Ana içeriğe geç
Sözlük

korunma ile cümle

korunma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Korunma statüsü LC (Least Concern) yani asgari endişedir.Estatuto de conservação: Não é considerada uma espécie ameaçada, "LC" (least concern ).
Aynı şekilde yağmur ormanlarının korunmasına da yardım ediyordu.Isto também fornece proteção contra a chuva.
Parkın korunması ve bakımı Patrimônio Histórico e Artístico Nacional tarafından yapılır.A edificação é tombada pelo Instituto do Patrimônio Histórico e Artístico Nacional.
Korunmasız cinsel ilişkiye girilmemelidir.Não tem relação com atração sexual.
Ayrıca Apple, yüzleri ve plaka plakalarını tanınmaz hale getirerek mahremiyetin korunmasını talep etti.Ook beweerde Apple de privacy te waarborgen door gezichten en kentekenplaten onherkenbaar te maken.
Sosyal adalet zayıfın korunmasını teşvik eder.Sociale rechtvaardigheid impliceert bescherming van de zwakkeren.
İlk anatomi tiyatrosu 1594 yılında Padova Üniversitesinde inşa edilmiş olup halen de korunmaktadır.Het eerste anatomisch theater werd gebouwd door de Universiteit van Padua in 1594, het bestaat nog steeds.
UNAMID Birleşmiş Milletler ve Afrika Birliğinin ortak görev yaptığı ilk ve en geniş barış korunma misyonudur.UNAMID was de eerste gezamenlijke VN/AU-missie en de grootste vredesmissie tot dusver.
Enfeksiyondan korunmak için başlıca yöntem elleri yıkamaktır.Handen wassen is de voornaamste manier om infectie te voorkomen.
İşte bu gerçeği ortaya koyacak belgeler, Sion Tarikatı tarafından korunmaktadır.Staat bekend als de Beschermer van Waarheid, Houder van Bewijzen.
Korunma altına alınıp turizme sunulması gerekmektedir.Hij wordt bedreigd en moet beveiligd worden.
Telif hakların korunması temel insan haklarından biridir.Het recht op leven is een van de basismensenrechten.
Mevcut toplumsal sistemin korunmasını amaçlar.Het volk beschermt het socialistische systeem.
Sağlığın Korunması c.Hulpverlening beveiligen, c.
Korunmaya muhtaçtır.Waard om beschermd te worden.
Prostat büyümesinden korunmak için nasıl beslenmek gerekir?.Het dient ter bescherming van de onvolgroeide sporangia.
Aynı şekilde yağmur ormanlarının korunmasına da yardım ediyordu.Daarnaast zorgt het woud zelf ook voor regen.
Bu harita hâlâ korunmaktadır.Ook deze map is verborgen.
El yazması Viyana’daki millî kütüphanede korunmaktadır.Het handschrift wordt in de Österreichische Nationalbibliothek te Wenen bewaard.
Bu mektuplar, Fransa'da özel bir koleksiyonda korunmaktadır.Het werk bevindt zich thans in een particuliere collectie te Frankrijk.
Bu durum, sunucu dosyasının korunmasını da güçleştirmiştir.Ook heeft het zich belast met het behoud van de oudste archieven.
Kadınlar, güneşten korunmak amacıyla şemsiye kullanır.Ze gebruiken de lichamen van mensen als bescherming tegen de zon.
Neredeyse tamamen, şu anda korunmakta olduğu Sibirya ile sınırlanmıştır.Zij hebben hun huidige bestaan dus te danken aan Sixtus die ze beschermde in een tijd van spolia.
Üç türü korunma durumu açısından önem arz etmektedir.Als reden voor bescherming werden drie elementen aangehaald.
Ancak içinde bulundukları orman hükûmet tarafından korunma altına alınmaktadır.Een lepralijder (melaatse) zal pas offeren wanneer hij/zij gewassen is.
Smith’in kendi koleksiyonu da Dernek tarafından korunmaktadır.Tevens wordt de plantencollectie van Smith zelf beheerd.
Köpekbalığından korunma kafesi Rescue DiverBeschermd dorpsgezicht Kasteelboerderij Zwingelput Wegkruis
Buna karşın, bazı özel kraliyet odaları hala bu özel muhafızlarca korunmaktadır.Dit is echter een afzonderlijk korps van koninklijke lijfwachten.
MÜYAP, müzik endüstrisi adına üyelerinin haklarının korunmasında çaba harcamaktadır...Van oorsprong probeert ze muziekproducenten juridische bescherming te bieden.
Buna karşın MP1'in çizgileri korunmaktadır.Eerste toepassingen van MP3.
Portre şu an Huntington Kütüphanesi, San Marino, Kaliforniya'da korunmaktadır.Dit bevindt zich momenteel in de Huntington Library in Californië.
Depremlerden de korunmak için ayarlı kütle sönümleyici kullanır.Het gebouw is op ingenieuze wijze beschermd tegen aardbevingen.
Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var.De molen geniet geen bescherming.
Antlaşma esas olarak Uzakdoğuda mevcut statükonun korunmasını amaçlamaktadır.Dit is vooral om het westelijk deel in de huidige staat te behouden.
Mezarlığı korunması gereken tabiat varlıkları kapsamında 2002 yılında alınmıştır.Het oude gedeelte van de begraafplaats werd in 2002 als site beschermd.
Korunmak için mutlaka koruyucu elbise ve koruyucu maske takmak gerekir.Het dragen van een helm en beschermende kleding is dan ook verplicht.
Günümüzde Paris'teki Ulusal Kütüphane'de korunmaktadır.Tegenwoordig wordt het in de Nationale Bibliotheek in Madrid bewaard.
Maalesef kullanıcıların bu tür arka kapılardan korunmak için yapabileceği şeyler sınırlıdır.Deze directory's zijn bedoeld voor de gebruiker om deze soorten bestanden in te bewaren.
Ayrıca sınırlarının korunmasında da Makedonya'ya destek olmuştur.Libanon op diens vraag helpen met het beveiligen van haar grenzen.
CBLB502, radyoterapi sırasında hücrelerin korunması için geliştirilmekte olan bir ilaç.PRKAB2 is betrokken bij het onderhouden van de energiebalans in de cel.
20 yılı aşkın süredir restore edilerek korunmaktadır.Ze wil hun oude liefdesaffaire van twintig jaar geleden opnieuw leven inblazen.
Estonya bilim tarihi mirasının korunmasında gönüllü olmuştur.Nauta doet onderzoek naar de geschiedenis van ons intellectueel erfgoed.
Daha sonra ise Ziyârîler tarafından korunmaya başlandı.Daarna werden ze gered van de draken.
Yeni teklifte ise tasarım ve pazarlama konularında özerklik korunmaktaydı.De nieuwe dochteronderneming hield haar autonomie op het gebied van design en marketing.
1908 yılından beri orman korunmaktadır ve 1993 yılında Ulusal Doğa Koruma Bölgesi olarak ilan edilmiştir.Las jest obszarem chronionym od 1903, a w 1993 stał się narodowym pomnikiem przyrody.
Kemer Raw'da ve 205 Live programında korunmaya başladı.Funkcjonuje on w brandzie Raw i jest broniony w programach Raw oraz 205 Live.
20 yılı aşkın süredir restore edilerek korunmaktadır.Przez dwadzieścia lat dawaliście mi powody do zadowolenia.
Evi bir müze olarak korunmaktadır.Dom służy również jako muzeum.
Bu nedenlerden ötürü türün korunma durumu "asgari endişe" olarak değerlendirilmiştir.Z tych powodów gatunek jest opisany jako najmniejszej troski.
Korunmaya muhtaçtır.Pomimo to wymaga on ochrony.
Bu harita hâlâ korunmaktadır.Ten mechanizm ochronny nadal funkcjonuje.
Astreoidler de korunmaya yardımcı olabilir.Kolce te mogły służyć do obrony.
5114 imzası altında korunmaktadır.Została ona konsekrowana w 1144.
Surlar şehirdeki Müslüman orduları tarafından korunmaktaydı.Suworowowi podporządkowano także wojska austriackie.
Hassas cihazlar nakliyat, kullanım ve saklama süresince korunmalıdır.Karta charakterystyki musi być zawsze dostępna podczas ich transportu, używania i przechowywania.
Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var.Ochroną objęte są także gniazda mrówek.
Kadınlar, güneşten korunmak amacıyla şemsiye kullanır.Zawsze chodzi z parasolem, aby chronić siebie przed słońcem.
McGonagall tarafından Hogwarts'ın korunması için yapmıştır.McGonagal mobilizuje społeczność Hogwartu do walki.
Korunma statüsü LC (Least Concern) yani asgari endişedir.IUCN przyznała gatunkowi status LC (Least Concern, czyli gatunku najmniejszej troski).
"Aile ve Ailenin Korunması".Żyła dla Ojczyzny i Rodziny”.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod