Jaqen da Arya'ya gece yarısı yola koyulmalarını söyler.Liversedge arra kérte őket, hogy próbáljanak meg éjfélre Bairokóba jutni.
Alex Kidd derhal yola koyuldu.A pole-pozícióból Alex Lynn indulhatott.
Çayı ocağa koyuver.Öntsük a kávét csészébe.
Bu yüzden de rengi daha koyudur.Tágabb értelemben ebbe tartozik a színezés is.
Rengi koyu altın olarak geçer.A hasa arany színű.
Kıvamı koyu olursa bir miktar kaynar su ilave edilebilir.Ha túl sűrű, egy kevés meleg vízzel hígítható.
Yat, İkinci Dünya Savaşı boyunca İstanbul Boğazı'nda Kanlıca Koyu'nda demirli kalmıştır.A második ypres-i csatában már a maga teljes borzalmában mutatkozott meg a nyugati állóháború.
Babasının evine doğru yola koyulur.Elmennek Andy apjának a házához.
İnsan ve koyun yemeyi severler.A háziállatokból a szarvasmarha és a juh kedvelik.
Okyanusta rengi yanlarda gümüşî, sırtı koyu mavi renktedir.Teste mindenütt ezüstös, háta kissé kékes.
Bebek Camisinin ve koyunun gece görünümü.A vitorla és a fül barnásszürke.
Burada da hazırlanıp, tekrar yola koyuldular.Még ezen az estén összecsomagoltak, s elköltöztek.
Boğazı ve göğsünün üstü siyah çizgili ten rengi, karın ise daha koyu ve siyah çizgilidir.A nyaka és feje is olyan színű, mint a háta, azonban a pofája és az orrtájéka valamivel világosabb.
Endonezya'da bulunan türler daha siyah veya koyu kahverengidir ayrıca daha incedir..A kígyó óriási és fekete, és még?
Yüksek vergi koyuldu çünkü Mısırlılar köle ticaretini bitirmeye çalıştı.A spanyol hivatalnokok vámok kivetésével próbálták megakadályozni azt, hogy Hawkins eladja a rabszolgákat.
Koyu olarak yazılmış oyuncular Baltık Ligi'nde oynamaya devam etmektedirler.A félkövérrel jelölt játékosok jelenleg is szerepelnek a Baltic Leagueben.
Özellikle koyun beslenir.Főként hóolvadék táplálja.
Hepsinin gagaları koyu renkli, uzun ve aşağı doğru kıvrıktır.Mindegyiküknek a csőre sötét, hosszú és részben hajlott.
Titanyum Grisi rengi, daha koyu Galaksi Grisi rengiyle değiştirildi.A vadas (ruby) változat égetett barna, sötétebb sávozottsággal.
Femora II ile III koyu renkte boyuna hatlıdır.Bizalmasa volt II. Frigyesnek.
Mahallede yetiştirilen koyun ırkları ise Merinos'tur.A Szakáll család nagybirtokán merinói juhokat tenyésztettek.
Daha sonraları insan eli, emeği ve duygusu işe koyuldu.A harmadik napon az embereknek értelmet, nyelvet és érzékeket adott.
Halk topraklara el koyup kendi evlerini inşa ettiler.A betelepülők földeket vettek, házakat építettek.
En pahalı emlak fiyatları ise San Francisco koyunda ortalama 650.000 dolardır.A bérleti árak is itt a legmagasabbak, átlagban heti 450 $.
Ayrıca koyun da bulunmaktadır.Lisäksi pidetään lampaita.
Özellikle koyun beslenir.Hän huolehtii erityisesti lampaista.
Ailesini bulmak için yola koyulur ve yol boyunca diğer birçok sağ kalan kişiyle karşılaşır.Hän lähtee etsimään perhettään ja tapaa muita selviytyjiä matkan varrella.
Üst parçalar, başta siyah bir taçla koyu gridir, ve sarı alt parçaları ve sağrısı vardır.Nokka on musta (koiras) tai harmaa (naaras), iiris tummanruskea ja koivet harmaat.
Bunun yerine büyük koyu lekeye çok benzeyen bir kasırga gezegenin kuzey yarımküresinde görüldü.Tämän sijaan uusi samankaltainen myrsky löytyi planeetan pohjoiselta pallonpuoliskolta.
Gözleri koyu menekşe rengindeydi.Silmät olivat väriltään tummanoranssit.
Avrupa Birliği Bayrağı: koyu mavi zemin üzerine dairesel düzende dizilmiş on iki sarı yıldızdan oluşur.Euroopan lippu koostuu kahdentoista keltaisen tähden kehästä sinisellä taustalla.
Geceleri yiyecek aramaya koyulurlar.Ravintoa se etsii yöaikaan.
Marie alayın askerleriyle birlikte bir Fransız yurtseverlik şarkısı söylemeye koyulur (Salut à la France).Marie ja Sulpice laulavat onnellisina yhdessä sotilaiden kanssa ("Salut à la France!").
Devletin başına koyu bir Nazi olan Döme Sztójay geldi.Maahan asetettiin saksalaismielinen Döme Sztójayn hallitus.
Çad bayrağında kullanılan mavi ton, Romanya bayrağında kullanılan maviye göre biraz daha koyu bir tondadır.Tšadin lippu muistuttaa suuresti Romanian lippua, mutta sininen raita on Romanian lipussa hiukan vaaleampi.
Koyun etinden kıyla hazırlanır.Se valmistetaan lampaan päästä.
Bazen çok koyu örneklere de rastlanabiliyor.Joskus tavataan kokonaan tummia yksilöitä.
23:18 İkinci Pesah koyunu kes Num.2:22) Lapsukaiset, nyt on viimeinen aika.
Sonbaharda koyu kırmızı bir renk alırlar.Lehdet saavat syksyllä voimakkaan punaisen värin.
Koyukon Atabaskları (İng.Katso, kenguru loikkaa).
Bu değişiklikleri bir an evvel uygulamak hızla icraat yapmaya koyuldu.Paikoin uudistukset pyrittiin saattamaan voimaan varsin nopeasti.
Yüzlerinde koyu gri maske bulunur.Naamassa kuuluisi olla musta maski.
Bu evlilik yaygın bir karşı koyuşa neden oldu.Avioliitto herätti paljon vastustusta.
Sırtının üzerinden genelde zayıf olarak fark edilen koyu bir şerit geçer.Selkäevässä on usein tumma täplä.
Kendisini başka insanların yerine koyup onların duygularını paylaşmayı biliyordu.Hänen on helppo eläytyä muiden asemaan ja ymmärtää heitä.
Ancak, koyun bulunduğu yerde binlerce yıl öncesi yerleşim birimi olduğu gayri resmi kazilardan bilinmektedir.Voidaan vain arvailla, millaisia työtapoja tuhansia vuosia sitten eläneillä rakentajilla on ollut käytössään.
Fazla yağış aldığında rengi koyu yeşile kaçar.Sateiden aikana veden ruskea väri voimistuu.
Meşhur yemeği koyun sırık çevirmedir.Juhlissa syödään savustettua lammasta.
En çok nüfusa sahip olanlar Koyukonlar ile Guçinlerdir.Uroksista arvostetuimpia ovat ne, joilla on eniten kumppaneita laumassa.
Koyun geçmişte oldukça yaygındı.Lammas yleistyi huomattavasti tällä kaudella.
Uzun içbükey sırt yüzgeci de koyu gri renktedir.Juovamaakäen pyrstö on pitkä ja väriltään tumman vihreä.
WDCS - Balinalar ve yunuslar derneği www.wwf.org.nz Catlins'de Porpoise Koyu'nda beyaz başlı yunuslar.Afrikannorsut, valaat ja karettikilpikonnat WWF:n keskeiset toimintakohteet CITES-kokouksessa 2000.
Gövdenin koyu rengi güneşten ısı emmesine yardımcı olur.Tumma yleissävy auttaa perhosta keräämään auringon lämpöä.
İngiliz İç Savaşı döneminde Manchester çok koyu parlamentocular tarafını tutmaktaydı.Sisällissodan aikana Bedford oli parlamentaristien puolella.
Yüzgeçlerinin rengi sırtından biraz daha koyudur.Kyljet ovat hieman selkää vaaleammat.
Bu saldırı sonrasında Hurley kazazedeler arasında bir sayım yapmaya karar verir ve işe koyulur.Suhteen syventyessä Hurley päättää järjestää treffit.
Dunkel ya da Dunkles, koyu renkli Alman lager biraları tanımlamak için kullanılan bir terimdir.Dunkel tai dunkles on perinteinen, saksalaistyylinen tumma lagerolut.
Koyu kahverengi bir postu, bodur bir kuyruğu vardır ve tırnaklarını içeri çekemez.Sen turkki on tummanruskea, häntä on tuuhea, eikä se pysty vetämään sisään kynsiään.
Marek, ne olursa olsun döneceği üzerine söz verdi ve yola koyuldu.Mourelle hylkäsi lopulta aikeensa ja lähti paluumatkalle.
Koyu renkle yazılanlar kulübün yükselmeye hak kazandığını gösterir.Taustalta kuultava valkoinen pohjaväri antaa töille luonnosmaista keveyttä.