"Burada bizim arkadaşımız için harika bir adam kovalamak başlangıç.الطريقة. "صاحبنا هنا هو رجل رائع لل تبدأ عملية مطاردة.
"Burada bizim arkadaşımız için harika bir adam kovalamak başlangıç.追跡を開始。 彼が望むすべては彼がダウンして実行を行うことを支援する老犬です。"
Hareketleri güzel. Birbirlerinin etrafında dönüp birbirlerini kovalamak şeklinde bir davranışları var.A opět se zdá, že protobuňky mají určitý typ chování.
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.Avremo capitale dello sport insieme, Spero. Non incoraggiarlo.
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.Budeme mať kapitál šport dohromady Dúfam, že. Nijako nepodporujú ho.
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.Chúng tôi sẽ có thể thao vốn với nhau, Tôi hy vọng. Không khuyến khích anh ta.
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.Kita harus olahraga modal bersama, Saya berharap. Jangan mendorong dia.
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.Les deux marins sont partis courir dans la forêt et cela fait trois jours que l'on ne les a pas revus
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.Meidän täytyy pääomaa urheilua yhdessä, Toivottavasti. Eivät rohkaise häntä.
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.Musimy sportu kapitału razem, Mam nadzieję. Nie należy zachęcać go.
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.Nechal naše dva námořníky běhat po lese za všelijakou faunou a florou, takže už jsme je tři dny neviděli.
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.Vi har kapital sport sammen, Håber jeg. Må ikke opmuntre ham.
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.Vi kommer att ha kapital idrott tillsammans, Jag hoppas. Inte uppmuntrar honom.
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.Θα έχουμε τον αθλητισμό του κεφαλαίου μαζί, Ελπίζω. Μην τον ενθαρρύνει.
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.Ми будемо мати капітал спорту разом, Я сподіваюся. Не заохочувати його.
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.Мы будем иметь капитал спорта вместе, Я надеюсь. Не поощрять его.
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.لن يكون لدينا رياضة رأس المال معا ، آمل. لا نشجعه. وقال انه لدينا اثنين من البحارة مشغولا للغاية...
İki tayfamızı ormanda hayvan kovalamakla öyle meşgul etti ki... ...üç gündür onları görmüyoruz.彼を奨励しないでください。 彼は我々の2つの乗組員はとても忙しいでしたね... 森の周りに追跡 動植物の後...
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Dia tidak bisa membuka pintu, dan ia tidak ingin mengusir adiknya yang harus tetap dengan ibunya.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Ele não podia abrir a porta, e ele não queria afastar a sua irmã que teve que permanecer com sua mãe.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.El nu a putut deschide uşa, iar el nu a vrut să gonească sora sa, care a trebuit să să rămână cu mama ei.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Hän ei voinut avata oven, ja hän ei halunnut ajaa pois hänen sisarensa, joka oli jäädä äitinsä kanssa.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Han kunde inte öppna dörren, och han ville inte jaga bort sin syster som var tvungen att stanna hos sin mor.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Han kunne ikke åbne døren, og han ønskede ikke at jage hans søster, som var nødt til at forblive hos sin mor.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Hij kon niet de deur open, en hij wilde niet verjagen zijn zuster, die moest blijven met haar moeder.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Il ne pouvait pas ouvrir la porte, et il ne voulait pas chasser sa soeur qui a dû rester avec sa mère.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.그는 문을 열 수 없습니다, 그는했다 동생을 쫓아하고 싶지 않았어요 엄마와 함께 남아있다.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Nemohl otevřít dveře, a on nechtěl zahnat svou sestru, která se na stále se svou matkou.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Nemohol otvoriť dvere, a on nechcel zahnať svoju sestru, ktorá mala stále so svojou matkou.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Nem tudta kinyitni az ajtót, és ő nem akarta elűzni a húga, aki volt továbbra is az anyjával.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Nie mógł otworzyć drzwi, a on nie chciał odpędzić jego siostra, którzy musieli pozostają z matką.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Non poteva aprire la porta, e lui non voleva scacciare la sorella che ha dovuto restare con la madre.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.No podía abrir la puerta, y él no quería espantar a su hermana que tenía que permanecer con su madre.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Ông không thể mở cửa, và ông cũng không muốn đuổi em gái của mình những người đã phải ở lại với mẹ cô.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.On ni mogel odpreti vrat, in mu ni hotel pregnati njegovo sestro, ki so morali ostati pri materi.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Він не міг відкрити двері, і він не хотів, щоб вигнати його сестра, яка була залишаються з матір'ю.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Он не мог открыть дверь, и он не хотел, чтобы выгнать его сестра, которая была остаются с матерью.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.Той не може да отвори вратата, и той не искаше да прогони сестра си, които трябваше да да остане с майка си.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.הוא לא הצליח לפתוח את הדלת, והוא לא רצה לגרש את אחותו שנאלצו להישאר עם אמה.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.لم يستطع فتح الباب ، وانه لا يريد لمطاردة شقيقته الذين اضطروا إلى تبقى مع والدتها.
Kapıyı açık değil, ve o zorunda kaldı kızkardeşi kovalamak için istemedim annesi ile birlikte kalır.彼女の母と残る。 この時点で彼は何が待つために何もなかった、と自戒の念に圧倒
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.A gdy był zwleczony z drogi, bieżał każdy mąż za Joabem, goniąc Sebę, syna Bichry.
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.A když byl odvlečen z cesty, šel jeden každý za Joábem, aby honili Sebu syna Bichri.
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.A keď bol odprataný s cesty, prešiel ta každý za Joábom stíhať Šebu, syna Bichriho.
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.Da er nun aus der Straße getan war, folgte jedermann Joab nach, Seba, dem Sohn Bichris, nachzujagen.
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.Da han var ført bort fra landeveien, gikk hver mann forbi og fulgte Joab for å sette efter Seba, Bikris sønn.
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.Dupăce a fost luat din drum, fiecare a urmat pe Ioab, ca să urmărească pe Şeba, fiul lui Bicri.
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.아마사를 큰 길에서 옮겨가매 사람들이 다 요압을 따라 비그리의 아들 세바를 쫓아가니라
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.Ko je torej bil odpravljen s ceste, je šlo vse ljudstvo naprej za Joabom, da pode Seba, sina Bikrijevega.
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.Mas removido Amasa do caminho, todos os homens seguiram a Joabe, para perseguirem a Sebá, filho de Bicri.
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.Minekutána pedig kivonták az útról, minden ember Joáb után siet vala, hogy üldözzék Sébát, Bikrinek fiát.
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.Nu het lijk niet meer op de weg lag, sloot iedereen zich bij Joab aan om Seba gevangen te nemen.
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.Quand il fut ôté de la route, chacun suivit Joab, afin de poursuivre Schéba, fils de Bicri.
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.Så snart han var fjernet fra Vejen, fulgte alle efter Joab for at sætte efter Sjeba, Bikris Søn.
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.И като беше преместен от пътя, всички люде отидоха подир Иоава за да преследват Савея Вихриевия син.
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.כאשר הגה מן המסלה עבר כל איש אחרי יואב לרדף אחרי שבע בן בכרי׃
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.فلما نقل عن السكة عبر كل انسان وراء يوآب لاتباع شبع بن بكري.
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.屍 身 從 路 上 挪 移 之 後 、 眾 民 就 都 跟 隨 約 押 、 去 追 趕 比 基 利 的 兒 子 示 巴
Ölü yoldan kaldırıldıktan sonra herkes Bikri oğlu Şevayı kovalamak için Yoavın ardından gitti.屍身從路 上 挪移 之後 、 眾民 就 都 跟 隨約 押 、 去 追趕 比 基利 的 兒子 示 巴
Saul Filistlileri kovalamaktan dönünce, Davutun Eyn-Gedi Çölünde olduğu haberini aldı.(24:2) Когда Саул возвратился от Филистимлян, его известили, говоря: вот, Давид в пустыне Ен-Гадди.