Fakat, gerçek şu ki, ondan sonra, neredeyse uyanık olduğum her dakikayı bu hayali kovalayarak geçirdim.Но правда в том, что с тех самых пор каждую свободную минуту я проводила в преследовании своей цели.
Fakat, gerçek şu ki, ondan sonra, neredeyse uyanık olduğum her dakikayı bu hayali kovalayarak geçirdim.אבל האמת היא שכל דקה בחיי מאז אני רודפת אחר החזון הזה.
Fakat, gerçek şu ki, ondan sonra, neredeyse uyanık olduğum her dakikayı bu hayali kovalayarak geçirdim.لكن الحقيقة هي انني قضيت كل لحظة استيقاظ تقريبا منذ ذلك الحين اطارد تلك الرؤية.
Fakat, gerçek şu ki, ondan sonra, neredeyse uyanık olduğum her dakikayı bu hayali kovalayarak geçirdim.私はそれ以来ほぼ毎日 起きている時間のほとんどを費やして そのビジョンを追って来ました 私たちは皆この国の医療について
Filistlileri kovaladıktan sonra geri dönen İsrailliler Filist ordugahını yağmaladılar.A navrátivše se synové Izraelští od honění Filistinských, vzebrali tábor jejich.
Filistlileri kovaladıktan sonra geri dönen İsrailliler Filist ordugahını yağmaladılar.A wróciwszy się synowie Izraelscy z pogoni Filistynów, rozchwycili obóz ich.
Filistlileri kovaladıktan sonra geri dönen İsrailliler Filist ordugahını yağmaladılar.Cuando los hijos de Israel volvieron de perseguir a los filisteos, les saquearon su campamento
Filistlileri kovaladıktan sonra geri dönen İsrailliler Filist ordugahını yağmaladılar.Daarna keerde het Israëlitische leger terug en plunderde het Filistijnse kamp.
Filistlileri kovaladıktan sonra geri dönen İsrailliler Filist ordugahını yağmaladılar.Dân Y-sơ-ra-ên , sau khi đã rượt đuổi dân Phi-li-tin rồi , thì trở_về cướp phá trại quân chúng_nó .
Filistlileri kovaladıktan sonra geri dönen İsrailliler Filist ordugahını yağmaladılar.Dân Y-sơ-ra-ên, sau khi đã rượt đuổi dân Phi-li-tin rồi, thì trở về cướp phá trại quân chúng nó.
Filistlileri kovaladıktan sonra geri dönen İsrailliler Filist ordugahını yağmaladılar.Depois voltaram os filhos de Israel de perseguirem os filisteus, e despojaram os seus arraiais.
Filistlileri kovaladıktan sonra geri dönen İsrailliler Filist ordugahını yağmaladılar.Derpå vendte Israeliterne tilbage fra Forfølgelsen af Filisterne og plyndrede deres Lejr.
Filistlileri kovaladıktan sonra geri dönen İsrailliler Filist ordugahını yağmaladılar.Et les enfants d`Israël revinrent de la poursuite des Philistins, et pillèrent leur camp.
Filistlileri kovaladıktan sonra geri dönen İsrailliler Filist ordugahını yağmaladılar.In ko so sinovi Izraelovi bili pregnali Filistejce, so se vrnili in oplenili njih taborišče.
Filistlileri kovaladıktan sonra geri dönen İsrailliler Filist ordugahını yağmaladılar.이스라엘 자손이 블레셋 사람을 쫓다가 돌아와서 그들의 진을 노략하였고
Filistlileri kovaladıktan sonra geri dönen İsrailliler Filist ordugahını yağmaladılar.Quando gli Israeliti furono di ritorno dall'inseguimento dei Filistei, saccheggiarono il loro campo
Filistlileri kovaladıktan sonra geri dönen İsrailliler Filist ordugahını yağmaladılar.Så forfulgte ikke Israels barn filistrene lenger, men vendte tilbake og plyndret deres leir.
Filistlileri kovaladıktan sonra geri dönen İsrailliler Filist ordugahını yağmaladılar.Sedan Israels barn sålunda häftigt hade förföljt filistéerna, vände de tillbaka och plundrade deras läger.
Filistlileri kovaladıktan sonra geri dönen İsrailliler Filist ordugahını yağmaladılar.Setelah itu orang Israel kembali dari mengejar orang Filistin, lalu merampas isi perkemahan mereka
Filistlileri kovaladıktan sonra geri dönen İsrailliler Filist ordugahını yağmaladılar.Şi copiii lui Israel s'au întors dela urmărirea Filistenilor, şi le-au jăfuit tabăra.
Filistlileri kovaladıktan sonra geri dönen İsrailliler Filist ordugahını yağmaladılar.Sitten israelilaiset palasivat ajamasta filistealaisia takaa ja ryöstivät heidän leirinsä.
Filistlileri kovaladıktan sonra geri dönen İsrailliler Filist ordugahını yağmaladılar.Und die Kinder Israel kehrten um von dem Nachjagen der Philister und beraubten ihr Lager.
Filistlileri kovaladıktan sonra geri dönen İsrailliler Filist ordugahını yağmaladılar.Visszatérének azután Izráel fiai a Filiszteusok üldözésébõl, és feldúlták azoknak táborát.
Filistlileri kovaladıktan sonra geri dönen İsrailliler Filist ordugahını yağmaladılar.Και επεστρεψαν οι υιοι Ισραηλ εκ της καταδιωξεως των Φιλισταιων και διηρπασαν τα στρατοπεδα αυτων.
Filistlileri kovaladıktan sonra geri dönen İsrailliler Filist ordugahını yağmaladılar.А израилтяните, като се върнаха от преследването на филистимците, разграбиха стана им.
Filistlileri kovaladıktan sonra geri dönen İsrailliler Filist ordugahını yağmaladılar.И возвратились сыны Израилевы из погони за Филистимлянами и разграбили стан их.
Filistlileri kovaladıktan sonra geri dönen İsrailliler Filist ordugahını yağmaladılar.וישבו בני ישראל מדלק אחרי פלשתים וישסו את מחניהם׃
Filistlileri kovaladıktan sonra geri dönen İsrailliler Filist ordugahını yağmaladılar.ثم رجع بنو اسرائيل من الاحتماء وراء الفلسطينيين ونهبوا محلّتهم.
Filistlileri kovaladıktan sonra geri dönen İsrailliler Filist ordugahını yağmaladılar.以 色 列 人 追 趕 非 利 士 人 回 來 、 就 奪 了 他 們 的 營 盤
Filistlileri kovaladıktan sonra geri dönen İsrailliler Filist ordugahını yağmaladılar.以色列人 追趕 非利士人 回來 、 就 奪 了 他 們的營盤
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!(82:16) так погони их бурею Твоею и вихрем Твоим приведи их в смятение;
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!(83:16) Poursuis-les ainsi de ta tempête, Et fais-les trembler par ton ouragan!
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Ako čo oheň spaľuje les, a jako plameň zapaľuje a trávi vrchy,
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!also verfolge sie mit deinem Wetter und erschrecke sie mit deinem Ungewitter.
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!assim persegue-os com a tua tempestade, e assombra-os com o teu furacão.
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Come il fuoco che brucia il bosco e come la fiamma che divora i monti
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Hãy lấy trận bão Chúa đuổi rượt chúng nó, Và dùng dông tố Chúa khiến chúng nó kinh khiếp thể ấy.
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Hãy lấy trận bão Chúa đuổi rượt chúng_nó , Và dùng dông_tố Chúa khiến chúng_nó kinh khiếp thể ấy .
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Jako ogieó, który las pali, i jako płomieó, który zapala góry.
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Jakož oheň spaluje les, a jako plamen zapaluje hory,
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Kejarlah mereka dengan badai-Mu, kejutkan mereka dengan topan-Mu
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!주의 광풍으로 저희를 쫓으시며 주의 폭풍으로 저희를 두렵게 하소서
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Lik en eld som förbränner skog och lik en låga som avsvedjar berg
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Niinkuin kulovalkea metsää polttaa, niinkuin liekit kärventävät vuoria,
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Olyanokká, mint a tûz, a mely meggyújtja az erdõt, és mint a láng, a mely elégeti a hegyeket.
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Persíguelos con tu tempestad; aterrorízalos con tu huracán
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!så forfølge du dem med din Storm, forfærde du dem med din Hvirvelvind;
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Som en ild som tender en skog, og som en lue som setter fjell i brand,
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!tako jih podi z viharjem svojim in z vrtincem svojim jih preplaši!
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Urmăreşte -i astfel cu furtuna Ta, şi bagă groaza în ei cu vijelia Ta!
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Zoals het vuur een bos verbrandt en de vlammen de bergen roodgloeiend maken,
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!ουτω καταδιωξον αυτους με την ανεμοζαλην σου, και με τον ανεμοστροβιλον σου κατατρομαξον αυτους.
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!Така ги прогони с урагана Си, И смути ги с бурята Си.
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!כן תרדפם בסערך ובסופתך תבהלם׃
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!هكذا اطردهم بعاصفتك وبزوبعتك روعهم.
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!求 你 也 照 樣 用 狂 風 追 趕 他 們 、 用 暴 雨 恐 嚇 他 們
Fırtınanla kovala, Kasırganla dehşete düşür onları!求 你 也 照樣 用 狂風 追趕 他 們 、 用 暴雨 恐 嚇他們
"Gel ve bak. Bu kova başladı. Bu tamamen ölmüş, orada yatıyor! "Sie zog die Tür des Schlafzimmers und rief mit lauter Stimme in das Dunkel,
"Gel ve bak. Bu kova başladı."Hãy đến và nhìn.
"Gel ve bak. Bu kova başladı."이리와 봐. 이것은 양동이를 보여서.