Daha sonra da Jenny'yi kovalar.Давай догоним Эми!
Blair onu kovar.Блэк убивает его.
Milo Parker rolü Hugh Apiston, karnında arı kovanı bulunan bir çocuk.Майло Паркер (Хью Апистон) — мальчик, способный управлять пчелиным роем, находящимся у него в животе.
Polis onları ormanlığa doğru kovalamaya başlar.Братья ходили в лес охотиться на них.
Öyle de olur; Willow'la bir ilişkisi olduğunu anladığı anda kurtadama dönüşerek Tara'yı kovalamaya başlar.Именно затем, чтобы узнать, кто она есть, Эли начинает путешествовать с Хару.
Giriş Uzak diyarlarda yolunu kaybeden yakışıklı prens Tamino bir canavar tarafından kovalanır.Принц Тамино убегает от преследующей его огромной змеи.
Bütün ekipler oyuncuyu kovalar.Призраки продолжают преследовать команду.
Locke özür dilemeye açlışır fakat Randy, onu işten kovar.Локк пытается извиниться, но Рэнди не хочет его слушать и увольняет.
Bunlar onu sürekli kovalayacak sevgililerdi.Она постоянно видит клоунов, которые преследуют её.
Heikki Kovalainen, McLaren'den ayrılıp yeni takımlardan Lotus'a katıldı.Хейкки Ковалайнен ушёл из McLaren в Lotus Racing.
Domuz kanını bir kovaya doldururlar.Они убивают свинью и сливают её кровь в ведро.
Ermenileri kovar.Еремей Парнов.
Biraz siperlerde gezdim ve kovan topladım.Я делал пару бросков и был готов.
Hot Pursuit (Sıcak Takip) yarışlarında oyuncu, polis tarafından kovalanmaktadır.В роли гонщика Погоня — участие в уличной гонке, где за её участниками гонится полиция.
Süvari tugaylarının durumu bile kovalamaya uygun değildi.Это повлияло на то, что кавалерийские полки не смогли выступить в поход.
Bu nedenle kovan zayıflar.Таким образом отсеивались слабые.
6-7 kişi 100'ü aşkın kovanla arıcılık yapmaktadır.В слое от сто до тысяча семьсот умеренное обледенение.
Vuruş Zirvesi onu kovalar.Озверевшая банда калечит его.
Bermil: Varil, çöp kovası vb.Фомин В. В. Варяги и Варяжская Русь.
Aralarında büyük bir kovalamaca başlar.تبدأ معركة سيوف شرسة بينهما.
Otomobil ile kovalamacalar insanları büyülemekte, otomobil kazaları ise güldürmektedir.وفتنت المطاردات مع السيارات الناس أما حوادث السيارات فقد أضحكتهم.
85 dolayında fenni arı kovanı vardır.أجرأ من ذبابة 85.
İldeki kovan sayısı Türkiye'nin %2,4'üne denk gelir.فيعادل عدد خلايا النحل في المقاطعة 2.4% لتركيا.
Bu açığa çıkınca Marge öfkelenir ve Homer'ı evden kovar.وعندما اكتشفت مارج ذلك غضبت من هومر وقات بطرده خارج المنزل.
Litvanyada kütükten yapılmış kovanlar.طبقات الطباشير في قبرص.
Yeşildere, Elâzığ ilinin Kovancılar ilçesine bağlı bir köydür.قد يقصد من «ثريبان» : ثريبان (العرضيات) ثريبان: إحدى قرى بارق.
Geminin ön kısımı 64 kovanlı Mk 41 VLS alabilecek kadar geniştir.تم تجهيز هذه السفن مع النظام العمودي Mk.41 المطلقة.
Kovaryans matrislerin kestirimi maddesine bakin.انظر إلى معادلات كوشي-ريمان.
Polis onları ormanlığa doğru kovalamaya başlar.فيقرر الأمير الذهاب إلى الغابة ليضع حداً لهم.
Özellikle kova sıralaması güvercin yuvası sıralamasının uygulamada daha fazla kullanılan bir türüdür.ومما فاقم المشكلة سوءا هو تقنية استعمال تخريمة البرشام.
Bunun üzerine Napolyon Smolensk'te ordugâh kurma planlarından vazgeçti ve ordusu Rus birliklerini kovaladı.إنهارت خطة نابليون التى كان قد أعدها لمعركة سمولينسك وإضطر لمواصلة التوغل شرقا لمطاردة الجيش الروسى.
Bu elipsoitlerin esas eksenlerinin yönleri kovaryans matrisinin özvektörleri (eigenvector) olarak verilmiştir.ولكن بالتأكيد هذه دموع التماسيح التي يذرفها أتباع شتراوس.
Herhangi bir Harrier jeti, silahlı çatışma, araba kovalamacası?"Algum jato Harrier, tiroteios ou perseguições?'
Doktor, Friday'in kendi kovanına gidebilmek için insanları kullandığını söyler.No entanto, o Doutor acha que Friday estava usando-os para obter acesso a sua colmeia.
Milo Parker rolü Hugh Apiston, karnında arı kovanı bulunan bir çocuk.Milo Parker como Hugh Apiston, um menino com abelhas no estômago, as quais ele pode soprar ou sugar.
Tüm iyonik bağlar bir tür kovalent ya da metalik bağ özelliği taşırlar.Todas ligações iônicas têm um grau de ligação covalente ou ligação metálica.
Mücadelem ve sabrım ile Düşmanları ve aksilikleri kovala, Ve hayatta kal!Com a minha luta e minha paciência Afugentar inimigos e percalços, E sobreviver!
Polis kovalamacaları yaşanır.Param as perseguições policiais.
Kalığ Ükekleri (Hava Burçları); İkizler, Tartı ve Kova'dır.E estão divididas em: libriforme, septadas, fibrotraqueídes, gelatinosas,
Burada kendisini bir arabanın kovaladığını sanır.No caminho, notou que um carro as perseguiam.
Çoğu kofaktör bir enzime kovalent bağlı değildir ama ona sıkıca bağlıdır.A maioria dos cofactores não se ligam por covalência a uma enzima, mas estabelecem ligações fortes.
(1999) ^ Doğru Söyleyeni Dokuz Köyden Kovarlar,1988Distritos em 1988 Divisão distrital de 1988: 9 distritos.
"Umut umudu kovalıyor"."Travessia com esperança.
Aralarında büyük bir kovalamaca başlar.Então começa uma perseguição entre os dois.
Litvanyada kütükten yapılmış kovanlar.Livro impresso na Lituânia.
Ayrıca köyde 60 adet arı kovanı mevcuttur.Além disso, sessenta cidades no estado se encontram sob estado de emergência.
Max, B.B'yi öldürmeye çalışır ve uzunca bir kovalamaca yaşanır.Max persegue B.B. através da garagem, eventualmente matando-o.
Bulgarlar, imparator tarafından kovaladıklarını anladıklarında geri çekildiler.Quando os búlgaros entenderam, eles retiraram-se perseguidos por Diógenes.
Teknik direktör: Niko Kovač Kadro 31 Mayıs 2014 tarihinde açıklandı.Treinador: Niko Kovač Convocação anunciada em 31 de maio de 2014.
Birden Claudius ortaya çıkar ve tuzağa düşüp şaşırmış olan Nero'u öfkeyle oradan kovar.Cláudio ressurge e, em fúria, investe contra Nero que foge.
Polis kovalamacaları, modifiye ve senaryo oyunda önemli bir yer tutmaktadır.Monitores, professores, diretores e policiais têm um papel moderador no jogo.
Bir çatışmanın, kovalamacanın ve aksiyonun olması gerektiğini düşündük.Ele foi projetado para reconhecimento de combate e operações de procura e destruição.
300 Adet fenni arı kovanı bulunur.Cerca de 300 abelhas douradas também foram encontradas.
Çok sinirlenen Cal tabancayla onları içerisine su dolmakta olan birinci sınıf yemek salonuna kadar kovalar.Cal pega uma pistola e os persegue até o parcialmente inundado salão de jantar da primeira classe.
İlçede 2.535 adet kovanla arıcılık yapılmakta olup, yıllık ortalama 34 ton bal üretilir.Foram utilizadas 2500 toneladas de granito, com um custo de 34.560 libras naquele momento.
Bunlar onu sürekli kovalayacak sevgililerdi.É a garota que tenta chamar a atenção dele sempre.
Kedi-fare kovalamacası başlar.Een dodelijk kat-en-muisspel begint.
Köy, Kovancılar (Macır) ilçe olmadan önce Palu'ya bağlı idi.Voorheen behoorde het tot de gemeente Deurne, daarvoor tot de gemeente Vlierden.
Eowyn'i kovalamaya başladı.Ze jagen geregeld op Ewoks.
Kız ise büyücüler tarafından kovalandığını söyler.Er wordt door tovenaars op gejaagd.