Onun kamyonlara ait bir hikayesi var, sahilin yukarısından aşağıya doğru kovanları taşımış.And he has a history of these trucks, and he's moved these bees up and down the coast.
Bilirsiniz, kovanlarını alırlar; senede bir ya da iki kere aileleriyle taşınırlar.You know, they pick up their hives; they move their families once or twice in a year.
Ve herkes bir arı kovanı açmalı, çünkü bu muhteşem ve inanılmaz bir şey.And everyone should open a beehive, because it is the most amazing, incredible thing.
Benden her zaman kova kova balık alır, sevinir !I always buy loads of fish and baskets of crabs from him.
O büyük foku kovaladı, gidip onun penguenini aldı ve bana getirdi.She chased that big seal away, went and got its penguin and brought it to me.
Habire bana geleceğine, gidip şu torbacıları kovala kimi kovalayım ?Don't come here, go get the drug dealers Who should I grab?
Eğer daha önce bir kovalent bağ görmediyseniz bunu bilemezsiniz.You might not know yet, if you haven't seen a covalent bond.
Bu kovalent bir bağdır; çünkü atomlar elektronlarını paylaşıyorlar.This is a covalent bond, where the atoms are sharing electrons.
Ama bu çigi yalnızca bir kovalent bağı gösteriyor.But that line just means a covalent bond.
Onlar kovalent bağlarını burada oluştururlar.They form covalent bonds up here.
Ve kovalent bağları oluşturduklarında elektronları çekerler.And when they form covalent bonds, they hog the atoms [correction: electrons].
Bir kovalent bağ bile oluşturmazlar.They don't even form a covalent bond.
Onlar bir kovalent bağda elektronları çekeceklerdir.They're going to hog the electrons in a covalent bond.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.I sort of see slicks, and I'm finding that I'm very much haunted by it.
Bu videoda en güçlü yapı ile yani kovalent bağ örgüsü ile başlayacağım. .In this video, I'll start with the strongest structure, and that's the covalent network.
Eğer elimizde bir adet kovalent kristali varsa - kristalin tanımını yapalım. .So if you have a covalent network crystal-- and let me actually define the word crystal.
Bütün kristal yapıların en güçlüsü kovalent bağlı örgülerdir. .But the strongest of all crystal structures is the covalent network.
Ve bu kovalent kristallere en genel örnek olarak karbonun oluşturduğu elmas verilebilir. .And the biggest, or the prime, example of that is carbon when it forms a diamond.
Ve düşünüyoum da, burda TED grubunda bunun peşini halihazırda kovalayan birsürü insanımız var.And, I think, here in the TED group, we have many people who are already pursuing this.
Böylece haftalar birbirini kovaladı ve sonunda ben "Ee, maviye ne dersiniz?" dedim.So, one week, two weeks, three weeks went by, and finally I said, "Well, how about blue?"
Ve bir anlamda aktif olan, kovalayan, mücadele eden biri var ve biz nasıl...?It just is. And there is this active one who is pursuing and struggling.
Örneğin, erkekler kur kovalamacası boyunca dişileri uyarırlar.For example, males will stimulate a female during a courtship chase.
Erkekler birbirlerinin dişilerini kovalarken güç gösterilerinde bulunuyor.The males have dominance displays that they use when they're chasing each other's females.
Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar.And the two species actually form temporary alliances when they're chasing sharks away.
Bu tepkinin kökleri, tehditin "bir mamut tarafından kovalanmak" olduğu zamanlara dayanıyor.And, comes from a time when that threat was being chased by a wooly mammoth.
Beni evden kovana kadar.Till they kicked me out.
Bizi güneţi kovalarken bulacaksýn Bu günün gelmeyeceđini söylediler Biz kaçmayý reddettikOh oh oh oh oh Oh
Bizi güneţi kovalarken bulacaksýn Oh oh oh oh oh OhOh oh oh oh oh Oh
Bizi güneţi kovalarken bulacaksýnYou'll find us chasing the sun When the daylight's fading
Bizi güneţi kovalarken bulacaksýn Gün batarkenAnd now it feels so amazing
Biz kaçmayý reddettik Daha yeni baţladýk Bizi güneţi kovalarken bulacaksýnThe sun
Güneţi kovalarken Güneţi kovalarkenChasing the sun
Ioann, her sabah erkenden... ..bir kovaya su doldurup manastırdan çıkarmış.Anyway, early every morning Ioann filled a dipper with water and went out.
Neden bizi kovaladılar?Why did they chase after us?
Lee Seol, benim için yaşayan tarih... ...ve tüm hayatım boyunca kovaladığım bir hayal.Lee Seol is living history, and the one dream I have been chasing all my life.
O da "sızdıran kovaya su konmaz."And that is, you don't put water into a leaky bucket.
Tıpkı sızdıran kova gibi, bu modeller çoğu durumda işe yarıyor.These models, like the leaky bucket, work well in most situations.
Seneler seneleri kovalarken, seneler geçtikçe kendi rekabetlerinden daha çok yenilikçiler.Year after year, after year, they're more innovative than all their competition.
Birbirlerini koklamak, sincapları kovalamak gibi ilgi alanları vardır.They have interest sniffing each other, chasing squirrels.
Ekip arabasındalar ve UFO kovalıyorlar.Reported - they're in the squad car chasing a UFO.
Sonra ortaya çıktı ki polis arabası Venüs'ü kovalıyordu Ve dolambaçlı bir yolda sürüyordu!Later it turned out the cop car was chasing Venus - and he was driving on a curved road!
Şimdi yine onları kovalayabilirsin.Now you can chase them again.
Kovalama zamanı.Time to chase them.
Şimdi tekrar onları kovalayabiliriz.Now we can chase them again.
Para bozanları, tapınaktan kovacaktı .[ İsa'ya gönderi yapılmış]He would move the money-changers out of the temple.
Molly'yi korkunç bir şey kovaladı♫ Molly was chased by a horrible thing ♫
Ama bu yine, kovadan balık yakalamak olur, anlıyorsunuz değil mi?But that's, again, shooting fish in a barrel, you know, right?
Sürüler oluşturup sizi bloktan aşağıya vurmak için kovaladıklarında daha az sevimli olacaklar.When they swarm and chase you down the block to shoot you, a little bit less so.
[Mooji mektubu tekrardan okuyor] "Buda, Kovan,"'Buddha, Kovan...'?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Have you ever seen a bull-pup chasing a bee?
Nerede gördün onu? Kileri soyuyordu. Önce sıçan zannettim, korkudan süt kovasını düşürdüm.I thought it was a rat.
Sürekli fırtınaları kovalıyoruz.We are always chasing storms.
İsterseniz beni kovabilirsiniz. Ses:You can do heckler mode.
Kova ya da kutuları yok.They don't have a bucket or a box.
Kampüste bir ayaklanma var, ve polis beni kovalıyor, tamam mı?There's a riot going on on campus, and the police are chasing me, right?
O polis elinde bir çifteliyle beni kovalamaya devam ediyor.This cop comes after me with a rifle.
Kaçarak, kovalayarak, ölü taklidi yaparak ve saklanarak.Run, duck, play dead and hide.
Onu bir kova olarak düşünürsekSo you have your "i"
Kovalamaya gerek yok..No need to chase
Onlara bir kova dolusu verdik.So they have a whole bucket full of them.