kriz ile cümle

kriz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Odak noktası güç, fakirlik ve uluslararası su krizi üzerineydi.Más allá de la escasez: poder, pobreza y la crisis mundial del agua.
Bu krizin neticesinde seyir sadece Baltık Denizi'nde yürütülmüştür.Como resultado, el crucero fue solo en el Báltico.
1908'de liseden mezun olmadan hemen önce bir sinir krizi geçirdi ve diplomasını alamadı.En 1908, antes de su graduación, sufrió un colapso nervioso y no recibió su diploma.
Eve döndüğünde Will babasının kalp krizi geçirdiğini ve hastanede olduğunu öğrenir.Will regresa a casa y descubre que su padre está en el hospital.
Hong Kong, Malezya, Laos ve Filipinler de bu krizden oldukça etkilenmişlerdir.Hong Kong, Malasia y Laos padecieron también la depresión.
Birleşmiş Milletler'e Barışı koruma, kriz yönetimi ve insani yardım operasyonlarında destek vermek.Mantener la paz, manejo de crisis y operaciones de ayuda humanitaria en apoyo a la ONU.
1998 Rusya ekonomik krizi veya Ruble krizi, 17 Ağustos 1998'de Rusya'da baş gösteren ekonomik kriz.La crisis financiera en Rusia (también llamada la "crisis del rublo") golpeó a Rusia el 17 de agosto de 1998.
Bonn kriz bürosu taleplere karşılık vermemeye karar verdi.El «equipo de crisis» de Bonn decidió nuevamente no acceder a sus demandas.
Döndüğü zaman ülkesi 1893 Krizi’nin ve Oakland’daki işçi huzursuzluklarının etkisi altındaydı.Cuando regresó, el país estaba inmerso en el pánico de 1893 y Oakland azotado por disturbios laborales.
Füze krizi Dünyayı nükleer savaş tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı.Esta crisis llevó al mundo al borde de la guerra nuclear.
Ashe 1979'da kalp krizi geçirdi.Yuen murió de un ataque cardíaco en 1979.
Bu krizden Baha Akşit de nasibini almıştır.Siento esta noche heridas de muerte las palabras.
Hansen 1860'lardan beri frengi hastalığına sahipti fakat 1912 yılında kalp krizinden öldü.Hansen sufría de sífilis desde los 1860s, pero fallece de un ataque cardiaco.
Her iki taraf da kriz dönemlerinde kara propaganda da yapmıştır.Desde ambos sectores del conflicto se introdujo la llamada propaganda negra, sobre todo en periodos de crisis.
Kriz sırasında, daça kırmızı ve siyah bayraklarla kaplandı.En el edificio del sindicato ondeaba la bandera roja y negra.
Bu olay U-2 Krizi'ne neden olmuştur.Este acción llevó a la crisis del U-2 del año 1960.
McCoy 15 Aralık 1955'te Beverly Hills'te kalp krizinden öldü.McCoy murió en 1955 en Beverly Hills, a causa de un ataque al corazón.
Türkiye, 90'lı yıllardaki en derin krizini 1994 yılında yaşamıştır.Fue la tormenta más dañina de Irlanda en los últimos 300 años.
1910 yılında sonraki romanı “Gertrud”, Hesse’yi bir başarı krizine sürüklemiştir.Su siguiente novela, Gertrud (1910), supuso una crisis de creatividad en Hesse.
Krizopras sözcüğü Yunanca chrysos yani "altın" ve prason yani "pırasa" sözcüklerinden türemiştir.La palabra "crisoprasa" viene del griego chrysos, que significa "oro", y prason, que significa "puerro".
İkinci Fas Krizi Berlin tarafından çıkarıldı ve Avrupa büyük güçlerinin arasını açtı.Una segunda crisis marroquí provocada por Berlín incrementó las tensiones entre las potencias europeas.
17. yüzyılın sonlarına doğru Safevi Devleti korkunç ekonomik ve siyasal kriz geçirmekteydi.A finales del siglo XVIII la comarca de la Sierra del Segura vivió una grave crisis social y económica.
Portekiz kanalı RTP 2016 yılında Finansal krizi neden göstererek yarışmadan çekilmiştir.Portugal no concursó en la edición de 2016, debido a problemas financieros.
Futbol sahasında kalp krizi geçirerek öldü.Descripción: Murió de un ataque al corazón durante un partido de fútbol.
Craze 8 Aralık 1998 gününde kalp krizi geçirdi ve hayata gözlerini yumdu.Craze murió de un ataque cardiaco el 8 de diciembre de 1998.
3. sezon sonunda kalp krizi geçirmiştir.La última semana será de infarto.
Dovzhenko, 25 Kasım 1956'da Perşemenko'daki bir daçada kalp krizi nedeniyle öldü.Dovzhenko murió de un ataque al corazón el 25 de noviembre de 1956 en Moscú.
1956 Süveyş Krizi, Mısır açısından askeri bir yenilgi, ancak politik bir zafer olmuştur.La guerra del Sinaí representó una derrota militar para Egipto, pero una victoria moral y política.
Düşmenin nedeni 2007-2010 arasındaki mali kriz olarak gösterildi.Sus prácticas de organización de préstamos se encontraban en el corazón de la crisis financiera de 2007-2010.
Amerika Birleşik Devletleri merkezli uluslararası bankacılık krizi başladı.El proceso de bancarrota en EE.
25 Ocak 2003'te kalp krizi geçirerek ölmüştür.Murió el 25 de enero de 2009 a causa de una dolencia cardíaca.
Ancak krizi başarılı şekilde yönetemedi.Intentó controlar sin éxito la situación.
Mazda’nın döner motorda elde ettiği başarı,1973 petrol krizine kadar devam etti.El éxito del motor rotativo se vio frenado por la Crisis del petróleo de 1973.
Bu iddiaya temel olarak krizin hızı gösterilmektedir.Se basa sobre todo en la velocidad de ejecución.
Endonezya, Güney Kore ve Tayland krizden en çok etkilenen ülkelerdir.Indonesia, Corea del Sur y Tailandia fueron los países más afectados por la crisis.
Charlotte Perkıns Gilman çok ciddi doğum sonrası krizi çekti.En los meses posteriores al nacimiento Gilman sufre una profunda depresión.
Kriz yoksulluk ve işsizliği beraberinde getirmişti.Por primera vez convivían la inflación y el desempleo.
Çok fazla kez sinir krizleri geçirirdi.Suele sufrir ataques nerviosos.
Başkanlığından sonraki dönemde dünya çapındaki birçok krizde ara buluculuk görevini üstlendi.En su rol de vicepresidente, encabezó numerosas misiones diplomáticas alrededor del mundo.
Norman, 64 yaşındayken Melbourne'da 3 Ekim 2006 tarihinde bir kalp krizi sonucu öldü.Norman murió de un ataque al corazón el 3 de octubre de 2006 en Melbourne, a la edad de 64 años.
Yapılan incelemede, uykusunda kalp krizi geçirerek öldüğü anlaşıldı.Los informes sugieren que sufrió un ataque al corazón mientras dormía.
Kronik kalp krizi hastalığına yakalanmıştır.¿Cómo está el estrés ligado a la enfermedad cardíaca?
1990’ların ortasında Bulgaristan’da ağır siyasi ve ekonomik krizler baş gösterdi.En los años 1990 y 2000 viene siendo objeto de intensas disputas políticas.
Bu krizler böbrek taşı acısı gibi şiddetli bir ızdırap verirler.Pocas situaciones de emergencia plantean un desafío tan grande como el trauma en el cuello.
Ana madde: Kalp masajı Kalp krizi, her yaştaki insanda görülebilecek bir durumdur.Médico: El tratamiento médico está indicado para tratamiento de la falla cardíaca a cualquier edad.
Yaşanan bu kriz ekonomide zor günlerin başlangıcı oldu.Esta crisis financiera se produjo en el contexto del comienzo de una desaceleración económica mundial.
ÇÇAH. de, Uzun vadede krizle ilgili olmayan birçok belirti görülür.Ni tampoco nada de muchos factores incontrolables que afectan a la duración de la vida.
Kriz Ekonomisi Dünya Ekonomisinin Çöküşü Ve Geleceği.El ahorro es igualmente importante para el futuro y el presente económico de cualquier nación.
Kriz Ekonomisi.Crisis económica.
Maliye bir kriz ortamına girmiştir.Estaba en una crisis financiera.
Mayıs 1943'te Daluege büyük bir kalp krizi geçirdi ve ağır bir şekilde hastalandı.En mayo de 1949, cayó enferma y sufrió pleuresía aguda.
Ancak kulübün içinde bulunduğu kriz nedeniyle stadın tamamlanma tarihi bilinmemektedir.Su tarea extradeportiva dentro del club no terminó aquí.
1941 yılında kalp krizinden vefat etti.Falleció en 1941 de un ataque cardíaco en la vereda.
1929-da başlayan büyük dünya krizi dolayıyla şehrin nüfusu bir düşüşe geçti.La Gran Depresión, que se inició en 1929, arruinó la economía del estado.
Krizler birkaç ayda bir tekrarlayabileceği gibi, bazen yıllarca görülmüyor.Ocasionalmente, esto no ocurriría durante meses.
Bu kriz neredeyse tüm 90'lı yıllar boyunca sürmüştür.Esto hizo desviar la investigación por más de noventa años.
Gündem "Yeni Avrupa'daki kriz" idi.«Day en Nueva York».
Graf'ın babası ve dedesi daha önce benzer bir yaşta kalp krizi nedeniyle ölmüştü.Su padre y su bisabuelo también fallecieron de un infarto a los 51 años.
Bu görevi sırasında kalp krizi geçirerek vefat etmiştir.Mientras actuaba allí sufrió un ataque al corazón.
"İtalya'da 'görülmemiş kriz': Hükümet kurma çalışmaları çöktü".«"En el espacio público ideal el conflicto es continuo"» El País.

İlgili Sayfalar