Böylece size görsel bir... "Yerine koyma" yöntemini uygulayalım.lo voy a dar una razón visual, un visual representa - en realidad, vamos a hacerlo en ambos sentidos.
Bu arada Sayın Merryweather, biz o karanlık fener üzerinden ekran koymak gerekir. "Do té doby pan Merryweatherová, musíme dát na obrazovku přes to lucerny. "
Bu arada Sayın Merryweather, biz o karanlık fener üzerinden ekran koymak gerekir. "Do tej doby pán Merryweatherová, musíme dať na obrazovku cez to lucerny. "
Bu arada Sayın Merryweather, biz o karanlık fener üzerinden ekran koymak gerekir. "En attendant, M. Merryweather, nous devons mettre l'écran au cours de cette lanterne sourde. "
Bu arada Sayın Merryweather, biz o karanlık fener üzerinden ekran koymak gerekir. "Entrementes, o Sr. Merryweather, devemos colocar a tela sobre essa lanterna. "
Bu arada Sayın Merryweather, biz o karanlık fener üzerinden ekran koymak gerekir. "I mellemtiden Mr. Merryweather, må vi sætte skærmen over den mørke lanterne. "
Bu arada Sayın Merryweather, biz o karanlık fener üzerinden ekran koymak gerekir. "În acelaşi timp dl Merryweather, trebuie să punem pe ecran peste acea lanternă întuneric. "
Bu arada Sayın Merryweather, biz o karanlık fener üzerinden ekran koymak gerekir. "In der Zwischenzeit Mr. Merryweather, müssen wir den Bildschirm über das dunkle Laterne gesetzt. "
Bu arada Sayın Merryweather, biz o karanlık fener üzerinden ekran koymak gerekir. "In de tussentijd heer Merryweather, moeten we het scherm zetten over die donkere lantaarn. "
Bu arada Sayın Merryweather, biz o karanlık fener üzerinden ekran koymak gerekir. "Közben Mr. Merryweather, meg kell tenni a képernyő fölött, hogy a sötét lámpás. "
Bu arada Sayın Merryweather, biz o karanlık fener üzerinden ekran koymak gerekir. "한편 씨 Merryweather에서, 우리는 그 어두운 랜턴을 통해 화면을 넣어해야한다 "고 말했다.
Bu arada Sayın Merryweather, biz o karanlık fener üzerinden ekran koymak gerekir. "Mientras tanto el señor Merryweather, debemos poner la pantalla en que linterna sorda. "
Bu arada Sayın Merryweather, biz o karanlık fener üzerinden ekran koymak gerekir. "Nel frattempo il Sig. Merryweather, dobbiamo mettere lo schermo oltre che lanterna cieca ".
Bu arada Sayın Merryweather, biz o karanlık fener üzerinden ekran koymak gerekir. "Sementara itu Mr Merryweather, kita harus menempatkan layar atas bahwa lentera gelap. "
Bu arada Sayın Merryweather, biz o karanlık fener üzerinden ekran koymak gerekir. "Sillä välin herra Merryweather, meidän täytyy laittaa näytön yli, että pimeä lyhty. "
Bu arada Sayın Merryweather, biz o karanlık fener üzerinden ekran koymak gerekir. "Trong khi chờ đợi ông Merryweather, chúng ta phải đặt màn hình so với đèn lồng tối ".
Bu arada Sayın Merryweather, biz o karanlık fener üzerinden ekran koymak gerekir. "Under tiden Mr Merryweather måste vi sätta på skärmen under den mörka lyktan. "
Bu arada Sayın Merryweather, biz o karanlık fener üzerinden ekran koymak gerekir. "V vmesnem času je g. Sončni žarek, moramo postaviti zaslon, nad to temno luč. "
Bu arada Sayın Merryweather, biz o karanlık fener üzerinden ekran koymak gerekir. "W międzyczasie pan Merryweather, musimy umieścić ekran na tej ciemnej latarni. "
Bu arada Sayın Merryweather, biz o karanlık fener üzerinden ekran koymak gerekir. "Εν τω μεταξύ ο κ. Merryweather, πρέπει να θέσουμε την οθόνη πάνω από αυτό το σκοτεινό φανάρι. "
Bu arada Sayın Merryweather, biz o karanlık fener üzerinden ekran koymak gerekir. "В същото време г-н Merryweather, ние трябва да се сложи на екрана, че тъмните фенер ".
Bu arada Sayın Merryweather, biz o karanlık fener üzerinden ekran koymak gerekir. "В то же время г-н Merryweather, мы должны положить на экране, что темный фонарь ".
Bu arada Sayın Merryweather, biz o karanlık fener üzerinden ekran koymak gerekir. "У той же час пан Merryweather, ми повинні покласти на екрані, що темний ліхтар ".
Bu arada Sayın Merryweather, biz o karanlık fener üzerinden ekran koymak gerekir. "בינתיים מר Merryweather, אנחנו חייבים לשים את המסך מעל פנס כי חושך. "
Bu arada Sayın Merryweather, biz o karanlık fener üzerinden ekran koymak gerekir. "في غضون ذلك السيد Merryweather ، يجب أن نضع الشاشة خلال تلك فانوس الظلام. "
Bu arada Sayın Merryweather, biz o karanlık fener üzerinden ekran koymak gerekir. ""そして、暗闇の中で座っている?"
Bu aynı suçlu yuvası, onların beni parmaklıklar arkasına koymakla herşeyin unutulacağını düşündükleriHetzelfde hol waarin ze dachten dat ze me zouden opsluiten en dat alles vergeten zou zijn.
Bu aynı suçlu yuvası, onların beni parmaklıklar arkasına koymakla herşeyin unutulacağını düşündükleri그들이 생각하기에 저를 교도소에 두면 모든 것이 잊혀지리라고 생각했던 바로 그곳에서 말입니다.
Bu aynı suçlu yuvası, onların beni parmaklıklar arkasına koymakla herşeyin unutulacağını düşündüklerilo stesso covo in cui avevano pensato di mettermi dietro le sbarre e dimenticare tutto.
Bu aynı suçlu yuvası, onların beni parmaklıklar arkasına koymakla herşeyin unutulacağını düşündükleriאת המאורה בה הם חשבו לנעול אותי מאחורי סורג ובריח ולשכוח ממני
Bu aynı suçlu yuvası, onların beni parmaklıklar arkasına koymakla herşeyin unutulacağını düşündükleriالسجن الذي كانوا يعتقدون أنه بمجرد تعييني فيه سيتم نسيان كل شيء.
Bu aynı suçlu yuvası, onların beni parmaklıklar arkasına koymakla herşeyin unutulacağını düşündükleriその場所で起こったのです。 私達は環境自体を変えました
Bu bankaya koymaktan veya hazine bonosu almaktan daha iyi değil mi? .Dus eigenlijk krijgt Bear Stearns gewoon een vergoeding, net als de hypotheekmakelaar.
Bu bankaya koymaktan veya hazine bonosu almaktan daha iyi değil mi? .Eso es mejor que ponerlo en el banco. Eso es mejor que la compra de Letras del Tesoro, ¿verdad?
Bu bankaya koymaktan veya hazine bonosu almaktan daha iyi değil mi? .Lepiej niż wkładać je do banku. Lepsze niż bony skarbowe, co nie?
Bu bankaya koymaktan veya hazine bonosu almaktan daha iyi değil mi? .Que é melhor do que colocá-lo no banco. Que é melhor do que comprar títulos do Tesouro, direito?
Bu bankaya koymaktan veya hazine bonosu almaktan daha iyi değil mi? .To je lepší, než je dávat do banky. To je lepší, než nakupovat pokladniční poukázky.
Bu bankaya koymaktan veya hazine bonosu almaktan daha iyi değil mi? .Це краще ніж вони в банку Краще ніж купувати казнаейські векселі
Bu bankaya koymaktan veya hazine bonosu almaktan daha iyi değil mi? .これらは、政府債権を買うより、良いですよね? それで、より多くのお金が流入しました。
Bu belirlemelere göre beyni, daha ufak kriyostatlara koymak üzere daha küçük parçalara ayırabiliyoruz.A partir de esto podemos fragmentar el cerebro en trozos que luego pondremos en un criostato más pequeño.
Bu belirlemelere göre beyni, daha ufak kriyostatlara koymak üzere daha küçük parçalara ayırabiliyoruz.Da questo, frammentiamo quel cervello in ulteriori parti che poi metteremo su un criostato più piccolo.
Bu belirlemelere göre beyni, daha ufak kriyostatlara koymak üzere daha küçük parçalara ayırabiliyoruz.De aici fragmentăm creierul în bucăţi mai mici, pe care le punem pe un criostat mai mic.
Bu belirlemelere göre beyni, daha ufak kriyostatlara koymak üzere daha küçük parçalara ayırabiliyoruz.Ebből aztán az agyat további darabokra tudjuk szétszedni, amiket majd egy kisebb kriosztátba tehetünk.
Bu belirlemelere göre beyni, daha ufak kriyostatlara koymak üzere daha küçük parçalara ayırabiliyoruz.Fra dette, er vi i stand til at dele hjernen i flere dele, som vi så kan lægge i en mindre cryostat.
Bu belirlemelere göre beyni, daha ufak kriyostatlara koymak üzere daha küçük parçalara ayırabiliyoruz.Från detta kan vi sedan dela upp hjärnan i ännu fler delar vilka vi sedan kan lägga på en mindre kryostat.
Bu belirlemelere göre beyni, daha ufak kriyostatlara koymak üzere daha küçük parçalara ayırabiliyoruz.이것을 통하여 뇌를 더 작은 조각으로 나눈 뒤에 더 작은 저온유지장치에 넣습니다.
Bu belirlemelere göre beyni, daha ufak kriyostatlara koymak üzere daha küçük parçalara ayırabiliyoruz.Potom můžeme mozek rozdělit na další kousky, které se vejdou do menšího kryostatu.
Bu belirlemelere göre beyni, daha ufak kriyostatlara koymak üzere daha küçük parçalara ayırabiliyoruz.Teraz możemy podzielić mózg na kolejne części, które następnie możemy położyć na mniejszy kriostat.
Bu belirlemelere göre beyni, daha ufak kriyostatlara koymak üzere daha küçük parçalara ayırabiliyoruz.Далее мы могли разделить мозг на более мелкие части, которые потом помещались в меньший криостат.
Bu belirlemelere göre beyni, daha ufak kriyostatlara koymak üzere daha küçük parçalara ayırabiliyoruz.От тях ние сме в състояние да фрагментираме мозъка на още части, които можем да сложим в по-малък криостат.
Bu belirlemelere göre beyni, daha ufak kriyostatlara koymak üzere daha küçük parçalara ayırabiliyoruz.Після цього ми можемо розділяти мозок на сегменти, які потім помістяться у менший кріостат.
Bu belirlemelere göre beyni, daha ufak kriyostatlara koymak üzere daha küçük parçalara ayırabiliyoruz.מכאן אנו יכולים לפצל את פיסת המוח לחלקים יותר קטנים, שאותם אפשר להניח על-גבי התקן השומר על טמפרטורה נמוכה.
Bu belirlemelere göre beyni, daha ufak kriyostatlara koymak üzere daha küçük parçalara ayırabiliyoruz.ومن هنا ، نتمكن من تقسيم الدماغ إلى قطع كثيرة ، والتي يمكن من ثم وضعها في قاطعٍ دقيق.
Bu belirlemelere göre beyni, daha ufak kriyostatlara koymak üzere daha küçük parçalara ayırabiliyoruz.小型の凍結切片作成機にかけます これは凍結された脳を
Bu bir yerine koyma değil, sadece öğrenmenin önemli bir parçası.Anda melengkapi cara belajar Anda, bukan menggantikannya, hanya bagian yang penting dari cara belajar.
Bu bir yerine koyma değil, sadece öğrenmenin önemli bir parçası.Ce n'est pas un remplacement, c'est une part de l'apprentissage qui est importante.
Bu bir yerine koyma değil, sadece öğrenmenin önemli bir parçası.Choć nie zastąpi to tradycyjnej nauki, taka "zabawa" to niezbędny dodatek.
Bu bir yerine koyma değil, sadece öğrenmenin önemli bir parçası. Çok teşekkürler.Faz parte da aprendizagem, o que é importante.
Bu bir yerine koyma değil, sadece öğrenmenin önemli bir parçası.Đó không phải là sự thay thế, đó là một phần quan trọng trong việc học.
Bu bir yerine koyma değil, sadece öğrenmenin önemli bir parçası.Es ist kein Ersatz, es ist nur ein Teil des Lernen, der wichtig ist.