É considerada como um prenúncio da crise econômica de 2008.
Hükümet bir kriz içindedir.Houve crise no governo.
Zira göz içi basıncını arttırarak akut krizi davet eder.Mas como o SNA percebe que deve aumentar a pressão arterial, por exemplo?
Uzay Yarışı bu krizle başlamıştır.A corrida espacial está nesse contexto.
Sputnik Krizi Uzay Yarışı Mir ^ Рогачев А.A Crise do Sputnik, foi um evento chave na Corrida espacial.
2011'de Kadıköy'de girdiği bir tartışma sırasında kalp krizi geçirmiştir.Morreu vitimado por ataque cardíaco em 2011.
Küba Füze Krizi sırasında Küba’dadır.O filme relata a crise dos mísseis de Cuba.
4 Ekim 2014 tarihinde ülkenin başkenti Port-au-Prince'deki evinde kalp krizinden öldü.No dia 4 de outubro de 2014, Baby Doc morre em decorrência de um ataque cardíaco, em Porto Príncipe.
Mali ve ekonomik krizin etkileri ciddi boyutlarda idi.O deficit fiscal e o peso da dívida externa permaneceram elevados.
Avrupa borç krizi, 2009 yılının sonundan bu yana Avrupa Birliği'nde yaşanan bir borç krizidir.O sentimento antieuropeu aumentou após a crise da dívida europeia.
Sanatçı bu filmden bir yıl sonra 1976'da Kalp krizi sonucu İstanbul'da vefat etti. ^ KentmenEle morreu no final daquele mesmo ano em Hollywood de um ataque cardíaco, o sexto dele.
Norris arından kalp krizi geçirir.Jerry ainda sofre de problemas cardíacos.
Kriz yoksulluk ve işsizliği beraberinde getirmişti.Primeiramente conteve a inflação e desemprego.
Karōshi ölümlerinin başlıca tıbbî nedenleri strese bağlı kalp krizi ve inmedir.As principais causas médicas das mortes pelo karoshi são ataque do coração e derrame devido a estresse.
Kargo kültü çoğunlukla krizlerin birleşiminde ortaya çıkar.Os cultos à carga costumam se desenvolver durante uma combinação de crises.
Burada daha da hastalandı ve 2 Haziran'da bir kalp krizi geçirek vefat etti.Ele parecia estar se recuperando, mas no dia 3 de junho ele sofreu um segundo ataque fatal.
Brian bu krizle boğuşurken hâlihazırda aşırı pişmiş olan fırındaki hindi yanmaya başlar.Enquanto Brian tenta controlar o fogo, o prato que está no forno começa a queimar.
1923'te meslektaşlarının genel fikirlerini takip ederek "Makas Krizi" hakkındaki tartışmaya müdahale etti.Em 1923, participa dos debates públicos em torno à Crise das Tesouras.
Ağustos 1993'te çıkarılan genel afla serbest bırakıldı, 1996'da kalp krizi geçirerek öldü.Libertado em razão de saúde precária em 2003, morreu no ano seguinte.
Karısı Caroline’ye "üzücü şeyler" ve içinde bulunduğu bir kriz hakkında yazmıştır.Carolina escreveu para filha acerca de sua tristeza "indescritível" sobre sua partida.
Krizin bütün yönleriyle ilgilenebilecek planlar oluşturulabildi mi?Será que ela encontrará forças para fazer o que deve?
2014 yılında kalp krizi geçirmiştir.Morreu de ataque cardíaco em 2006.
Nasır, zirveden saatler sonra ağır bir kalp krizi sonucu öldü.Morreu apenas algumas horas mais tarde em consequência de uma grave hemorragia cerebral.
İtalyan büyük usta Turati ile maçı sırasında bir sinir krizi geçirir.Ele tem um colapso nervoso durante sua partida com o grande mestre italiano Turati.
Kalp krizi yetişkinlerdeki ani ölümün başlıca nedenlerinden biridir.As perturbações hipertensivas da gravidez são uma das causas mais comuns de morte durante a gravidez.
Homer, Lisa'nın varoluşsal krizini anlayamıyor ve Lisa'yı neşelendiremiyor.Homer parece não aprovar nenhum dos sonhos de Lisa.
Ekonomik krizlerCrises econômicas
5 Ocak 1988 günü basketbol oynarken kalp krizi geçirdi ve 40 yaşındayken hayata gözlerini yumdu.Op 5 januari 1988 kreeg hij een hartaanval tijdens het basketballen en stierf hij op 40-jarige leeftijd.
Birçok ülkede bu kriz ciddi sorunlar yaratmıştır.Dit heeft in veel landen geleid tot ernstige ontbossing.
Eğer ölüm nedeni belirtilmemişse, kurban kalp krizinden ölür.Als er geen specifieke doodsoorzaak wordt opgegeven, zal het slachtoffer aan een hartaanval sterven.
1982'de Iz'in kardeşi Skippy Kamakawiwo'ole kalp krizi nedeniyle öldü.In 1982 stierf zijn broer Skippy Kamakawiwoʻole aan de gevolgen van een hartaanval.
Luis Somoza'nın 1967'de kalp krizi geçirerek ölmesinin ardından kardeşi Anastasio Somoza Debayle başkan oldu.Hij overleed echter aan een hartaanval in 1967, waarna Anastasio Somoza Debayle president werd.
Genç Norman, onları bulduktan sonra sinir krizi geçirdi ve bir süre zihinsel bir kuruma gönderildi.Norman vond de lijken, kreeg een zenuwinzinking en werd enige tijd opgenomen in een psychiatrische instelling.
Aynı zamanda Oksijen Krizi, Oksijen Devrimi veya Büyük Oksidasyon olarak da adlandırılmaktadır.Men noemt dit wel de zuurstofrevolutie of zuurstofcrisis.
Cambridge'de 21 Nisan 1963'te kalp krizinden öldü..Robertson stierf op 21 april 1963 in Cambridge aan een hartaanval.