Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Vous direz alors: Pourquoi le poursuivions-nous? Car la justice de ma cause sera reconnue.
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Wenn ihr sprecht: Wie wollen wir ihn verfolgen und eine Sache gegen ihn finden!
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Αλλα σεις επρεπε να ειπητε, Δια τι κατατρεχομεν αυτον; επειδη η ριζα του πραγματος ευρισκεται εν εμοι.
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Ако кажете, Как ще го гоним, Тъй като причината на това страдание се намира в самия него!
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Вам надлежало бы сказать: зачем мы преследуем его? Как будто корень зла найден во мне.
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,כי תאמרו מה נרדף לו ושרש דבר נמצא בי׃
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,فانكم تقولون لماذا نطارده. والكلام الاصلي يوجد عندي.
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,你 們 若 說 、 我 們 逼 迫 他 、 要 何 等 的 重 呢 、 惹 事 的 根 乃 在 乎 他
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,你 們若說 、 我 們 逼迫 他 、 要 何等 的 重 呢 、 惹事 的 根 乃 在乎 他
Eğer uluslararası baskı asltında bırakılmazsa, ve İran'ın kendi isteklerini kovalamasına izin verilirse.그들이 국제적인 압력을 받지 않았거나 그들이 폭탄을 소유하려는 것을 허용했다면 말이죠.
Eğer uluslararası baskı asltında bırakılmazsa, ve İran'ın kendi isteklerini kovalamasına izin verilirse.אם הם לא נתונים ללחץ בינלאומי, אם מניחים אותם לנפשם.
Eğer uluslararası baskı asltında bırakılmazsa, ve İran'ın kendi isteklerini kovalamasına izin verilirse.لو لم يكونوا تحت ضغط دولي , إذا سُمح لهم للوصول إلي تحقيق أهدافهم .
Eğer uluslararası baskı asltında bırakılmazsa, ve İran'ın kendi isteklerini kovalamasına izin verilirse.下を推移することが分かります いずれにせよ 2009年の終わりから
Ejderha yeryüzüne atıldığını görünce, erkek çocuğu doğuran kadını kovalamaya başladı.A gdy wiedział smok, iż był zrzucony na ziemię, prześladował niewiastę, która była porodziła mężczyznę.
Ejderha yeryüzüne atıldığını görünce, erkek çocuğu doğuran kadını kovalamaya başladı.A když uzřel drak, že jest svržen na zem, honil ženu tu, kteráž porodila toho pacholíka.
Ejderha yeryüzüne atıldığını görünce, erkek çocuğu doğuran kadını kovalamaya başladı.A keď videl drak, že je svrhnutý na zem, honil ženu, ktorá porodila toho chlapca.
Ejderha yeryüzüne atıldığını görünce, erkek çocuğu doğuran kadını kovalamaya başladı.In ko je videl zmaj, da je vržen na zemljo, je preganjal ženo, ki je rodila moškega.
Ejderha yeryüzüne atıldığını görünce, erkek çocuğu doğuran kadını kovalamaya başladı.Khi rồng thấy mình bị quăng xuống đất , bèn đuổi theo người đờn bà đã sanh con_trai .
Ejderha yeryüzüne atıldığını görünce, erkek çocuğu doğuran kadını kovalamaya başladı.Khi rồng thấy mình bị quăng xuống đất, bèn đuổi theo người đờn bà đã sanh con trai.
Ejderha yeryüzüne atıldığını görünce, erkek çocuğu doğuran kadını kovalamaya başladı.용이 자기가 땅으로 내어쫓긴 것을 보고 남자를 낳은 여자를 핍박하는지라
Ejderha yeryüzüne atıldığını görünce, erkek çocuğu doğuran kadını kovalamaya başladı.Mikor azért látta a sárkány, hogy õ levettetett a földre, kergetni kezdé az asszonyt, a ki a fiút szûlte.
Ejderha yeryüzüne atıldığını görünce, erkek çocuğu doğuran kadını kovalamaya başladı.Och när draken såg att han var nedkastad på jorden, förföljde han kvinnan, som hade fött gossebarnet.
Ejderha yeryüzüne atıldığını görünce, erkek çocuğu doğuran kadını kovalamaya başladı.Og da dragen så at den var kastet ned på jorden, forfulgte den kvinnen som hadde født gutten.
Ejderha yeryüzüne atıldığını görünce, erkek çocuğu doğuran kadını kovalamaya başladı.Og da Dragen så, at den var styrtet til Jorden, forfulgte den Kvinden, som havde født Drengebarnet.
Ejderha yeryüzüne atıldığını görünce, erkek çocuğu doğuran kadını kovalamaya başladı.Quando o dragão se viu precipitado na terra, perseguiu a mulher que dera � luz o filho varão.
Ejderha yeryüzüne atıldığını görünce, erkek çocuğu doğuran kadını kovalamaya başladı.Και οτε ειδεν ο δρακων οτι ερριφθη εις την γην, εδιωξε την γυναικα, ητις εγεννησε τον αρρενα.
Ejderha yeryüzüne atıldığını görünce, erkek çocuğu doğuran kadını kovalamaya başladı.І коли увидїв змій, що скинуто його на землю, погнав за жінкою, що породила хлопятко.
Ejderha yeryüzüne atıldığını görünce, erkek çocuğu doğuran kadını kovalamaya başladı.ויהי כאשר ראה התנין כי הוטל ארצה וירדף את האשה אשר ילדה את הזכר׃
Ejderha yeryüzüne atıldığını görünce, erkek çocuğu doğuran kadını kovalamaya başladı.ولما رأى التنين انه طرح الى الارض اضطهد المرأة التي ولدت الابن الذكر
Ejderha yeryüzüne atıldığını görünce, erkek çocuğu doğuran kadını kovalamaya başladı.龍 見 自 己 被 摔 在 地 上 、 就 逼 迫 那 生 男 孩 子 的 婦 人
Ejderha yeryüzüne atıldığını görünce, erkek çocuğu doğuran kadını kovalamaya başladı.龍見 自己 被 摔 在 地上 、 就 逼迫 那 生 男孩子 的 婦人
Elbette, insan grupları hiç bir zaman arı kovanlarındaki kadar uyumlu olmadılar.Bien sûr, les groupes humains sont loin de faire preuve d'autant de cohésion que les ruches d'abeilles.
Elbette, insan grupları hiç bir zaman arı kovanlarındaki kadar uyumlu olmadılar.Certo, i gruppi umani non saranno mai così coesi come le api.
Elbette, insan grupları hiç bir zaman arı kovanlarındaki kadar uyumlu olmadılar.Claro que os grupos humanos, em parte alguma, são tão unidos como as colmeias.
Elbette, insan grupları hiç bir zaman arı kovanlarındaki kadar uyumlu olmadılar.Desigur, grupurile umane nu sunt nici pe departe atât de închegate ca roiurile.
Elbette, insan grupları hiç bir zaman arı kovanlarındaki kadar uyumlu olmadılar.Dĩ nhiên, con người không thể hợp tác chặt chẽ được như những chú ong kia.
Elbette, insan grupları hiç bir zaman arı kovanlarındaki kadar uyumlu olmadılar.물론 인간의 그룹들은 벌집만큼 협력적이지는 않습니다.
Elbette, insan grupları hiç bir zaman arı kovanlarındaki kadar uyumlu olmadılar.Lidské skupiny samozřejmě nejsou zdaleka tak soudržné jako včelí úly.
Elbette, insan grupları hiç bir zaman arı kovanlarındaki kadar uyumlu olmadılar.Natürlich sind menschlichen Gruppen nicht einmal ansatzweise so geschlossen wie Bienenstöcke.
Elbette, insan grupları hiç bir zaman arı kovanlarındaki kadar uyumlu olmadılar.Oczywiście grupy ludzkie nie są tak spójne jak pszczoły w ulu.
Elbette, insan grupları hiç bir zaman arı kovanlarındaki kadar uyumlu olmadılar.Por supuesto, los grupos humanos no son nunca tan cohesivos como las abejas.
Elbette, insan grupları hiç bir zaman arı kovanlarındaki kadar uyumlu olmadılar.Természetesen az emberi csoportok közel sincsenek olyan összetartóak, mint a méhkaptárok.
Elbette, insan grupları hiç bir zaman arı kovanlarındaki kadar uyumlu olmadılar.Uiteraard zijn menselijke groepen lang niet zo samenhangend als bijenkorven.
Elbette, insan grupları hiç bir zaman arı kovanlarındaki kadar uyumlu olmadılar.Φυσικά, οι ανθρώπινες ομάδες δεν είναι σε καμία περίπτωση τόσο συνεκτικές όσο οι κυψέλες των μελισσών.
Elbette, insan grupları hiç bir zaman arı kovanlarındaki kadar uyumlu olmadılar.Конечно, человеческие сообщества далеко не такие сплочённые как пчёлы.
Elbette, insan grupları hiç bir zaman arı kovanlarındaki kadar uyumlu olmadılar.Човешките групи изобщо не са така сплотени като пчелните кошери.
Elbette, insan grupları hiç bir zaman arı kovanlarındaki kadar uyumlu olmadılar.כמובן, הלכידות בקבוצות אנושיות רחוקה מזו של כוורות דבורים.
Elbette, insan grupları hiç bir zaman arı kovanlarındaki kadar uyumlu olmadılar.بالطبع ، المجتمعات الإنسانية ليست متماسكةً بقدر مجتمعات النحل.
Elbette, insan grupları hiç bir zaman arı kovanlarındaki kadar uyumlu olmadılar.遠く及びません。 人間の集団は僅かな瞬間に群れのように見えるかもしれませんが、
Elbette Steven Spielberg'in filmi bunun üzerine kurulu -- komplo hazırlayan dinazorlar insanları kovalıyorlar.A tohle je zárukou úspěchu filmu Stevena Spielberga -- dinosauři kující pikle, pronásledují lidi.
Elbette Steven Spielberg'in filmi bunun üzerine kurulu -- komplo hazırlayan dinazorlar insanları kovalıyorlar.A toto je zárukou úspechu filmu Stevena Spielberga - konšpirujúce dinosaury prenasledujú ľudí.
Elbette Steven Spielberg'in filmi bunun üzerine kurulu -- komplo hazırlayan dinazorlar insanları kovalıyorlar.Claro, isso é o que faz o filme do Steven Spielberg — dinossauros conspiradores a perseguirem pessoas.
Elbette Steven Spielberg'in filmi bunun üzerine kurulu -- komplo hazırlayan dinazorlar insanları kovalıyorlar.Das macht Steven Spielbergs Film zu dem was er ist -- konspirierende Dinosaurier, die Menschen jagen.
Elbette Steven Spielberg'in filmi bunun üzerine kurulu -- komplo hazırlayan dinazorlar insanları kovalıyorlar.Dĩ nhiên đó là bộ phim của Steven Spielberg những con khủng long nổi loạn truy đuổi loài người.
Elbette Steven Spielberg'in filmi bunun üzerine kurulu -- komplo hazırlayan dinazorlar insanları kovalıyorlar.E, certo, ecco di cosa è fatto il film di Steven Spielberg, dinosauri che cospirano e inseguono le persone.
Elbette Steven Spielberg'in filmi bunun üzerine kurulu -- komplo hazırlayan dinazorlar insanları kovalıyorlar.En, natuurlijk -- daarover gaat Steven Spielbergs film -- jagen samenzwerende dinosaurussen op mensen.
Elbette Steven Spielberg'in filmi bunun üzerine kurulu -- komplo hazırlayan dinazorlar insanları kovalıyorlar.És, természetesen, ebben áll Steven Spielberg filmje -- embereket üldöző összeesküvést szövő dinoszauruszok.
Elbette Steven Spielberg'in filmi bunun üzerine kurulu -- komplo hazırlayan dinazorlar insanları kovalıyorlar.물론, 이것이 스티븐 스필버그의 영화 내용입니다. 음모를 꾸민 공룡들이 사람들을 쫓아다니죠.
Elbette Steven Spielberg'in filmi bunun üzerine kurulu -- komplo hazırlayan dinazorlar insanları kovalıyorlar.O tym opowiada film Stevena Spielberga, spisujące dinozaury polujące na ludzi.
Elbette Steven Spielberg'in filmi bunun üzerine kurulu -- komplo hazırlayan dinazorlar insanları kovalıyorlar.Selvfølgelig er det dette som udgør Steven Spielbergs film konspirerende dinosaurer, som jager folk rundt.