kriz ile cümle
kriz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O kriz milleti ikiye bölünmekle tehdit etti.That crisis threatened to split the nation in two.
Kriz zamanında nasıl para kazanıldığını bilen biri var mı?Does someone know how to earn money in time of crisis?
Yardımın olmadan o krizden kurtulamazdım.Without your help, I couldn't have ridden out that crisis.
Tom hiç kalp krizi geçirmedi.Tom has never had a heart attack.
Tom bir kalp krizi geçirdi.Tom has had a heart attack.
Tom Mary'nin bir epilepsi krizi olduğunda ne yapacağını biliyor.Tom knows what to do when Mary has an epileptic seizure.
Tom Mary'nin çatının kenarında durduğunu gördüğü zaman neredeyse kalp krizi geçirmişti.Tom nearly had a heart attack when he saw Mary standing on the edge of the roof.
Tom geçen yıl bir kalp krizi geçirdi.Tom had a heart attack last year.
Tom bir kalp krizinden öldü.Tom died of a heart attack.
Başbakan uzun uzun mali kriz hakkında konuştu.The prime minister spoke about the financial crisis at length.
Eleştiriler krizi çözmez.Critics do not solve the crisis.
Üç kalp krizi atlattı.He has lived through three heart attacks.
O, çarpışmada ölmedi, aslında kazadan önce bir kalp krizi geçirdi.He did not die in the collision. Actually, he had a heart attack before crashing.
Şimdiki ekonomik kriz için cumhuriyetçi parti suçlanacak mı?Is the GOP to blame for the current economic crisis?
Neredeyse kalp krizi geçiriyordum.I almost had a heart attack.
O hafif bir kalp krizi geçirdi.He had a mild heart attack.
Fransa'daki bir kriz Amerika Birleşik Devletleri için kötü olabilir.A crisis in France could be bad for the United States.
Bir biyolojik çeşitlilik krizi yaşıyoruz.We are living through a biodiversity crisis.
İtalya kendi tarihindeki en kötü ekonomik krizin içinde.Italy is having the worst economical crisis in its history.
İtalya, tarihindeki en kötü ekonomik krizi yaşıyor.Italy is having the worst economical crisis in its history.
Bu kriz ne zaman bitecek?When is this crisis going to be over?
Onun şirketi krizi atlatamadı.His company didn't survive the crisis.
Onun şirketi kriz sırasında iflas etti.His company went under during the crisis.
Bir ekonomik kriz yıl sonunda vuracak.An economic crisis will hit at the end of the year.
Avrupa krizde.Europe is in crisis.
Kalp krizi geçireceğimi sandım.I thought I was going to have a heart attack.
Ne krizi? Kendimi rahat hissediyorum.What crisis? I feel comfortable.
Tom bir kalp krizinden muzdaripti ve ambulans beklerken neredeyse ölüyordu.Tom suffered from a heart attack and almost died waiting for the ambulance.
Onlar sinir krizi geçiriyorlardı.They were cracking up.
Ben bir aile krizine sahibim.I had a family emergency.
Kriz geçirdim.I had a seizure.
Neredeyse bir kalp krizi geçiriyordum.I nearly had a heart attack.
Bir orta-yaş krizine giriyor.He's going through a mid-life crisis.
Kalp krizi geçireceğim.I'm going to have a heart attack.
Ben bir kalp krizi geçiriyorum.I'm having a heart attack.
Tom bir astım krizi geçirdi.Tom had an asthma attack.
Tom bir kriz yaşıyor.Tom is having a crisis.
Bir krizimiz var.We have a crisis.
Almanya finansal kriz tarafından çarpıldı.Germany was hit hard by the financial crisis.
Mali kriz Almanya'yı vurdu.Germany was hit hard by the financial crisis.
Bu şiddetli krizin yakında sona ermesi için dua edelim.Let us pray that this violent crisis would soon be over.
Onun ne zaman sinir krizi geçireceğini hiçbir zaman önceden kestiremezsin.You never know when he's going to throw another tantrum.
Tom kıskançlık krizine girmişti.Tom was overcome with jealousy.
O sinir krizi geçirdi.She had a nervous breakdown.
Bir anksiyete krizi geçirdim.I had an anxiety attack.
Tom sinir krizi geçirdi.Tom had a nervous breakdown.
Obama mali kriz üzerinde odaklandı.Obama focused on the financial crisis.
Bir krizin ortasındayız.We're in the middle of a crisis.
Tom az önce bir kalp krizi geçirdi.Tom just had a heart attack.
Kriz tehlikeli bir aşamaya giriyor.The crisis is entering a dangerous phase.
Beyaz Saray, krizin tırmanabileceğinden endişe ediyor.The White House worries that the crisis could escalate.
Onun atı kalp krizi geçirdi.His horse had a heart attack.
Atı kalp krizi geçirdi.Her horse had a heart attack.
Tom hafif bir kalp krizi geçirdi.Tom had a mild heart attack.
O bir kalp krizi geçirecek.She's going to have a heart attack.
Onlar krize yanıt vermek için para sıkıntısı çekiyorlar.They are short of money to respond to the crisis.
Kriz ülkemizi doğrudan etkiledi.The crisis directly affected our country.
Tom bir kalp krizi geçirip uykusunda öldü.Tom had a heart attack and died in his sleep.
Sadece bir kalp krizi geçirdin.You just had a heart attack.
Mali krizden dolayı, o çok iyi bir yıl değildi.Because of the financial crisis, that wasn't a very good year.