korumak ile cümle
korumak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Lejyonlar sınırları korumak yerine imparatoru korumakla görevlendirildiler.Mejo so poleg lokalnih enot varovali cesarski najemniki.
1965 yılından beri köy statüsünü korumaktadır.Od leta 1959 je država zaščitila Đavoljo Varoš.
Kendilerini korumak için Türk rehineleri aldılar.Turki so postopoma zavzemali njihove posesti.
Ayrıca çamuru derilerini güneş yanıklarından korumak için kullanırlar.Na začetku moramo mlade rastline varovati pred sončnimi žarki.
11 adamı botları korumak üzere geride bırakarak devam ettik.Likusieji 11 žmonių liko saugoti valčių.
Günümüzde de aynı önemini korumaktadır.Šiais laikais jų reikšmė išlieka taip pat labai svarbi.
Görevi Dünya'yı korumaktır.Jų funkcija – pasaulio apsauga.
Beslendikleri alanı korumak için saldırganlaşırlar.Agresyviai gina savo maitinimosi teritoriją.
3. Yasa, Bir robot birinci ve ikinci yasalarla çelişmediği sürece varlığını korumak zorundadır.Robotas privalo ginti savo egzistavimą, jei tai nesikerta su pirmaisiais dviem dėsniais.
Kızını korumak için kendini feda etmiştir.Saugodamas ją, jis paaukojo save.
Naruto'yu korumak için hayatını riske atmıştır.Paaukojo savo gyvybę, kad išgelbėtų Prometėją.
Sahip oldukları güçleri dünyayı kötülüklerden korumak için kullanırlar.Visi nutarė naudoti savo gebėjimus kovai su blogiu.
Melaninin esas görevi, deriyi UV’nin zararlı etkilerinden, UV’yi absorbe ederek korumaktır.Melaninas odai, plaukams suteikia įgimtą spalvą, saugo nuo žalingo UV poveikio.
İşlevleri merhumu korumak ve ona öteki dünyaya giden yolu kolaylaştırmaktır.Jos turėjo saugoti mirusįjį ir padėti jam sėkmingai nukakti į pomirtinį pasaulį.
Madde 2 Her bir politik birleşmenin amacı; doğal ve dokunulamaz insan haklarını korumaktır.Visų politinių susirinkimų tikslas – saugoti prigimtines ir neatimamas žmogaus teises.
Polen, bu taşınma sırasında erkek gametini çok iyi korumak zorundadır.Tuoktuvių metu patinai aršiai gina savo teritoriją.
Oyunda amaç, tapınaktan çaldığınız lanetli bir idolu korumaktır.Žaidimo pagrindinis veiksmas vyksta bažnyčioje, kurią apsėdo blogis.
Maskeler, onları kokuşmuş havadan korumak için tasarlanmıştı.Snapelis buvo taip suprojektuotas, kad apsaugotų akis nuo saulės.
Amaç kendi evini korumaktır.Vyrauja nuosavi namai.
Ayrıca asarmak fiili, korumak, saklamak anlamı içerir.Taip pat daržovės šaldomos, džiovinamos, rauginamos, konservuojamos, sūdomos.
Fars Koridoru) korumaktı.Buvo Palankesių dvaras (dvarvietė saugoma).
1954'te Sovyetler Birliği, Avrupa barışını korumak için NATO'ya katılması gerektiğini öne sürdü.1954. aastal avaldas Nõukogude Liit soovi NATO-ga ühineda, tagamaks rahu Euroopas.
3. Yasa, Bir robot birinci ve ikinci yasalarla çelişmediği sürece varlığını korumak zorundadır.Robot peab kaitsma oma olemasolu, kuni see ei ole vastuolus esimese või teise seadusega.
Tarihi ve kültürel varlıkları korumak.Tartu ajaloo- ja kultuurimälestised.
Kızını korumak için kendini feda etmiştir.Ta pakub noorele daamile oma kaitset.
Herhangi bir nedenle şiddete başvurmazlar, hatta kendilerini korumak için bile mücadele etmezler.Ta ei ründa, ja ka ei kaitse end.
Bu olay sonrasında hala uzaya tek bilet kesen şirket olma özelliğini korumaktadır.Samuti andsin edasi oma otsuse tulevikus kaitsta tiitlit ainult ühes kohas. ...
Karaciğeri korumak için metiyonin verilir.Nad vajavad ellujäämiseks rinnapiima.
Ruh Emiciler Little Whinging'e geldiği gece Harry'i korumakla görevlidir.Järgmisel ööl jõudiski Hagrid Harryga Little Whingingisse.
Statükoyu sürdürmek var olan durumu olduğu gibi korumak anlamına gelir."Säilitada status quo" tähendab jätta kõik nii, nagu on.
Göçebe halkın kültürünü korumak.Seetõttu on rahva kaitsetahe kultuuri säilimiseks hädavajalik.
5 Şubat gününde, Kahire'ye beton yol barikatları kuruldu, Savunma Bakanlığı'nı protestoculardan korumak için.5 lutego ustawiono w Kairze betonowe bloki by chronić Ministerstwo Obrony przed demonstrantami.
5 Şubat gününde, Kahire'ye beton yol barikatları kuruldu, Savunma Bakanlığı'nı protestoculardan korumak için.5.února byly v Káhiře postaveny betonové zátarasy, aby ochránily ministerstvo obrany od demonstrantů.
5 Şubat gününde, Kahire'ye beton yol barikatları kuruldu, Savunma Bakanlığı'nı protestoculardan korumak için.5 февраля в Каире были установлены цементные блоки для защиты Минобороны от протестующих.
5 Şubat gününde, Kahire'ye beton yol barikatları kuruldu, Savunma Bakanlığı'nı protestoculardan korumak için.Vào 5/2 những tường lũy bê tông đã được dựng ở Cairo để bảo vệ Bộ Quốc Phòng khỏi những kẻ chống đối.
ADH kullanmam çünkü ozmolariteyi korumak isterim Bu senaryoda ADH kullanmak istemem.Я НЕ буду використовувати АДГ знову,тому що я хочу зберегти осмолярність.
Ağaçları, sulak alanları ve yabani yaşamı korumak için bazı önlemler alınıyor.1872年のイエローストーン国立公園を皮切りに
Ağaçları, sulak alanları ve yabani yaşamı korumak için bazı önlemler alınıyor.Estão a ser tomadas ações para proteger as árvores, as bacias hidrográficas e a vida selvagem.
Ağaçları, sulak alanları ve yabani yaşamı korumak için bazı önlemler alınıyor.나무,하천유역, 야생동물들을 보호하기 위한 움직임이 일어나고 있습니다.
Ağaçları, sulak alanları ve yabani yaşamı korumak için bazı önlemler alınıyor.Уже предпринимаются меры по защите деревьев, водоразделов и животного мира.
Ağaçları, sulak alanları ve yabani yaşamı korumak için bazı önlemler alınıyor.וישנן פעולות הננקטות להגן על עצים, קוי פרשת המים וחיי-בר.
Ağaçları, sulak alanları ve yabani yaşamı korumak için bazı önlemler alınıyor.و تتخذ بعض الأفعال لحماية الأشجار، منابع المياة والحياة البرية.
Albay Mustang'i korumak için.É para proteger o Coronel Mustang.
Albay Mustang'i korumak için.Es para proteger al coronel Mustang.
Albay Mustang'i korumak için.For at beskytte Mustang.
Albay Mustang'i korumak için.För att skydda Mustang.
Albay Mustang'i korumak için.Per proteggere il colonnello Mustang.
Albay Mustang'i korumak için.Suojelemme eversti Mustangia.
Albay Mustang'i korumak için.Προέχει η προστασία του Μάστανγκ.
Albay Mustang'i korumak için.Это чтобы защитить полковника Мустанга.
Ama... Albay Mustang'i korumak için.- Ale... - Mamy rozkaz chronić Mustanga.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.A cél, hogy megóvjuk a biodiverzitást, hogy stabilitást és ellenálló képességet biztosítsunk.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.Celem jest ochrona bioróżnorodności, zapewnienie stabilności i odporności.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.Cieľom je ochrana biodiverzity na zabezpečenie stability a odolnosti.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.Cilj je zaščititi biološko raznovrstnost, priskrbeti stabilnost in odpornost.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.Das Ziel heißt, Artenvielfalt zu bewahren, die für Stabilität und Belastbarkeit sorgen.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.Het doel is biodiversiteit te beschermen, om zorg te dragen voor stabiliteit en veerkracht.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.그 목표는 생물의 다양성을 보호하고, 안정성과 회복력을 주는 것입니다.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.La meta es proteger la biodiversidad, para proveer estabilidad y fuerza.
Amaç biyoçeşitliliği korumak, istikrar ve direnç sağlamak.L'obiettivo è di proteggere la biodiversità, e di garantirle stabilità e durevolezza.