korumak ile cümle
korumak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bugün de tekne yapımındaki önemini korumaktadır.גם כיום נשמר מיקום החווה בצנעה.
Çiftçiler ürünlerini salyangozlardan korumak için çeşitli yöntemlere baş vururlar.חקלאים בתקופות שונות נקטו שיטות שונות על מנת לשמור על פוריות הקרקע.
Donma kinetiği, gıda kalitesini ve dokusunu korumak için önemlidir.הקינטיקה של ההקפאה חשובה לשימור איכות המזון ומרקמו.
1954'te Sovyetler Birliği, Avrupa barışını korumak için NATO'ya katılması gerektiğini öne sürdü.През 1954 г. Съветският съюз предлага да се присъедини към НАТО, с цел да се запази мирът в Европа.
Yan ailenin görevi ana ailedekileri korumaktır.Целта е родственото семейство да закриля главното семейство.
Ebu Simbel 'de bir protestocu vurularak öldürüldü ve Süveyş Kanalı 'nı korumak için ekstra güçler gönderildi.Демонстрант е застрелян в Абу Симбел, а още войска е изпратена да охранява Суецкия канал..
Parkın kuruluş amacı, bölgede bulunan önemli arkeolojik ve paleontolojik alanları korumaktır.Неговата цел е да се защитят важни археологически и палеонтологични обекти, намиращи се в района.
Wollstonecraft'ı korumak amacıyla Imlay, evlenmemiş olmalarına rağmen 1793'te onu karısı olarak kaydettirdi.Имлей регистрира Уолстънкрафт като своя съпруга през 1793 г., за да я защити, въпреки че не са женени.
Yaşadığı dünyayı korumak konusunda kararlıdır.Той е убеден, че трябва да спаси света.
Daha sonra Macaristan sınırını korumakla görevlendirildi.Други пък са охранявали границата с Испания.
Owens, Jericho'yu korumak için bunu yaptığını söyleyerek kendini savundu.Оуенс се защитава, като казва че се е опитал да предпази Джерико от елиминация.
Görevi Dünya'yı korumaktır.Мисията им е да спасяват света.
Laurence'ı çok sevmektedir, ve onu sürekli korumaktadır.Той обича Лоис много и винаги я подкрепя.
Günümüzde ise Osburn, en çok Olimpiyat madalyası kazanan atıcı olma unvanını korumaktadır.Шведът Оскар Суон става най-старият олимпийски медалист като печели състезание в стрелбата.
Amaç kendi evini korumaktır.Грижа за себе си е поддържането на собственото здраве.
Amaç, Kürt bölgelerini korumak. ^Защитена местност „Дъбовете“.
Madde 2 Her bir politik birleşmenin amacı; doğal ve dokunulamaz insan haklarını korumaktır.Целта на всеки държавен съюз е осигуряването на естествените и неотменими права на човека.
Teröristlerin amacı ise rehineleri korumaktır.Hostage / Спасяване на заложници.
Buna karşılık, SSCB sadece korumak amaçlı, sözde "ağır ICBM" olan 308 tane SS-18 füzelerini tutmuştur.В замяна СССР може да запази 308 от така наречените „тежки МКБР“ Р-36 (СС-18).
İnsanları korumakla görevlidir.Желателно е те да бъдат обезопасени.
İkinci sebebinin limanı korumak amacı olduğunu sanılmaktadır.Две са целите, с които местността е обявена за защитена.
Kendilerini korumak için Türk rehineleri aldılar.Оцелелите турци решили да се преместят.
Parçalar bazen tozdan korumak için cam kılıfla kaplanmıştır.Понякога се покриват с тънък слой стъкло за да добият блясък.
İşlevleri tendonları korumak ve mekanik etkilerini artırmaktır.Функционално те имат защитна функция като пазят сухожилието от повреди и увеличават неговата механична сила.
Fransız Konsolosluğu, kilisenin güvenliğini korumak üzere sorumluluğu üzerine almıştır.Напротив, задължение на държавата е да защитава църквата.
Ancak Akyarlar halen o kendine has atmosferini korumaktadır.Те пазят твърде много от тази отминала атмосфера.
Firma bu önemini günümüzde de korumaktadır.Това религиозно чувство е запазило важността си и до наши дни.
Ajans iç muhalefeti yönetmek ve rejimin bireysel üyelerinin çıkarlarını korumak için kullanılır olmuştur.Създадена е Национална доброволческа милиция, която да следи дейността на противниците на режима.
Tom Mary'yi korumak istiyordu.Том искаше да защити Мери.
Tom Mary'yi korumak istiyor.Том иска да пази Мери.
Yanlarını korumak için zırh giydirilmiş, dişlerinin ucuna sivri demir ya da pirinç takılmıştır.Ako mu je Defense prenizak, onda mu se daje Željezo (Iron).
Alan, Orta Çağ sokak planının ve Reformasyon dönemi binalarının çoğunu korumaktadır.Stari Grad (Old Town) u Edinburghu je sačuvao srednjovjekovni plan i mnoge građevine iz vremena reformacije.
Günümüzde de aynı önemini korumaktadır.Njegov velik ugled traje i danas.
Yüksek eğimli bir yamaca yerleşmiş olan kasaba, pitoresk Orta Çağ görünümünü korumaktadır.Gradska jezgra Kutaisija sačuvala je svoj srednjovjekovni izgled.
Amaç dağın tepesini ele geçirmek ve korumaktır.Propagirao je Žumberačku goru i njezinu zaštitu.
Vücudu soğuktan korumak için de yenir.Unesrećenom ćete pomoći rashlađivanjem tijela.
Papayı korumakla görevli İsviçreli Muhafızlar'ın koruyucusudur.Neposredna zaštita Svetog Oca je isključiva zadaća Švicarske garde.
Laurence'ı çok sevmektedir, ve onu sürekli korumaktadır.On je veći od Estragona i brani ga cijeli život.
Aytos, Bulgar topraklarını Avar, Tatar ve Haçlı saldırılarından korumak için önemli bir savaş üssü olmuştur.Tvrđava - Aetos bila je važan dio obrane Bugarskih zemalja protiv napada i provala Tatara, Avara i Križara.
Ayrıca bazı enstrümanların tellerinin ucuna teli korumak için ipek sarılmış da olabilir.Također se može napraviti projekcija neke od traka transduktora kako bi se dobio automat.
Zeynep'yi korumak için Cemal'yi öldürüyor ve sonra kaçıyor.Konj, isti onaj koji će ubiti Yvonnu, bježi.
Bu yaklaşık 10.000 evi şu baskınından korumak için yılda 8-12 defa indirilmektedir.Býva využívaná asi 8 až 12-krát ročne a chráni pred povodňami asi 10 000 obyvateľov.
Devletin amacı da insanların bu kutsal haklarını korumaktır.Štát existuje preto, aby pomáhal chrániť tieto základné ľudské práva.
Teröristlerin amacı ise rehineleri korumaktır.Cieľom misie je zachraňovať utečencov.
Kırgızistan Kara Kuvvetleri, Kırgızistan'ı karadan gelebilecek her türlü saldırıya karşı korumakla görevlidir.Tu prítomné bezpečnostné zložky chránili bosnianske obyvateľstvo pred možným srbským vyhladením.
ABD'yi korumak için 14 uçak kaldı.Leteckú podporu zaisťovalo 14 leteckých plukov.
Sahip oldukları güçleri dünyayı kötülüklerden korumak için kullanırlar.Verili, že majú moc chrániť človeka pred všetkým zlým.
Bireyin haklarını korumak.Rešpektujte autorské práva iných.
Bu askerlerin görevi kral sarayını korumaktı.Ich hlavnou povinnosťou bolo zaopatriť kráľovský sprievod.
Etinin lezzetini korumak için sadece az pişirmek gerekir.Pre zachovanie príjemnej chuti je nutný dostatočný obsah kyselín.
Bağımsızlığın ilan edilmesinden bu yana Estonya üniter parlamenter cumhuriyet yapısını korumaktadır.Ešte predtým sa po obnovení nezávislosti Estónska podieľal na spoluzaložení Obrannej ligy.
Mısır Kara Kuvvetleri, Mısır'ı karadan gelebilecek her türlü saldırıya karşı korumakla görevlidir.V tejto funkcií ochráni Egypt pred hladomorom.
1377 yılında yaptırılmış olup 3 adet mezarı korumaktadır.Zgrajena je bila leta 1377 in vsebuje tri grobišča.
Madde 2 Her bir politik birleşmenin amacı; doğal ve dokunulamaz insan haklarını korumaktır.2. člen Cilj vsakega političnega združevanja je ohranitev naravnih in nezastarljivih človekovih pravic.
Olası bir geri çekilmeyi korumak için hazırlık yapılacaktı.Pripravljeni moramo biti na morebitno oživljanje.
Wollstonecraft annesini korumak için yatak odasının önünde uyumaya başlamıştı.Zato je Wollstonecraftova kot najstnica pogosto ležala pred vrati spalnice svoje matere, da bi jo zaščitila.
Papayı korumakla görevli İsviçreli Muhafızlar'ın koruyucusudur.Izjema je bila švicarska papeška garda.
Edward ve diğer Cullenlar Bella'yı korumak için ellerinden geleni yaparlar.Zato Cullenovi pomagajo Edwardu zaščititi Bello.
Günümüzde de aynı önemini korumaktadır.Svojo zunanjost je ohranil vse do danes enako.
Kızını korumak için kendini feda etmiştir.Ponovno je odstopil v korist svoje hčerke.