Bilim adamları Jeff ve Jason bir tuna balığını su kanalına eş değer bir banda koyacaklarマグロを取り出して 踏車のような人工水路に入れます マグロは日本へ連れて行かれると 思うかもしれませんが
Bir mektup yazacak, üzerine pul koyacak ve bir posta kutusu bulacak zamanı nereden bulacaksın?Cand ai tu timp sa o scrii, sa pui o stampila, si ca gasesti o cutie postala?
Bir mektup yazacak, üzerine pul koyacak ve bir posta kutusu bulacak zamanı nereden bulacaksın?Dove lo trovi il tempo per scriverla, metterci un francobollo sopra e trovare una buca delle lettere?
Bir mektup yazacak, üzerine pul koyacak ve bir posta kutusu bulacak zamanı nereden bulacaksın?Gdzie ty masz czas napisać to, nakleić znaczek i znaleźć skrzynkę?
Bir mektup yazacak, üzerine pul koyacak ve bir posta kutusu bulacak zamanı nereden bulacaksın?언제 쓰구, 우표 붙이구, 우체통 찾아넣구
Bir mektup yazacak, üzerine pul koyacak ve bir posta kutusu bulacak zamanı nereden bulacaksın?Làm sao em có thời gian để viết, rồi dán tem, rồi còn tìm thùng thư?
Bir mektup yazacak, üzerine pul koyacak ve bir posta kutusu bulacak zamanı nereden bulacaksın?Mana ada waktumu untuk menulis surat, meletakkan perangko di atasnya, dan mencari kotak surat?
Bir mektup yazacak, üzerine pul koyacak ve bir posta kutusu bulacak zamanı nereden bulacaksın?När har du tid å skriva, sätta på ett frimärke, hitta en brevlåda?
Bir mektup yazacak, üzerine pul koyacak ve bir posta kutusu bulacak zamanı nereden bulacaksın?Quand auras-tu le temps d'écrire, de mettre un timbre et de trouver une boîte aux lettres ?
Bir mektup yazacak, üzerine pul koyacak ve bir posta kutusu bulacak zamanı nereden bulacaksın?Waar vind je de tijd om het te schrijven, zegel te plakken, en een brievenbus te zoeken?
Bir mektup yazacak, üzerine pul koyacak ve bir posta kutusu bulacak zamanı nereden bulacaksın?Wo hast du Zeit zu schreiben,eine Briefmarke drauf zu tun und einen Postkasten zu finden?
Bir mektup yazacak, üzerine pul koyacak ve bir posta kutusu bulacak zamanı nereden bulacaksın?Που να βρείς χρόνο για να το γράψεις, να του βάλεις γραμματόσημο, και να βρεις ταχυδρομείο;
Bir mektup yazacak, üzerine pul koyacak ve bir posta kutusu bulacak zamanı nereden bulacaksın?Где ты найдешь время, чтобы написать его, налепить марку, найти почтовый ящик?
Bir mektup yazacak, üzerine pul koyacak ve bir posta kutusu bulacak zamanı nereden bulacaksın?فأنى لكي بالوقت اللازم لكتابة خطاب, ووضع طابع عليه وإيجاد صندوق بريد؟
Bir mektup yazacak, üzerine pul koyacak ve bir posta kutusu bulacak zamanı nereden bulacaksın?俺だってイヤだよ
Bok koyacaktýn!Да бе, вярно.
Bu kirlilik solungaçlarını ne hale koyacak bilemiyorum.En tiedä, mitä tällainen aines aiheuttaa niiden kiduksissa.
Bu kirlilik solungaçlarını ne hale koyacak bilemiyorum.Ich weiss nicht, was dieses Zeug ihren Kiemen antut.
Bu kirlilik solungaçlarını ne hale koyacak bilemiyorum.Ik weet niet wat dit spul met hun kieuwen zal doen.
Bu kirlilik solungaçlarını ne hale koyacak bilemiyorum.Io non so cosa farà questa roba una volta dentro le branchie.
Bu kirlilik solungaçlarını ne hale koyacak bilemiyorum.Je ne sais pas quel effet cette pollution aura sur leurs branchies.
Bu kirlilik solungaçlarını ne hale koyacak bilemiyorum.이 기름이 이들의 아가미 속에서 어떤 작용을 할 지는 잘 모르겠습니다.
Bu kirlilik solungaçlarını ne hale koyacak bilemiyorum.Nem tudom, mit tesz majd a kopoltyújukkal ez az anyag.
Bu kirlilik solungaçlarını ne hale koyacak bilemiyorum.Neviem, čo môže niečo také urobiť s ich žiabrami.
Bu kirlilik solungaçlarını ne hale koyacak bilemiyorum.Nevím, co může něco takového udělat jejich žábrám.
Bu kirlilik solungaçlarını ne hale koyacak bilemiyorum.Nie wiem co stanie się z ich skrzelami.
Bu kirlilik solungaçlarını ne hale koyacak bilemiyorum.No sé qué hará este tipo de sustancia en sus agallas.
Bu kirlilik solungaçlarını ne hale koyacak bilemiyorum.Nu ştiu cum le va afecta asta branhiile.
Bu kirlilik solungaçlarını ne hale koyacak bilemiyorum.Saya tidak tahu apa dampaknya saat mengenai insang mereka.
Bu kirlilik solungaçlarını ne hale koyacak bilemiyorum.Tôi không biết dầu sẽ làm gì trong mang của chúng.
Bu kirlilik solungaçlarını ne hale koyacak bilemiyorum.Не знам какво може да причини този вид субстанция в хрилете им.
Bu kirlilik solungaçlarını ne hale koyacak bilemiyorum.Я не знаю, как загрязнение повлияет на работу их жабр.
Bu kirlilik solungaçlarını ne hale koyacak bilemiyorum.אינני יודע מה החומר הזה יעולל לזימיהם.
Bu kirlilik solungaçlarını ne hale koyacak bilemiyorum.ولكن لا اعلم مدى تاثير هذه المشكلة على الاسماك الصغير
Bu kirlilik solungaçlarını ne hale koyacak bilemiyorum.我唔知啲石油入咗佢哋啲鰓之後會點
Bu kirlilik solungaçlarını ne hale koyacak bilemiyorum.親魚への影響は わからないのです
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.I rozciągną na tem oponę szarłatową, a przykryją to przykryciem skór borsukowych, i założą drążki do niego.
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.홍색 보자기를 그 위에 펴고 그것을 해달의 가죽 덮개로 덮은 후에 그 채를 꿰고
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.Rồi trải trên các vật đó một tấm nỉ màu đỏ sặm , đắp một tấm phủ bằng da cá nược và xỏ đòn khiêng vào .
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.Rồi trải trên các vật đó một tấm nỉ màu đỏ sặm, đắp một tấm phủ bằng da cá nược và xỏ đòn khiêng vào.
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.и возложат на них одежду багряную, и покроют ее покровом из кожи синего цвета, и вложат шесты его;
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.и върху тях ще разпрострат червен плат, и него ще покрият с покрив от язовски кожи, и ще проврат върлините й.
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.ופרשו עליהם בגד תולעת שני וכסו אתו במכסה עור תחש ושמו את בדיו׃
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.ويبسطون عليها ثوب قرمز ويغطونه بغطاء من جلد تخس ويضعون عصّيه.
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.在 其 上 又 要 蒙 朱 紅 色 的 毯 子 、 再 蒙 上 海 狗 皮 、 把 杠 穿 上
Bunların üzerine kırmızı bir bez serip deri bir örtüyle örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.在 其上 又 要 蒙 朱紅色 的 毯子 、 再 蒙 上海 狗皮 、 把杠 穿上
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.37 מעלות צלזיוס,
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Colocamos isso num dispositivo parecido com um forno.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Je plaatst het in een oven-achtig apparaat.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.이 완성된 골격을 오븐처럼 생긴 기기에 넣어 둡니다.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Man placerer dette i et ovn-lignende apparat.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Man ska sedan placera denna i en slags ugn.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Ora piazzerete questa in un dispositivo che è come un forno.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.O s-o punem într-un dispozitiv cu rol de cuptor.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Pondremos esto en un aparato similar a un horno.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Se laitetaan tähän uunin kaltaiseen laitteeseen.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Vous allez le mettre dans une sorte d'étuve.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Θα το τοποθετήσεις σε μία συσκευή που μοιάζει με φούρνο.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Все це ми кладемо в таку собі "пічку".
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Теперь ложим ее в устройство похожее на печь.