Ancak, tüm sonra, o memnun ise, neden başını fikirler koymak gerekir? "Men, trots allt, om han är nöjd, varför ska jag sätta idéer i huvudet? "
Ancak, tüm sonra, o memnun ise, neden başını fikirler koymak gerekir? "Mutta loppujen lopuksi, onko hän tyytyväinen, miksi minun pitäisi laittaa ajatuksia hänen päähänsä? "
Ancak, tüm sonra, o memnun ise, neden başını fikirler koymak gerekir? "Pero, después de todo, si está convencido, ¿por qué debo poner las ideas en la cabeza? "
Ancak, tüm sonra, o memnun ise, neden başını fikirler koymak gerekir? "Tapi, setelah semua, jika ia puas, mengapa saya harus menempatkan ide-ide di kepalanya? "
Ancak, tüm sonra, o memnun ise, neden başını fikirler koymak gerekir? "Toda, po vsem, če je zadovoljen on, zakaj bi jaz dal ideje v glavo? "
Ancak, tüm sonra, o memnun ise, neden başını fikirler koymak gerekir? "Tuy nhiên, sau khi tất cả, nếu anh ta hài lòng, tại sao tôi nên đưa những ý tưởng trong đầu của mình? "
Ancak, tüm sonra, o memnun ise, neden başını fikirler koymak gerekir? "Αλλά, σε τελική ανάλυση, αν είναι ικανοποιημένος, γιατί θα έπρεπε να τεθούν οι ιδέες στο κεφάλι του; "
Ancak, tüm sonra, o memnun ise, neden başını fikirler koymak gerekir? "Але, врешті-решт, якщо він задоволений, чому я повинен покласти ідеї в голові? "
Ancak, tüm sonra, o memnun ise, neden başını fikirler koymak gerekir? "Но, в конце концов, если он удовлетворен, почему я должен положить идеи в голове? "
Ancak, tüm sonra, o memnun ise, neden başını fikirler koymak gerekir? "Но, в края на краищата, ако той е доволен, защо трябва да се сложи идеи в главата си? "
Ancak, tüm sonra, o memnun ise, neden başını fikirler koymak gerekir? "אבל, אחרי הכל, אם שוכנע, למה אני צריך לשים לו רעיונות לראש? "
Ancak, tüm sonra, o memnun ise, neden başını fikirler koymak gerekir? "ولكن ، بعد كل شيء ، إذا اقتنع ، فلماذا أضع الأفكار في رأسه؟ "
Ancak, tüm sonra, o memnun ise, neden başını fikirler koymak gerekir? ""なぜ、本当に?
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.Doložím to na celkom konkrétnych príkladoch, vždy v kontexte širších súvislostí.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.J'illustrerai cela par des exemples concrets, mais en indiquant toujours les grandes tendances.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.몇가지 꽤 구체적인 사례를 들고자 합니다. 동시에 더 폭넓은 주제로 유도하고 말이죠.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.Konkrét példákon fogom bemutatni, de észben tartva teljes képet.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.Saya akan ilustrasikan dengan contoh-contoh konkrit, tapi yang selalu mengacu ke tema-tema yang lebih besar.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.Vou ilustrar isso com alguns exemplos concretos, mas tendo sempre em consideração os temas mais gerais.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.Voy a ilustrar esto con algunos ejemplos bastante concretos, pero apuntando siempre a contextos más amplios.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.Zobrazuję to dość konkretnymi przykładami, lecz zawsze mając na myśli szersze pojęcie.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.Θα το αποικονίσω με μερικά πιο συγκεκριμένα παραδείγματα, αλλά πάντα θίγοντας και τα ευρύτερα θέματα.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.В качестве иллюстрации я собираюсь использовать конкретные примеры, но со ссылкой на более широкие темы.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.Ще я илюстрирам с конкретни примери, свързани и с по-широкия контекст.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.אבהיר זאת עם כמה דוגמאות מוחשיות למדי, אבל תמיד מכוונות לתמונה הרחבה.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.سأقوم بتوضيح ذلك مع أمثلة ملموسة الى حد ما، لكن دائماً أشير الى المواضيع الأعم.
Anlatırken, somut örnekler vereceğim, ama geneli ortaya koymaya gayret edeceğim.見据えているのは 常により広い主題です あなた方が いつか 自らに問うだろう疑問
Anne dayak yerdi. "Biz kızlarımızı güvenli bir yere koymak istiyoruz." dediler.מאשימים בכך את האם, ומענישים אותה.
Araç değiştirme kolu geri dönüşümlü olarak yayınlanır ve araçları geri dönüş ve carousel koymakArm зміни інструмент буде обертатися у зворотному напрямку і покласти інструментів назад у каруселі і шпинделя
Araç değiştirme kolu geri dönüşümlü olarak yayınlanır ve araçları geri dönüş ve carousel koymakBraţul schimbare unealtă va roti în sens invers şi pune instrumente înapoi în carousel şi ax
Araç değiştirme kolu geri dönüşümlü olarak yayınlanır ve araçları geri dönüş ve carousel koymakCánh tay thay đổi công cụ sẽ luân phiên tại đảo ngược và đưa các công cụ trở lại carousel và trục chính
Araç değiştirme kolu geri dönüşümlü olarak yayınlanır ve araçları geri dönüş ve carousel koymak도구 변경 팔 반대로 회전 회전 목마 및 스핀 들에 도구를 다시 넣어
Araç değiştirme kolu geri dönüşümlü olarak yayınlanır ve araçları geri dönüş ve carousel koymakLe bras de changement outil va tourner en sens inverse et remettre les outils dans le Carrousel et le fuseau
Araç değiştirme kolu geri dönüşümlü olarak yayınlanır ve araçları geri dönüş ve carousel koymakNástroj změna ruka se bude otáčet v opačném směru a nástroje zpět do kolotoče a frézky
Araç değiştirme kolu geri dönüşümlü olarak yayınlanır ve araçları geri dönüş ve carousel koymakVærktøjet Skift arm vil rotere i omvendt rækkefølge og sætte værktøjerne tilbage i karrusel og spindel
Araç değiştirme kolu geri dönüşümlü olarak yayınlanır ve araçları geri dönüş ve carousel koymakИнструмент изменения руку будет вращаться в обратном порядке и вернуть средства в Карусель и шпинделя
Araç değiştirme kolu geri dönüşümlü olarak yayınlanır ve araçları geri dönüş ve carousel koymakזרוע שינוי הכלי יסתובב בכיוון ההפוך להחזיר את הכלים קרוסלה, ציר
Araç değiştirme kolu geri dönüşümlü olarak yayınlanır ve araçları geri dönüş ve carousel koymakسيتم تدوير الذراع أداة التغيير في الاتجاه المعاكس ووضع الأدوات مرة أخرى إلى دائري والمغزل
Araç değiştirme kolu geri dönüşümlü olarak yayınlanır ve araçları geri dönüş ve carousel koymakカルーセルやスピンドルに戻すツール [腕は元の位置に戻ります
Arap Müslümanın yerine koymanız중동, 이라크에 사는 평범한
Arap Müslümanın yerine koymanızשל ערבי מוסלמי רגיל
Arap Müslümanın yerine koymanızأى مسلم عربي عادي
Arap Müslümanın yerine koymanızごく一般的なイスラム人だと
Artı su. . Yaptığım tek şey sülfatın yerine x koymaktı.Pouze jsem nahradil ten sulfát pomocí X.
Artı su. . Yaptığım tek şey sülfatın yerine x koymaktı.Todo lo que hice es reemplazar el sulfato con una x
Aşağı yukarı herkese, dokümanlarını koymalarını söyledim -- Dedim ki "Dokümanlarını internete koyar mısınız?"Тогда я попросил всех выложить свои документы — я сказал "не могли бы вы выложить свои документы в сеть?"
Aşağı yukarı herkese, dokümanlarını koymalarını söyledim --Ho chiesto più o meno a tutti, di mettere a disposizione i propri documenti --
Aşağı yukarı herkese, dokümanlarını koymalarını söyledim --Ich habe mehr oder weniger jeden gebeten, seine Dokumente einzustellen.
Aşağı yukarı herkese, dokümanlarını koymalarını söyledim --Ik vroeg zo'n beetje iedereen om hun documenten --
Aşağı yukarı herkese, dokümanlarını koymalarını söyledim --Je demandais à tout le monde plus ou moins de mettre ses documents en ligne.
Aşağı yukarı herkese, dokümanlarını koymalarını söyledim --만나는 사람마다 부탁을 했어요. 문서 가진거 있음 좀 올려 달라구요.
Aşağı yukarı herkese, dokümanlarını koymalarını söyledim --Le-am cerut tuturor, mai mult sau mai puţin, să îşi pună documentele --
Aşağı yukarı herkese, dokümanlarını koymalarını söyledim --Le pedí a todo el mundo, más o menos, que pusiera sus documentos.
Aşağı yukarı herkese, dokümanlarını koymalarını söyledim --Saya bertanya semua orang, lebih atau kurang, untuk menempatkan dokumen mereka --
Aşağı yukarı herkese, dokümanlarını koymalarını söyledim --Többé-kevésbé mindenkit megkértem, hogy tegyék fel a dokumentumaikat -
Aşağı yukarı herkese, dokümanlarını koymalarını söyledim --Tôi yêu cầu, nhiều hay ít, hãy đưa tư liệu
Aşağı yukarı herkese, dokümanlarını koymalarını söyledim --Тогава аз помолих всеки да публикува документите си, попитах ви:
Aşağı yukarı herkese, dokümanlarını koymalarını söyledim --Я просив кожного, більше чи менше, викласти їхні документи — я казав:
Aşağı yukarı herkese, dokümanlarını koymalarını söyledim --ביקשתי מכולם, פחות או יותר, לשים את מסמכיהם --
Aşağı yukarı herkese, dokümanlarını koymalarını söyledim --طلبت من الجميع، بدرجة أو بأخرى، وضع مستنداتهم --