Ana içeriğe geç
Sözlük

kova ile cümle

kova kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.Периодично изваждат цилиндър с лед, както ловните надзиратели изкарват отработените гилзи от цевта на сондата.
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.כל תקופה, הם מוציאים גליל של קרח, כמו ציידים שמוציאים תרמיל ריק של רובה
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.وهم وبصورة دورية يتم اخراج هذه الاسطوانات الثلجية كما يخرج رامي البندقية خرطوشة بندقيته
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.氷柱を取り出します ちょうど猟師が撃ち終わった散弾銃の薬莢を 銃身の中から取り出すように
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?Aggiunse: «Perché il mio signore perseguita il suo servo? Che ho fatto? Che male si trova in me
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?Dalje reče: Zakaj tako preganja gospod moj hlapca svojega? Ker kaj sem storil? in kaj je hudega v roki moji?
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?Disse mais: Por que o meu senhor persegue tanto o seu servo? que fiz eu? e que maldade se acha na minha mão?
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?És monda: Miért üldözi szolgáját az én uram? Ugyan mit cselekedtem, és micsoda gonoszság van én bennem?
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?Et il dit: Pourquoi mon seigneur poursuit-il son serviteur? Qu`ai-je fait, et de quoi suis-je coupable?
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?또 가로되 내 주는 어찌하여 주의 종을 쫓으시나이까 내가 무엇을 하였으며 내손에 무슨 악이 있나이까
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?Lalu katanya lagi, "Mengapa Baginda masih juga mengejar-ngejar hamba? Apakah kesalahan hamba
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?Người tiếp : Cớ_sao chúa đuổi theo tôi_tớ chúa như_vậy ? Tôi có làm điều gì , và tay tôi đã phạm tội_ác chi ?
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?Người tiếp: Cớ sao chúa đuổi theo tôi tớ chúa như vậy? Tôi có làm điều gì, và tay tôi đã phạm tội ác chi?
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?Og han føjede til: "Hvorfor forfølger min Herre dog sin Træl? Hvad har jeg gjort, og hvad ondt har jeg øvet?
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?Og han sa: Hvorfor forfølger min herre sin tjener således? Hvad har jeg gjort, og hvad ondt er der i min hånd?
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?Řekl také: Proč je to, že pán můj honí služebníka svého? Nebo co jsem učinil? A co jest zlého v ruce mé?
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?Şi a zis: ,,Pentruce urmăreşte domnul meu pe robul său? Ce-am făcut, şi cu ce sînt vinovat?
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?--Y añadió--: ¿Por qué persigue así mi señor a su siervo? ¿Qué he hecho? ¿Qué maldad hay en mi mano
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?И сказал еще : за что господин мой преследует раба своего? что я сделал? какое зло в руке моей?
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?Рече още: Защо преследва така господарят ми слугата си? Какво съм сторил? или какво зло има в ръката ми?
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?ויאמר למה זה אדני רדף אחרי עבדו כי מה עשיתי ומה בידי רעה׃
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?ثم قال لماذا سيدي يسعى وراء عبده لاني ماذا عملت واي شر بيدي.
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?又 說 、 我 作 了 甚 麼 . 我 手 裡 有 甚 麼 惡 事 . 我 主 竟 追 趕 僕 人 呢
‹‹Efendim, ben kulunu neden kovalıyorsun? Ne yaptım? Ne suç işledim?又 說 、 我 作了 甚 麼 . 我 手裡 有 甚麼惡 事 . 我 主竟 追趕僕 人 呢
Eğer daha önce bir kovalent bağ görmediyseniz bunu bilemezsiniz.Det ved du måske ikke endnu, hvis du ikke har set en kovalent binding.
Eğer daha önce bir kovalent bağ görmediyseniz bunu bilemezsiniz.Es posible que usted no ha visto un enlace covalente.
Eğer daha önce bir kovalent bağ görmediyseniz bunu bilemezsiniz.여러분은 아직 잘 모르겠지만, 만일 여러분이 공유결합에 대해 본적이 없다면
Eğer daha önce bir kovalent bağ görmediyseniz bunu bilemezsiniz.Możesz tego jeszcze nie wiedzieć, skoro nie widziałeś filmu o wiązaniu kowalencyjnym.
Eğer daha önce bir kovalent bağ görmediyseniz bunu bilemezsiniz.Možná ani nevíte, že už jste viděli kovalentní vazbu.
Eğer daha önce bir kovalent bağ görmediyseniz bunu bilemezsiniz.Sie könnte nicht doch wissen, wenn Sie nicht, eine kovalente Bindung gesehen.
Eğer daha önce bir kovalent bağ görmediyseniz bunu bilemezsiniz.Você pode não saber ainda, se você ainda não viu uma ligação covalente.
Eğer daha önce bir kovalent bağ görmediyseniz bunu bilemezsiniz.Поки що ви можете цього і не знати, адже ви не знайомі із ковалентним зв'язком.
Eğer elimizde bir adet kovalent kristali varsa - kristalin tanımını yapalım. .Então, se você tiver um cristal covalente-- Me deixe definir a palavra "cristal".
Eğer elimizde bir adet kovalent kristali varsa - kristalin tanımını yapalım. .공유 결합성 그물 결정이 있으면, 그냥 단어 결정에 대해 정의를 내려보겠습니다.
Eğer elimizde bir adet kovalent kristali varsa - kristalin tanımını yapalım. .Takže, jestli máte krystal s kovalentní vazbou... Dovolte mi, abych definovat pojem krystal.
Eğer onları kova olarak düşünürsenizJos miellät muuttujat tietovarastoiksi, voit sanoa — otetaan tämä aivan alusta —
Eğer onları kova olarak düşünürseniz자, 여기부터,
Eğer onları kova olarak düşünürseniz "sum" kovasındaki sayı 0.Ale v Pythonu, skutečně správnou cestou (a jste viděl, že se seznamy) je zobrazit jako odkaz na něco
Eğer onları kova olarak düşünürseniz "sum" kovasındaki sayı 0.Als je ze als emmers ziet, dan zou je zeggen dat het nummer in het emmertje "sum" gelijk is aan 0.
Eğer onları kova olarak düşünürseniz "sum" kovasındaki sayı 0.Entonces si los ves como baldes puedes decir, bueno, desde el principio, el número en el balde "sum" es 0.
Eğer onları kova olarak düşünürseniz "sum" kovasındaki sayı 0.Ha úgy nézed ezeket, mint a vödröket, akkor mondhatod azt, hogy a "sum" vödörben lévő szám a 0.
Eğer onları kova olarak düşünürseniz "sum" kovasındaki sayı 0.Ако си ги представим като кофи, добре, от самото начало, числото в кофата "sum" сбор, е 0.
Eğer onları kova olarak düşünürsenizTak jeśli wyświetlane w postaci segmentów można powiedzieć, porządku, z to get-go,
Eğer onları kova olarak düşünürsenizحسناً، من نقطة البداية
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Atunci veţi zice: ,Pentruce -l urmăream noi?` Căci dreptatea pricinii mele va fi cunoscută.
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,'Bagaimana caranya kita mendakwanya?' Kamu mencari alasan untuk membuat perkara
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Hoe durven jullie mij te blijven beschuldigen, alsof ik al schuldig ben bevonden?
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Istotne by ste mali povedať: Načo ho máme prenasledovať? Keď sa koreň dobrej veci nachodí vo mne.
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Ješto byste říci měli: I pročež ho trápíme? poněvadž základ dobré pře při mně se nalézá.
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,너희가 만일 이르기를 우리가 그를 어떻게 칠꼬 하며 또 이르기를 일의 뿌리가 그에게 있다 할진대
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Kun sanotte: `Kuinka vainoammekaan häntä!` - minusta muka löydetään asian juuri -
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Men när I tänken: »huru skola vi icke ansätta honom!» -- såsom vore skulden att finna hos mig --
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Når I sier: Hvor vi skal forfølge ham! - I har jo funnet skylden hos mig -
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Når I siger: "Hor vi skal forfølge ham, Sagens Rod vil vi udfinde hos ham!"
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Nếu các bạn nói rằng: Chúng ta sẽ khuấy rầy người làm sao? Và rằng căn nguyên tai họa vốn tìm tại trong tôi,
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Poiché dite: «Come lo perseguitiamo noi, se la radice del suo danno è in lui?»
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Przeczże nie mówicie: Czemuż go prześladujemy? gdyż się przy mnie znajduje grunt dobrej sprawy.
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,rt ezt mondjátok: Hogyan fogjuk õt üldözni! [látva,] hogy a dolog gyökere én bennem rejlik.
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Se disserdes: Como o havemos de perseguir! e que a causa deste mal se acha em mim,
Eğer, ‹Sıkıntının kökü onda olduğu için Onu kovalım› diyorsanız,Si decís: "¿Cómo lo acosaremos?", y "La raíz del asunto se halla en él"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod