kriz ile cümle

kriz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
1991 yılında SSCB ciddi bir siyasi krizdeydi.En 1991, la URSS estaba en una grave crisis económica y política.
Kriz aynı zamanda "piyasa psikolojisi"ne ilgi duyan davranış ekonomistlerinin de ilgisini çekmiştir.Así, la crisis atrajo la atención de las finanzas conductuales interesadas en la psicología del mercado.
Kalp krizi geçireceğimi sandım.Credevo di stare per avere un attacco di cuore.
Biraz güven krizimiz vardı çünkü Donald bunu yapmamakta kararlıydı.Eravamo in una situazione di crisi di fiducia perché Donald era inflessibile nel rifiutare la sceneggiatura.
Yeni yönetim ülkedeki sorunları çözmek yerine ülkedeki krizi ağırlaştırmıştır.Il governo delle nuove autorità aggravò soltanto la crisi nel Paese, invece di risolverla.
Bassist Tony Bono 2002 yılında,38 yaşındayken kalp krizinden öldü.Nel 2002 il bassista Tony Bono è morto per un attacco cardiaco, all'età di 38 anni.
Küba Füze Krizi sırasında Küba’dadır.L'incidente accadde durante la crisi dei missili di Cuba.
Kriz, 1887 yılından bu yana İzlanda'dan en büyük göçe sebep oldu.La crisi interna ha portato alla più grande emigrazione dall'Islanda dal 1887.
Süveyş Krizi, Britanya'nın Orta Doğu'daki gücünü zayıflatsa da tamamen yok etmedi.Nonostante che la crisi di Suez avesse indebolito il potere britannico in Medio Oriente, esso non cadde.
1982 yılında Ney oldukça önemli bir kalp krizi geçirmiştir.Nel 1983 Ashe subì un secondo attacco di cuore.
Küba füze krizi, Ekim 1962.La crisi dei missili cubani si è verificato nell'ottobre 1962.
Graf'ın babası ve dedesi daha önce benzer bir yaşta kalp krizi nedeniyle ölmüştü.Suo padre e suo nonno erano morti anch'essi ad una simile età per arresto cardiaco.
Ancak krizi başarılı şekilde yönetemedi.Non ebbe molto successo nella gestione della guerra.
Hizmeti kısa sürdü çünkü Ocak 1907'de bir astım krizi sonrasında taburcu edildi.Rimasero alcuni relitti, ma scomparvero nel gennaio 1904 in seguito ad una tempesta.
Londra; New York, MacMillan; St. Martins Basımı (1978) Ekonomik Kriz ve Amerikan Toplumu.Londra, New York, MacMillan, St. Martins Press, 1978.
Ancak finansal kriz içindeki takım küme düştü.Ma infine l'inevitabile crisi finanziaria giunse.
Kriz Ekonomisi.L'economia della crisi.
1967'den itibaren kalp krizleriyle uğraşmaya başladı.Dal 1939 cominciò a manifestare problemi cardiaci.
Bu tepki günümüzde Sputnik krizi olarak bilinir.Questa reazione è nel ventunesimo secolo nota come Crisi Sputnik.
72 yaşındayken Brooklyn'de kalp krizinden vefat etmiştir.Morì a Brooklyn per un attacco di cuore, all'età di 72 anni.
Başarısı, İmparatorluğun 3. Yüzyıl krizlerinin sonu olmuştur.La vittoria del secondo mise fine alla crisi del terzo secolo dell'impero romano.
Gandolfini üzerinde yapılan otopside bir kalp krizi sonucu öldüğü doğrulandı.L'autopsia confermò che Gandolfini era morto a causa di un attacco di cuore.
63 yılında bütçe krizinin ilk göstergeleri ortaya çıkmaya başladı.Nel corso degli anni Sessanta incominciano a farsi sentire i primi segni di crisi.
Kozada Krizalit sonrası uğur böceği çıkar.Respinge le continue avances di Kozono.
Kriz Avrupa'da Soğuk Savaş'ın başlangıcını sağlayan olaylardan birisi sayılır.Fu uno dei molti episodi che caratterizzarono l'epoca della guerra fredda in Europa.
İnterplay 2003 senesinde girdiği krizden kurtulamayınca, Black Isle Stüdyolarını kapattı.Nel 2003 la Interplay ebbe problemi finanziari, in seguito ai quali la divisione Black Isle Studios fu chiusa.
Düşmenin nedeni 2007-2010 arasındaki mali kriz olarak gösterildi.Alcuni fonti evidenziano il suo ruolo nella crisi finanziaria del 2007.
Özellikle savaş veya siyasi kriz dönemlerinde katliamlarda artış gözlenir.Tali discorsi aumentano in particolare durante periodi di crisi politica ed economica.
Yayımcılık endüstrisi ayrıca 1837 Paniği adı verilen finansal krizden de etkilenmişti.Il settore fu anche particolarmente colpito dal panico del 1837.
Ekim ayında, Südet Krizi Avrupa'yı savaşın eşiğine getirdi.Nell'autunno del 1938, l'Europa era sull'orlo della guerra a causa della Crisi dei Sudeti.
Bunun yanında kalp hastalıkları ve kalp krizinde artışa yol açabilirler.Essi sono anche associati a un aumentato del rischio di malattie cardiache e ictus.
31 Temmuz 1993'te, Motril, İspanya'da tatildeyken geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.Il 31 luglio del 1993 il Re morì per un attacco cardiaco mentre era in vacanza a Motril in Spagna.
Savaş ve kriz zamanlarında Habbakuk yaşamı yenilemenin çabasını ve yollarını araştırır.Durante il viaggio, darà a Guerra suggerimenti e consigli su come proseguire il suo cammino.
Böbrek nakli yapılan hasta sekiz yıl sonra kalp krizinden ölmüştü.Il commendatore muore 8 giorni dopo per collasso cardiaco.
Hükümet bir kriz içindedir.Il loro rapporto però è in crisi .
23 Şubat 2006 tarihinde 85 yaşında kalp krizi geçirerek ölmüştür.È morto il 23 febbraio 2006 a seguito di un infarto, all'età di 85 anni.
Asya krizinin önemi, hem büyüklüğünden hem de bulaşılıcılığından kaynaklanmaktadır.La violenza di un terremoto è descritta sia dalla magnitudo sia dall'intensità.
Böylece bir hükûmet krizi çıkmış oldu.Una crisi costituzionale si sviluppa.
2001 yılında geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.Un infarto cardiaco nel 1967 pose fine alla sua vita.
Erişim tarihi: 10 Temmuz 2011. ^ "Yemin krizinde Cumhurbaşkanı Gül devrede".Il 10 aprile 2007 dichiara: "Se c'è referendum si rischia la crisi di governo".
Bu saldırılar Türkiye ve İsrail arasında büyük bir diplomatik krize neden oldu.L'incidente ha seriamente compromesso le relazioni tra Turchia e Israele.
2008 mali krizi nedeniyle proje askıya alınmıştır.Lo sviluppo dell'auto venne interrotto in seguito alla crisi economica del 2008.
Bir yıl sonra kalp krizi geçirerek öldü.L'anno successivo fu colpita da un infarto.
ÇÇAH. hastaları krizle ilgili çeşitli belirtiler gösterir.In ogni caso ci sono dei sintomi comuni a coloro che hanno questo tipo di crisi.
30 Nisan 1989'da, Leone 60 yaşındayken kalp krizi sonucu vefat etti.Sergio Leone morí il 30 aprile 1989, all'età di 60 anni, per un attacco cardiaco.
66 yaşında kalp krizinden vefat etti.Morì all'età di 66 anni per attacco cardiaco.
Yalnızca bir kez kalp krizi geçirmiştir.Ha appena subìto un infarto.
Lefkoşa Havalimanı'nın durumu İngiltere ve Türkiye arasında bir krize yol açmıştır.La scoperta determinò una crisi diplomatica tra Gran Bretagna e Iran.
28 Şubat 2010'da Guru, kalp krizi geçirdi ve ardından komaya girdi.Ammalato di mieloma multiplo, il 28 febbraio 2010 è entrato in coma in seguito ad un arresto cardiaco.
Bu yapının bir silahlı çatışma doğuracak krize dönüşmesinden korkulmuştu.La crisi sembrava pronta a trasformarsi in un vero e proprio conflitto armato.
Price sinir krizi geçirir.Sono sul punto di una crisi di nervi.
Bu savaş, Memlüklüleri ekonomik krize soktu.Queste lotte diedero luogo anche a contraccolpi economici.
Ashe 1979'da kalp krizi geçirdi.Morì per problemi cardiaci nel 1979.
"Neymar krizi dinmiyor!".Torna l'incubo Unabomber».
Krizin aşılması adına 24 Ocak Kararları yürürlüğe konuldu.Il 2 giugno la crisi pare superata.
Krizin aşılmasından sonra Angola ile Zaire 22 Temmuz 1977 günü sınır antlaşması imzalarlar.Dopo lunghi negoziati, il 2 luglio 1972 India e Pakistan siglarono quindi l'accordo di Simla.
Merkez bankası politikaları küresel mali krizin ardından gelişmiştir.Senza dubbio il ruolo delle banche è stato centrale nell'estensione della crisi a livello globale.
47 yaşında kalp krizinden vefat etti.Morì all'età di 47 anni per un infarto.
Uzay Yarışı bu kriz ile başlamıştır.La corsa spaziale era cominciata.
16. yüzyılın sonunda ve 17. yüzyılın başlarında Rusya siyasi ve ekonomik bir kriz içindedir.Tra la fine del XV e gli inizi del XVI secolo Sassari visse un periodo di grave crisi economica e sociale.

İlgili Sayfalar