Hizmeti kısa sürdü çünkü Ocak 1907'de bir astım krizi sonrasında taburcu edildi.Rimasero alcuni relitti, ma scomparvero nel gennaio 1904 in seguito ad una tempesta.
Londra; New York, MacMillan; St. Martins Basımı (1978) Ekonomik Kriz ve Amerikan Toplumu.Londra, New York, MacMillan, St. Martins Press, 1978.
Ancak finansal kriz içindeki takım küme düştü.Ma infine l'inevitabile crisi finanziaria giunse.
Kriz Ekonomisi.L'economia della crisi.
1967'den itibaren kalp krizleriyle uğraşmaya başladı.Dal 1939 cominciò a manifestare problemi cardiaci.
Bu tepki günümüzde Sputnik krizi olarak bilinir.Questa reazione è nel ventunesimo secolo nota come Crisi Sputnik.
72 yaşındayken Brooklyn'de kalp krizinden vefat etmiştir.Morì a Brooklyn per un attacco di cuore, all'età di 72 anni.
Başarısı, İmparatorluğun 3. Yüzyıl krizlerinin sonu olmuştur.La vittoria del secondo mise fine alla crisi del terzo secolo dell'impero romano.
Gandolfini üzerinde yapılan otopside bir kalp krizi sonucu öldüğü doğrulandı.L'autopsia confermò che Gandolfini era morto a causa di un attacco di cuore.
63 yılında bütçe krizinin ilk göstergeleri ortaya çıkmaya başladı.Nel corso degli anni Sessanta incominciano a farsi sentire i primi segni di crisi.
Kozada Krizalit sonrası uğur böceği çıkar.Respinge le continue avances di Kozono.
Kriz Avrupa'da Soğuk Savaş'ın başlangıcını sağlayan olaylardan birisi sayılır.Fu uno dei molti episodi che caratterizzarono l'epoca della guerra fredda in Europa.
İnterplay 2003 senesinde girdiği krizden kurtulamayınca, Black Isle Stüdyolarını kapattı.Nel 2003 la Interplay ebbe problemi finanziari, in seguito ai quali la divisione Black Isle Studios fu chiusa.
Düşmenin nedeni 2007-2010 arasındaki mali kriz olarak gösterildi.Alcuni fonti evidenziano il suo ruolo nella crisi finanziaria del 2007.
Özellikle savaş veya siyasi kriz dönemlerinde katliamlarda artış gözlenir.Tali discorsi aumentano in particolare durante periodi di crisi politica ed economica.
Yayımcılık endüstrisi ayrıca 1837 Paniği adı verilen finansal krizden de etkilenmişti.Il settore fu anche particolarmente colpito dal panico del 1837.
Ekim ayında, Südet Krizi Avrupa'yı savaşın eşiğine getirdi.Nell'autunno del 1938, l'Europa era sull'orlo della guerra a causa della Crisi dei Sudeti.
Bunun yanında kalp hastalıkları ve kalp krizinde artışa yol açabilirler.Essi sono anche associati a un aumentato del rischio di malattie cardiache e ictus.
31 Temmuz 1993'te, Motril, İspanya'da tatildeyken geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.Il 31 luglio del 1993 il Re morì per un attacco cardiaco mentre era in vacanza a Motril in Spagna.
Savaş ve kriz zamanlarında Habbakuk yaşamı yenilemenin çabasını ve yollarını araştırır.Durante il viaggio, darà a Guerra suggerimenti e consigli su come proseguire il suo cammino.
Böbrek nakli yapılan hasta sekiz yıl sonra kalp krizinden ölmüştü.Il commendatore muore 8 giorni dopo per collasso cardiaco.
Hükümet bir kriz içindedir.Il loro rapporto però è in crisi .
23 Şubat 2006 tarihinde 85 yaşında kalp krizi geçirerek ölmüştür.È morto il 23 febbraio 2006 a seguito di un infarto, all'età di 85 anni.
Asya krizinin önemi, hem büyüklüğünden hem de bulaşılıcılığından kaynaklanmaktadır.La violenza di un terremoto è descritta sia dalla magnitudo sia dall'intensità.
Böylece bir hükûmet krizi çıkmış oldu.Una crisi costituzionale si sviluppa.
2001 yılında geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.Un infarto cardiaco nel 1967 pose fine alla sua vita.
Erişim tarihi: 10 Temmuz 2011. ^ "Yemin krizinde Cumhurbaşkanı Gül devrede".Il 10 aprile 2007 dichiara: "Se c'è referendum si rischia la crisi di governo".
Bu saldırılar Türkiye ve İsrail arasında büyük bir diplomatik krize neden oldu.L'incidente ha seriamente compromesso le relazioni tra Turchia e Israele.
2008 mali krizi nedeniyle proje askıya alınmıştır.Lo sviluppo dell'auto venne interrotto in seguito alla crisi economica del 2008.
Bir yıl sonra kalp krizi geçirerek öldü.L'anno successivo fu colpita da un infarto.
ÇÇAH. hastaları krizle ilgili çeşitli belirtiler gösterir.In ogni caso ci sono dei sintomi comuni a coloro che hanno questo tipo di crisi.
30 Nisan 1989'da, Leone 60 yaşındayken kalp krizi sonucu vefat etti.Sergio Leone morí il 30 aprile 1989, all'età di 60 anni, per un attacco cardiaco.
66 yaşında kalp krizinden vefat etti.Morì all'età di 66 anni per attacco cardiaco.
Yalnızca bir kez kalp krizi geçirmiştir.Ha appena subìto un infarto.
Lefkoşa Havalimanı'nın durumu İngiltere ve Türkiye arasında bir krize yol açmıştır.La scoperta determinò una crisi diplomatica tra Gran Bretagna e Iran.
28 Şubat 2010'da Guru, kalp krizi geçirdi ve ardından komaya girdi.Ammalato di mieloma multiplo, il 28 febbraio 2010 è entrato in coma in seguito ad un arresto cardiaco.
Bu yapının bir silahlı çatışma doğuracak krize dönüşmesinden korkulmuştu.La crisi sembrava pronta a trasformarsi in un vero e proprio conflitto armato.
Price sinir krizi geçirir.Sono sul punto di una crisi di nervi.
Bu savaş, Memlüklüleri ekonomik krize soktu.Queste lotte diedero luogo anche a contraccolpi economici.
Ashe 1979'da kalp krizi geçirdi.Morì per problemi cardiaci nel 1979.
"Neymar krizi dinmiyor!".Torna l'incubo Unabomber».
Krizin aşılması adına 24 Ocak Kararları yürürlüğe konuldu.Il 2 giugno la crisi pare superata.
Krizin aşılmasından sonra Angola ile Zaire 22 Temmuz 1977 günü sınır antlaşması imzalarlar.Dopo lunghi negoziati, il 2 luglio 1972 India e Pakistan siglarono quindi l'accordo di Simla.
Merkez bankası politikaları küresel mali krizin ardından gelişmiştir.Senza dubbio il ruolo delle banche è stato centrale nell'estensione della crisi a livello globale.
47 yaşında kalp krizinden vefat etti.Morì all'età di 47 anni per un infarto.
Uzay Yarışı bu kriz ile başlamıştır.La corsa spaziale era cominciata.
16. yüzyılın sonunda ve 17. yüzyılın başlarında Rusya siyasi ve ekonomik bir kriz içindedir.Tra la fine del XV e gli inizi del XVI secolo Sassari visse un periodo di grave crisi economica e sociale.
Süveyş Krizi'nden Nasır, Arap dünyasının en güçlü lideri olarak çıktı.Thaçi emerse dall'accordo finale come il leader della fazione più forte all'interno dell'UCK.
Merkez Bankası'nın itibarı İrlanda mali krizinde hasar gördü.La perdita del Nord Africa acuì il problema fiscale.
30 Mayıs 2011'de geçirdiği kalp krizi sebebiyle İstanbul'da öldü.Muore a Porto Rico l'11 maggio 2011, in seguito ad un infarto.
Bu krizin etkileri günümüzde de devam etmektedir.Questa crisi ha ancora oggi delle ripercussioni.
Kriz, Dünya Ekonomisi'nin gelişimi açısından büyük tehlike arz ediyor.Кризис представляет собой большую опасность для роста мировой экономики.
En son ne zaman astım krizi geçirdiniz?Когда в последний раз у вас был приступ астмы?
İtalyan büyük usta Turati ile maçı sırasında bir sinir krizi geçirir.Во время турнира с итальянским мастером Турати у него происходит нервный срыв.
Amerika şu anda bir ekonomik krizle karşı karşıya..Но на Америку наступал экономический кризис.
1932 yılının sonbaharında bir kalp krizi geçirdi.Осенью 1932 г. пережил сильный сердечный приступ.
3. sezon sonunda kalp krizi geçirmiştir.Это был третий за лето сердечный приступ.
Tek oğlu olan Juha Kalaoja da 29 Nisan 2009'da, 33 yaşındayken kalp krizi sonucunda hayatını kaybetmiştir.Сын — Юха Калаоя умер от сердечного приступа 29 апреля 2009 года, в возрасте 33-х лет.
Maliye bir kriz ortamına girmiştir.Возник кризис наличности.
20 Ağustos 1993'te Tony Barton, 56 yaşındayken geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.20 августа 1993 года Тони Бартон умер от сердечного приступа в возрасте 56 лет.