Dişi, biraz daha koyu kahverengidir.Bakvingen er litt mørkere brun.
Avrupa Birliği Bayrağı: koyu mavi zemin üzerine dairesel düzende dizilmiş on iki sarı yıldızdan oluşur.Det europeiske flagget er et flagg som består av tolv gylne stjerner i sirkel på blå bakgrunn.
Çayı ocağa koyuver.Legg cricket på is.
Bu yüzden hemen işe koyulduk.Han begynte arbeidet nokså umiddelbart.
Ç sesi tsadi harfinin üzerine ayraç koyularak elde edilir.For det første overdriver den Harald Hårfagres betydning.
Fatımi Devleti'nde iktidarı eline geçirmişti ve bu iktidar gücünü pekiştirmeye koyuldu.Hans makt innenfor staten synes å ha støttet seg på disse embetsverdighetene.
Jalilabad il Emniyyet Müdürlüğünün bahçesinde büstü koyulmuştur. ^ Vüqar Əsgərov.Moldelva har sitt utløp i Hjellbotn på Vellamelen. ^ «Tettsteder.
Dahi şeytanın (yekin) sınamağına bizi koyurma.Berkat petunjuk orang berjubah putih kejahatan setan itu dapat dikalahkan.
Bazı kaynaklara göre paranın gözlemevine koyulmasına Stalin bizzat yardım etmiştir.Beberapa sumber mengklaim bahwa Stalin sendiri yang membantu menyembunyikan uang di observatorium tersebut.
Ailesini bulmak için yola koyulur ve yol boyunca diğer birçok sağ kalan kişiyle karşılaşır.Dia memutuskan untuk menemukan keluarganya dan bertemu penyintas lainnya di sepanjang jalan.
Yüzlerinde koyu gri maske bulunur.Wajah mereka bermasker hitam.
Pichilemu'da pek çok geniş, koyu kumlu plaj bulunur.Pichilemu memiliki banyak pantai berpasir gelap yang luas.
Erkeğin, yeşil-parlak koyu kahverengi üst kısmı vardır.Angkudes warna kuning yang memiliki rute klareyan (Petarukan) - Pener.
Küçük ve koyu renklidir.Mata sesilia kecil dan gelap.
Destek ayağınızı topun yanına koyun."Masukkanlah tanganmu kembali ke dalam bajumu."
Bayrak her zaman -konuşmacının sağına- izleyicilerin soluna koyulur.Bij officiële gelegenheden dient de vlag, voor de toeschouwers, altijd helemaal op links te hangen.
Tohumlar bazen bej, bazen daha koyu renk ve hatta siyah olur.Deze wratten zijn donkerder van kleur en soms ook zwart.
Özellikle öğrenciler okula bolca devamsızlık yaparlar koyuna gittikleri için.Toch gaan veel Masaikinderen niet naar school omdat ze de kudde moeten hoeden.
Tropik bölgelerde, koyunlar daha çok derisi için yetiştirilir.Bij schapen worden staarten om praktische redenen gecoupeerd.
Okyanusta rengi yanlarda gümüşî, sırtı koyu mavi renktedir.De op zee verblijvende zalm is zilverkleurig met een groenblauwe rug.
Koyunları kurtaran köylüler ise köylerine geri dönmüşler.De studenten springen in het water en de boer gaat met zijn schapen naar huis.
Arabasına koyulan bomba patlatılır ve ölü gösterilir.Dit wagentje wordt gebruikt in de aflevering Move and You're Dead.
Üçü birlikte Kutsal Kase şatosuna gitmek üzere yola koyulurlar.Die drie kunnen samen de Holy Grail maken.
Hemen onu aramaya koyulur.Postanawia więc go jak najszybciej odszukać.
Üzerine bardağı dolduracak şekilde kırık buzlar koyulur.Następnie wsypać pokruszony lód do pełna szklanki.
Karakul Koyunları ile ün salmıştır.Nie mógł zapomnieć krowy Thamuatz.
Fakat büyücü Medea bir plan yapmış ve bunu uygulamaya koyulmuştur.Leżała w połowie drogi pomiędzy Niemirowem (na zachód]] a Magierowem.
OVA'da saç rengi biraz daha koyudur.W KOH barwią się słabo.
Yaprakları parlak koyu yeşildir.Barwa na wierzchu ciemnozielona.
Rengi çiçek ballarının ekseriyetinden daha koyudur.Kwiaty są większe od kwiatów kostrzewy owczej.
Bu dönemde tüketilen biralar bugünkülere göre daha koyu renkte ve daha az alkol oranı içermekteydi.Ziemia była wtedy dość zimna, Słońce wysyłało o 30% energii mniej niż w czasach dzisiejszych.
Okapilerin dilleri koyu mavi renktedir.Rozdwojony język ma kolor niebieski.
Onların iki yumurtası, bir yer kazımasına koyulur.Pytają o nią dwa barany, które zaczynają się kłócić ze swoim echem.
Rengi koyu altın olarak geçer.W KOH barwią się na złoty kolor.
Vézina'ya verem teşhisi koyuldu ve 27 Mart 1926'da öldü.Vézina diagnostiserades med tuberkulos och avled 27 mars 1926.
Geceleri yiyecek aramaya koyulurlar.På natten letar de efter föda.
False Koyu özellikle beyaz köpekbalığı için önemli bir yaşam alanıdır.Framför allt lövbrännor utgör viktiga livsmiljöer för vitryggig hackspett.
Açılan karenin ortadan üçte birine mercimekli harcı koyulur.Man vann omedelbart tillbaka en tredjedel av de flydda lyssnarna.
Yukarı Koyukonca (İng.Jerusalem, höj upp din röst (Urspr.
Koyu renkli ve büyük olmaları bu bulutların en belirgin iki özelliği.Den är större och mörkare än de två andra arterna.
Proteus yüzeyi koyu-geometrik albedo 10%.Förekomst av viktuppgång med zotepin överskrider 10 procent.
Pidelerin koyulacağı tabakların sıcak olması gerekir.På de varma stenarna läggs sedan det som skall tillagas.
Dahi şeytanın (yekin) sınamağına bizi koyurma.Шайтенкорб (нім.
14 Temmuz 2012’den beri temel arabasının klasında (Formula Alfa, Legends) mizalara koyuluyor.С 14 липня 2012 року приймаються ставки на заїзди в основних класах машин - Формула Альфа и Легендс.
Diğer bir ekonomik kaynaksa Arjantin tarafındaki koyun yetiştirmedir.Інше важливе джерело доходів в аргентинській частині — розведення овець.
Rengi koyu altın olarak geçer.Колір стає золотистим.
Aynı zamanda koyu bir New York Knicks taraftarıdır.Також є учасником гурту Dark New Day.
Genellikle ortalama bir koyun sürüsünde 5-10 tane keçi bulunur.У повній кладці зазвичай 5-7 яєць.
Tarkan onları yanında pek istemese de hep birlikte kılıcı aramaya koyulurlar.Щоправда тепер вони мертві і витягти з них меча може кожен.
Tohumlar basık-elips, 6 mm, koyu kahverengi; kanatlar 20–30 mm dir.8-9 мм, темно-коричневе; крила до 20 мм.
Gençleri ise her iki erginden daha koyudur.Для молодших динамічних, вони обидві .
Sürülerde ortalama 25-30 koyun için bir koç beslenir.Одне пергаментне видання потребувало шкіру 25–30 овець.
Bizim hiç koyunumuz yok.Ми не маємо овець.
Bizim hiç koyunumuz yok.У нас немає овець.
Denizin ismi Norveçli kutup kâşifi Roald Amundsen'in anısına koyulmuştur.Pojmenováno je po norském polárním badateli Roaldu Amundsenovi.
Naftalinin renksiz olmasına karşın, azulen koyu mavi bir renge sahiptir.Na rozdíl od bezbarvého naftalenu je totiž azulen tmavě modré barvy.
Koyunların ömürleri 10 ila 12 yıl arasıdır.Délka života velšského ovčáka je 12 až 15 let.
Bu durum gelecekte düzene koyulacaktır.V budoucnosti vypadá vše skvěle.
Ağzı genelde koyu mordan siyaha kadar değişkendir.Má obvykle tendenci vyrůstat jako kompaktní, až do stáří od země hustý keř.
Koyunlar: Duke'nin gözetimi altındadırlar ve sürekli bir yumak halinde gezerler.Ovčáček: Nikdy nelžu, bráním prezidenta a chodím s kůží na trh.