korumak ile cümle
korumak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Naruto'yu korumak için hayatını riske atmıştır.Dia mati-matian melindungi Naruto.
Firma bu önemini günümüzde de korumaktadır.Bangunan ini masih tetap mempertahankan fungsinya hingga kini.
Ayrıca çamuru derilerini güneş yanıklarından korumak için kullanırlar.Ini dimaksudkan untuk melindungi diri dari terik matahari.
Ancak Akyarlar halen o kendine has atmosferini korumaktadır.Bumi diperkirakan akan melindungi dirinya dengan cara memperluas atmosfer luarnya.
Onlar çocukları korumak için 20 yıl uğraştılar ve bana teşvik ve destek verdiler.Họ đã làm việc trong lĩnh vực bảo vệ trẻ em trong hai mươi năm và chỉ bao giờ cho tôi sự khích lệ và hỗ trợ.
Serpuhov, 1339 yılında Moskova'nın güneyini korumak amacıyla kurulmuştur.Serpukhov được thành lập năm 1339 để bảo vệ lối tiếp cận phía nam Moskva.
Minkovski uzayı'nda, Lorentz dönüşümleri herhangi iki olay arasında uzay aralığını korumaktadır.Trong không gian Minkowski, phép biến đổi Lorentz bảo toàn khoảng không thời gian giữa hai sự kiện bất kỳ.
Edward ve diğer Cullenlar Bella'yı korumak için ellerinden geleni yaparlar.Edward và nhà Cullens bảo vệ Bella.
Başlıca görevi ABD Başkanı ve ailesini korumaktır.Sở Mật vụ Hoa Kỳ có nhiệm vụ bảo vệ tổng thống đương nhiệm và gia đình của ông.
Leibniz Almanca konuşan Avrupa’yı korumak için Louis’in dikkatinin dağıtılması gerektiğini önerdi.Leibniz đề nghị bảo vệ vùng châu Âu nói tiếng Đức bằng cách làm phân tán sự chú ý của Louis bằng cách sau.
Alacakaranlık'ta Jasper Alice ve Edward'ta Bella'yı James'ten korumak için yardım etmiştir.Trong Chạng vạng, Jasper hộ tống Alice và Bella chạy trốn khỏi James.
Donma kinetiği, gıda kalitesini ve dokusunu korumak için önemlidir.Động học của việc đóng băng là rất quan trọng để bảo vệ chất lượng và kết cấu của thực phẩm.
Koruyucu zırh seti bōgu başı, kolları ve vücudu korumak için kullanılır.Bộ giáp bảo vệ được dùng để bảo vệ các bộ phận chính, là mục tiêu trên cơ thể là đầu, cổ tay và thân.
Oyundaki başarı göstergeleri pozitif bütçeyi korumak ve vatandaş memnuniyetini yüksek tutmaktır.Chỉ số thành công là duy trì cân đối ngân sách tích cực và sự hài lòng của công dân.
Zaheer'i korumak için kendini feda eder.Tito đã hy sinh để bảo vệ Yuuri.
Ayrıca çamuru derilerini güneş yanıklarından korumak için kullanırlar.Chúng cũng dùng bùn làm lớp bảo vệ để khỏi bị cháy nắng.
Bu esnada ailesini ve dostlarını korumak için and içer ve sessizlik yemini eder.Tôi thề sẽ đứng lên bảo vệ và giúp đỡ các bạn.
Laurence'ı çok sevmektedir, ve onu sürekli korumaktadır.Bà rất thương Nobita và luôn bảo vệ cậu.
Galbatorix ve Ra'zac bu kitapta da düşman rollerini korumaktadırlar.Galbatorix và nhóm người Ra'zac vẫn là nhân vật tà chính trong chuyện.
Milli park dünyanın en büyük kertenkelesi olan Komodo ejderini korumak amacıyla 1980 yılında kurulmuştur.Vườn được thành lập năm 1980 để bảo tồn rồng Komodo, loài thằn lằn lớn nhất.
Rick ve Michonne Alexandria'yı korumak için Deanna tarafından polis memuru olarak görevlendirilmiştir.Sau đó, Deanna bổ nhiệm cho Rick và Michonne nhiệm vụ giữ an ninh cho cộng đồng.
Rusya'nın toprak bütünlüğünü korumak ve yurt dışında yaşayan Rus vatandaşların haklarını müdafaa etmek.Đảng tuyên bố bảo vệ ý thức hệ và bảo vệ quyền của người dân tộc Nga và người nói tiếng Nga ở Ukraine.
Alan, Orta Çağ sokak planının ve Reformasyon dönemi binalarının çoğunu korumaktadır.Nơi đây còn bảo tồn những con phố được quy hoạch thời Trung Cổ và nhiều tòa nhà thời kỳ Cải cách Scotland.
Harpiya kartalları yuvalarını yağmurdan korumak zorundadır.Quân Imagawa phải rút vào lều để trú mưa.
Malavi'deki balık ve sucul habitatları korumak amacıyla oluşturulan tek milli parktır.Đây là vườn quốc gia duy nhất ở Malawi được thành lập để bảo vệ các loài cá và môi trường thủy sinh.
Young'ın kırdığı bu rekor günümüzde de geçerliliğini korumaktadır.Những nguyên lý mà Newton đưa ra do đó vẫn giữ nguyên giá trị cho đến thời đại ngày nay.
İran Hava Savunma Kuvvetleri, İran'ı havadan gelebilecek her türlü saldırıya karşı korumakla görevlidir.Chiến đấu cơ của Không quân Iran sẵn sàng đáp trả các cuộc tấn công từ bên ngoài.
Bella'yı korumak için Cullen vampirleri ve kurt adamlar işbirliği yaparlar ve Victoria ve ordusunu yenerler.Nhóm người sói và nhà Cullen hiệp lực tiêu diệt Victoria và đội quân ma cà rồng của ả.
Tanrılar, yeryüzünü emegenlerin kötülüğünden korumak için Nartları yaratmıştır.Các vị thần được cho là đã tạo ra con người từ đất sét để phục vụ họ.
Gandalf'ın emri ile Pippin ve Merry'yi korumakla görevlendirildi.Boromir bị quân Orc giết chết khi cố gắng bảo vệ Merry và Pippin.
Yerlilerin gıdaları korumak için doğal dondurma kullandıklarını gördü.Người Iran còn ăn loại kem truyền thống.
Bu sistem mürettebatı belli bir süre nükleer, biyolojik ve kimyasal silahlara karşı korumaktadır.Buồng lái được tăng áp để bảo vệ đội bay trong trường hợp sử dụng Vũ khí Hạt nhân, Sinh học, Hóa học.
Bunun yanında insanlar formlarını korumak için kendileri de spor yaparlardı.また国民もそれが人間の至福をかなえる手段だと刷り込まれていった。
Daha sonra saldırının Tapasvi'nin grubu tarafından Tanrılarını korumak amacıyla yapıldığı ilan edilir.そのテロ攻撃は後に、タパスヴィーの集団が、彼らの神を守るためにしたものだと明かされる。
İngiltere hemen savaş sonrası dönemde bazı ekipmanlarını korumak için paraya ihtiyaç duyuyordu.イギリスは終戦直後の時期、これらの物資を必要としていた。
Serpuhov, 1339 yılında Moskova'nın güneyini korumak amacıyla kurulmuştur.セルプホフの町は1339年、モスクワへの南からの侵入を防ぐ目的で建設された。
Devlet telgraf ve posta hizmetini korumak için yakınlara bir askeri garnizon gönderdi.連邦政府が間もなく電報と郵便事業を守るためにその近くに守備隊を配置した。
Donanma Polisinin başlıca görevi, Gazze ablukasının uygulanmasına kadar Gazze'deki karasuları korumaktı.生き残った乗員はニューヨークに到着するまで警察の保護が必要であった。
İnsanlığı korumakla görevlidir.その目的は人類の守護。
Bulunduğumuz Dünya'yı çevrece zenginleştirmek ve korumak.「我々が住むこの惑星を理解し、保護すること。
Ayrıca çamuru derilerini güneş yanıklarından korumak için kullanırlar.皮膚を日焼けから保護するためにも泥が用いられる。
Od iyelerini bu ateşleri korumak üzere Od Ana ve Od Ata gönderir.そこにあるじの由良助が、幇間や茶屋の仲居に送られて朝帰りである。
Kızı Mary'nin yardımıyla 1972'de, varlığını veraset vergisinden korumak için Henry Moore Fonunu kurdu.1972年娘のメアリーの支援もあり相続税対策としてヘンリー・ムーア・トラストを作った。
Zaheer'i korumak için kendini feda eder.ユーリを救うために自殺する。
Denizcilik alanında tarhi önemini de korumaktadır.航海中の危険から守ってくれる。
Gerçeği hala gizemini korumaktadır...真相は謎に包まれたままである。
Broker sadece tek bir şey düşünür ve o da kızını korumaktır.姉妹の中では唯一ロキに好意を抱いており、自分のペットにしたいと考えている。
Libya Hava Savunma Kuvvetleri, Libya'yı havadan gelebilecek her türlü saldırıya karşı korumakla görevlidir.つまりリビアの防空システムを破壊して脅威を除去する攻撃を必要とする。
Kızını korumak için kendini feda etmiştir.僕は彼女を護るために死ぬんだ。
Doğuyu korumakla görevli ordu 3.Ordudur.東方を守護する第三騎馬軍団長。
Tek amacı kızını kötülüklerden korumak ve onun okuldan mezun olduğunu görmektir.自分の悪癖が発覚することを恐れ、彼女を高校に通学させる。
Canlı hayvan sürülerini korumak konusunda üstün meziyetlere sahiptir.野生動物の保護に力を入れている。
Her ülke VCA'daki kendi bölgesini korumakla sorumludur.それぞれが日本の各地方の守護を担当する。
Asur döneminden beri varlığını korumakla birlikte Asurilere yakın ilişkiler kurmuşlardır.由宇とは幼少の時彼女を保護してからの長い付き合いがある。
İkincisi, en azından, açık anahtar altyapısının bütünlüğünü korumak için zorunludur.最低限、後者は公開鍵基盤の完全性を維持するために必須である。
Tommy ona Diaz'ı korumak için gelmesini teklif eder.アミバにトキを捕らえ連れて来るよう命じた。
Çocuk gelişimi için oldukça tehlikeli olan bu sektörden çocukları uzak tutmak ve korumak gerekmektedir.これら有害なものから子供たちをいかにして守るか、これもみんなで真剣に考えなければなりません。
Hayati durumu ciddiyetini korumaktadır.生命安全を大切にする。
Irmaktaki balık nüfusunu korumak için dere alabalıkları yetiştirilip ırmağa salındı.沈没船の金塊を引き上げるために人間の脳を移植し、知能を向上させられた。
Zaten görevi; Orkide Şehri'ni canavar saldırılarından korumaktır.お前の任務は、この会場をネズミ銃士どもから守ることだ。