korumak ile cümle
korumak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu durumun nedeni ise ülkedeki tüketicileri korumak olarak gösterildi.Právě proto se řešilo, kam s umístěním zvířat z tohoto zařízení.
Köyün Kültürel yapısı köklerini korumaktadır.Kapitola Modifikované rostliny chrání své sousedy.
Onların bir arada olmalarını çok geç olmadan korumak istiyorum.Se vor descoperi oare ei reciproc înainte de a fi prea târziu?
Bu zırh, aracı ve personelini çeşitli tehditlerden korumak için tasarlanmıştır.Blindajul este proiectat pentru a proteja vehiculul și echipajul împotriva unor amenințări variate.
Hayati durumu ciddiyetini korumaktadır.A supraviețuit apărând viața.
Dövüşürken saldırmak, savunmak ve hortumu korumak için kullanılır.Când se luptă, sunt folosiți pentru atac și apărare și pentru protejarea trompei.
Anlaşmanın hedefi, bölgenin gelişimini teşvik etmek ve bu süreçte doğal çevreyi korumaktır.Obiectivul tratatului este de a proteja mediul natural al Alpilor promovând în același timp dezvoltarea sa.
Şiddet caydırıcılığının yanında KFOR, insani görevleri korumakla da görevliydi.Pentru restul omenirii a fost prea târziu pentru a lua măsuri de protecție.
Mahallelerini ve ailelerini korumak zorunda idiler.Breslele își protejau membrii și familiile lor.
Galbatorix ve Ra'zac bu kitapta da düşman rollerini korumaktadırlar.Galbatorix și cei doi Ra'zac își reiau și ei rolurile negative.
Piyonu 4.Ac3 hamlesiyle korumak pek işe yaramaz çünkü siyah, 4.Ac3?!Acest lucru nu este un adevărat gambit de Negru, deoarece după 4.Nxe5!?
Burada sadece 50.000 asker ve 130 topçu 600 kilometrelik bir hattı korumak zorunda kalmıştı.Turcii trebuiau să apere un front de 600 km cu doar 50.000 de oameni și 130 de tunuri.
Ama oklarını kendini korumak için kullandığı doğrudur.Dacă totuși sunt atacate, își folosesc coarnele pentru a se apăra.
Papayı korumakla görevli İsviçreli Muhafızlar'ın koruyucusudur.Garda Elvețiană - corp de militar destinat apărării papei.
Görevi Dünya'yı kötü güçlerden korumaktır.Scopul său este prezervarea abilității pământului de a susține inhbitati.
Sihizm, günümüzde Hindistan'ın dini ve siyasi hayatında önemli yerini korumaktadır.Astăzi, svastica este folosită pe scară largă în ceremoniile religioase și civile din India.
Bu durum günümüzde bir rekor olarak varlığını korumaktadır.Acesta este unul din cazurile în care dorim să actualizăm un fișier.
Günümüzde de aynı önemini korumaktadır.Acest specific se păstrează și în zilele noastre.
İşlevi sapı ve elleri korumaktır.Dezvoltarea și mobilitate în mâini.
Selanik-Karasulu istasyonları arasındaki demir yolu hattını korumakla görevlendirildi.Germanii au primit sarcina să întrerupă linia Sarikamish-Kars.
İnsanlığı korumakla görevlidir.Societatea trebuie să fie apărată.
Bu uyarılar bireyi potansiyel belleksel uydumculuğa karşı korumak içindir.Oferă o cauză pentru eventualii protectori ai homosexualilor...
Bu kelime "Kor" sözcüğünden türemiştir ve korumak fiilinden gelir.Aceasta adulmecă „mirodeniile cuvântului” și-și caută neobosit înlocuitori.
Ancak durum yine de karmaşık yapısını korumaktadır.Prezența lui velarizează articularea lui .
Mısırlılar istilacılara karşı korumak bahanesiyle Fenike topraklarını tamamen askeri işgal altına aldılar.Toate posesiunile irlandezilor au fost confiscate în favoarea invadatorilor.
Alplerin güneyini korumakla görevlidir.Corpul V asigura protecția flancului sudic.
Ulusal bütünlüğü korumak gereklidir.Este necesar să se protejeze unitatea națională.
Lois ve Peter daha sonra çocuklarını bu uyuşturucu probleminden korumak için bir şeyler yapmaya karar verir.Lois és Péter úgy döntenek, hogy tenniük kell valamit, hogy megvédjék a gyereküket a drog problémától.
Ebu Simbel 'de bir protestocu vurularak öldürüldü ve Süveyş Kanalı 'nı korumak için ekstra güçler gönderildi.Abu Szimbelben egy tüntetőt lelőttek, és erősítést küldtek a Szuezi-csatorna biztonságának fenntartására.
Smileywork Ltd, fikri mülkiyet haklarını korumak için 60’ın üzerinde hukuk firması ile çalışmaktadır.A Smileyworld Ltd. több mint 60 ügyvédi irodával áll kapcsolatban szellemi tulajdona védelme érdekében.
Bu birleşmeye karşın bölgesel özelliklerini hala korumaktadır.Noha formailag az ország egységét hivatott fenntartani.
İnsanları korumakla görevlidir.Főleg az emberek védelmére siet.
Çünkü Anglosaksonların geniş kalkanları onları korumaktaydı.Az ostromló angolszászokat a védők megfutamítják.
Vücudu soğuktan korumak için de yenir.A baba megvédése a kihűléstől.
Güneş sistemini düşmanlardan korumak ile görevlendiriliyor.Pajzsával megvédi magát az ellenségtől.
Bakanlığın görevlerinden birisi de Fransız kimliğini korumaktır.Lakossága máig őrzi francia identitását.
Parkın kuruluş amacı, bölgede bulunan önemli arkeolojik ve paleontolojik alanları korumaktır.Feladata a területén található archeológiai és paleontológiai helyszínek, leletek védelme.
Kendilerini korumak için Türk rehineleri aldılar.A törököket a velenceiek űzték el.
En yaygın optik malzemeler (cam gibi) izotropik ve sadece bir dalganın polarizasyonu korumaktadır.A leggyakoribb optikai anyagok, például az üveg izotropikus, és a rajta áthaladó fény megőrzi polarizációját.
Begonvilleri rüzgardan korumak gerekir.A pároztatókat óvni kell a széltől és a közvetlen napsütéstől.
Daha sonra Buffy ile olan aşklarını ve Buffy'yi korumak için Los Angeles'a gelmesinden bahseder.Amikor rájön, hogy nem adhat Buffy-nak igazi szerelmet, Los Angelesbe költözik.
Hayati durumu ciddiyetini korumaktadır.Magánéletét erősen óvja.
Ayrıca çamuru derilerini güneş yanıklarından korumak için kullanırlar.Ez indokolja a napfogyatkozások alkalmával védőszemüveg használatát is.
Madde 2 Her bir politik birleşmenin amacı; doğal ve dokunulamaz insan haklarını korumaktır.Minden politikai társulás célja az ember természetes és elévülhetetlen jogainak megőrzése.
Savunma tarafının amacı ise bu noktaları süre dolasıya kadar korumak.Az életcélmutató ezeket a pontokat tárolja ideiglenesen.
Onu dışarıdaki saldırıdan korumak için dükkana götürür.Anyjának a boltjába megy, hogy tőlük védelmet találjon.
Şehir bu kontluk başkentlik niteliğini o zamandan günümüze kadar devamlı korumaktadır.A főváros ezt követően végig meg tudta őrizni előnyét.
Markiz (mimari): Bir kapı ya da pencere önünü yağmurdan korumak için yapılan saçak.Az ablakrács olyan ablakra vagy ablaknyílásra erősített rács, amely az erőszakos behatolástól véd.
Amaç, Kürt bölgelerini korumak. ^Szervezőbizottság: Barlangok védelme ankét...
Bu unvanı halen korumaktadır.Ezt a konzervatív jelleget máig megőrizte.
Böylece hastalıklardan ve yeni doğan bebekleri nazardan korumak amaçlanırdı.Védik az anyát és az újszülöttet a ragadozóktól.
1954'te Sovyetler Birliği, Avrupa barışını korumak için NATO'ya katılması gerektiğini öne sürdü.Vuonna 1954 Neuvostoliitto ehdotti liittymistä Natoon rauhan säilyttämiseksi Euroopassa.
Vücudu soğuktan korumak için de yenir.Kieppi suojaa myös kylmältä.
Ama oklarını kendini korumak için kullandığı doğrudur.Päässään olevaa piikkiä se käyttää itseään puolustaakseen.
Parkın kuruluş amacı, bölgede bulunan önemli arkeolojik ve paleontolojik alanları korumaktır.Talampayan perustettiin suojelemaan alueen merkittäviä arkeologisia ja paleontologisia jäännöksiä.
Korumak anlamını da taşır.Sana tarkoittaa suojeltua.
Köyün Kültürel yapısı köklerini korumaktadır.Säätiö Neue Kultur ylläpitää rakennuksia.
Ayrıca, ayırıcılar kimyasal tepkimeye elektrolit denge ve iletkenlik korumak için olmalıdır.Separaattorien tulee myös olla kemiallisesti inerttejä suojellakseen elektrolyyttien vakautta ja johtamista.
Bu sebeple Jamestown'da yerleşimi korumak için deniz duvarı inşa edilmiştir.He perustivat nykyisen Jamestownin paikalle linnoituksen.
Daryl (Norman Reedus), grubun önemli bir elemanı olma konumunu korumaktadır.Daryl Dixon (Norman Reedus) on yksi ryhmän selviytyjistä.