korumak ile cümle
korumak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
En ünlü hikâyesi Hayvanları sevmek, korumak hikâyesidir.趣味・特技は絵、音楽、動物好き。
İmparatorluğu korumak için 120 milyon altın Frank’a mal olacak deniz filosu yaptıralım.そして謎の若い女が、帝国海軍の10億円の金塊を求めて、サイパンの海へ旅立つ。
VIP: puan, seni öldürmek düşman takım VIP, süre çalışan korumak için kendi.味方のVIPを守りつつ敵のVIPをキルすることによって、ラウンド制覇となる。
Gianni kendisini dövülmekten korumak içni kendine panzehir bastırmıştır.ローランドは彼を自らの手で打ち倒さねばならないという宿命を背負っている。
Koruma: Geceyken korumak istediğiniz kişinin evine gidin.因遭遇霸凌向夜斗求助。
Ağaçları korumakla ve bekçiliğini yapmakla görevlidir.目标是建造一个城堡并守卫它。
1. Özel Servis Kuvveti sahil başını korumak için iki adayı ele geçirmişti (Sitka Operasyonu).第1特別服務隊攻佔了兩個小島以保護灘頭陣地(錫特卡行動)。
1913 yılının sonlarına doğru, Meksika Devrimi sırasında Alman vatandaşlarını korumak için kıyıda konuşlandı.1913年末,舰只又重返北美海域,当时她于墨西哥革命期间驻扎在墨西哥沿岸,以保护当地的德国国民。
Bunun yanında insanlar formlarını korumak için kendileri de spor yaparlardı.就在眾人認為薩克已獲得勝利時,薩克雙手卻都爆開了。
Ondan sonra Yusuf'u korumak olmuştur tek amacı.在朱博之后为丞相,仅为关内侯。
Kızı Mary'nin yardımıyla 1972'de, varlığını veraset vergisinden korumak için Henry Moore Fonunu kurdu.在他女儿玛丽的帮助下,1972年他建立了亨利摩尔信托基金,以免他的财产受到遗产税的影响。
Ebu Simbel 'de bir protestocu vurularak öldürüldü ve Süveyş Kanalı 'nı korumak için ekstra güçler gönderildi.一名抗議者在阿布辛貝被槍殺,多餘的軍隊也轉移去保衛蘇伊士運河。
Madde 2 Her bir politik birleşmenin amacı; doğal ve dokunulamaz insan haklarını korumaktır.第二条 任何政治结合的目的都在于保存人的自然的和不可动摇的权利。
Yarışmacı bu durumda ilk seçimini korumak ya da iki kapının ardındakilerin toplamını seçmek hakkına sahiptir.參賽者會被問是否保持他的原來選擇,還是轉而選擇剩下的那一道門。
Yaşamının misyonunu kocasının şiirsel kalıtını korumak ve yayımlamak olarak belirledi.作為她生命中的任務,她開始並認真地保存及出版她丈夫的詩作遺產。
Wollstonecraft'ı korumak amacıyla Imlay, evlenmemiş olmalarına rağmen 1793'te onu karısı olarak kaydettirdi.1793年,为了保护沃斯通克拉夫特,尽管他们并没有结婚,伊姆利仍在大使馆将她注册为了他的妻子。
Hayati durumu ciddiyetini korumaktadır.它對生命的維持具有重要性。
Onun hemen önünde, insanları korumak için kılıcına davranan bir adam dikilmektedir.對眾人傳聞皆知的甘悟偶然見到他熱心助人的一面,開始有所仰幕。
Uygun postür ve vücut mekaniğini öğrenmak ve korumak.是名了解且懂得操控和修理機械的頭腦派。
Vatikan Müzeleri 500 yıl önce inşaatta kullanılan mermerlerle tarihi izlerini korumaktadır.梵蒂冈博物馆的起源可以追溯到500年前购买的一座大理石雕像。
Teröristlerin amacı ise rehineleri korumaktır.造反分子对保守派强加暴力。
Bekaretlerini korumak zorundaydılar.그들은 유교를 지키며 살았다.
Wollstonecraft annesini korumak için yatak odasının önünde uyumaya başlamıştı.10대 시절 울스턴크래프트는 어머니를 지키기 위해 어머니 방으로 들어가는 문지방을 베고 눕곤 했다.
Çünkü trafiği korumak için kullanılabilir.거래의 안전성을 확보하기 위해 이용된다.
"Mimari eserlerimizi ve değerlerimizi korumak"."우리는 우리의 성물들을 숨겨야 한다.
Fransız Konsolosluğu, kilisenin güvenliğini korumak üzere sorumluluğu üzerine almıştır.반대로, 프랑스는 그들의 안전에 대해 책임감을 느끼기 시작했다.
Burada amaç, sözleşmenin muhatabını mağdur olmaktan korumaktır.이 제도는 거래의 안전을 보호하기 위해 존재한다.
Fakat aıl istediği kendisini korumaktı.반면에 어머니는 그가 보호해야 할 대상이다.
Bu sistem mürettebatı belli bir süre nükleer, biyolojik ve kimyasal silahlara karşı korumaktadır.함선에 승조한 승무원은 생물학전, 화학전과 핵전쟁으로부터 보호된다.
Yarışmacı bu durumda ilk seçimini korumak ya da iki kapının ardındakilerin toplamını seçmek hakkına sahiptir.경기 시작시 동전을 던져 이긴 쪽에서 서브권이나 코트 위치 둘 중 하나를 택일하여 결정할 권리를 갖는다.
Madde 2 Her bir politik birleşmenin amacı; doğal ve dokunulamaz insan haklarını korumaktır.(2) 모든 정치 결사의 목표는 인간의 자연적이고 절대적인 권리의 보전이다.
Begonvilleri rüzgardan korumak gerekir.아라비아의 모래 바람에서 사용하기 적합하다.
Buna rağmen ilçemiz halıcığın merkezi olma hüviyetini korumaktadır.점차 개신교회는 정통을 강조하는 교리 중심이 되어갔다.
1913 yılının sonlarına doğru, Meksika Devrimi sırasında Alman vatandaşlarını korumak için kıyıda konuşlandı.1913년 11월에는 멕시코 혁명으로 야기된 내전으로 혼란해진 멕시코에 일본인 보호를 목적으로 파견되었다.
Guançe inacına göre yapılan tahnit ölünün vücudunu korumak içindir.이것은 무덤의 시신을 보호하려는 의도에서 그려진 것으로 해석된다.
Tarafsızlığını korumak için Mihver veya Müttefik demeden bölgesine giren her uçağı düşürür.지구파괴나 폭동에 의한 혼란을 일으키려하는 지구인에게 협력을 아끼지 않는 등 음모를 꾸미는 모습도 있다.
Biz de halkımızı devlete karşı korumak zorundayız." beyanında bulunulmuştur.정권도 좋지만 국민의 권리를 끝까지 지켜야 한다”고 싸웠습니다.
Aktivistin grubu hastaneyi korumak sivil kalkan olmak için gönüllü oldular .이후 행주산성 전투에서 간이 병원을 차려 조선군을 치료한다.
Enclave'ler ise projenin bulunduğu bölgeyi korumaktadırlar.그러나, 연구진들은 지금도 식물의 방어적 물질을 찾고 있다.
Köy halkı geleneklerini şu anda korumakta ve korumaya da devam etmektedir.오늘 날에도 푸에블로들은 그들의 땅과 그들의 전통을 지키려고 노력하고 있다.
Saray müzesi Yasak Şehri korumak ve restorasyonundan sorumludur.מוזיאון הארמון אחראי כיום על שימור ושיקום העיר האסורה.
Anayasal düzeni korumak ve hükümetin demokratik kurumlarını güçlendirmek.לשמירת הסדר החוקתי וחיזוק המוסדות הדמוקרטיים של הממשלה.
11 adamı botları korumak üzere geride bırakarak devam ettik.שאר אחד עשר האנשים נשארו מאחור כדי לשמור על הסירות.
Wollstonecraft'ı korumak amacıyla Imlay, evlenmemiş olmalarına rağmen 1793'te onu karısı olarak kaydettirdi.כדי להגן על וולסטונקראפט, רשם אותה אימליי כאשתו בשנת 1793 למרות שלא היו נשואים.
Edward ve diğer Cullenlar Bella'yı korumak için ellerinden geleni yaparlar.אדוארד והקאלנים האחרים מגנים על בלה.
1966'dan 1971'e kadar Yasak Şehre açılan bütün kapılar, onu daha çok yıkımdan korumak için kapandı.בין 1966 ל-1971 היו כל השערים המובילים לעיר האסורה חתומים והצילו אותה מחורבן נוסף.
İkinci sebebinin limanı korumak amacı olduğunu sanılmaktadır.מטרתה הייתה להגן על הנמל.
İkinci bir kale, Nanstein Kalesi, kente batı yaklaşımı korumak için Landstuhl’da inşa edilmiştir.טירה אחרת, ננשטיין, נבנתה לשמירה על המבוא המערבי של העיר.
Ama oklarını kendini korumak için kullandığı doğrudur.היא משתמשת ברכילות בשביל להגן על עצמה.
Sosyal, ekonomik ve politikaya dayalı demokratik sistemini korumak.לשמירת מערכת דמוקרטית המבוססת על מעמדה החברתי, הכלכלי והפוליטי.
1954'te Sovyetler Birliği, Avrupa barışını korumak için NATO'ya katılması gerektiğini öne sürdü.בשנת 1954 הציעה ברית המועצות להצטרף לברית נאט"ו, כדי לשמור יחדיו על השלום באירופהונדחתה.
Yaşamının misyonunu kocasının şiirsel kalıtını korumak ve yayımlamak olarak belirledi.כייעוד לחייה קבעה מנדלשטם לעצמה לשמר ולהדפיס את מורשת השירה של בעלה.
Fakat aıl istediği kendisini korumaktı.הכניסה לנמל עצמו הייתה מוגנת היטב גם היא.
Burada sadece 50.000 asker ve 130 topçu 600 kilometrelik bir hattı korumak zorunda kalmıştı.כמו כן, לא עמד לרשותם כוח אדם גדול דיו כדי להגן על קו באורך 600 קילומטר בעזרת 50,000 חיילים ו-130 תותחים.
Suç işlenmesini önlemek, kamu düzen ve güvenini korumak için gereken tedbirleri alır.חומרת הענישה צריכה להיות מספקת כדי להבטיח את היעדים של ביטחון וסדר.
29 Kasım 2005'te su kuşlarını korumak amacıyla doğal koruma alanı ilan edilmiş olan saha.האי הוכרז שמורת טבע ב-29 במאי 1975 במטרה להגן על ציפורי הים המקננות באי.
Halk ise can güvenliklerini korumak için kurdukları barikatı kaldırmamakta direnir.התושבים אימצו תפיסה של התנגדות אזרחית לא אלימה על מנת להגן על זכותם להישאר בשטח.
İnsanları korumakla görevlidir.באה להגן על הציבור...
Onu korumak için bir an önce proje gemisine ulaşmalıdırlar.דווח כי ייעשו מאמצים לשימור הספינה בשלמותה.
Ayrıca Amerikan hükümetinin iletişimini yabancı teşkilatlardan korumak da onların görevidir.הוא אחראי גם להגנת התקשורת הממשלתית האוקראינית ומערכות מידע מפני סוכנויות זרות.