koruyan ile cümle
koruyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Evleri koruyan ruhtur.Denkmalgeschützte Häuser.
Her oymağı koruyan bir hayvan vardır.Siehe, jede Seele hat über sich einen Hüter.
Bağışlayıcı, sevdiklerine ve müminlere merhamet eden, onları koruyan, onlara acıyan demektir.Wer glaubet und getaufft wirdt, der wirdt selig werden, wer aber nicht glaubet, der wird verdampt werden.
1989 yılına kadar gelişmişliğini koruyan köyde yaklaşık 500 aile yaşamaktaydı.Das Flüchtlingslager, in dem zeitweilig bis zu 800 Menschen lebten, existierte bis 1959.
Yavrularını besleyen ve koruyan kuşların aksine balıklar yumurtalarını terkeder.Contrairement aux oiseaux, qui nourrissent et protègent leurs petits, les poissons abandonnent leurs œufs.
Bruce geceleri, Gotham'ı koruyan Batman'e dönüşür.Homme d'affaires le jour, Bruce Wayne devient Batman la nuit pour protéger Gotham City avec sa Batmobile.
Düşmanlardan kendini en iyi koruyan türdür.Nous devons être gouvernés par les meilleurs.
Koruyan veya cezalandıran olarak yasa herkes için aynı olmalıdır.La loi y est la même pour tous, soit qu’elle punisse, soit qu’elle protège.
İşte bu sebeple enerji, zamana enerji koruyan eşlenik olan bir niceliktir.La capacité stocke temporairement l'énergie.
Bunların arasında da omuriliği sarsıntı ve darbelerden koruyan beyin-omur ilk sıvısı (BOS) bulunur.Parmi les autres étoiles du Bélier, on trouve entre autres Mesarthim (γ) et Botein (δ).
Evleri koruyan ruhtur.La maison était protégée par les Lares.
Noel'e dönen Clara, 300 yıldır Trenzalore'u koruyan yaşlanmış Doktor'la karşılaşır.Clara encuentra a un Doctor visiblemente envejecido que ha pasado 300 años protegiendo el pueblo de Navidad.
Bruce geceleri, Gotham'ı koruyan Batman'e dönüşür.En las noches se convierte en Batman; un vigilante protector para Gotham City.
Kask; başı yaralanmalara karşı koruyan başlık.Celadas: la parte que defiende la cabeza.
Bağışlayıcı, sevdiklerine ve müminlere merhamet eden, onları koruyan, onlara acıyan demektir.Los que le hacían callar, son los que le dan ánimo para que crea en él.
Bağışlayıcı, sevdiklerine ve müminlere merhamet eden, onları koruyan, onlara acıyan demektir.(EN) The Believers - I credenti del male, su AllMovie, All Media Network.
Koruyan veya cezalandıran olarak yasa herkes için aynı olmalıdır.Essa deve essere uguale per tutti, sia che protegga, sia che punisca.
Efsaneye göre Görünmezlik Pelerini giyeni Ölüm'e görünmekten koruyan bir güce sahiptir.Solo il medaglione raccolto dal cadavere sembra avere il potere di proteggerlo.
Bu görüşte meleklerin cin adlı cenneti koruyan bir kabilesine mensup olduğu görüşü hakimdir.In esso egli è uno degli angeli che accolgono Ockeghem in cielo.
Minareyi yağıştan koruyan koni biçimindeki kısımdır.Questo probabilmente per proteggere il polline dalla pioggia.
1965 yılında yapılan son değişiklik ile bayrak günümüzde de geçerliliğini koruyan halini almıştır.Quest'ultima, nel 1915, cambierà come è noto bandiera schierandosi con l'Intesa.
Uzun formunda hükümdar isimlerinin etrafını çeviren ve koruyan kartuş olarak kullanılmıştır.Una posizione di prestigio che il regno ha precariamente mantenuto e protetto da allora.
Her oymağı koruyan bir hayvan vardır.У каждого зверя есть метка (тавро) Елты.
Gregorios ayrıca Hristiyan kültürünü koruyan ve geliştiren birisi olarak kaydedilmiştir.Григорий Пакуриан известен также как патрон и покровитель христианской культуры.
Vatanı koruyan bir ruh olarak görülür.На защиту своего отечества встает простой народ.
Kendi yasalarını ve yaşam biçimlerini koruyan "milletler" olarak varlıklarını sürdürebildiler.فقد استطاعوا الإستمرار بالنظام الدولى الذى يحمى القوانين الخاصة بهم ونواحى حياتهم المختلفة .
Formatı koruyan şifreleme).محمية إشكل.
Olcaytu sanatçıları koruyan bir hükümdardı.آنذاك كان هو مسؤولا عن الفنانين الواعدين.
Virüsleri edinilmiş bağışıklık sisteminden koruyan mekanizmalar ise daha karmaşıktır.Os mecanismos usados pelos patógenos para evadir o sistema imune adquirido são ainda mais complexos.
1506 yılında II. Julius, günümüzde hâlâ Vatikan’ı koruyan İsviçreli Muhafızları işe aldı.1505 — Júlio II requer 200 guardas mercenários suíços para defesa dos Estados Pontificados.
Bruce geceleri, Gotham'ı koruyan Batman'e dönüşür.A noite, Bruce se torna Batman, o vigilante protetor da cidade.
Koruyan veya cezalandıran olarak yasa herkes için aynı olmalıdır.Ela deve ser a mesma para todos, seja para proteger, seja para punir.
Koruyan veya cezalandıran olarak yasa herkes için aynı olmalıdır.Zij moet voor iedereen dezelfde zijn, hetzij ze beschermt, hetzij ze straft.
Bu yönleriyle sürüleri "koruyan" bekçi köpeklerinden ayrılırlar.Hierdoor kan het voorkomen, dat honden 'sleedje' gaan rijden.
Hades'in ölüler ülkesini koruyan Kerberos adlı köpeği yeryüzüne çıkarmak.Zo bracht hij Kerberos, de hond van Hades, naar de oppervlakte.
Gregorios ayrıca Hristiyan kültürünü koruyan ve geliştiren birisi olarak kaydedilmiştir.Daar werd Gregorius gedoopt en als christen opgevoed.
Düşmanlardan kendini en iyi koruyan türdür.Daar is het veiliger tegen vijanden.
Bağışlayıcı, sevdiklerine ve müminlere merhamet eden, onları koruyan, onlara acıyan demektir.Wierni modlą się do niej, aby pomogła umocnić w wierze siebie i innych.
Fikrî mülkiyet hukuku, iktisadi değer taşıyan fikrî emek ürünlerini koruyan bir hukuk dalıdır.Pant i juridisk bemärkelse är egendom som ställs som säkerhet för en fordran.
Bir Hortkuluk bir kişinin ruhunun bir parçasını sakladığı ve kişiyi ölümden koruyan bir nesnedir.Men är en vampyr verkligen villig att sätta sitt eget liv på spel för att rädda en människa?
Eve Baird (Rebecca Romijn), Grubu koruyan bir karşı-terörizm ajanı.Новими персонажами є: Єва Бейрд (Ребекка Ромейн) — агент боротьби з тероризмом, котра захищає групу.
Orada Kutsal Kase'yi 700 yıldır koruyan şövalye ile karşılaşır.В кімнаті з Граалем він виявляє лицаря, що 700 років тому лишився охороняти чашу.
Düşmanlardan kendini en iyi koruyan türdür.Найкраще проявив себе як захисник.
Horus'un 4 çocuğu insanın en önemli dört organını koruyan görevlilerdi.Čtyři z Henzelových synů zastávali vysoké úřady.
1506 yılında Papa II. Julius, günümüzde hâlâ Vatikan'ı koruyan İsviçreli Muhafızları işe aldı.Roku 1506 zavedl papež Julius II. švýcarskou gardu, jež slouží papežství dodnes.
Kemerini koruyan Styles, maçtan sonra üç ay aradan sonra dönen John Cena ile karşı karşıya geldi.Za další dva týdny se objevil jako soupeř Johna Ceny, který si s ním poradil během tří minut.
Koruyan veya cezalandıran olarak yasa herkes için aynı olmalıdır.Aceasta trebuie să fie aceeași pentru toată lumea, indiferent dacă protejează sau pedepsește.
1506 yılında Papa II. Julius, günümüzde hâlâ Vatikan'ı koruyan İsviçreli Muhafızları işe aldı.II. Gyula pápa 1506-ban felállította Svájci Testőrséget, amely a mai napig szolgálja a római pápákat.
Batista, 282 gün boyunca kemeri koruyarak en uzun süre kemeri koruyan güreşçi olmuştur.Pisimpään mestaruutta pitänyt on Batista, joka piti sitä 282 päivää.
Batista, 282 gün boyunca kemeri koruyarak en uzun süre kemeri koruyan güreşçi olmuştur.Ο μακροβιότερος πρωταθλητής ήταν ο Μπατίστα που κράτησε τον τίτλο για 282 ημέρες.
Bu köyde eskiden Ada halkını korsanlardan koruyan bir kale bulunmaktadır.Παλαιότερα στο χωριό υπήρχε ένα κάστρο που χρησίμευε για την προστασία των ανθρώπων από τους πειρατές.
Koruyan veya cezalandıran olarak yasa herkes için aynı olmalıdır.Ο νόμος πρέπει να είναι ο ίδιος για όλους, ανεξάρτητα αν προστατεύει ή τιμωρεί.
Bağışlayıcı, sevdiklerine ve müminlere merhamet eden, onları koruyan, onlara acıyan demektir.Derudover findes det som sammensatte ord Troende, Trofast, Tiltro eller Overtro.
IL-2'ler mürettebatı, motoru, radyatörleri ve yakıt tankını koruyan kalın bir zırha sahipti.Il-2 havde et for datiden svært panser, der beskyttede pilot, motor og brændstoftanke.
Koruyan veya cezalandıran olarak yasa herkes için aynı olmalıdır.Den bør være lige for alle, både som beskyttelse og straf.
Fikrî mülkiyet hukuku, iktisadi değer taşıyan fikrî emek ürünlerini koruyan bir hukuk dalıdır.På den anden side er ophavsret en grundlæggende faktor i opretholdelsen af et bærbart kreativt samfund.
Geumwa bu yumurtayı yok edip, kendisini kötülüklerden koruyan hayvanlara verip beslemeyi denedi.Geumwa forsøkte å ødelegge egget ved å gi det som mat til dyra, men de valgte i stedet å beskytte det.
Evleri koruyan ruhtur.Kongsvinger holder hus.
Virüsleri edinilmiş bağışıklık sisteminden koruyan mekanizmalar ise daha karmaşıktır.Mekanisme yang digunakan oleh virus untuk menghindari sistem imun adaptif adalah lebih rumit.
Bruce geceleri, Gotham'ı koruyan Batman'e dönüşür.Đến đêm, Bruce trở thành Batman, người bảo vệ cho thành phố Gotham.