Ana içeriğe geç
Sözlük

kova ile cümle

kova kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Onu kovalamayı bıraktığım anda biliyordum ki beni sonsuza kadar kavrayacaktı.En ese horrible momento entendí que la había perdido para siempre.
Çoğu kofaktör bir enzime kovalent bağlı değildir ama ona sıkıca bağlıdır.La mayoría de los cofactores no se unen covalentemente a sus enzimas, pero sí lo hacen fuertemente.
"Umut umudu kovalıyor".«La esperanza me aburre».
Yıllar yılı kovaladım.Hicimos un seguimiento hace años.
Be the cop (Polis ol): Polis olarak yarışçıları kovaladığımız oyun modu.Persecución: En este puede jugar como policía.
Gergedanlar ise Sid'in peşinden koşarak onu kovalarlar.Después, los niños se ponen tan molestos con Sid que terminan atándolo.
Bu elektrofilik gruplar amino asit yan zincirleri ile tepkiyip kovalent katımlar (adduct) oluştururlar.Estos grupos electrofílicos reaccionan con las cadenas de aminoácidos para formar uniones covalentes.
Ormanda sürekli kovaladığı biri vardır.Se cuenta que las personas perdidas en la selva suelen encontrarlo.
Polisler burnu ele geçirirler; ona bir sopa çekerler ve Kovalyov'a geri verirler.Atrapan a la nariz, la pegan y se la devuelven a Kovalyov; sin embargo, es incapaz de volver a pegársela.
Kendisi kovalanıyorsa, okları sayesinde üstün gelir.Debido a está acción, el pierde sus alas.
Atın iki yanına asılan kırbalar meşin kovalarla doldurulur, hortum sokarak boşaltılırdı.Dos cavidades en su cabeza probablemente estaban destinadas a recibir los cuernos de un ciervo.
Taifliler onları kovarak, taşa tuttu.Pasan las tonadas y las agarro.
Daha sonra Ay Yüzlü tarafından ormanda kovalanır.Los cuernos perfumados del bosque de la luna.
Ayrıca aniden beliren üç torpido bot da kovalamacaya dahil olur.Además, aparecieron en el horizonte tres lanchas torpederas que se unieron a la persecución y ataque.
Eskiden örme sepet ya da oyma kütük gibi malzemeden yapılmış kara kovan denilen kovanlar kullanılmaktaydı.Antiguamente se utilizaban lonas de algodón tratadas con alquitrán o cera.
Günümüzde ise bunların sayısı azalmıştır, daha çok standart ahşap kovanlar kullanılmaktadır.Actualmente sigue funcionando, con una política de descargas mucho más estricta.
Kedi fareyi kovaladı ama onu yakalayamadı.Il gatto dette la caccia al topo ma non riuscì ad acchiapparlo.
O ve mürettebat Nate'in büyükannesine gidiyor, bir gölge ile karşılaşıyor ve kovalamakta, ancak boşuna.Lui e l'equipaggio si dirigono verso la nonna di Nate, incontrano un'ombra e la inseguono, ma senza successo.
Locke özür dilemeye açlışır fakat Randy, onu işten kovar.Locke cerca di scusarsi, ma Randy lo licenzia.
Bir çatışmanın, kovalamacanın ve aksiyonun olması gerektiğini düşündük.Pensammo che avevamo bisogno di conflitto, inseguimento e azione.
Fabrikanın kuruluş tarihi 1885 olarak kabul edilir, Moskova'ya Kizlyar'dan 236 konyak Kovası getirildi.La data di fondazione dell'azienda è considerata il 1885, quando vennero inviati a Mosca 236 barili di brandy.
Mücadelem ve sabrım ile Düşmanları ve aksilikleri kovala, Ve hayatta kal!Con la mia lotta e la mia pazienza Scaccia i nemici e le avversità, E sopravvivi!
Gergedanlar ise Sid'in peşinden koşarak onu kovalarlar.Successivamente i cuccioli si arrabbiano tanto con Sid che lo legano.
Bu polinomların köklerini kovalayan üzerinde oldukça yapay güveni ortadan kaldırır.Rimuove la confidenza abbastanza artificiale nella caccia alle radici di polinomi.
Bu bant aşıldığında ise Gresham Yasası işlemeye başlayacaktır, “kötü para, iyi parayı kovacaktır”.L'uso dell'oro si diffonde in conformità alla Legge di Gresham: «la moneta cattiva scaccia quella buona».
Kovada Gölü, Ulusal Park olarak koruma altında alınmıştır.La regione dell'Uludağ è protetta in forma di parco nazionale.
Bu oldukça güç bir iştir; çünkü sık sık polis tarafından kovalanırlar.Molto spesso si cacciava nei guai e veniva spesso inseguito dalle guardie.
Tory'yi kovalar.Viene abbattuto da Toriko.
Blair onu kovar.Blair si allontana.
Birden Claudius ortaya çıkar ve tuzağa düşüp şaşırmış olan Nero'u öfkeyle oradan kovar.Claudio riappare all'improvviso e respinge con rabbia il mortificato Nerone.
Kız ise büyücüler tarafından kovalandığını söyler.Si scopre poi che è un cacciatore di streghe.
Sonra zaten piyesler birbirini kovaladı''.Altre ne seguirono".
Burada kendisini bir arabanın kovaladığını sanır.Intanto si accorge che una macchina lo sta seguendo.
Polis kovalamacaları yaşanır.La polizia insegue.
Kovalamaca uzunca sürer ta ki gizemli bir asker tarafından vurulana kadar.Quando finalmente si risolve a togliere l'armatura, viene ucciso da un misterioso killer.
Eğer kovalayıcı bu topu çemberden geçirirse takımına 10 puan kazandırır.Se il cane prende al volo il disco, otterrà 1 punto in più.
Onu kovalamayı bıraktığım anda biliyordum ki beni sonsuza kadar kavrayacaktı.Fu in quel terribile momento che iniziai a capire cosa avevo perduto per sempre.
Teknik direktör: Niko Kovač Kadro 31 Mayıs 2014 tarihinde açıklandı.Commissario tecnico: Niko Kovač Lista dei convocati resa nota il 31 maggio 2014.
"Umut umudu kovalıyor".Cerca la speranza.
David Coulthard, Heikki Kovalainen'i 2. sıralama seansında bloke ettiği için 3. sıralamalara katılmadı.David Coulthard non ha potuto proseguire le qualifiche a causa di un incidente nelle fasi finali della Q2.
Helvetleri geri geçilmeye zorlayıp kovalamaya başladılar.Essi hanno il compito di afferrare (e uccidere) la preda.
Miz Mizdow'un fanlar tarafından sevilmesinden ötürü onu kovar.Lei è arrabbiata con lui per la donazione di spermatozoi.
Kovalar, kürekler, çanaklar.Uomini, barche, canali.
15 gün süre ile Helvetler'i kovalamaya başladılar.Ho bisogno di dormire quindici giorni di seguito per rimettermi.
Taifliler onları kovarak, taşa tuttu.Volete che vanghi e scavi le pietre?
Zaman zaman kedi kılığına girerek, buraya dadanan fareleri kovalar.Esempio: "Se il gatto dorme i topi ballano.
Köyün gerçek adı Miştîn'dir, kovanlı adını Türk beyliklerinden almıştır kökeni ermenilere dayanmaktadır.Viene soprannominato El Ruso, soprannome datogli dalla madre poiché aveva la pelle molto chiara.
Ayı beni kovaladı.Медведь погнался за мной.
Köpek topu kovaladı.Собака погналась за мячом.
Tom Mary'yi caddeden aşağıya doğru kovaladı.Том погнался за Мэри вниз по улице.
Kovayı suyla doldurdum.Я наполнил ведро водой.
Kovayı su ile doldurdum.Я наполнил ведро водой.
İki tavşanı kovalayan bir kişi de yakalayamaz.За двумя зайцами погонишься - ни одного не поймаешь.
Hemen bir kova verin!Дайте поскорее ведро!
Doktor, Friday'in kendi kovanına gidebilmek için insanları kullandığını söyler.Доктор догадывается, что Пятница использует их с целью добраться до своего улья.
Fabrikanın kuruluş tarihi 1885 olarak kabul edilir, Moskova'ya Kizlyar'dan 236 konyak Kovası getirildi.Датой основания завода считается 1885 год, когда из Кизляра в Москву было привезено 236 вёдер коньяка.
Helvetleri geri geçilmeye zorlayıp kovalamaya başladılar.Узников избивали и издевались над ними.
Ayrıca Spears'ın kumsalda koştuğu ve erkek arkadaşının onu kovaladığı sahneler de mevcuttur.Есть также сцены, в которых Спирс бежит по берегу, а возлюбленный бежит за ней.
Mücadelem ve sabrım ile Düşmanları ve aksilikleri kovala, Ve hayatta kal!Моя борьба и моё терпение Отогнать врагов и несчастья, И выжить!
Jim Bravura -Max'in patronudur ve ilk oyunda Max'i uzun süre yakalamak için kovalamış kişidir.Джим Бравура — шеф Макса, который в первой части игры гонялся за ним в попытке засадить за решётку.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod