Amy Winehouse'un arı kovanından sonra sanırım ben de bir sarışın bob'um.If Amy Winehouse was a beehive then I guess I'm a blonde bob.
Bu diol epoksit DNA'ya kovalent bağlanır.It is this diol epoxide that covalently binds to DNA.
Tüketici, dondurulmuş yemeği en çok ihtiyaç duyulan sıcaklığa göre kovanın içine koyardı.The consumer would put the frozen dinner into the sleeve according to what needed the most heat.
Arı kovanı, arıların barındıkları ve bal yaptıkları yapılardır.The molten rock then hardens and creates layers of basalt.
Ayrıca Spears'ın kumsalda koştuğu ve erkek arkadaşının onu kovaladığı sahneler de mevcuttur.There are also scenes where she is running on the beach and her boyfriend is chasing after her.
Böylece ülkelerini bırakıp kaçtılar ve Hazarlar onları Tuna Nehri'ne kadar kovaladı.So they left their country and fled while the Khazars pursued them as far as the Danube River.
Geminin ön kısımı 64 kovanlı Mk 41 VLS alabilecek kadar geniştir.The ship's forward part is spacious enough to take a 64-cell Mk 41 VLS.
Beş yıl sonra mezun olan Koval, Sovyet vatandaşlığı aldı.Koval graduated with honors in five years and received Soviet citizenship.
Bir çatışmanın, kovalamacanın ve aksiyonun olması gerektiğini düşündük.We thought we needed conflict, and chase and action.
Bazıları da kovalent olarak kapalı uçlu çizgisel genoma sahiptirler (Poxviridae ve Phycodnaviridae).Others have linear genomes with covalently closed ends (Poxviridae and Phycodnaviridae).
"Monoblok" versiyon suyu bir kovada veya tepside toplar ve dolduğunda durur.The monoblock type collects the water in a bucket or tray and stops when full.
Sunnydale Lisesi Müdürü Snyder (Armin Shimerman), Buffy'i okuldan kovar.Sunnydale High School Principal Snyder (Armin Shimerman) expels Buffy from Sunnydale High.
Macduff kaçan Macbeth'i kovalar ve onunla çarpışır; Macbeth yaralanıp düşer.Macduff pursues and fights Macbeth who falls wounded.
Hot Pursuit (Sıcak Takip) yarışlarında oyuncu, polis tarafından kovalanmaktadır.During a race with Justin, they are pursued by the police.
Koval, 31 Ocak 2006 tarihinde Moskova'daki apartman dairesinde 92 yaşında yaşamını yitirdi.Koval died in his Moscow apartment on January 31, 2006, at the age of 92.
Tom ikisini de kovalamaya başlar, Tom'a karşı renkli ateş toplarını kullanırlar.Tom chases both mice, but they use a firework to shoot colorful fireballs at Tom.
Roxie ise Billy ile hararetli bir tartışmaya girerek onu kovar.Roxie has a heated argument with Billy and fires him.
Bu polinomların köklerini kovalayan üzerinde oldukça yapay güveni ortadan kaldırır.It removes the rather artificial reliance on chasing roots of polynomials.
Koval, iş arkadaşlarına New Yorklu olduğunu ve ailenin tek çocuğu olduğunu söyledi.Koval told coworkers he was a native New Yorker and an only child.
Espriler birbirini kovalıyor, kahkahalar yüksek sesle atılıyor.We would joke about the same things and laugh at the same shit.
Tecil süresi sona erdiğinde Koval, Amerika Birleşik Devletleri Ordusu'nda görevlendirildi.When the deferment expired, Koval was inducted into the United States Army.
Tam bu sırada Kovalyov uyanır ve burnunun yerinde olmadığını anlar.Major Kovalyov awakens to discover that his nose is missing.
Locke özür dilemeye açlışır fakat Randy, onu işten kovar.Locke attempts to apologize, but Randy abruptly fires him.
Geriye sadece üç genç kalır ve bir kovalamaca başlar.The three teenagers are followed by the four men and a car race starts.
Yabancı olan erkekler güreşebilir, birbirlerini kovalayarak ısırabilir.Males that are strangers may wrestle, chase, and bite each other.
Buna kızan gergedanlar onu kovalar.Only idiots chase them.
Bir balarısı kovanı oğul verdiğinde kovandan ayrılan arılar ilk olarak çok uzağa uçmazlar.When a honey bee swarm emerges from a hive they do not fly far at first.
Örneğin bir vilayet eğer “verimli topraklar”’a sahipse o vilayette bir kovanlık inşa edilebilir.For instance if a province contains fertile soil, an apiary can be built in that province.
Bu sırada saldırganları kovalarken iki el ateş etti.He shot two people trying to enter.
Heikki Kovalainen, McLaren'den ayrılıp yeni takımlardan Lotus'a katıldı.Heikki Kovalainen joined the new Lotus Racing team, after leaving McLaren.
Erişim tarihi: 11 Mayıs 2014. ^ "ESCKAZ - Eurovision 2014 - Tinkara Kovač (Slovenia)"."ESCKAZ - Eurovision 2014 - Tinkara Kovač (Slovenia)".
200 Büyükbaş hayvan 30 adet fenni arı kovanı mevcuttur.More than 230 different beers by 30 brewers.
Eğer bir grup erkek varsa, bunlar uçarak tek bir erkek kalana kadar dişiyi kovalar.If there is a group of males, they will chase the female in flight until only one drake is left.
Teknik direktör: Niko Kovač Kadro 31 Mayıs 2014 tarihinde açıklandı.Coach: Niko Kovač The final squad was announced on 31 May 2014.
Yıllar yılı kovaladım.We tracked years ago.
Altı küçük zenci kovanla oynadı, bir balarısı, içlerinden birini soktu, kaldı beş.Six little Soldier Boys playing with a hive; A bumblebee stung one and then there were five.
Modern kovanlarla arıcılık yapılmaktadır.It contains modern rubbish.
Erişim tarihi: 7 Ağustos 2018. ^ ESC History 1990 Daniel Kovac Band website (Almanca)ESC National Finals database 1990 ESC History 1990 Daniel Kovac Band website (German)
Vuruş Zirvesi onu kovalar.The burning matches chase after him.
Kornelije Kovač tarafından yazılmıştır.It was produced by Kornelije Kovač.
Ellerinde hep kova mevcuttur.They tenderly hold hands.
Çileden çıkan hekim küçük çocuğa küfür ederek onu kovar.Outraged, the splendid young boy refuses.
Blair onu kovar.Jean bails him out.
Gerilim dolu bir kovalamaca yaşanır.An intensive manhunt ensued.
Bunun sonucunda onları kovalar, Tom kuşu yutar.Tom chases after the bird.
Faz III, tipik olarak kovalent bağ gerilimiyle ilişkili büyük ölçekli bir deformasyondur.Phase III is typically associated with large-deformation covalent bond stretching.
Bunun üzerine babası, İo'yu ülkesinden kovar.This resulted in his expulsion from OTO.
Bu kandillerden doğacak yangın riskine karşı birkaç oda yüzlerce su kovası ile doldurulmuştur.To prevent the risks of fire, several rooms were filled with hundreds of water buckets.
Konakçılarına karşı korumacıdırlar ve beslenme süresince diğer yarasaları kovarlar.They are protective of their host and will fend off other bats while feeding.
Max, B.B'yi öldürmeye çalışır ve uzunca bir kovalamaca yaşanır.Tony B. gets his massage license and tries to set up a massage business.
Litvanyada kütükten yapılmış kovanlar.Drevené kostolíky na Slovensku.
Hasan, Musa'yı Bağdat'a kadar kovaladı ve bu kovalamaca da karşı kuvvetlere kayıplar verdirdi.Hasan Buzurg pursued Musa on his way to Baghdad and created many losses for his enemy.
Taifliler onları kovarak, taşa tuttu.She took the stone and kept it.
Günler günleri kovalarken Şefika vereme yakalanır.Can be seen being worked on during running days.
Amcası olan Salih Ismail tarafından kovalanmaya başlandı.He was succeeded by his nephew İsmail.
Yeni kovan yeri bir kilometre ya da daha uzakta da olabilir.The new site might be nearby or might be many kilometers distant.
Doktor, Friday'in kendi kovanına gidebilmek için insanları kullandığını söyler.The Doctor surmises that Friday is using them to access his hive.
Kovalyov bundan çok etkilenir ve burununu bulmaktan ümidini keser.Meanwhile, Kovalyov wakes and finds his nose missing.
Ayrıca 800 adet kovanla arıcılık yapılmaktadır.800 new Galas are yet to be constructed.
Biri kaçar öbürü kovalarsa aşk olur.After they escape, they make love.