Ana içeriğe geç
Sözlük

kritik ile cümle

kritik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
(Zayıf etkileşme => büyük uzaklık, düşük kritik sıcaklık).Sen on oltava riittävän herkkä, (pieni minimisignaali).
Kritik bir biçimde yaralanan Selena, yardım almak için lobiye doğru koştu.Σοβαρά τραυματισμένη η Σελίνα έτρεξε προς το λόμπι για βοήθεια.
Riverdale'in ilk sezonu genellikle eleştirmenlerden olumlu kritikler almıştır.Η πρώτη σεζόν του Riverdale έλαβε γενικά θετικές κριτικές από τους κριτικούς.
Kritik yol bulunur.Ένας κριτικός οδηγός, εκδ.
Film kritik ve ticari bir başarısızlık olarak ortaya çıktı.Η ταινία αποτέλεσε κριτική και εμπορική αποτυχία.
Eylemleriyle Roma Cumhuriyeti'nin Roma İmparatorluğu'na dönüşmesinde kritik bir rol oynamıştır.Έπαιξε πρωτεύοντα ρόλο στον μετασχηματισμό της Ρωμαϊκής Δημοκρατίας στην Ρωμαϊκή αυτοκρατορία.
Suda, kritik nokta yaklaşık 647 K (374 °C veya 705 °F) 22,064 MPa gerçekleşir.Στο νερό, το κρίσιμο σημείο συμβαίνει περίπου σε 647 K (374 °C; 705 °F) και 22.064 MPa (3200 PSIA ή 218 atm).
Kritik safha 1-2 gün sürer.Ο οίστρος διαρκεί 1-2 ημέρες.
Marksist olmayan kapitalist sistem kritikçisi.Ήταν ένας μη μαρξιστής σοσιαλιστής.
Durum çok kritiktir.Οι στιγμές είναι ιδιαίτερα κρίσιμες.
Geçen birkaç gün içerisinde 838 tüp dolduruldu ve reaktör kritik bir hale geldi.I løbet af de følgende dage blev 838 uranstave indført og reaktoren blev kritisk.
Buradaki kritik nokta olabilirliktir.Der kan kritikken nå igennem.
Kritik saat yaklaştı.Uret tikker.
Bu tür Gizli kritik tehlike altındadır.Listes som kritisk truet.
Fakat bu önerinin aksini iddia eden büyük bir grup kritik de bulunmaktadır.Der er i grunden kun ét punkt, på hvilket han giver kritikken ret.
Geçen birkaç gün içerisinde 838 tüp dolduruldu ve reaktör kritik bir hale geldi.I løpet av de neste dagene ble 838 uranstaver ført inn og reaktoren ble kritisk.
Eserleri atom bombası için kritik kütle hesaplamaları içeriyordu.Hans arbeid omfattet kalkulasjon av kritisk masse for atombomben.
Ekim ayının son haftası Stalingrad savunmacıları için en kritik günlerdir.Torsdag var også den dødeligste dagen for koalisjonsstyrkene.
Eylemleriyle Roma Cumhuriyeti'nin Roma İmparatorluğu'na dönüşmesinde kritik bir rol oynamıştır.Han spilte en viktig rolle i den gradvise overgangen fra den romerske republikk til det romerske keiserriket.
Durum çok kritiktir.Situasjonen ble kritisk.
Hirolanın nesli kritik tehlikededir ve 500 ila 1200 adet kaldığı tahmin edilmektedir.Karmaugla er kritisk truet, og det foreløpige antallet er anslått til under 250 ugler.
UFC 40, Zuffa döneminde en kritik etkinliklerden biri oldu.UFC 40 blir ofte omtalte som et av de viktigste arrangementene i UFC sin historie.
Kırmızı, kritik bir iletiyi gösterir, ör.Sammenlagtmedaljer Distansemedaljer ^ Trond Eng, red.
Sosyal kritik yönü koleksiyonlar da belli oluyor.Likeså følger store sosialpolitiske forkastninger.
Kritik vuruşlar, maksimum yaşam puanını fazladan 10% düşürür.En god skjøt vil redusere styrken med om lag 10%.
Sovyet savunma cephesi, 11 Temmuz'da kritik bir duruma gelmişti.EF-domstolen bekreftet delvis streikeretten i sin kjennelse 11. desember 2007.
Gün boyunca kritik noktalarda elleri yıkamak ve sabunla yıkamak önemlidir.Det er blant annet lang tradisjon med å vaske på dagen og pynte på kvelden.
Eğer bir kişi hastalığın kritik evresini atlattıysa, furosemid (Lasix) gibi bir kıvrım diüretiği verilebilir.Jika pasien tidak lagi berada dalam masa kritis, pasien bisa diberikan diuretik furosemide (Lasix).
Bu hızlı ilerleyen tanklar ve diğer zırhlı araçlar Blitzkrieg'ın kritik unsurları olmuşlardır.Tank-tank ringan dan kendaraan lapis baja lainnya menjadi unsur paling penting dalam blitzkrieg.
İkisi çocuk olmak üzere, yaralıların en az 15 tanesi 16 Nisan tarihinde kritik durumda bulunmaktaydı.Dari jumlah tersebut, 15 orang sedang dalam kondisi kritis per 16 April.
Yaralılardan 2'si saldırıdan sonra kritik durumda kaldı.Dua korban yang terluka mengalami kondisi krtis setelah serangan.
Sıvı ve gazın ayırt edilmediği hale kritik nokta denir..Pada titik kritis, cairan dan gas menjadi tak dapat dibedakan.
Kitap okurlar ve kritikler arasında ilgi uyandırmadı.Kadang-kadang kebiasaannya ini mengganggu pembaca dan kritikus.
Kritik nokta, termodinamikte bir faz denge eğrisinin son noktasıdır.Dalam termodinamika, titik kritis adalah titik akhir kurva kesetimbangan fasa.
Suda, kritik nokta yaklaşık 647 K (374 °C veya 705 °F) 22,064 MPa gerçekleşir.Untuk air, titik kritis terjadi di sekitar suhu 647 K (374 °C; 705 °F) pada tekanan 22.064 MPa.
Durum çok kritiktir.Situasi ini kritis.
Manhattan Projesi'nde Feynman, kritik kütle için gerekli olan uranyum miktarını tespit etmek için çalıştı.Heinsenberg dianggap salah menghitung massa kritikal uranium yang dibutuhkan sebuah bom atom.
Eudoxus'un sisteminin birkaç kritik hatası vardı.Mô hình của Eudoxus đã có một vài điểm bị chỉ trích.
Geçen birkaç gün içerisinde 838 tüp dolduruldu ve reaktör kritik bir hale geldi.Mấy ngày sau đó, 838 ống được đưa vào lò phản ứng đạt tái điểm tới hạn.
Birlik savaş kalanında kritik bir sınır eyaleti olan Kentucky'nin kontrolünü elinde tuttu. ^ Kennedy, pp. 127.Đây cũng là trận đánh lớn nhất diễn ra trong lãnh thổ bang Kentucky của Nội chiến Hoa Kỳ. ^ Kennedy, trg 127.
Göring'in Luftwaffe'si, 1940 yılının Mayıs ayında Hollanda, Belçika ve Fransa savaşları'nda kritik rol oynadı.Luftwaffe của Göring đóng vai trò quan trọng trong các trận Hà Lan, Bỉ và Pháp trong mùa xuân năm 1940.
Eylemleriyle Roma Cumhuriyeti'nin Roma İmparatorluğu'na dönüşmesinde kritik bir rol oynamıştır.Ông đóng một vai trò then chốt trong sự chuyển đổi Cộng hòa La Mã thành Đế chế La Mã.
En kritik tehlike altındaki alttürdür ve soyunun tükenmesi neredeyse kesindir.Đây là nòi đang nằm trong tình trạng nguy hiểm nhất, và gần như sẽ trở thành tuyệt chủng.
Kursk Savaşı, 11 ve 12 Temmuz’da kritik bir evreye ulaştı.クルスクの戦いは7月11、12日に最高潮を迎えた。
En yüksek sıcaklıkta verilen bir sıvı kritik sıcaklıkta var olabilir.ある液体が存在しうる最も高い温度を臨界温度という。
Kennedy'nin hayatı durumu son derece kritiktir.ケネディ 非常に重要な問題を提起しています。
5 Ağustostaki Spicheren Muharebesi, Fransızların üç kritik yenilgisinden ikincisidir.8月5日のスピシャランの戦いは、この戦争におけるフランスの3度にわたる決定的な敗北の中でも2番目に大きな敗北となった。
Bu gergin dönemin içinde böyle kritik bir karar verebilmek çok zordu.あの状況で冷静な判断が出来ることがどれだけ難しいか。
Bu yüksek kritik sıcaklıklar için henüz bir açıklama yoktur.このような高温を維持するのに必要な熱源については未だ分かっていない。
Kritik saat yaklaştı.時刻はおおよその目安。
Bu nokta, düşmanın kritik “bağlantı noktası”dır.そこは、敵の最終基地なのか――!
Öte yandan yüksek dozda ilaç alan Dr. Tancredi’nin durumu kritiktir.多数派として認められたメダロット博士などに対し嫉妬している。
Kırmızı, kritik bir iletiyi gösterir, ör.攻撃重視 識別カラーは赤。
Kritik yoğunluk yönteminde az önce belirtildiği gibi sıradan madde, bütün enerji/madde’nin % 4.8’idir.如同臨界密度方法,普通物質佔了全部質量/能量的4.8%。
Aynı açıklamalarda F-22'lerin her 1.7 saatlik uçuşunda kritik bir arıza meydana geldiğinden söz edilmiştir.其它報導提到平均每飛行1.7小時,F-22就會有重大的系統錯誤而無法執行任務。
Eudoxus'un sisteminin birkaç kritik hatası vardı.欧多克斯的同心球体系有几个重要的缺陷。
Bu nedenle, tedaviye erkenden başlanması kritik öneme sahiptir.所以及早治疗是关键。
Buradaki kritik nokta olabilirliktir.最后一项因素或许是最关键的。
Başarılı anahtar yönetimi, bir kripto sisteminind güvenliği için kritiktir.成功的密钥管理对密码系统的安全性至关重要。
Suda, kritik nokta yaklaşık 647 K (374 °C veya 705 °F) 22,064 MPa gerçekleşir.水的臨界點是647K(374 °C)及22.064MPa。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod