Ana içeriğe geç
Sözlük

koyma ile cümle

koyma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Birinin üzerine ellerini koymakta aceleci davranma, başkalarının günahlarına ortak olma. Kendini temiz tut.אל תהי נמהר בסמיכת ידיך על אדם ולא תשתתף לחטאת אחרים שמר את נפשך בטהרה׃
Birinin üzerine ellerini koymakta aceleci davranma, başkalarının günahlarına ortak olma. Kendini temiz tut.لا تضع يدا على احد بالعجلة ولا تشترك في خطايا الآخرين. احفظ نفسك طاهرا
Birinin üzerine ellerini koymakta aceleci davranma, başkalarının günahlarına ortak olma. Kendini temiz tut.給 人 行 按 手 的 禮 、 不 可 急 促 . 不 要 在 別 人 的 罪 上 有 分 . 要 保 守 自 己 清 潔
Birinin üzerine ellerini koymakta aceleci davranma, başkalarının günahlarına ortak olma. Kendini temiz tut.給 人行 按手 的 禮 、 不 可 急促 . 不要 在 別人 的 罪 上 有分 . 要 保守 自己 清潔
Birkaç saniye, yine ayağa fırladı ve onun koymak için onu karşılamak için yeterli cebinden cam.Alguns segundos bastaram para satisfazê-lo, pois ele se pôs de pé novamente e colocou sua vidro em seu bolso.
Birkaç saniye, yine ayağa fırladı ve onun koymak için onu karşılamak için yeterli cebinden cam.Beberapa detik cukup untuk memuaskan dia, karena ia melompat berdiri lagi dan meletakkannya kaca di sakunya.
Birkaç saniye, yine ayağa fırladı ve onun koymak için onu karşılamak için yeterli cebinden cam.Câteva secunde de ajuns să-l satisfacă, pentru că el sări în picioare şi a pus din nou lui sticlă în buzunar.
Birkaç saniye, yine ayağa fırladı ve onun koymak için onu karşılamak için yeterli cebinden cam.Et par sekunder var nok til at tilfredsstille ham, for han sprang på benene igen og satte sin glas i lommen.
Birkaç saniye, yine ayağa fırladı ve onun koymak için onu karşılamak için yeterli cebinden cam.Ett par sekunder räckte för att tillfredsställa honom, för han sprang på fötter igen och satte glas i fickan.
Birkaç saniye, yine ayağa fırladı ve onun koymak için onu karşılamak için yeterli cebinden cam.Kilka sekund wystarczyło, aby go zadowolić, bo zerwał się na nogi i położył szkła w kieszeni.
Birkaç saniye, yine ayağa fırladı ve onun koymak için onu karşılamak için yeterli cebinden cam.Muutaman sekunnin riittänyt tyydyttämään hänet, sillä hän hypähti jaloilleen ja laittoi lasi taskussaan.
Birkaç saniye, yine ayağa fırladı ve onun koymak için onu karşılamak için yeterli cebinden cam.Nekaj ​​sekund je zadoščalo, da ga prepriča, ker je skočila na noge spet in dal svoje steklo v žepu.
Birkaç saniye, yine ayağa fırladı ve onun koymak için onu karşılamak için yeterli cebinden cam.Pár másodperc elég kielégíteni őt, mert talpra ugrott ismét letette üveg a zsebében.
Birkaç saniye, yine ayağa fırladı ve onun koymak için onu karşılamak için yeterli cebinden cam.Pár sekund stačilo k uspokojení mu, protože vyskočil znovu a položil skla v kapse.
Birkaç saniye, yine ayağa fırladı ve onun koymak için onu karşılamak için yeterli cebinden cam.Pár sekúnd stačilo na uspokojenie mu, pretože vyskočil znovu a položil skla vo vrecku.
Birkaç saniye, yine ayağa fırladı ve onun koymak için onu karşılamak için yeterli cebinden cam.Pochi secondi bastarono a soddisfare lui, poiché egli balzò in piedi e si mise di nuovo vetro in tasca.
Birkaç saniye, yine ayağa fırladı ve onun koymak için onu karşılamak için yeterli cebinden cam.Quelques secondes suffirent à le satisfaire, car il sauta sur ses pieds et posa sa verre dans sa poche.
Birkaç saniye, yine ayağa fırladı ve onun koymak için onu karşılamak için yeterli cebinden cam.그가 다시 발을 급속 그의 넣어위한 몇 초 그를 만족 sufficed 주머니에 유리.
Birkaç saniye, yine ayağa fırladı ve onun koymak için onu karşılamak için yeterli cebinden cam.Кілька секунд було достатньо, щоб задовольнити його, бо він схопився на ноги і засунув скло в кишеню.
Birkaç saniye, yine ayağa fırladı ve onun koymak için onu karşılamak için yeterli cebinden cam.Несколько секунд было достаточно, чтобы удовлетворить его, ибо он вскочил на ноги и засунул стекло в карман.
Birkaç saniye, yine ayağa fırladı ve onun koymak için onu karşılamak için yeterli cebinden cam.Няколко секунди са достатъчни, за да го задоволи, защото той отново скочи на крака и сложи стъкло в джоба си.
Birkaç saniye, yine ayağa fırladı ve onun koymak için onu karşılamak için yeterli cebinden cam.כמה שניות הספיקו כדי לספק אותו, הוא זינק על רגליו שוב את שלו זכוכית בכיסו.
Birkaç saniye, yine ayağa fırladı ve onun koymak için onu karşılamak için yeterli cebinden cam.تكفي بضع ثوان لإرضاء له ، لأنه ينبع على قدميه مرة أخرى وضعت له الزجاج في جيبه.
Birkaç saniye, yine ayağa fırladı ve onun koymak için onu karşılamak için yeterli cebinden cam.彼のポケットの中にガラス。 "我々は我々の前に最低でも時間を持っている、"彼は彼らがほとんど何を取ることができないため"と話した。
Bir komodin vardır ve komodinde senin eşyalarını koyman için hiç yer yoktur.Ada lemari dan tidak pernah ada ruang di lemari untuk barang-barang Anda.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Abych uvedla pár příkladů, zaprvé prosím přestaňte sázet pichlavé rostliny okolo státních budov.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Digo, por citar algunas cosas, por favor dejen de poner plantas espinosas alrededor de los edificios públicos.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Egy párat felsorolok.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.제 말은, 몇가지 얘기해 보자면, 첫번째, 제발 공공건물 주변에
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Naj navedem le nekaj: Prvič: prosim, nehajte postavljati bodičaste rastline okoli javnih zgradb.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Nie obsadzajmy budynkó użyteczności publicznej kolczastymi roślinami.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Nur ein paar Beispiele.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Solo per citare un paio di cose.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Spomeniem len pár vecí.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Voici quelques actions possibles. Un, cessez de mettre des plantes épineuses autour des bâtiments publics.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Πρώτον, σας παρακαλώ σταματήστε να φυτεύετε φυτά με αγκάθια γύρω από δημόσια κτήρια.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Вот несколько примеров.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.Искам да кажа, че ще изброя някои неща.
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.הנה רק כדי לציין כמה. ראשית, תפסיקו לשתול
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.أعني، دعوني أذكر بعضها. واحد، يرجى التوقف عن وضع
Bir, lütfen kamu yapılarının çevresine dikenli bitkiler koymaktan vazgeçin.周りに植えないで下さい 土地の無駄です (笑)
Bir mako köpekbalığına kişisel olarak yaklaşmak ve üzerine bir etiket koymayı denemek gerçekten çok zor.E' davvero difficile avvicinare uno squalo mako per innestargli una targhetta.
Bir mako köpekbalığına kişisel olarak yaklaşmak ve üzerine bir etiket koymayı denemek gerçekten çok zor.Es muy difícil conocer de cerca y en persona a un tiburón marrajo y tratar de ponerle una etiqueta.
Bir mako köpekbalığına kişisel olarak yaklaşmak ve üzerine bir etiket koymayı denemek gerçekten çok zor.Este foarte greu să ajungi aproape de un rechin mako şi să încerci să îl marchezi pentru urmărire.
Bir mako köpekbalığına kişisel olarak yaklaşmak ve üzerine bir etiket koymayı denemek gerçekten çok zor.Het valt niet mee om een makreelhaai te benaderen om er een tag op te zetten.
Bir mako köpekbalığına kişisel olarak yaklaşmak ve üzerine bir etiket koymayı denemek gerçekten çok zor.청상아리에 가까이 접근하고 칩을 다는 일은 매우 어려운 일입니다
Bir mako köpekbalığına kişisel olarak yaklaşmak ve üzerine bir etiket koymayı denemek gerçekten çok zor.Naprawdę trudno jest zbliżyć się do ostronosa atlantyckiego i spróbować go oznaczyć.
Bir mako köpekbalığına kişisel olarak yaklaşmak ve üzerine bir etiket koymayı denemek gerçekten çok zor.Ugyanígy rendkívül nehéz egy makócápa közelébe férkőzni, és megjelölni.
Bir mako köpekbalığına kişisel olarak yaklaşmak ve üzerine bir etiket koymayı denemek gerçekten çok zor.Наистина е трудно да се доближиш до остроносата акула и да се опиташ да я маркираш.
Bir mako köpekbalığına kişisel olarak yaklaşmak ve üzerine bir etiket koymayı denemek gerçekten çok zor.Очень сложно близко подобраться к серо-голубой акуле и поместить на неё датчик.
Bir mako köpekbalığına kişisel olarak yaklaşmak ve üzerine bir etiket koymayı denemek gerçekten çok zor.זה באמת קשה להתקרב לכריש מקו ולנסות לשים עליו תג זיהוי.
Bir mako köpekbalığına kişisel olarak yaklaşmak ve üzerine bir etiket koymayı denemek gerçekten çok zor.إنه حقاً صعب الاقتراب وشخصياُ من سمك قرش الماكو ومحاولة وضع بطاقة عليه
Bir mako köpekbalığına kişisel olarak yaklaşmak ve üzerine bir etiket koymayı denemek gerçekten çok zor.さらに難しいのです オレゴン州立大学(OSU)の ブルース・メイトチームの一員になって
Bir mimar olarak böyle bir şeye karşı koymak zorundayım.Építész létemre, kezdenem kell ezzel valamit.
Bir mimar olarak böyle bir şeye karşı koymak zorundayım.A ako architekt, musím niečomu takémuto čeliť.
Bir mimar olarak böyle bir şeye karşı koymak zorundayım.Als architect moet ik hier iets tegen doen.
Bir mimar olarak böyle bir şeye karşı koymak zorundayım.Als Architekt muss ich dem entgegentreten.
Bir mimar olarak böyle bir şeye karşı koymak zorundayım.Ca arhitect, eu trebuie să mă confrunt cu lucruri de acest gen.
Bir mimar olarak böyle bir şeye karşı koymak zorundayım.Como arquitecto, tengo que enfrentar algo así.
Bir mimar olarak böyle bir şeye karşı koymak zorundayım.Como arquiteto, tenho de confrontar coisas como estas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod