koruyan ile cümle
koruyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Koruyan veya cezalandıran olarak yasa herkes için aynı olmalıdır.Luật pháp phải giống nhau với mọi đối tượng, cho dù nó bảo vệ hay trừng phạt.
Saltanatı boyunca, Nero sık sık toplumun alt sınıflarını koruyan ve memnun eden politikalar yürüttü.Trong thời gian trị vì của ông, Nero thường có những chính sách làm hài lòng những tàng lớp hạ lưu.
Virüsleri edinilmiş bağışıklık sisteminden koruyan mekanizmalar ise daha karmaşıktır.Các cơ chế được sử dụng để né tránh hệ thống miễn dịch thu được thì phức tạp hơn.
Kask; başı yaralanmalara karşı koruyan başlık.ヘルメット:頭を保護する。
Gerçekten şehri koruyanların çoğu Araptı ve onlara destek gelmemekteydi.管理GI馬の多くも武によって勝利に導かれた。
İnanışa göre Aziz Margaret hamileleri ve doğacak bebekleri koruyan bir azizdir.聖マルガリタは陣痛の苦しみや不妊から女性を救うとされている聖人である。
Virüsleri edinilmiş bağışıklık sisteminden koruyan mekanizmalar ise daha karmaşıktır.ウイルスが適応免疫系から免れる機構はもっと込み入っている。
Koruyan veya cezalandıran olarak yasa herkes için aynı olmalıdır.法律对于所有的人,无论是施行保护或是惩罚都是一样的。
Görsel hafıza görsel tecrübelerimizle ilgili duyularımızın bazı özelliklerini koruyan bir hafıza şeklidir.視覺記憶是一種記憶,保存一些視覺經驗中的一些特徵。
Bağışlayıcı, sevdiklerine ve müminlere merhamet eden, onları koruyan, onlara acıyan demektir.而有應公也常因為靈異神蹟,而在信仰中升格成正神,成為地方守護神。
Batı Pencap, Pakistan'da 1947-1955 yılları arasında statüsünü koruyan il.西旁遮普,巴基斯坦于1947年至1955年设立的一个省份。
Önce başlarında onları koruyan kalmaz, sonra böyle bir tehlikenin bile varlığı unutulur.起初沒有人看好,認為是一大冒險。
Bruce geceleri, Gotham'ı koruyan Batman'e dönüşür.그날 밤, 브루스는 고담 시의 수호자인 배트맨이 된다.
Kelime anlamı "savaşçıların ayağını koruyan zırh"tır.משמעות שם המין הוא "מוגן בידי שריון".
787-959 arasında varlığını koruyan Hereti Krallığı, ortaçağ Gürcistan tarihinde önemli rol oynamıştır.בשנים 759–787, הייתה הפרובינציה מונרכיה עצמאית ששיחקה תפקיד חשוב בהיסטוריה של ימי הביניים של גאורגיה.
Noel'e dönen Clara, 300 yıldır Trenzalore'u koruyan yaşlanmış Doktor'la karşılaşır.משם הוא וקלרה מגיעים לטרנזלור שם הדוקטור מזדקן במאות שנים.
Ancak başarıya ulaşamamasının yanı sıra planı ona kalesini koruyan bir kırmızı ejderhaya mal olur.ואכן כך היה, אולם עדיין היה עליו להתגבר על דרקון ששמר על גיזת הזהב.
Kenti koruyan 4400 kişilik garnizonun başında Arnvut Prensi Tanuş Topia bulunmaktadır.על העיר הגנו 4,400 לוחמים, בראשות הנסיך טנוש טופיה.
Yeri göğü yaratan RABden gelecek yardım. O ayaklarının kaymasına izin vermez, Seni koruyan uyuklamaz.עֶזְרִי מֵעִם יְהֹוָה עֹשֵׂה שָמַיִם וָאָרֶץ. אַל-יִתֵּן לַמּוֹט רַגְלֶךָ אַל-יָנוּם שֹמְרֶךָ.
Bu terim aynı zamanda bir ordu arkasında iletişim hatlarını koruyan güçleri tanımlamak için kullanılır.Терминът може също да се използва за описание на сили, отбраняващи комуникационните линии зад армията.
“Anti islanding” ise acilen redresörü kapatan ve üretimden koruyan bir koruma mekanizmasıdır.Възможността за бързо събуждане е защитен механизъм, също необходим за оцеляването и здравето.
İran’da “Türklüklerini” en fazla koruyan toplum olarak bilinmektedirler.Той казва, че руските „национални интереси“ в Таджикистан са добре защитени.
Kevork Malikyan, Kazım rolüyle: Kutsal Kase'yi koruyan bir organizasyonun lideri.Kevork Malikyan - Kazim, vođa Bratstva križarskog mača, organizacije koja štiti Sveti Gral.
Olcaytu sanatçıları koruyan bir hükümdardı.Hozroje je bio obrazovan vladar koji je volio umjetnost.
Ofisini koruyan heykelin şifresini de genellikle bu tatlı isimlerinden seçer.Tako često za lozinke na ulazu u svoj kabinet određuje imena različitih slatkiša.
Virüsleri edinilmiş bağışıklık sisteminden koruyan mekanizmalar ise daha karmaşıktır.Mehanizmi, s katerimi se izogibajo pridobljenem imunskem sistemu so bolj zapleteni.
Koruyan veya cezalandıran olarak yasa herkes için aynı olmalıdır.Biti mora enak za vse, pa naj varuje ali kaznuje.
Hayvanları ve özellikle atları, Idık olarak doğaya salınan azat kurbanları koruyan tanrıdır.Njemu v čast se žrtvujejo živali, zlasti konji.
Olcaytu sanatçıları koruyan bir hükümdardı.Érard oli valgustatud kunstide kaitsja.
1972'de Kongre, kızları ve kadınları okullarda, kolejlerde ve üniversitelerde ayrımcılıktan koruyan, 9.1972년, 의회는 '타이틀 9'라는 법안을 통과시켰습니다. 이 법안은 여학생들이 학교에서 그리고 대학에서
1972'de Kongre, kızları ve kadınları okullarda, kolejlerde ve üniversitelerde ayrımcılıktan koruyan, 9.ב 1972, הקונגרס העביר חוק שנקרא "טיטל IX", שהגן על בנות ונשים מאפליה בבתי ספר,
Adil olmayan yasaları değiştirmek ve tüm vatandaşları koruyan yasalar oluşturmak için el ele vermeliyiz.ما بكفي نعترض عالظلم، لازم كلنا نشتغل لنبدل هل قوانين الظالمه.
Ama atalarıyla olan bağlarını koruyan kişiler var ve bunlar DNA sonuçlarını okumamıza olanak sağlıyor.그러나 그들의 조상과의 연결을 유지하고 있는 사람들이 있습니다. DNA결과들을 맥락지을 수 있는.
Ama atalarıyla olan bağlarını koruyan kişiler var ve bunlar DNA sonuçlarını okumamıza olanak sağlıyor.DNAの調査結果を解釈するのに 不可欠なのです 現地調査の一番の目的です
Ama atalarıyla olan bağlarını koruyan kişiler var ve bunlar DNA sonuçlarını okumamıza olanak sağlıyor.אבל יש אנשים שנותרו בקשר עם אבותיהם שמאפשרים לנו למקם ממצאי ד.נ.א.
Ama atalarıyla olan bağlarını koruyan kişiler var ve bunlar DNA sonuçlarını okumamıza olanak sağlıyor.لكن هناك من أبقى على صلته بأسلافه ما يسمح لنا بتأطير نتائج الحمض النووي.
Ama bana bir bardak çay verdi. Ve anladım ki onun şaşkınlığı beni koruyan şeydi.Aber er gab mir eine Tasse Tee; und ich verstand, dass diese Überraschung mich schützte.
Anaokulu sahibinin oğlundan beni koruyan,Azzal, aki megvédett engem, az óvoda tulajdonosának átkozott fiától
Anaokulu sahibinin oğlundan beni koruyan,Celle qui me protégeait du maudit fils du propriétaire de la maternelle.
Anaokulu sahibinin oğlundan beni koruyan,Den som brukade skydda mig från den konstiga sonen till dags ägaren,
Anaokulu sahibinin oğlundan beni koruyan,Die die mich gegen den gemeinen Sohn der Besitzerin des Kindergartens verteidigt hat.
Anaokulu sahibinin oğlundan beni koruyan,유치원 때 나 괴롭히던 원장아들 혼내준 것도
Anaokulu sahibinin oğlundan beni koruyan,Tá čo ma ochraňovala pred zlým synom majiteľa škôlky?
Anaokulu sahibinin oğlundan beni koruyan,Tisto, ki me je ščitila pred sinom lastnika vrtca.
Anaokulu sahibinin oğlundan beni koruyan,Tyttö, joka suojeli minua lastentarhan kierolta omistajalta.
Anaokulu sahibinin oğlundan beni koruyan,Yang menjagaku dari anaknya pemilik TK yang jahat.
Anaokulu sahibinin oğlundan beni koruyan,В детском саду ты проучила детей директора, когда они меня донимали.
Anaokulu sahibinin oğlundan beni koruyan,את זו שהגנת עלי מפני כל מיני אנשים מופרעים
Anaokulu sahibinin oğlundan beni koruyan,الذي حماني من ولد صاحب الروضة الشرير
Anaokulu sahibinin oğlundan beni koruyan,中学のとき、 不良とけんかしてた 正義の味方 ジャンディ
Anayasa mahkemesi dedi ki, "Toprağı ta göklere kadar koruyan düsturun modern dünyada yeri yoktur.대법원은 토지를 그 상공까지 전부 보호하는 원칙은 현대사회에서는 받아들여질 여지가 없으며,
Anayasa mahkemesi dedi ki, "Toprağı ta göklere kadar koruyan düsturun modern dünyada yeri yoktur.Uznano, że doktryna chroniąca grunty wraz z niebem nad nimi nie ma już sensu.
Anayasa mahkemesi dedi ki, "Toprağı ta göklere kadar koruyan düsturun modern dünyada yeri yoktur.בית הדין העליון קבע שהחוק היבש המגן על הקרקע ממנה ועד לשמיים, אין לו מקום בעולם המודרני,
Anayasa mahkemesi dedi ki, "Toprağı ta göklere kadar koruyan düsturun modern dünyada yeri yoktur.لان المحكمة العليا لا ترى ان مذهب حماية الارض ومايقع أعلاها مهما إرتفع له مكان في العالم الحديث
Anayasa mahkemesi dedi ki, "Toprağı ta göklere kadar koruyan düsturun modern dünyada yeri yoktur.現代の世界では適用できないと述べました さもなければ、すべての大陸横断飛行はそれに従わなくてはいけなくなり、
Arkadaşım Brad Kessler, "oğlakları koruyana kadar, insan olamayız" der.Bạn tôi, Brad Kessler, nói rằng chúng ta đã không trở thành người cho đến khi chúng ta bắt đầu chăn dê.
Arkadaşım Brad Kessler, "oğlakları koruyana kadar, insan olamayız" der.Brad Kessler barátom azt mondja addig nem lettünk emberekké, amíg el nem kezdtünk kecskét tartani.
Arkadaşım Brad Kessler, "oğlakları koruyana kadar, insan olamayız" der.제 친구 브래드 케슬러(Brad Kessler)는 우리가 염소를 기르기 시작하기 전까지는 인간이 될수 없다고 합니다.
Arkadaşım Brad Kessler, "oğlakları koruyana kadar, insan olamayız" der.Il mio amico Brad Kessler dice che siamo diventati umani da quando abbiamo iniziato ad allevare capre.
Arkadaşım Brad Kessler, "oğlakları koruyana kadar, insan olamayız" der.Mein Freund Brad Kessler sagt, dass wir nicht eher Menschen wurden, bis wir anfingen, Ziegen zu halten.