Karbonlu yüzeye sahip koyu C-tipi asteroitler sınıfının en büyüğüdür.Hygiea on suurin hiilityyppisistä C-luokan asteroideista.
6000 süvarilik bir Éohere, Gondor'a doğru yola koyuldu.Théoden lähti mukanaan 6000 ratsumiestä Gondoriin.
Bazen kılların rengi o kadar koyu olabilir ki çizgiler ayırtedilemeyebilir.Alemmat jäljet ovat väriltään kellertäviä ja niistä voi erottaa kirjaimia.
Ayran yapımında, doğal nitelikli, yağlı koyun yoğurdu yeğlenir.Nuori silosarvikala syö mieluiten ruskeaa makrolevää.
Tek çocuk politikası 1979 yılında aşırı nüfus artışının önlenmesi amacıyla uygulanmaya koyuldu.Kiinassa on noudatettu vuodesta 1979 yhden lapsen politiikkaa väestönkasvun hillitsemiseksi.
Opisthosoma koyu ya da siyahımsı renkte.Selkäkilpi on väriltään tummansininen tai musta.
Koyun güneybatı ucunda bir küçük koy daha vardır.Lammesta länteen sijaitsee pieni Piikkilampi.
Fakat en eski düşmanı Koyu Bilal (Fırat Tanış) da bu amaçtadır.Poventsanlahti ja siihen kuuluva Pitkälahti (Bolšaja guba) on Äänisen syvin osa.
Sürünün içinde en son sırada, herkesin sataştığı bir "Kara koyun" vardır.Myös entisen Nuijamaan kunnan vaakunassa on kuvattuna nuijaa pitävä karhun kämmen.
Çayır taşçalanı'nda olan göz çizgisi bunlarda yoktur, boğazlarıda daha koyu renktir.Paita, jossa ei ole toppauksia on väritykseltään tummempi.
Çocuk erkekse Satılmış, kız ise Satı adı koyulurdu.Lapsi olisi ollut tyttö, ja se nimettiin Paigeksi.
Ayrıca ana koyun hemen güney kıyılarında iki küçük girinti daha vardır.Myös järven rannoille oli avattu kaksi pientä niittyä.
Cassio bu kadınla olan romantik ilişkilerini yüksek sesle anlatmaya koyulur.Hokuton mukaan tämä tekee vain heidän romanssistaan herkullisemman.
Koyun, kıl keçisi ve sığır en çok beslenen hayvanlardır.Nauta, vuohi ja lammas ovat tärkeimmät karjaeläimet.
Kazım Koyuncu teklifi kabul etti.Kotkan kaupunki hyväksyi esityksen.
1995 - Çocuk Hakları Sözleşmesi, Türkiye tarafından çekince koyularak kabul edildi.2005 – Kioton ilmastosopimus astui voimaan Venäjän ratifioitua sen.
Best of albümü olmasına rağmen albüme yeni şarkılarda koyulmuştur.Minulla on ollut todella hauskaa uuden albumin levyttämisessä ja se varmasti kuuluu levyn lauluissa.
Oldukça benekli ve çizgilidir, alt tarafı kır baykuşundan daha koyudur.Se on yksinkertainen ja hillitty ja muistuttaa lähinnä tasasivuista laatikkoa.
Zamanla Koyunlu Köyü oluşmuştur.Se oli aiemmin ollut karjan laidunnusaluetta.
Her iki cinste de gözden başlayıp alt solungaç kapaklarına kadar gelen koyu bir çizgi bulunur.Ulkoreunan tuntumassa on sekä etu- että takasiivissä rivi nuolenkärkeä muistuttavia tummia täpliä.
Orta Doğu ülkelerinde ise koyun eti tercih edilir.Στις μεσανατολίτικες χώρες προτιμάται η χρήση ρεβιθιών.
Küçükken ilk rolünü, saçlarını koyu kahverengiye boyadıktan sonra elde etti.Κατάφερε να κερδίσει τον πρώτο της ρόλο ως έφηβη, αφού πρώτα έβαψε τα μαλλιά της καστανά σκούρα.
İnek, koyun, keçi ve deve gibi hayvanlar bu hastalıktan etkilenebilir.Ζώα όπως οι αγελάδες, τα πρόβατα, οι κατσίκες και οι καμήλες είναι πιθανόν να μολυνθούν.
Antonio Priuli gayet koyu Katolik dindar idi.Η Άννα Πέρσι ήταν πάντοτε πιστή Καθολική.
Bugün dünyadaki koyun sayısı 1 milyarı bulur.Ο παγκόσμιος πληθυσμός των προβάτων υπολογίζεται γύρω στο ένα δισεκατομμύριο.
Hiçbir disk kendisinden küçük bir diskin üzerine koyulamaz.Δεν μπορεί να τοποθετηθεί μεγαλύτερος δίσκος πάνω από μικρότερο δίσκο.
Şükufe'ye deliler gibi aşıktır ama Koyu Bilal de Şükufe'yi sevmektedir.Αγαπά τα υγρά μέρη και είναι γνωστό και ως ασπροσέλινο.
Bağımsızlığını kazandığı 1964 yılından 1996 yılına kadar bayrak zemini daha koyu bir yeşilden oluşmaktaydı.Πριν το 1996 το πράσινο στη σημαία ήταν λίγο πιο σκούρο.
Yaprakları parlak koyu yeşildir.Τα ώριμα φύλλα είναι σκούρα πράσινα.
Leonara, Padre Guardino, Fra Melitone ve diğer keşişler bir ayine başlayıp dua etmeye koyulurlar.Η Ελεονώρα, ο Γκουαρντιάνο, ο φρα Μελιτόνε και οι άλλοι μοναχοί προσεύχονται από κοινού.
17. yüzyılda Beşiktaş koyu doldurulmaya başlandı.Στο 17ο αιώνα άρχισε η πλήρης κατάπτωσή της.
Boğazı koyu kırmızıdır.Ο υπόλοιπος λαιμός είναι κόκκινος.
Hastalık selenyumdan fakir meralarda beslenen koyunların yavrularında görülür.Είναι κοινή πρακτική να δίνεται το κρέας αλόγου σε παιδιά που υποφέρουν από αναιμία.
Edward çok koyu Hristiyan dindardı.Ο Αράτωρ ήταν χριστιανός κληρικός από τα Μεδιόλανα.
Genelde koyunculuk yapılmaktadır.Συνήθως σχηματίζουν κοπάδια.
Ferhad büyük bir coşku ile işe koyulur ve bir süre sonra işin sonuna yaklaşır.Ο Φερχάτ ρίχτηκε με πολύ μεγάλο ενθουσιασμό στη δουλειά και μετά από ένα διάστημα κόντευε να την ολοκληρώσει.
Ayrıca koyun da bulunmaktadır.Επίσης εμφανίζεται στο Σον το πρόβατο.
Quetzalcoatl: Yaratıcı tanrı ve bilge yasa koyucu tanrısıdır.O Κετζαλκόατλ είναι ο θεός του ουρανού κι ο σοφός δημιουργός των νόμων.
Grup daha sonra Son Durak'a doğru giden yolu tamamlamak için yola koyulur.Συνεχίζουν το δρόμο τους για τον τελικό προορισμό που είναι η άλλη κοιλάδα, της Μίνα.
Resim yaptıktan sonra usturaları kutuya koyup dolaba kaldırdım.Όταν άρχισαν να χρησιμοποιούν την περγαμηνή, έκοβαν τα φύλλα και τα έραβαν σε σχήμα τετραδίου.
Kız ise hiçbirini istemez, çünkü kalenin eteklerinde koyunlarını otlatan bir çobanı sevmektedir.Εκείνη όμως δεν νοιώθει καμία χαρά γιατί αισθάνεται σαν φυλακισμένη μέσα στα τείχη του παλατιού.
Koyu Mavi Fırat’ı temsil eder.Είναι ένα σκούρο μπλε στερεό.
Rengi koyu altın olarak geçer.Το χρώμα του είναι χρυσοκόκκινο.
Kürkü genelde siyah ya da koyu kahvedir.Τα χρώματα είναι καφέ ή μαύρα.
Antero Vipunen, merhum dev, derin bilginin ve büyünün koyucusu.Άντερο Βίπουνεν, γίγαντας, προστάτης της βαθύτερης γνώσης και της μαγείας.
"Yeşil" ışıklar çoğunlukla sarı ışığın üzerine mavi lens koyularak elde edilir.Οι φωτιές τους έδιναν κυρίως κίτρινο φως.
Çok koyu gri ya da siyah renktedir.Έχουν χρώμα σκούρο γκρι ή μαύρο.
Tüysüz yüzü, koyu pembe renktedir.Το χείλος έχει χρώμα σκούρο κόκκινο.
Öğrencilerin şehit olduğu haberi okula ulaşınca, okul koyu bir yas havasına bürünür.Λέει ότι όταν το αγόρι γύρισε στην τάξη μετά τη συνάντηση, η ανάσα του μύριζε οινόπνευμα.
Kıvamı koyu olursa bir miktar kaynar su ilave edilebilir.Εάν είναι πάρα πολύ παχύ, μπορεί να προστεθεί λίγο βραστό νερό.
Kırmızı bir ceket ile koyu yeşil bir pantolon giyer.Φορά μία κόκκινη ενδυμασία και πράσινο πανωφόρι.
Yüzlerinde koyu gri maske bulunur.Το κεφάλι του είναι στολισμένο με μια σκούρα μάσκα.
Marek, ne olursa olsun döneceği üzerine söz verdi ve yola koyuldu.Η Ντέιβις αποχώρησε από τα γυρίσματα, αλλά τελικά επέστρεψε και συμβιβάστηκε.
Kendisini başka insanların yerine koyup onların duygularını paylaşmayı biliyordu.Γνωρίζει ανθρώπους διαφορετικών νοοτροπιών και μοιράζεται τις απόψεις του μαζί τους.
Gezegenin koyu bir yüzeyi vardır.Η Θάλασσα έχει ακανόνιστο σχήμα.
Hatta koyun ve sığır gibi evcil hayvanları da yerler.Θυσιάζονταν επίσης ζώα, όπως πρόβατα και κατσίκια.
Makaslarını nereye koyuyorsun?Πού βάζεις τα ψαλίδια σου;
Açıkçası, siz ülkenin geri kalanı için iyi bir aile örneği ortaya koyuyorsunuz.Det er klart, at du er et godt eksempel for resten af landet.
Genç yunusların karınlarında bazı koyu lekeler ve yanlarında da beyaz lekeler vardır.De unge kviste har en blank, olivengrøn bark, og bladene er uligefinnede (som hos ask).
Keenan konserin çoğunu "izleyicilere bir koyun gibi meleyerek geçirdi.".Keenan brugte derfor det meste af tiden i showet på at bræge som et får af publikum.