Toklu; bir yaş civarında olan koyun yavrusu kuzulara verilen bir isimdir.Una liebre de menos de un año de edad se llama un lebrato.
Courland Koyu'nun yakınında bulunan Courland Anıtı Düklük yerleşimcilerinin anısınadır.El monumento a Curlandia, cerca de la Bahía de Curlandia, conmemora el asentamiento del ducado.
Burası, dernek arkadaşları tarafından, koyu güneyli aksanı yüzünden Tennessee adının koyulduğu yerdir.Allí fue donde sus compañeros de fraternidad lo apodaron Tennessee, por su rico acento sureño.
Opisthosoma koyu kahverengi.Esternón marrón claro.
Devenin zekatı olarak 5 deveye 1 koyundur.Justo ahora es de 15 chelines por cada 100 ovejas.
Küçük baş hayvancılık olarak koyun, büyükbaş olarak inek besiciliği yapılmaktadır.Y comiendo su maldito pollo, engordando como una maldita vaquilla.
Bayburt ilinin en buyuk ve en guzel koyudur.Bonbori es la mayor y la más optimista.
Koyu kahve onu bütün gece uyanık tuttu.Il caffè forte l'ha tenuta sveglia tutta la notte.
Fakat büyücü Medea bir plan yapmış ve bunu uygulamaya koyulmuştur.Grandemente dotati per la magia, e perseguitati a causa di essa.
Açık ve koyu versiyonları vardır.Ci sono versioni chiare e versioni scure.
En üste defne yaprağını koyun, sonra güvecin kapağını kapatın, üzerine de bir ağırlık koyun.Dategli la caccia; e infliggetegli il castigo immediato, a ferro freddo.
Viral bir koyun-keçi hastalığıdır.Psicanalizzo una capra.
Hukuku, yasa koyucular yapar.Il Paese è quello che è, le leggi sono fatte alla cazzo.
Hesse, Ethelyn Honig’e bir mektubunda, bir kadının “başından dezavantajlı” olduğunu ortaya koyuyor.Rivela, in una lettera a Ethelyn Honig (1965), che una donna è "svantaggiata sin dall'inizio ...
Gevezeliğe devam edip hikâyeler anlatmaya koyulur.Per passare il tempo a bordo, continuano i racconti.
Kalınpınar da Koyulhisar sınırları içinde yer almaktadır.I rimanenti Rugi trovarono invece rifugio presso gli Ostrogoti.
Ok açısının koyulmasının temel sebebi kritik mach sayısını artırmaktır.La presenza di ali a freccia positiva aumenta inoltre il numero di Mach critico.
Sosyalizm ve kadın haklarının koyu bir savunucusu olmuştur.Fu esponente socialista e combattente per i diritti delle donne.
Maşrapa bulduğunuz yere geri koyulur. ^ ?Elencati nell'ordine in cui furono ritrovati.
Temsil başlar ve seyirciler alkışa koyulurlar.Si alza il sipario e il pubblico applaude.
Yaprakları parlak koyu yeşildir.La colorazione è verde scuro lucido.
Puli, Macar koyun çobanı köpeği.Ragazza-cane e famiglio di Fate.
Bu süvarileri yanlış anlayan piyadeler de geri dönüp kaçmaya koyuldular.Vedendo questo, i pirati vennero tratti in inganno e fuggirono.
Kurtlar koyunlara saldırır.Le pecore vanno al macello.
Koyun eski adi Hocukdur.Il peltro antico.
Opisthosoma koyu lekelidir.L'ala posteriore è molto scura.
Dahi şeytanın (yekin) sınamağına bizi koyurma.Шайтанка (приток Северной Сосьвы) — в ХМАО.
Daha sonra ilk çıkışı için yola koyuldu.Где он и отправился в свое первое плавание.
Koyunlar yün veriyordu.Они разводили овец.
Vücudunun üst kısmı alt kısmından daha koyu renklidir.Верхняя часть тела у них темнее, чем нижняя.
Hemen onu aramaya koyulur.Сейчас его разыскивают.
Koyun Baba’da Allah her şeye kadirdir dedikten sonra ve kadına bir elma uzatmıştır.И делал он неугодное в очах Господних во всём так, как делали отцы его.
Bu karışım koyulaşana kadar kaynatılır ve soğumaya bırakılır.Его кусок замораживают и хранят до встречи.
Koyun etinden kıyla hazırlanır.Готовится из внутренностей овец.
Sırtları ve sırt yüzgeçleri vücutlarının geri kalanından daha koyu bir gri rengindedir.Гузка и кроющие надхвостья имеют более зеленоватую окраску, чем остальное оперение верхней части тела.
2.'si ise grimsi siyahların oldukça koyu bir tonu olmasıdır.И я всегда говорил, что две чёрные вороны смешнее.
Bunun yerine büyük koyu lekeye çok benzeyen bir kasırga gezegenin kuzey yarımküresinde görüldü.Вместо него новое похожее образование было обнаружено в северном полушарии планеты.
Çim kapaklarını yerine koyunuz.Залежи пластовые сводовые.
İçtiği içkisini arabaya koyup arabadan çıkar.Он выпивает её кровь, а затем увозит на своём мотоцикле.
Diğer kısımlar koyudur.Остальные разделены.
Topların koyulduğu başlıca yerlerden biri Montmartre tepeleriydi.Один из крупнейших «артиллерийских парков» был на высотах Монмартра.
Sağ tarafta şarap renginin koyu bir tonu olan şarap tortusu görülmektedir.Справа у стены стоит бутылка вина с одним наполненным стаканом.
Tepesi koyu renklidir ve gri balıkçılda olduğu gibi boynunda siyah çizgiler yoktur.Макушка тёмная, на шее отсутствуют чёрные полосы как у серой цапли.
Koyun kılından hazırlanmaktaydı.Притча о заблудившейся овце.
Peşi sıra gelen sahnelerin uyumuyla bir erkeğin anatomisini ortaya koyuluyor.Режиссёр исследует анатомию любви.
Boğazı koyu kırmızıdır.Горло ярко-красное.
Et parçalarını yassı bir kaba koyun.Разобрать мясо на мелкие кусочки.
Fakat bu onarım sırasında resmin renklerinin tonları koyulaştı.لكن أثناء هذا التصليح صار حده لون اللوحة داكن.
Fakat büyücü Medea bir plan yapmış ve bunu uygulamaya koyulmuştur.الذين قاموا بشفاء آنا وإزالة ذكرياتها عن سحر أختها.
Kazananlar ilk olarak listelenir ve koyu renkle vurgulanır.يتم سرد الفائزين أولا وإبرازها بخط غامق.
Dobruca'nın toprakları koyu renkte ve bereketlidir.ومن دون شك ينبغي أن يكون يوروپا الآن باردا وميتا.
Prosoma koyu üçgen desenlidir.غويور في ثلاثية فارس الظلام.
Ağır suç işlemiş kişiler çok sıkı güvenlik önlemlerinin bulunduğu cezaevlerine koyulurlar.لكنهما سرعان ما أصبحا مجرمين مطلوبين من قبل الأمن .
Bazıları derhal orada can verdi ve bazıları ise müthiş bir açlık ve susuzluk içerisinde beklemeye koyuldu.في ذلك استحكمت حلقات المجاعة على الناس ومات الكثير من الناس من المجاعة وتوابعها.
Batum Koyu (Gürcüce: ბათუმის ყურე) Acara, Batum'da bulunan Karadeniz'deki bir koydur.شمر بن عمرو الحنفي قاتل المنذر بن ماء السماء في يوم عين أباغ.
Bazı kaynaklara göre paranın gözlemevine koyulmasına Stalin bizzat yardım etmiştir.Algumas fontes afirmam que o próprio ajudou a colocar o dinheiro no observatório.
Leonara, Padre Guardino, Fra Melitone ve diğer keşişler bir ayine başlayıp dua etmeye koyulurlar.Leonora, Padre Guardiano, Fra Melitone, e outros monges se juntam em oração.
Zemin, sulu bir etki sağlamak için koyu mavi yansıtıcı bir boyayla boyandı.O chão foi pintado com uma tinta reflexiva azul escura para dar um efeito de água.
Naftalinin renksiz olmasına karşın, azulen koyu mavi bir renge sahiptir.Enquanto o naftaleno é incolor, azuleno é azul escuro.
Robert Delaunay ve Maurice de Vlaminck'in koyu renk kullanımları ressama ilham kaynağı oldu.As cores fortes usadas por Robert Delaunay e Maurice De Vlaminck também o inspiraram.