Blair: Türkiye'nin AB üyeliği Avrupa'nın geleceği açısından kritik önem taşıyorBlair: Turkey's EU accession of critical importance to Europe's future
Kıbrıs müzakereleri kritik safhadaCyprus talks at critical stage
Reformlar, fonları kullanma kapasitesi üzerinde etkili olmaları itibariyle kritik önem taşıyor.Reforms are crucial -- they condition the capacity to absorb funds.
Sürdürülebilirlik için iki kritik değişiklik gerekiyor.For sustainability, two critical changes are needed.
Olayda bir işi öldü ve birinin durumu kritik olmak üzere dokuz kişi yaralandı.It claimed one life and injured nine people, one critically.
Yangında dört yenidoğan hayatını kaybetti ve dördü de kritik derecede yaralandı.Four newborns were killed and seven were critically injured.
IPA fonları, Balkan ülkelerinin AB ile uyumlaşmalarında kritik öneme sahip. [Reuters]IPA funds are critical to bringing Balkan countries in alignment with the EU. [Reuters]
EULEX için kritik bir an, geçen yıl Agim Zogaj'ın Almanya'da gerçekleşen intiharıydı.A critical moment for EULEX was last year's suicide of Agim Zogaj in Germany.
Lahey savcısı Brammertz, kritik raporunu BM'ye sunduHague tribunal's Brammertz delivers critical report at the UN
Kanserin beynine yayılması nedeniyle durumu kritik.He is in critical condition, now that cancer has spread to the brain.
Verheugen: Romanya'nın AB'ye Katılımı İçin Dört Alan KritikVerheugen: Progress in Four Areas Critical for Romania's EU Entry
Ciddi şekilde yaralanan Luciç günlerce kritik durumda kaldı ve defalarca ameliyat edildi.He suffered severe injuries, was in critical condition for days and endured several operations.
Kritik maçta uyguladığı savunma stratejisi Romanya takımının kaderini belirledi.The Romanian team's defensive strategy in the crucial match sealed its fate.
Dünyadaki en kritik bölgede küresel barışın korunmasına yardımcı olmak için çalışacaklar", dedi."They are going to help keep global peace at the most critical place on the planet."
Ünlü Türk şarkıcı İbrahim Tatlıses'in durumu kritik. [Reuters]Popular Turkish singer Ibrahim Tatlises is in a critical condition. [Reuters]
Gözlemcilerin de kabul ettiği gibi, Kosova kritik ekonomik zorluklarla karşı karşıya.Kosovo, observers agree, faces grave economic challenges.
Verheugen Romanya'nın AB Üyeliği Yolunda İlerlediğini, Fakat 2003'ün Kritik Bir Yıl Olduğunu SöylediVerheugen Says Romania Making EU Accession Progress, But 2003 Critical
Talat göreve yeniden aday olacak ve ilerleme sağlanması bu amacı için kritik önem taşıyor.Talat is running for re-election and progress is critical to his bid.
Yerel yönetimin de bir diğer kritik konu olması bekleniyor.Decentralisation is expected to be another critical issue.
Gıda güvenliği yöneticilerinin tayin ettiği en bilinen kritik kontrol noktası pişirmedir.The most common CCP is cooking, where food safety managers designate critical limits.
Kritik yanıtCritical response
Bunlarla birlikte dahi kritik yansıma açısı enerjiye bağlıdır.Even with these the critical reflection angle is energy dependent.
Altın için 1 keV da kritik yansıma açısı 2.4 derecedir.[11]For gold at 1 keV, the critical reflection angle is 2.4 degrees.[11]
Eudoxus'un sisteminin birkaç kritik hatası vardı.The Eudoxan system had several critical flaws.
Bu modelde ses hızı, geçildiği takdirde süperakışkanlığın yok olduğu kritik hızdır.In this model, the sound velocity is the "critical velocity" above which superfluidity is destroyed.
İkincisi gaz ve sıvı arasındaki farkın yok olduğu kritik noktada biter.This latter ends in the critical point where the difference between gas and liquid disappears.
Kritik resepsiyonCritical Reception
Kritik yarış teorisi tanımıCritical race theory definition
Kritik cevapCritical response
Uluslararası işbirliği, BIS’in faaliyetleri için kritik önem taşır.International cooperation is critical to BIS's activities.
Aufklärung und Kritik: s. 38.Aufklärung und Kritik.
Ancak yara kritik bir hale geldi ve acil hastaneye kaldırıldı.She wrote her first poems about the War while in the hospital.
12 Mart 1944'te Nazi birliklerine kritik Macar tesislerini ele geçirmelerini emretti.On 12 March 1944, he ordered German troops to capture critical Hungarian facilities.
Lennon ve Good Vibrations gibi müzik kutusu müzikaller kritik ve finansal bozgunlardı.Some jukebox musicals, like Lennon and Good Vibrations have been critical and financial flops.
1996 yılında Charlotte Brontë romanı Jane Eyre’nin uyarlaması bir başka kritik başarıydı.His 1996 adaptation of the Charlotte Brontë novel Jane Eyre was a critical success.
Kritik YorumlarCritical response
Kritik eleştirilerCritical response
Sepsis gibi durumu kritik olan hastaların yaklaşık %40'ında troponinler artmıştır.Troponins are increased in around 40% of patients with critical illnesses such as sepsis.
Viral glikoproteinler virüs-hücre birleşiminde (füzyon) kritik bir rol oynar.Viral glycoproteins play a critical role in virus-to-cell fusion.
Brown ve Kulik, flaş bellek oluşumunda olayın öneminin kritik bir değişken olduğunu vurguladılar.Brown and Kulik emphasized that importance is a critical variable in flashbulb memory formation.
Katılımcıların genellikle kritik kelime için sahip oldukları yanlış bellekleri vardır.Participants often have a false memory for the critical word.
Sıvının başlangıç hızı kritik hızın altındaysa, sıçrama olmaz.If the initial speed of the fluid is below the critical speed, then no jump is possible.
Bu korunan bölüm kritik bölüm veya kritik alandır.This protected section is the critical section or critical region.
Bombalama, tarihte Afroamerikan sivil haklar hareketinde kritik ve önemli bir andır.The bombing is marked in history as a critical and pivotal moment in the Civil Rights Movement.
Bu, kritik evrede nöroplastisitenin gerçekleştiği anlamına geliyordu.This implied neuroplasticity during the critical period.
Ancak Merzenich, nöroplastisitenin kritik evreden sonra da meydana gelebileceğini savundu.However, Merzenich argued that neuroplasticity could occur beyond the critical period.
Flashbulb anılar Flashbulb anılar, büyük bir olayla ilgili kritik otobiyografik anılardır.Flashbulb memories Flashbulb memories are critical autobiographical memories about a major event.
Kritik TepkiCritical response
Lipid çift tabakası hücre zarının kritik bir bileşenidir.The lipid bilayer is a critical component of the cell membrane.
Telomerler kritik bir uzunluğa indiğinde ise hücre bölünmesi durur.Cell division will cease once telomeres shorten to a critical length.
Kasım 2016'da yayınlanan[1] film, ticari ve kritik bir başarıydı.It was released in November 2016.[5] The film was a commercial and critical success.
Yeni bir fazın çekirdeğinin kararlı olabilmesi için kritik bir boyuta ulaşması gerekir.In order for the nucleus of a new phase to be stable, it must reach a critical size.
Kritik bağlantı noktalarında sadece kanüllerin uzunlamasına yönelimi kullanılır.Only the longitudinal orientation of cannulas is used at critical junctures.
Ameliyat öncesi kritik lenfatik yapılar taranır ve işaretlenir.Preoperatively critical lymphatic structures are scanned and marked.
Bu, kiriş tablolarını hesaplamanın eski yönteminde kritik bir adımdı. [1]This was a critical step in the ancient method of calculating tables of chords.[11]
Arazinin önemli avantajına rağmen, öncünün rahatlaması kritik bir şekilde gerekli hâle geldi.Despite the crucial advantage of the terrain, relief for the vanguard became critically necessary.
Reaktör kritik hale geldiğinde orada bulunan tek kadındı.She was the only woman present when the reactor went critical.
Hepsi, Monachil'deki Evans gibi kritik düşme veya lastik patlaması sorunları yaşadı.All of them suffered critical falls or punctures such as Evans in Monachil.
Hausdorff, Nietzsche'nin son dönem çalışmalarına kritik mesafeyi korudu.Hausdorff maintained critical distance to the late works of Nietzsche.
Nietzsche'nin kendisinden aldığı kritik standardı,His critical standard he took from Nietzsche himself,