korumak ile cümle
korumak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir Kshatriya’nın görevi topluma önderlik etmek, onu korumaktır.Kshatriyat suojelevat yhteiskuntaa ja pitävät järjestystä yllä.
Gözlüğün kullanım amacı, görme bozukluğunu gidermek ya da gözleri dış etkenlerden korumaktır.Kyynelrefleksin tehtävänä on suojata näköaistia ulkoisilta ärsykkeiltä.
Balıkçıların barınması için bir suni liman, onları Karadeniz'in azgın dalgalarından korumaktadır.Riutunkarin kalastussatamassa on aallonmurtajan suojaama venesatama.
Pingo Ulusal Parkı, bu pingolardan sekiz tanesini korumaktadır.Ghanan museovirasto on suojellut niistä kymmenen.
Amaç kendi evini korumaktır.Pirkko hoitaa kotiaan.
Faridabad, 1607 yılında Şeyh Ferid tarafından Büyük Anayolu'nu korumak amacıyla kurulmuştur.Kaupungin perusti Shaik Farid vuonna 1607 tarkoituksenaan suojata kaupungin läpi kulkevaa valtatietä.
Derebeyleri topraklarını korumak için çoğunlukla kalelerde yaşarlardı.Monesti he suojasivat kylänsä paaluvarustuksin.
Tersine, üreticiyi korumak amacıyla da üreticiye, piyasa fiyatına ek bir ödemede bulunabilir.Tällöin tavoitteena on voinut olla riittävän tuottajahinnan takaaminen viljelijöille.
Bu fikirlerin amacı, yaygınlaşan eğitim fikrini korumak ve sürdürmekti.Tarkoituksena oli opettajan työn kunnioittaminen ja jatkaminen.
İnsanlığı korumakla görevlidir.Robotin tulee suojella ihmiskuntaa."
Bu dönemde kale önemini korumaktaydı.Tuolloin kaupunkia suojasi myös linnoitus.
Onu korumakla sorumluyum.On minun vastuullani suojella häntä.
Gerçeği hala gizemini korumaktadır...Η ζωή κρατάει ακόμη τα μυστικά της...
Konvoyları Kriegsmarine'in U-boat'larından korumak için donanma çok önemliydi.Αποστολή των σκαφών αυτών ήταν η υποστήριξη των υποβρυχίων του Kriegsmarine.
Sahip oldukları güçleri dünyayı kötülüklerden korumak için kullanırlar.Ισχύ που θα χρησιμοποιήσει για να προστατέψει τον κόσμο από οποιαδήποτε απειλή εμφανιστεί.
Bu yasa ile belirlenmiş şekilde anayasal düzeni korumak.Προστατέψτε τη συνταγματική τάξη, όπως αυτή καθορίζεται από το νόμο.
Bu mimari yağan yoğun yağmurlardan evlerini korumak için yapılan su oluklarıdır.Προτιμάει να έχει κάποιο καταφύγιο για να προφυλάσσεται από τις έντονες βροχοπτώσεις.
Karaciğeri korumak için metiyonin verilir.Ο στόχος του ήταν να προστατεύει το στομάχι.
Kendilerini korumak için Türk rehineleri aldılar.Οι Τούρκοι αντιστάθηκαν για να κρατήσουν τα κεκτημένα.
Veri bütünlüğünü korumak.Διατήρηση Ακεραιότητας Δείγματος.
1954'te Sovyetler Birliği, Avrupa barışını korumak için NATO'ya katılması gerektiğini öne sürdü.I 1954 foreslog Sovjetunionen, at den skulle indgå i NATO-alliancen for at bevare fred i Europa.
1. Özel Servis Kuvveti sahil başını korumak için iki adayı ele geçirmişti (Sitka Operasyonu).1st Special Service Force tog to øer ved kysten for at beskytte brohovedet (Operation Sitka).
Sağlamlığını günümüzde de korumaktadır.Denne seværdighed er i dag værnet.
Wollstonecraft'ı korumak amacıyla Imlay, evlenmemiş olmalarına rağmen 1793'te onu karısı olarak kaydettirdi.For at beskytte Wollstonecraft registrerede Imlay hende som sin hustru i 1793, selv om de ikke var gift.
Bunun yanında, Sasaniler kendi şehirlerini de saldırılara karşı korumak için birkaç teknik geliştirdiler.Omvendt udviklede sassaniderne også teknikker til forsvar af deres egne byer.
Wollstonecraft annesini korumak için yatak odasının önünde uyumaya başlamıştı.Som teenager lå Wollstonecraft ofte uden for sin mors soveværelse for at beskytte hende.
Yaşamının misyonunu kocasının şiirsel kalıtını korumak ve yayımlamak olarak belirledi.Som et formål med sit liv satte hun sig for at bevare og udgive sin mands poetiske arv.
Kalkışta 26 yaşına girmesine bir ay vardı, halen uzaya çıkan en genç insan unvanını korumaktadır.Det var en måned før hans 26 års fødselsdag, og dermed er han den yngste person, der har været på rumflyvning.
Paris Heleni korumak isterken Akhilleus'un oğlu Neoptolemos tarafından öldürülür.Tragedien foregår, mens hun er slavinde for Achilleus' søn Neoptolemos.
Calvin o tarihlerde Cenevre'de zayıflayan gücünü korumak için mücadele veriyordu.Uheldigvis for Serveto kæmpede Calvin på den tid for at holde sin vigende magtposition i Geneve.
Dolayısıyla geri çekilmekte olan Alman kuvvetleri, bu bölgeyi korumak için buraya yöneldiler.Tyske soldater som ventede på hjemsendelse, tog sig af stedet.
Bu unvanı halen korumaktadır.Titlen er stadig beskyttet.
At kültürü geçmişten günümüze hala önemini korumaktadır.Stormährens kulturelle arv findes bevaret endnu i dag.
Bella'yı korumak için Cullen vampirleri ve kurt adamlar işbirliği yaparlar ve Victoria ve ordusunu yenerler.Nu må varulvene og vampyrerne gå sammen for at kæmpe for Bellas sikkerhed.
Begonvilleri rüzgardan korumak gerekir.Vindrosen styres op mod vinden af en vindfane.
Gerçekten bu katedral şehir halkını Akdeniz korsanlarından korumak maksadı ile tasarlanıp yapılmıştır.FortressSan Fernandoblev bygget af de spanske erobrere at beskytte byen mod pirater.
Bu tankın tasarlanmasının asıl amacı olası bir Japon işgalinde Avustralya topraklarını korumaktı.Den japanske tilstedeværelse blev derfor opfattet som en potentiel trussel mod det australske fastland.
Görevi Dünya'yı korumaktır.Med tiden bliver der behov for at pleje jorden.
Hindistan'ın ulusal çıkarlarını korumak için gizli operasyonlar.Stærke følelser eksisterer i Indonesien om at beskytte deres nationale arv.
Wollstonecraft annesini korumak için yatak odasının önünde uyumaya başlamıştı.Som tenåring brukte Wollstonecraft å legge seg utenfor sin mors soverom for å beskytte henne.
Wollstonecraft'ı korumak amacıyla Imlay, evlenmemiş olmalarına rağmen 1793'te onu karısı olarak kaydettirdi.For å beskytte Wollstonecraft registrerte Imlay henne som sin hustru i 1793, selv om de ikke var gift.
Bu zırh, aracı ve personelini çeşitli tehditlerden korumak için tasarlanmıştır.Pansringen er laget for å beskytte vognen og mannskapet mot mange forskjellige typer trusler.
Görevi Dünya'yı kötü güçlerden korumaktır.Den skulle beskytte mot onde makter.
Kızını korumak için kendini feda etmiştir.Er hun villig til å dø for sin elskede?
Gerçeği hala gizemini korumaktadır...Men forteller han egentlig sannheten...?
Gerçekten bu katedral şehir halkını Akdeniz korsanlarından korumak maksadı ile tasarlanıp yapılmıştır.Fortaleza de San Fernando ble bygget av den spanske erobrerne å beskytte byen mot pirater.
WrestleMania XXVI'de Show ve Miz, unvanını bir daha korumak için John Morrison ve R-Truth'u yendi.På WrestleMania XXVI, beseiret Show og Miz, John Morrison og R-Truth å beholde tittelen igjen.
Maskeler, onları kokuşmuş havadan korumak için tasarlanmıştı.Piltrærne ble plantet for å forsterke dammens beskyttelsesvoller.
Alacakaranlık'ta Jasper Alice ve Edward'ta Bella'yı James'ten korumak için yardım etmiştir.Med familiens hjelp, er Edward istand til å redde Bella fra James.
Başlıca görevi ABD Başkanı ve ailesini korumaktır.Besyttelsesavdelingen passer på den amerikanske presidenten og hans nærmeste familie.
Bu durumdan onun kötücül bir varlık olması gerektiği akla gelir fakat tam aksine çocukları korumaktadır.Han har opparbeidet seg et rykte for å være bråkmaker, men egentlig ønsker han bare å beskytte alle rundt seg.
Bu unvanı halen korumaktadır.Denne er fortsatt bevart.
Hükümet onları stratejik varlık olarak tutmakta veya doğal tekel oldukları için korumaktadır.Pemerintah menjaganya sebagai aset strategis atau karena mereka sebagai monopoli natural.
Ailesinin sosyal konumunu korumak adına kızıyla Cal'ın nişanını düzenler.Dia mengatur pertunangan putrinya dengan Cal untuk mempertahankan status sosial keluarganya.
Od iyelerini bu ateşleri korumak üzere Od Ana ve Od Ata gönderir.An-Nasa’i meriwayatkan hadits ini dari Abu Kuraib dan dari Abu Mu’awiyah serta semisalnya.
Ama oklarını kendini korumak için kullandığı doğrudur.Pusaka tersebut digunakan untuk melindungi dirinya.
Milli park dünyanın en büyük kertenkelesi olan Komodo ejderini korumak amacıyla 1980 yılında kurulmuştur.Taman nasional ini didirikan pada tahun 1980 untuk melindungi komodo, kadal terbesar di dunia.
Düşmanlarından kendini korumak için dev öldürücü kuyruğunu kullanırdı.Kadal ini juga memiliki lapisan sisik keras di ekornya yang berguna untuk melindungi diri dari serangan musuh.
Karaciğeri korumak için metiyonin verilir.Melatih otot untuk menahan berat badan.
Güneş sistemini düşmanlardan korumak ile görevlendiriliyor.Secara defensif, sistem bertugas untuk mengawasi serangan musuh.