Ana içeriğe geç
Sözlük

korunma ile cümle

korunma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Portre şu an Huntington Kütüphanesi, San Marino, Kaliforniya'da korunmaktadır.V současnosti visí v Huntington Library v San Marinu v Kalifornii.
Herkesin menfaatlerinin korunmasi için sendikalar kurmaya ve bunlara katılmaya hakkı vardır.Právo zakládat na ochranu svých zájmů odborové organizace a přistupovat k nim.
Bilgi uğruna gösterilen bu çaba nedeniyle şeytan tarafından korunmaktadır.Právě díky této touze po vědění se zachraňuje z paktu s ďáblem.
"Aile ve Ailenin Korunması".Rodina a rodinná politika .
Günümüzde Paris'teki Ulusal Kütüphane'de korunmaktadır.Dnes je uložena v Národní knihovně v Paříži.
Bu diller, resmî olarak Avrupa Bölgesel Diller ve Azınlık Dillerini Koruma Anlaşması tarafından korunmaktadır.Tyto menšinové jazyky jsou oficiálně chráněny evropskou chartou jazyků.
Kanunlarla korunmaya çalışılmaktadır.Je chráněn zákonem.
Amaç Türkî kültür mirasının korunmasıdır.Angažuje se za záchranu tibetského kulturního dědictví.
Telif hakların korunması temel insan haklarından biridir.Svoboda myšlení patří mezi základní lidská práva.
Çeşitli teknik korunmalar var, mesela hafıza korunması.Ovšem tento přístup potřebuje ochranné mechanismy, jako například zamykání paměti.
İçindekilerin seyredilmesinden çok korunması için yapılmıştır.Mnoho z jeho postav se napevno zakořenilo u diváků v jeho podání.
Aynı şekilde yağmur ormanlarının korunmasına da yardım ediyordu.Nadal i za pomoci deště udolal Zvereva.
Bu kalelerin yapılma amacı haçlıların saldırılarından korunmak olmuştur.Buňky si tak zřejmě snaží pomoci v boji proti CroV.
Mısırlılar, ölenin sonraki yaşamı için, ölü bedenin iyi korunması gerektiğini düşünüyorlardı.Za podmínku posmrtného života egypťané považovali uchování těla.
Avrupa Birliği insan haklarının korunması konusunda etkin bir görev üstlenmiştir.Takovéto shromáždění požívá lidskoprávní ochrany.
Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var.V Pitkovicích je co chránit.
1982 Anayasasında ise "İnkılap Kanunlarının Korunması" başlıklı 174.1723, Osnova zákona o Pohraniční stráži – připomínky.
Dört kişilik mürettebat yoğun kompozit zırh ile korunmaktadır.Hlavňová výzbroj byla složena ze čtyř pevných kanónů pod kabinou.
Astreoidler de korunmaya yardımcı olabilir.Husy mohou sloužit také k hlídání.
Ayrıca bir kez kitap bulunduktan sonra yanlış ellere düşmemesi için özenle korunması da gerekiyordu.Dokonce musí dopis zničit, aby se nedostal do nepovolaných rukou.
Maalesef kullanıcıların bu tür arka kapılardan korunmak için yapabileceği şeyler sınırlıdır.Uživatel si může nadefinovat až 6 oken mezi kterými může libovolně přepínat.
Avantajlı konumu nüfusun korunmasını sağlamış ve şehre dikkat çekici bir göç yaşanmamıştır.K životu dávají přednost porostlým stanovištím, nevadí jim lidská přítomnost.
Engelli bireylerin temel haklarının korunması.Podpora hlavních selhávajících orgánů.
İtalya Anayasa Mahkemesi yasaların anayasaya uygunluğunu ve anayasanın korunmasını denetler.Úkolem Ústavního soudu České republiky je dbát na ochranu ústavnosti.
Ayrıca Afganistan ve Irak'ta, ABD ofislerinin ve personelin korunması hizmetini yürütmektedir.Pro zajištění humanitární pomoci a bezpečnosti začaly v zemi působit OSN a USA.
Ayrıca sınırlarının korunmasında da Makedonya'ya destek olmuştur.Bulharsko také po Íránu posílilo ostrahu svých hranic.
5114 imzası altında korunmaktadır.Je chráněn od 25 1.
Aşılama ile korunma sağlanır.Dědění se zaručuje.
Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi, 2003'te imzaya açıldı ve 2006'da yürürlüğe girdi.Země podepsala Smlouvu o nešíření jaderných zbraní, od níž odstoupila v roce 2003.
Sözleşme tüm sulak alanların korunmasını amaçlamaktadır.Garda má chránit zájmy všech Maďarů.
Anafilaksiden korunmak için tavsiye edilen yöntem, geçmişte reaksiyona sebep olan koşullardan uzak durmaktır.Calea recomandată pentru a preveni anafilaxia este de a evita ceea ce a cauzat reacția în trecut.
(Akyuvarların, enfeksiyonlar gibi tehditlere karşı savaşarak vücudun korunmasına yardımcı olmaları gerekir.)(Leucocitele sunt cele care ajută organismul să lupte împotriva pericolelor, precum infecțiile).
Barış ve güvenliğin korunması ve ülke savunmasıyla görevlidir.Menținerea păcii și securității și apărarea Statelor Unite.
Berlin Duvarı 9 Kasım tarihinden sonra da teknik olarak güvenlik kuvvetlerince korunmaktaydı.Din punct de vedere tehnic, Zidul a mai fost păzit încă ceva vreme după 9 noiembrie.
Tümenin 2. alay komutanı Albay Kunio Nakagawa adanın korunması için hazırlıklara başladı.Colonelul Kunio Nakawa, comandantul regimentului diviziei 2, a condus pregătirile pentru apărarea insulei.
Çoğu astrafobik, fırtınadan korunmak için kendine güvenli yerler arar.Mulți oameni care au astrafobie, vor căuta adăpost suplimentar ]n timpul furtunii.
Bu diller, resmî olarak Avrupa Bölgesel Diller ve Azınlık Dillerini Koruma Anlaşması tarafından korunmaktadır.Acestea sunt protejate oficial de Carta Europeană a Limbilor Minoritare sau Regionale.
Amaç Türkî kültür mirasının korunmasıdır.Scopul său este protejarea patrimoniului natural .
Prostat büyümesinden korunmak için nasıl beslenmek gerekir?.Apicultura este interzisă ca mijloc de a proteja flora abundentă.
Aynı zamanda tampon bölge olarak ulusal ve yerel kanunlarla korunmaktadır.În Canada, adopția este controlată de legislația provincială sau teritorială.
Bu harita hâlâ korunmaktadır.Harta este protejată de o mapă transparentă.
Şemsiye, yağmur ve güneşten korunmak amacıyla kullanılan bir aksesuardır.Umbrela este un obiect folosit pentru apărarea împotriva ploii sau a razelor solare.
Korunmaya muhtaçtır.Aceasta are rol de protecție.
Zirai lobi ise pazarların genişletilmesini ve çiftçilerin korunmasını istiyordu.În prima domnie a debutat prin asuprirea boierilor și protejarea țăranilor.
Güvenlik risk yönetimi kasti hareketlerden kaynaklanabilecek zararlardan varlıkların korunmasını içermektedir.Managementul riscului de securitate implică protecția unor bunuri de prejudiciul cauzat prin acte deliberate.
Korunma, sineklerin ısırmasından sakınmakla mümkündür.Prevenirea se face prin evitarea înțepăturile de muște.
Yıldırımdan korunma dört ayrı şekilde yapılmaktadır.Sfințirea luminilor se poate face în două feluri.
Telif hakların korunması temel insan haklarından biridir.Libertatea religioasă este unul dintre drepturile fundamentale ale omului.
Diğer bir korunma yolu da böcek ilaçları püskürtülerek sinek popülasyonunu azaltma yöntemleridir.Alte metode includ scăderea populației de muște prin utilizarea spray-urilor cu insecticide.
Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var.Trebuie să-l protejăm de orice mutilare.
Ancak parçaları bir arada tutan tutkalın iyi korunması gerekir.Doar cei care vor implora protecția noastră se vor afla în siguranță.
Günümüzde Paris'teki Ulusal Kütüphane'de korunmaktadır.În prezent se află la Biblioteca Națională din Napoli.
Böylece kişinin hastalığa karşı korunması sağlanır.El este important în apărarea împotriva bolilor.
Korunmaya ihtiyacın var.Ai nevoie de protecţie.
Böylece kişinin hastalığa karşı korunması sağlanır.Teendőink a betegség elleni védekezésben.
Korunmaya muhtaçtır.Tehát szükség van a védelemre.
Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var.Gondoskodni kell egér elleni védelemről is.
Çeşitli teknik korunmalar var, mesela hafıza korunması.Ilyen elterjedt másolásvédelmi technológia például a SafeDisc.
Surlar şehirdeki Müslüman orduları tarafından korunmaktaydı.A tollas buzogányok a muzulmán lovasság körében is népszerűek voltak.
Telif hakların korunması temel insan haklarından biridir.A művelődéshez való jog az egyik az alapvető emberi jogok közül.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod