Ana içeriğe geç
Sözlük

koyma ile cümle

koyma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Enternasyonal hale koymak için verilen destek çok önemlidir.Support for internationalization is very important.
Kişisel bilgileri bilgisayar ağlarına koymak gizlilik endişelerini de artırmaktadır.Putting personal information onto computer networks necessarily raises privacy concerns.
Aspasia Farnaces'in yaptığı kurlara karşı koymak için Sifares'den destek ister.Aspasia pleads for Sifare to help her against advances by Farnace.
Hükümet birlikleri ise herhangi bir karşı koymayarak teslim oldu.Government troops surrendered without offering any resistance.
Calabi örneğin metrik eşsiz olduğunu ortaya koymaktadır.Calabi showed such a metric is unique.
Taş koymanın başka bir sebebi de mezarın bakımını yapmaktır.Another reason for leaving stones is to tend the grave.
Genet bu ortamı, toplumdaki güce dayalı rolleri ortaya koymak için kullanır.López uses this example to show the power of race in society.
Bu nedenle herhangi bir apaçık hüküm ortaya koymak mümkün değildir."We do not have a clear test."
Aslen benden üç yeni şarkı koymam istenmişti.TMS offered to sing three songs free.
Sekbanların karşı koyması üzerine de ateşe verdiler.Upon failing to receive a reply, the forces opened fire upon one another.
Bu tahliller, teşhis koymak için canlı bakterilere ihtiyaç duymadıklarından zaman duyarlı değildir.These tests are not as time-sensitive, as they do not require living bacteria to make the diagnosis.
Buna karşı koymak için, filtreleme yazılımı da popüler vekillere erişimi engelleyebilir.To counter this, filtering software may also block access to popular proxies.
Fakat Bailey bu görüşünü ispatlayacak hiçbir argüman ortaya koymamıştır.However, Barley does not note from where he garnered this opinion.
O güne kadar ağzına hiç alkol koymamıştır.He has never consumed alcohol.
5:11 Günahkarların öğün sunularına buhur koyma Lev.5:11 Not to put frankincense on the meal offerings of wrongdoers — Lev.
Her iki taraf ihtilafa mutlak bir son koymak için dikkatlice hazırlık yaptılar.Both sides carefully prepared for a decisive end of the conflict.
Dini bağlılık, uzaydayken uygulayıcılar için benzersiz güçlükler ve fırsatlar ortaya koymaktadır.Religious adherence in outer space poses unique challenges and opportunities for practitioners.
Bu haklar; özgürlük, mülkiyet, güvenlik ve özellikle baskıya karşı koymaktır.These rights are liberty, property, safety and resistance against oppression.
Epigrafik kanıtlar, iç bölgelerde de geniş Helenistik etkinin var olduğunu ortaya koymaktadır.Epigraphic evidence also shows extensive Hellenistic influence in the interior.
Nakamura, üçüne karşı koymaya çalışsa da başarılı olamadı.Nakamura attempted to fight off the three, but was overwhelmed.
Aland metni Yeni Ahit al yazmaları kategorileri içerisinde Kategori V'e koymaktadır.Aland placed it in Category V. The text is very close to the Textus Receptus.
O zamanlar çocuklara böyle ad koymak çok yaygındı.Such work was common to boys of that age.
Kendi kendine teşhis koyma yaygındır.But it is self-identifying.
Kendisinin efendisi olmalı, kendi yasalarını kendisi koymalıdır.Better I than one who must uphold these laws herself.
Petrus İsa'nın tutuklanmasına karşı koymak istese de İsa bunun önüne geçer.It depicts Peter denying Jesus after Jesus was arrested.
Koymak istediği ad Tahatturdu.He had a gambling addiction he wanted to fix.
O sadece onu babası yerine koymak istemiştir.She wanted to make a human to replace her dead father.
İşte onlar, her türlü yıldırmaya karşı koymaya kalkışacaklardır.And they all shower him with the same dislike again.
Devletin büyük şirketlere el koymasını istiyoruz.The company was providing services for large corporations only.
Ancak ikinci namluya power tapa bir fişek koymak faydalıdır.One die per power set by default.
Bu yapı katlarında ele geçen Hassuna çanak çömleği bu durumu açıkça ortaya koymaktadır.The Water Skiing movement from his Summer Suite displays this very clearly.
Alâüddîn Muhammed, uzun seneler Moğol saldırılarına karşı koymakla uğraştı.Consequently, Modena was, in many cases wrong in attacking the Talmudists.
Ring, kendini olası özgür Skype ikamesi konumuna koymaktadır.This to coincide with the release of Hard Core Logo 2.
Bunu yapmanın kolay bir yolu, tohumları su dolu bir kaba koymaktır.Un procédé simple pour la colouration des spores.
Yine de şirketlerin bir miktar sermaye ortaya koyması gerekmektedir.Companies therefore have to search for a niche.
Daha üstün bir şekilde, bütün engellere ve tehlikelere karşı koymak gücünü bulmalıyız.The change agent must address himself to all of these hazards and obstacles.
Veriler kar yağışının azaldığını buz kaybının attığını ortaya koymaktadır.He also notes that gravity should have pulled down the ice clouds.
Bu olay Avusturya’nın güçsüzlüğünü ortaya koyması bakımından önemlidir.All these underscored the kind of threat that Australia faces.
Cumhurbaşkanlığı'na adaylığını koyması, Em."Babiš potvrdil kandidaturu na předsedu ANO.
Bu da doğru parçaları doğru sırayla doğru yerlere koymayı epey zorlaştırır.My only concern is putting the right shapes in the right colours in the right places.
Bu özellik ile diğer mimarilerden farkını ortaya koymaktadır.Look here to see how this differs from other access control models.
Yuvanın tabanını yumurtaları koymak için yumuşak malzemelerle kaplar.The female then seeks suitable soft soil in which to lay her eggs.
Şimdi her ikisi hayatını yoluna koymaya çalışacaklardır.They both still struggle to make something of their lives.
Üçüncü anlamı da kötülüklere karşı koymaktır.The third subtitle deals with currency crimes.
Kiyarüstemi, ABD'de de karşı koymayla karşılaştı.The censors remained intact in the United States.
İnsanlar birbirlerini gördükleri ilk andan başlayarak birbirlerini kutuların içine koymaya başlar.Human beings start putting each other into boxes the second that they see each other --
İlk hafta hiç karikatür koymadık.The first week we did no cartoons.
Teşhis koymak için herhangi bir girişimde bulunmazlardı.He made no attempt at diagnosis.
Eğer aynı olmalarını istiyorsanız aynı kısıtlamaları koymalısınız. *For them to be really the same, you have to put the same constraints on it.
Buraya 0 koymayı unutmuyoruz.So we got to remember to put the zero there.
Bu kampanyayı buraya kadar getirmek ve uygulamaya koymak için senin bir yol bulman lazım."You need to figure a way to bring this campaign across here and make it work."
Bizim asıl yaptığımız bunun üzerine standart bir HVAC filtresi koymak.What we do is actually put a standard HVAC filter on the top of that.
Ben aracı 1 uzunluğu ofset imleç koymakI put the cursor on the length offset for tool 1
Eh, şimdi ben benim programı yüklemeniz gerekir koymak benim ofset varWell, I've got my offsets set now so I need to load my program
Denkleme koymaya hazırız. -And now we're ready to substitute back in. And I will switch colors.
"Yerine koyma" yöntemini uygulayalım.Let's say-- let's do it the picking-numbers method because
Buraya yeniden parantez koyma zorunda bile değiliz.We don't even have to put parentheses there.
Ama isim koymamışsın, seni biriyle tanıştıracaktım.[Laughter]
"tepsileme" -- yani şekil almış somunu tepsiye koymak."panning" -- which means putting the shaped loaf on a pan.
Onun kararını ve azmini koymak ne kadar hızlı bir sürpriz oldu yürütülmesi.It was surprising how quickly he made up his mind and put his resolve into execution.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod