Fakat bu onarım sırasında resmin renklerinin tonları koyulaştı.لكن أثناء هذا التصليح صار حده لون اللوحة داكن.
Dr. Denys, bir koyunun kanını 15 yaşında bir çocuğa nakletmiş ve çocuk yaşamıştı.قام جين بابتيست دينيس بنقل دم خروف إلى فتى في الخامسة عشرة من عمره.
Bu yüzden hemen işe koyulduk.وقال انه قرر على الفور العمل.
Ancak Macellan bu maceradan sonra yeniden yola koyulmadan önce birkaç hafta beklemeyi tercih etti.فقرر ماجلان بعد هذا الحادث البقاء والانتظار لبضعة أسابيع أخرى قبل استئناف الرحلة مرة أخرى.
Antonio Priuli gayet koyu Katolik dindar idi.حيث كان أنطونيو سالازار نفسه متدين جدًا ومفعم بالمبادئ الكاثوليكية.
Ağır suç işlemiş kişiler çok sıkı güvenlik önlemlerinin bulunduğu cezaevlerine koyulurlar.لكنهما سرعان ما أصبحا مجرمين مطلوبين من قبل الأمن .
Koyunoğlu kendisiyle yapılan bir söyleşide, diyor.وقال ابن عدي متروك الحديث.
69. Altın Küre Ödülleri adayları, kazananlar koyu yazılmıştır.فيما يلي الفائزين والمرشحين لجوائز الغولدن غلوب السادسة والستون.
Koyunu ısıran köpek yarışmadan atılır.ويُطلق على الشخص المُمتهن لهذه المهنة براعي الأغنام.
Videoda bir küvette uyanan Kesha, lavaboda diş fırçası aramaya koyulur.أنه شاهد أحد الحراس يرمي القرآن في المرحاض.
İkinci Dünya Savaşı Avrupa’da patlak verdiğinde Lawrence askeri projelerde çalışmaya koyuldu.Após a eclosão da Segunda Guerra Mundial na Europa, Lawrence foi atraído para projetos militares.
Bazıları derhal orada can verdi ve bazıları ise müthiş bir açlık ve susuzluk içerisinde beklemeye koyuldu.Alguns morreram instantaneamente, enquanto que outros foram deixados para morrer de fome e sede.
Zemin, sulu bir etki sağlamak için koyu mavi yansıtıcı bir boyayla boyandı.O chão foi pintado com uma tinta reflexiva azul escura para dar um efeito de água.
Keenan konserin çoğunu "izleyicilere bir koyun gibi meleyerek geçirdi.".Keenan passou o show inteiro como "uma ovelha na platéia".
Koyunlar her şeyi yedi.Os papagaios comem as sementes.
Yukari Huyuk Koyu YerelnetEugen Gorceac no sítio Ogol
Çok şeffaf olan bacaklarının ilk çifti koyu kahverengidir.O seu primeiro par de pernas são muito longas.
Kıvırcık (Curly): Tofuların koyunu.Flash (Wally West): O engraçadinho da turma.
Mahone, Kim’i arar ve yeniden işe koyulduğunu söyler.Daniela pede a Tomás que se demita do trabalho.
Albüm, biraz daha koyu bir tondaydı ve No Doubt'ın önceki çalışmalarına oranla daha lirikti.O álbum aborda algo obscuro e perturbador lembrando os seus primeiros trabalhos.
Koyu olarak yazılmış nehirlerin uzunluğu 1000 km'nin üstünde ya da 1000 km'ye yakındır.Inclui os rios com mil km de extensão ou mais.
Koyu renkli kıllar daha çok göz çevresinde yoğunlaşmıştır.Possuem uma coloração levemente mais clara ao redor dos olhos.
Argalinin evcil koyunun atası olduğu kabul edilmektedir.É considerado o ancestral do gado doméstico.
Koyu yazılan rekor sahipleri 2010 yılında halen yarışan isimleri temsil etmektedir.Também foram lançadas vinhetas comemorativas com os personagens em motivos que remetem a Copa de 2010.
Pirate bay, korsan koyu anlamına gelir.Todo Pirata tem que seguir o codigo pirata.
Şimdi oyuncaları bir kenara koyun!Guardem os brinquedos agora!
Tekrar yola koyulur.Hij vertrekt weer.
9 Şubat 2015 tarihinde partinin ismi, Hollandaca düşün anlamına gelen DENK koyuldu.Op 9 februari 2015 werd de naam van de nieuwe partij openbaar gemaakt; DENK.
Bu zaatın kendi koyun sürüsü ve kısrakları (atları) olduğu söylenmektedir.Deze stad stond bekend om haar grote kuddes schapen en geiten.
Koyun etinden kıyla hazırlanır.Nu heb je het schaap aan het schijten.
Tohumlar bazen bej, bazen daha koyu renk ve hatta siyah olur.Deze wratten zijn donkerder van kleur en soms ook zwart.
Bazılarının koyu kırmızı çiçekleri olur.Veel soorten hebben opvallende rode bloemen.
Sonuçta cephedeki kuvvetler savunma hatlarını berkitip karşı tarafın taarruzunu beklemeye koyuldular.De stilte aan het front noopte hen tot wachten.
Bodur bir tür olup, arkaları koyu yeşil, başı ve grimsidir.Volgroeide bladeren zijn lederachtig, blinkend en groen.
Bazen çok koyu örneklere de rastlanabiliyor.Soms komen geheel zwarte exemplaren voor.
Babasının evine doğru yola koyulur.Hij verliet het huis van zijn vader.
Yerelnet durdulu koyuMegillot Taäniet Taäniet Ester
Kuş tüyü, yukarda koyu çizgilerle soluk kahverengidir.Van boven is de vogel bruin met donkere streepjes.
Neden kahveyi koyu seviyorsun?Waarom houd je van zwarte koffie?
Dünya’dan görünüşe göre en koyu renkli coğrafi oluşum Syrtis Major’dur.Największy ciemny obszar widziany z Ziemi to Syrtis Major.
Tavuklar çelik kasanın içerisinde bir hafta yaşamalarına yetecek kadar su ve yiyecek ile birlikte koyulacaktı.Kury miały być zamknięte wewnątrz powłoki z dostępem do wody i jedzenia; przeżyłyby około tygodnia.
Sonra Fransızlar beklemeye koyuldular.Francuzi byli gotowi.
Genç kuşların kuyrukları gri yerine pas rengidir, paçaları çizgili ve gözleri koyu renklidir.Ptak młodociany ma rudy ogon, zamiast szarego, prążkowania po jego bokach i ciemne oczy.
Çıkarılan şıra süzüldükten sonra kazanlara koyularak kaynatılır.Po wyschnięciu pozostają po nich brunatne wklęśnięcia.
Asya'da yaşayan yabani koyun.Nietoperz ten zamieszkuje Azję.
Öncelikle Avrupa'daki koyunları izlediler.Wcześniej również zjadano w Europie wiewiórki.
Robert'ın isyanında en koyu destekçilerinden olmuştur.Do nich dojechał ogolony na łyso Robert.
Takımın ilk ismi Trabzonspor Basket şeklinde koyulmuştu.Obecnie pełna nazwa tego zespołu to Trabzonspor Basketbol Takımı.
En üstte, sırt koyu gridir.Na ogonie poprzeczne, ciemne prążkowanie.
Düğünlerde "Halay" çekilir.Halaya girenlerin omuzlarına peştemal-havlu koyulur.Na święta i wesela mężatki zakładały budy - kopki nakryte chustami.
Korkunç kostümlü partiden istifade ederek işe koyulmuşlardır.Słynęła m.in. ze skandalicznych kostiumów.
Opisthosomada koyu renkli folium vardır.Wewnątrz mają ciemnopurpurową barwę.
Erkeğin, yeşil-parlak koyu kahverengi üst kısmı vardır.Od spodu jest jasnozielona, od góry ciemnozielona.
Ayrıca koyu bir Manchester United taraftarıdır.Jest zagorzałym fanem Manchesteru United.
Bazı kaynaklara göre paranın gözlemevine koyulmasına Stalin bizzat yardım etmiştir.Vissa källor hävdade till och med att Stalin själv hjälpte till att flytta pengarna till observatoriet.
Homer, Ned Flanders'ın yeni karavanasını kıskanır ve bir tane almak için yola koyulur.Homer blir avundsjuk på Ned Flanders då han skaffat en ny husbil.
Koyun butun alt yapısı tamamdır.Terrängen runt Ovćica är bergig.
Ayrica koyun bir diğer gelir kaynagida odunculuktur.Åkeforsån (Åkforsån) är en del av Nyköpingsån.
OVA'da saç rengi biraz daha koyudur.Bladen har åtminstone några hår undertill.
Koyun sürülerine mera alanı yaratmak için pampa geyikleri yerleşimciler tarafından bolca vurulmışlardır.Pampashjortar jagades i stort antal för att skapa plats åt européernas får.