İşte burada kritik fiyata ulaşmakta olan bir başka teknoloji var.Here's another technology that's approaching a critical price.
Şimdi kritik kitleye geçmiş bulunuyoruz.Now we've switched to critical mass.
Bu teknolojiler artık kritik kitleleri vuran teknolojiler.These are now technologies that are hitting critical mass.
Temiz toprak kritik bir problem - Meksika Körfezi'ndeki nitrifikasyon, ölü bölgeler.Clean soil is a critical problem -- the nitrification, the dead zones in the Gulf of Mexico.
Bakın, buradaki kritik nokta şudur; matematik, hesaplamakla aynı şey değildir.See, crucial point here: math is not equal to calculating.
Ve burada kritik bir bilmece vardır.And therein lies a critical puzzle.
Burada gördüğümüz dilin bir kritik öğrenme süreci olduğudur.What we see here is that language has a critical period for learning.
Ve soru şudur, bu iki aylık kritik dönemde ne oluyor?So the question is: What's happening during this critical two-month period?
Burada gördüğümüz kritik dönemin ne hakkında olduğuna dair modellerimizi değiştiriyor.So what we're seeing here is changing our models of what the critical period is about.
Büyükannemin durumu... kritik.Granny is... critical?
Kritik durumda.In critical condition...
Sonuç filmlerinin CDsini aldı ve bütün bu kritik noktalara baktı.So she pulled up the CD of the scan images, and look at all those hot spots.
Bu araçlar önce kritik işlemlerini denetlemek için yararlıdırThis is particularly useful for checking tools before critical operations
Kiţiler gerçekten kritik öneme sahip.The people are really key.
Tüm bu dediklerim harika, kritik ve önemli şeyler.Those things all are great, and critical and important.
Kritik mi?Is he in critical condition?
Kritik evreyi atlattığını söylüyor.He says that he's overcome a critical stage.
İlk üç yılın ne denli kritik olduğunu bilmiyorduk.We didn't know how critical those first three years were.
Hem de bunun çok kritik olduğunu bile bile.But we know this is critical.
Kritik nokta bugün. Çünkü bugün bir şey yapabilirsiniz.The high stakes is today, because you can do something about it.
Bu çok kritik bir hataydı.This was a critical mistake.
Ve bu da cazibenin kritik bir yönü.And this is one of the critical aspects of glamour.
Dizüstü istememizin sebebi kritik olan kelimenin "eğitim" olması, dizüstü değil.The reason you want laptops is that the word is education, not laptop.
Ana akım medya Kissinger'ın vizyonu bile kritik erken yetmişli yıllarda.I said that our goal was a Europe whole and free.
Bilirsiniz, perspektif kritik derecede önemli hayatla mücadele stratejilerinden biridir.You know, perspective is one of these critically important
Başarız oldu, ama kritik değilFailed, but not critical
Kritik Hata, Kile doğru çalışmayacakCritical failure, Kile will not function properly
Kritik hataCritical failure
Kritik İletiCommentCritical Message
Kritik bir ileti gösterildiNameA critical message is being shown
Alıcı kritik limiti geçtiNameSensor exceeded critical limit
Kritik bildirimCommentCritical notification
Bir kritik olayı bildirirNameNotifies a critical event
Pil seviyesi kritik düzye ulaştığındaCommentBattery at critical level
Pil seviyeniz kritik düzeye ulaştı: Kaydedilmemiş verilerinizi en kısa sürede kaydedin.Your battery level is critical: save your work as soon as possible.
Kalan pil süresi kritik düzeye ulaştığındaWhen battery remaining is critical
Pil kritik seviyesiBattery is at critical level at
Kritik pil seviyesiCritical battery level
Kritik hata: İleti gönderilmeden önce filtreler uygulanamıyor (boş alan kalmamış olabilir mi?)Critical error: Unable to execute filters before sending message (out of space?)
Kritik bir hata oluştu. İşlem burada duruyor.A critical error occurred. Processing stops here.
[% 2] üzerindeki [% 1] aygıtı kritik derecede dolu. Warning device getting critically fullDevice [%1] on [%2] is critically full.
Kritik YolCritical Path
Kritik- olmayanNon-critical
Kritik yolu gösterShow critical path
Kalan pil süresi kritik durumda iseWhen battery remaining is critical
Kritik tarihi bir an ama herkes sıradan bir gün olduğunu düşünüyor.In a critical historical moment, everyone thinks it is just an ordinary day.
Raporda insan kaçakçılığı sorununun en kritik olduğu ülkeler sıralanıyor.It lists the countries where the human trafficking situation is seen as most critical.
Şubat ayının son haftası Kıbrıs için oldukça kritik önemdeydi.The last week of February was a critical one in Cyprus, but ended without a solution.
Topiç, "Kendi başlarına düşünebilen kritik bir aydın kitlesi yok."There is no critical mass of intellectuals who think on their own.
Diyaloğa geri dönmek ve mevcut sorunları bir an önce çözmek kritik önem taşıyor." dedi.It's critical to return to the dialogue and resolve the underlying issues without delay," she said.
AB Fonlarının Kullanım Kapasitesi Üye Olmak İsteyen Ülkeler Açısından Kritik Rol OynuyorAbsorption Capacity of EU Funds Plays Critical Role for Membership Seeking Countries
Papandreu, bunun ülkenin hayatta kalabilmesi için kritik derecede önemli bir hamle olduğunu söyledi.A move, Papandreou said was critical to the country's survival.
IOC, bazı tesislerin teslim tarihi açısından kritik durumda olduğu konusunda uyarıda bulunmuştu.The IOC has warned that some of the venues are in a critical position as regards the timetable.
Rehn, bölgedeki diğer ülkeler içinse bu yılın kritik önem taşıdığını söyledi.As for the other countries in the region, Rehn said this year would be critical.
Göçmenlerin gönderdiği dövizler, Kosova halkının geçimi için kritik önem taşıyorKosovo: money from abroad critical when the cupboard is bare
Ancak bazı kritik projeler henüz tamamlanmış değil.However, some critical projects have not been completed.
Sıradan bir gazeteci değildi: Türkiye’deki her kritik soruna dokunuyordu.He was not an ordinary journalist: he was touching every critical issue of Turkey.
Suriye'deki Esad rejimi İran'a Arap dünyasıyla kritik bir bağlantı sağlıyor.The Assad regime in Syria provides Iran with a critical connection to the Arab world.
Para aklama ise hâlâ kritik bir alan”, dedi.Money laundering is still a critical area."
İşte tam da bu noktada Kosova hükümetinin kritik rolü devreye giriyor.And here enters precisely the crucial role of the Kosovo government.