Ana içeriğe geç
Sözlük

kritik ile cümle

kritik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Teknik şartları kritik bir evreden yazabilir.技术写作必须准确。
Fakat bazı belirli durumlarda yük düşük hızda olsa bile, kritik biçimde önemlidir.这个理论即使在低速度的情况下车祸时的力太大,相对而言人体太脆弱。
Gıdalar HACCP (Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları) konseptine odaklı.此外,李錦記亦已獲得了「危害分析重要管制點」認證(Hazard Analysis and Critical Control Points, HACCP)。
Kritik saat yaklaştı.钟会犹豫未决。
Bu bölümde öğrencinin kritik düşünme yeteneği ölçülür.培養學生的批判性思考能力。
Bu film kritiklerin ve TV seyircisinin çok övgüsünü çekmiştir.이 영화는 너무나 많은 찬사를 받았고 영화 비평가들과 단체들에게서 수많은 칭찬을 받았다.
Eylemleriyle Roma Cumhuriyeti'nin Roma İmparatorluğu'na dönüşmesinde kritik bir rol oynamıştır.그는 로마 공화국이 로마 제국으로 바뀌는 데 결정적인 역할을 한 인물 중 한 사람이다.
2001 Mart’ında 39 K kritik sıcaklıkta Magnezyum diborürün (mgB2) süperiletken olduğu bulunmuştur.예시로 2001년에 39 K의 초전도를 나타내서 유명하게된 MgB2 (이붕화 마그네슘)가 있다.
Kritik tehlikedeki türler (CR), neslinin tükenme riski had safhada olan türlerdir.절멸 위급(CR, Critically Endangered) - 야생에서 절멸할 가능성이 대단히 높음.
Maç sonrası düzenlenen toplantıda Kahn, mevkidaşını yaptığı iki kritik kurtarışı için övdü.칸은 경기 후의 기자회견에서 레만이 두 차례 승부차기를 선방한 것에 대해 칭찬을 하였다.
Eserleri atom bombası için kritik kütle hesaplamaları içeriyordu.그의 업무는 원자폭탄의 임계질량을 계산하는 일이었다.
Kritik sıcaklık her malzeme için farklı.טמפרטורות המעבר שונות עבור כל חומר.
Kavraması katı mekaniğin modern bilimini geliştirmekte kritikti.תובנה זו הייתה קריטית בפיתוח המדע המודרני של מכניקת מוצקים.
Kritik vuruşlar, maksimum yaşam puanını fazladan 10% düşürür.כלי נשק כבדים מאטים את השחקן ב-10%.
Kritikler Evanescence'ı farklı türden gruplarla karşılaştırmaktadır.שאר המדענים מעליבים את אנונצ'יו בדרכים שונות.
Bunun üzerine reaktörün kritik bir duruma geldiğini öğrenirler.לכן במקרה כזה הזמן שבו המכשיר נחשף להתקפה קריטי.
İçinde var olan toplumsal düzen ile aydınlanmanın kritik tartışması da yansıtılmıştır.הרשימה עוררה ביקורת גם על הכללת אנשים שנויים במחלוקת.
Durum çok kritiktir.Положението е критическо.
Kritik safha 1-2 gün sürer.Критичният стадий обикновено продължава 1 до 2 дни.
Kişinin bakış açısındaki bu kritik kayma gerçekleştiği zaman, itaatin tüm öznitelikleri bunu izler".Всичките наоколо, като видяха тази трагическа сцена, последваха примера на другарите си.”
Hirolanın nesli kritik tehlikededir ve 500 ila 1200 adet kaldığı tahmin edilmektedir.Самият автор е по-скромен и оценява, че е написал около 1500 драми.
Kritik farklar nelerdir?Що е критика?
Finalin en kritik yanı ise çok az bir çekim ekibi ve izleyicisiz çekilmesiydi.Най-съществените части от финала са заснети без публика и с минимален брой екип.
En yüksek sıcaklıkta verilen bir sıvı kritik sıcaklıkta var olabilir.Най-високата температура, при която дадена течност може да съществува, е нейната критична точка.
Bu tür şimdi resmi olarak kritik tehlike sınırındadır.Видът е класифициран като критично застрашен.
Bu sınır genişletme döneminde ekonomik sorunlar kritik bir problem haline gelecekti.В период на рецесия изразходването на средства става обект на критика.
Sosyal kritik yönü koleksiyonlar da belli oluyor.Također je uočljiva i kritika potrošačkog društva.
Kritik derecede tehlike altında olan türlerden biridir.Kritično je ugrožena vrsta.
Birçok uçakta kritik yatış açısı 60 derecedir.Za većinu zrakoplova kritični napadni kut je oko 15°.
Film kritik ve ticari bir başarısızlık olarak ortaya çıktı.Film se pokazao komercijalnim i kritičkim neuspjehom.
Suda, kritik nokta yaklaşık 647 K (374 °C veya 705 °F) 22,064 MPa gerçekleşir.Za vodu kritična točka nalazi se na 647 K i oko 22,064 MPa.
Maç sonrası düzenlenen toplantıda Kahn, mevkidaşını yaptığı iki kritik kurtarışı için övdü.U novinarskoj konferenciji nakon utakmice, Kahn je javno pohvalio Lehmanna za dva obranjena jedanaesterca.
F-dağılımı için kritik değerler tablosu.Za d uzimamo vrijednost fraktalne dimenzije.
Gün boyunca kritik noktalarda elleri yıkamak ve sabunla yıkamak önemlidir.Najvažnije preventivne mjere su redovito pranje ruku toplom vodom i sapunom.
Kale savaşlarında kritik vuruş yapma şansın 10%.Počas bojov o pevnosť máš šancu 10%, že sa ti podarí kritický zásah.
Kritik vuruşlar, maksimum yaşam puanını fazladan 10% düşürür.Kritický zásah zoberie z maximálnych bodov zdravia ďalších 10%.
Durum çok kritiktir.Situácia sa zdala byť veľmi kritickou.
Hassas zamanlama ve sıcaklıklar kritik öneme sahiptir.Význam morálnych výrokov a termínov tvoria mravné emócie.
Kritik sıcaklık her malzeme için farklı.Teplota tuhnutia je rôzna pre rôzne látky.
Osmanlı tarafı ise aynı şekilde kritik bir durumdadır.Takémuto procesu hovoríme aj kritický.
Bununla neredeyse kritik plütonyum kürede kullanılmasına karar verildi.Za používanie sadrovej štuky bol často kritizovaný.
Finalin en kritik yanı ise çok az bir çekim ekibi ve izleyicisiz çekilmesiydi.Najkritickejšie časti finále boli natočené bez publika a s minimom členov štábu.
Özellikle ticari uçaklarda kritik yatış açısı uçuş güvenliği açısından çok önemlidir.V prípade bojových strategických hier je populačný limit dôležitý hlavne v obrane.
Kitap okurlar ve kritikler arasında ilgi uyandırmadı.Knjiga Herta med kritiki in literarnimi zgodovinarji ni vzbudila nobene pozornosti.
Kritik bir biçimde yaralanan Selena, yardım almak için lobiye doğru koştu.Hudo ranjena je Selena stekla do recepcije, da bi našla pomoč.
Bu yüksek kritik sıcaklıklar için henüz bir açıklama yoktur.Za zdaj popolna razlaga za visokotemperaturno superprevodnost še ne obstaja.
Bu durumda y noktasına f nin bir kritik değeri denir.Točko P imenujemo nožiščna točka.
Öte yandan Kuzey Ordular Grubu'nun durumu da kritik bir hal almıştır.To je hkrati pomenilo, da je stanje na bojišču kritično.
Kırmızı, kritik bir iletiyi gösterir, ör.Asteroid kaže rdeč spekter.
Eylemleriyle Roma Cumhuriyeti'nin Roma İmparatorluğu'na dönüşmesinde kritik bir rol oynamıştır.Odigral je pomembno vlogo pri preureditvi oslabljene Rimske republike v Rimski imperij.
Dal'ın sözlüğünün kapsamlı yapısı bugün bile kritik dilsel önemi olan bir yapıdır.Vsebinska narava tega slovarja je jezikoslovno pomembna celo danes.
Kritik derecede tehlike altında olan türlerden biridir.Gre za skrajno ogroženo vrsto.
Omega , evrendeki ortalama kütle yoğunluğunun bu yoğunluğun kritik bir değerine bölünmesi olarak tanımlanır.Ta je določen kot povprečna gostota snovi Vesolja deljena s kritično gostoto.
Oksijenin kritik sıcaklığı –118,8 °C'dır.Posebne nevarnosti Temperatura samovžiga je 188oC.
Yine 1921’deki “Zur Kritik der Gewalt (Şiddetin Kritiğine Dair)“ adlı eseri büyük dikkat çekti.1921-aisiais jis išleido straipsnį „Smurto kritika“ (Kritik der Gewalt).
Osmanlı tarafı ise aynı şekilde kritik bir durumdadır.Kita vertus, jos situacija pavojinga, tarsi kritinė.
Bu çalışma zamanı kritik uygulamalar için bir dezavantaj oluşturmaktadır.Toks pripažinimas atveria erdvę kritiškam mąstymui.
Bu nedenle, tedaviye erkenden başlanması kritik öneme sahiptir.Yra svarbu kiek galima anksčiau pradėti gydymą.
İş alanı işlevleri bağlamında kritik iş süreçlerini gösterebilir.Verslo kelionės metu galima verslo žvalgyba.
Kritik bilgi varlıklarını tanımlamak (Bilgi yönetimi denetimi ).Sprendiniai apie faktus (faktų tiesos).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod