Ana içeriğe geç
Sözlük

koruyucu ile cümle

koruyucu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Yaşamı boyunca da onun koruyuculuğunu üstlenmiştir.Всю оставшуюся жизнь он посвятил уходу за ней.
Çalgıcıların koruyucusu olarak tanımlandığı da görülür.Также считается покровителем воров.
Chiconahui: Ailenin koruyucusu ve toprak tanrıçası.Chiconahui) — богиня домашнего очага, хранительница семей.
Bu sebepten dolayı radyoaktif maddeler ile çalışırken kişisel koruyucu ekipmanı kullanmak önemlidir.По причине этого при работе с рентгеновским излучением необходимо соблюдать меры защиты.
Fakat yaklaşık bir anlamla köyün koruyucu ruhu olduğu anlaşılmaktadır.Этот святой издавна считается покровителем деревни.
Bu yüzden bu tür yerlerde kızılötesi koruyucu gözlük takılması zorunludur.Потому для этой цели нужны специальные защитные очки.
Vardamana "El(mana) koruyucu(varda) dikiş eldiveni".Упоминается среди сильнейших палванов (цирковых силачей).
Önceki unvanı "custos urbi" ("şehrin koruyucusu") şeklindeydi.Эта должность носила название «Custos Urbis», что означает «хранитель города».
İngiltere'nin koruyucu azizi olan Saint George'a adanmıştır.Она была названа крепостью святого Георгия, в честь покровителя Англии.
Silah mürettebatı zırhlı koruyucular ile korunurlar.Пруды охранялись вооружёнными сторожами.
Lynpheanın koruyucusudur.Сторонник Литфронта.
Koruyucu zırh seti bōgu başı, kolları ve vücudu korumak için kullanılır.Защитная экипировка надевается для защиты определённых зон на голове, руках и теле.
Buraların iyeler (koruyucu ruhlar) tarafından korunduğuna inanılır.Это — приведения, лучшим средством от них будет отсутствие веры.
Sicilya şiir okulunun koruyucusuydu.Входил в число поэтов сицилийской школы.
İçecek sadece doğal bileşenler içerir ve kimyasal tat arttırıcılar veya koruyucu maddeler içermez.Использованная здесь вода должна быть чистой и без химических добавок.
Kök-Kalığ (Gök-Hava) İyeleri: Gök cisimlerinin koruyucu ruhlarıdır.Эти злые красные звери — небесные сторожевые псы Порядка».
Yuvanın ve ailenin koruyucusudur.Дух, покровитель дома и семьи.
Buna "koruyucu ünsüz" denir.Называлась она «Солидарность».
Buraların iyeler (koruyucu ruhlar) tarafından korunduğuna inanılır.تفسير قوله تعالى: "إن الذين آمنوا وعملوا الصالحات سيجعل لهم الرحمن ودا".
Koruçı (Korucu / Koruyucu) olarak nitelenir.و"من حق " المشتبه فيه الاتصال بمحامي يدافع عنه.
Ana madde: Galaksinin Koruyucuları (TV Serisi) Bölüm Listesiانظر : قائمة منظمات حماية المستهلكين كلب الحراسة (سلسلة تلفزيونية)
Sık enfeksiyon geçiren kişilerde koruyucu bir önlem olarak düşük dozlu antibiyotikler kullanılabilir.أما أولئك الذين يعانون من العدوى المتكررة، فيمكن أخذ جرعة منخفضة من المضاد الحيوي كتدبير وقائي.
Koruyucu eldivenler ellerdeki yaralanmaları önler.قفازات لحماية اليدين.
Yeniçeriler kendilerini Padişahın ve Padişahın tahtının koruyucusu olarak görüyorlardı.ويصف ألان نفسه كحاجب جلالة ملكنا وسيدي المبجل الوصي على العرش.
Birkaç hafta sonra Mercury, ringlere yüzünde koruyucu maskelerle gelir oldu.بعد غيابه لعدة أسابيع، عاد ميركوري وهو يرتدي قناع وجه واقي.
Müzisyenler, şarkıcılar, öğrenciler ve öğretmenlerin koruyucu azizidir.أغلب الثمانية عمال وحراس أمن وطلاب.
Atina'yı ziyaretinde kendisinifelsefe'nin koruyucusu olarak ilan etti.وبسبب هذه الحقيقة، كان يعتقد سابقا أنها كانت زوجة أمونمسي نفسه.
Bu yüzden bu tür yerlerde kızılötesi koruyucu gözlük takılması zorunludur.حيث يجب أن يرتدى العامل نظارة واقية ضد هذه الاشعة.
Altayların ve Yakutların Tengricilik inançlarında koruyucu tanrıçalarındandır.وتتكون النقوش في القاعة الرئيسية من آلهة الحماية.
Ne var ki, devam eden asit atağı bu koruyucu "tıkaçların" çözünmesine neden olabilir.فقط التشخيص الإيجابي يمكن أن يؤدي إلى حفر الإنقاذ.
Bazı değişkenler de koruyucu gibi görünmektedir.Algumas variantes também parecem ser protetoras.
Ailesi araştırmacılar tarafından öldürülmesinden sonra Hinami'nin koruyucusu olarak rol alır.Ela assume o papel de guardiã da Hinami depois que seus pais são mortos pelos investigadores.
Sık sık el yıkama da koruyucu olabilir.Lavar frequentemente as mãos também oferece alguma proteção.
Roma Katolik Kilisesince çevirmenlerin, kütüphanecilerin ve ansiklopedistlerin koruyucu azizi olarak tanınır.Na Igreja Católica, ele é reconhecido como santo padroeiro dos tradutores, bibliotecários e enciclopedistas.
1511 yılında, Mackenzie'lerin koruyucuları olan Macrae Klanı'nı kalenin kalıtsal kollukçusu oldu.Em 1511, o clã Macrae, como protetores dos Mackenzies, herdou o castelo.
Toprağın koruyucu ruhudur.É o protetor da Terra.
İnsanın, ailenin ve soyun koruyucu ruhudur (iyesidir).Fazem violência ao homem e à sua família; a ele e aos seus herdeiros.
Koruyuculardan kim koruyacak?Quem vai vigiá-los?
Gruba katılan Thomas, zamanla çocukların fiili koruyucusu olur.Quem a criança pegar, será o pegador da vez.
Koruyucu tanrıça olarak firavunun savunucusu ve koruyucusu olarak görülürdü.A deusa era também encarada como protectora do faraó.
Bu birleşme dünya'nın en büyük kişisel bakım ve koruyucu ürünleri şirketini yarattı.A negociação criou a maior fabricante mundial de produtos para o lar e cuidados pessoais.
K.Y. : Dükkanın iki koruyucusundan biri. genelde dış işlere bakıyor.Stakeholders Secundários - geralmente os externos.
Kadınlığın ve çocukların koruyucusu.Patrona do Centro das Mulheres e Crianças.
Tanrılar ma'at'ın koruyucusu olduğu için ahlâk da onlarla bağlantılıydı.Como as divindades eram os defensores da maat, a moralidade estava ligada a elas.
Trimurti'de, Brahma yaratıcı, Vişnu koruyucu, Şiva ise yok edicidir.Ela consiste em Brahma, o Criador, Vixnu, o Preservador e Shiva, o Destruidor.
Betonarmenin Avantajları Yangına karşı iyi bir koruyucudur.Uma casca assim fornece uma excelente proteção contra fogo.
Hekimlerin koruyucusudur.Ordem dos Médicos.
Heimdall - Asgard'ın koruyucusu.O guardião de Asgard é Heimdall.
Koruyucu işlev artık garanti altında değildi.Quando o segurado deixa de ser baixa renda.
Yazarlar ve âlimler, ressamlar ve sanatkârların cömert bir koruyucusuydu.Foi um grande benfeitor e protetor de intelectuais e artistas.
Suzaku, kırmızı zümrüd-ü anka kuşudur ve güneyde yer alan Konan kentinin koruyucusudur.Gorgos Vermelho é um dragão vermelho e o guardião do calabouço onde ficam os prisioneiros de Cazeaje.
Zeus'un kızı Athena'nın koruyucu anne babası gibi davranan Triton onu Pallas ile birlikte büyütmüştür.Agindo como um pai adotivo para Atena, a filha de Zeus, Tritão educou-a juntamente a sua própria filha.
Ancak tek koruyucusu Hürrem Sultan'ın ölümüyle yalnız ve güçsüz kalmıştır.Para salvá-los resta somente o valente e destemido Sloth.
Flandre ise Katolik dinini koruyarak İspanya'nın koruyuculuğunda kalmıştır.A Espanha dos Reis Católicos se coloca na vanguarda da Reforma Católica.
Koruyucu Melek "The James Mason Show" (1956) TV dizisi ....Martha Cooper "Match Game PM" (1975) Série de TV....
Program koruyucusu: Randevuları takip edebilme.Agenda de telefone Agenda de compromissos; Manter o controle de compromissos.
Önceki unvanı "custos urbi" ("şehrin koruyucusu") şeklindeydi.Um primeiro grande passo do “MUV” (Mobilidade Urbana de Viseu).
Pamela Anderson bir vejetaryendir ve hayvan hakları koruyucusudur.Mike é vegetariano e é um defensor do direito dos animais.
Kadınların koruyucusudur.O guardião da constituição.
Onun koruyucusudur.Hij is uw Beschermer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod