korumak ile cümle

korumak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İşlevleri tendonları korumak ve mekanik etkilerini artırmaktır.De förstärker cellen och gör den tåligare mot mekaniska påfrestningar.
Hindistan'ın ulusal çıkarlarını korumak için gizli operasyonlar.Huvuduppdraget är att skydda Indiens nationella intressen i den indiska ekonomiska zonen.
Göçebe halkın kültürünü korumak.Vantrivs borgerligheten i kulturen?
Elena kendini korumak için çaba gösterir ama hiçbir şey yapamaz.Walter hade försökt att hjälpa honom, men inte kunnat göra något.
İp ise tırmanan kişiyi, düşüş ihtimaline karşı, tehlikeden korumak için kullanılır.Lägga benen på ryggen – Att fly undan en fara så fort man bara kan.
Cezayir Kara Kuvvetleri, Cezayir'i karadan gelebilecek her türlü saldırıya karşı korumakla görevlidir.Eufor behåller sin förmåga att reagera i hela landet till eventuella hot mot säkerheten.
1377 yılında yaptırılmış olup 3 adet mezarı korumaktadır.Storhögen undersöktes 1939 och sju gravar hittades i den.
Bayrağı Ele Geçirme Modunda ise 5 tane üssü ele geçirip,korumak ve diğer düşmanları öldürmektir.Fortet hade till uppgift att antingen försvara eller förstöra tre nyckelbroar.
Statükoyu sürdürmek var olan durumu olduğu gibi korumak anlamına gelir.Зберегти статус-кво означає залишити все так, як є.
Günümüzde Villach, ticaret ve eğlence ile hareketli bir şehir olup, halen tarihsel arka planını korumaktadır.Сьогодні Філлах – місто активної комерції та туристичний центр, який зберігає свою історичну спадщину.
Hayati durumu ciddiyetini korumaktadır.Історія зажила своїм життям.
Nero, alt sınıfların haklarını korumak için çalışmıştır.Орн багато зробив для захисту прав дітей.
Bu sistem mürettebatı belli bir süre nükleer, biyolojik ve kimyasal silahlara karşı korumaktadır.Машину оснащено захистом від ядерної, біологічної та хімічної зброї.
İkincisi, en azından, açık anahtar altyapısının bütünlüğünü korumak için zorunludur.Це необхідний мінімум для забезпечення цілісності інфраструктури відкритого ключа.
Korumak anlamını da taşır.Це має захисне значення.
Ova hala orijinal kullanım biçimini korumaktadır.Ці кімнати досі зберегли своє оригінальне оздоблення.
Amaç kendi evini korumaktır.Головним було те, що зберігся сам будинок.
Saray müzesi Yasak Şehri korumak ve restorasyonundan sorumludur.Відповідальність за збереження і реставрацію Забороненого міста несе Палацовий музей.
Yahudi olmasına rağmen, sahip olduğu Avusturya vatandaşlığı onu korumaktaydı.Завдяки її старанням уряд Австрії надав йому громадянство.
Donma kinetiği, gıda kalitesini ve dokusunu korumak için önemlidir.Заморожування кінетика має важливе значення для збереження якості харчових продуктів і текстуру.
Wollstonecraft'ı korumak amacıyla Imlay, evlenmemiş olmalarına rağmen 1793'te onu karısı olarak kaydettirdi.Щоб захистити від переслідувань Волстонкрафт, Імлей формально зареєстрував її в 1793 році як свою дружину.
Papayı korumakla görevli İsviçreli Muhafızlar'ın koruyucusudur.Для захисту себе та Папської держави засновує особисту охорону Швейцарську гвардію.
Gojiranın bazı temaları Duplantier'in doğayı korumak konusundaki kişisel düşüncelerine dayanır.Деякі ліричні теми Gojira відображають особисті переконання Джо щодо збереження довкілля.
Bu kararla Meclis tarafından İsviçre'nin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü korumakla yetkilendirildi.Пам'ятник повинен був відображати гордість і незалежність швейцарського народу.
Daha fazla şiddetten kaçınmak, hayatları korumak ve sükuneti tesis etmek için her şey yapılmalı."Щоб вони продовжували існувати, кожне покоління має охороняти їх і вкладати в них нове життя».
Yemen Deniz Kuvvetleri, Yemen'i denizden gelebilecek her türlü saldırıya karşı korumakla görevlidir.Саудівські війська пригрозили знищити будь-який корабель, що буде намагатися пришвартуватися в Ємені.
Kol bandı ve silikon kılıflar iPod'a renk getirmek ve çiziklerden korumak amacıyla satışa sunuldu.Так, його ідеєю було заготовляння шкір котовцями та обмін їх в Іваново на тканини, які йшли на обмундирування.
Bu askerlerin görevi kral sarayını korumaktı.Особливо почесними були місії до королівського двору.
Sahip oldukları güçleri dünyayı kötülüklerden korumak için kullanırlar.Вони мають використовувати Силу Трьох для боротьби зі злом.
Saydam örtü amacı yutucu yüzeyi korumak ve ısı kaybını önlemektir.Мета конвенції — припинити втрати водно-болотних угідь та зберігати існуючі.
Tom Mary'yi korumak istiyordu.Том хотів захистити Мері.
Kendimizi korumak zorundayız.Ми маємо захистити себе.
Kendimizi korumak zorundayız.Ми повинні себе захищати.
Tom'u korumak istiyorum.Я хочу захистити Тома.
2021 yılı itibarıyla hâlâ bu unvanını korumaktadır.Станом на 2021 рік він все ще зберігає це звання.
1954'te Sovyetler Birliği, Avrupa barışını korumak için NATO'ya katılması gerektiğini öne sürdü.V roce 1953 oznámil Sovětský svaz, že by se měl připojit k NATO, aby se zachoval mír v Evropě.
Carlos, Tanrı'ya haykırarak, kendinin Engizisyon muhafızlarından korumak için kılıcını çeker.Carlos, vzývající Boží ochranu, tasí meč a je připraven bojovat se strážemi.
Independent Newspapers onu korumak adına bir güvenlik sistemi kurdu.Noviny Independent nechaly pro její ochranu nainstalovat do jejího domu bezpečnostní systém.
Edward ve diğer Cullenlar Bella'yı korumak için ellerinden geleni yaparlar.Edward a ostatní z rodiny Cullenů Bellu ochraňují.
Bu yaklaşık 10.000 evi şu baskınından korumak için yılda 8-12 defa indirilmektedir.Bývá využívána asi 8 až 12krát ročně a chrání před povodněmi asi 10 000 obyvatel.
David de Elise'i hastanede onu kötü kaderden korumak için terk eder.David ji pak v nemocnici opustí, aby je ochránil od osudu, který Thompson popsal.
Sahil boyunca uzanan duvarlar, şehri bir deniz filosu saldırısından korumak için inşa edilmiştir.Zeď zde byla vybudována za účelem ochrany města před záplavami.
Örneğin Melville nüfusu 90lardas 5,000'in altına düşmesine rağmen şehir statüsünü korumaktadır.Město Melville si tak podrželo status města, přestože jeho počet obyvatel klesl v 90. letech pod hranici 5000.
Kullanılan dil hala özünü korumaktadır.Podrobená území si svůj jazyk zachovala.
Böylece şirket yönetimi pazardaki yerini korumak için yeni ürünler aramaya zorlandı.Na pomoc odbytu českých výrobků zřídila v Praze tržnici.
Gümrüklerin sadece dış ticarette iç pazarı korumak için olması gerektiğini düşünüyordu.Nejenom, že volný trh závisí na výměně zboží.
Şehri böceklere ve sürüngenlere karşı korumak için büyülü güçlere sahip olduğuna inanılırdı.Věřilo se, že má moc chránit děti před kouzly a čáry.
Yarışmacı bu durumda ilk seçimini korumak ya da iki kapının ardındakilerin toplamını seçmek hakkına sahiptir.Teď má soutěžící možnost buď ponechat svou původní volbu, nebo změnit volbu na zbývající dveře.
Ailesinin sosyal konumunu korumak adına kızıyla Cal'ın nişanını düzenler.Hall se i přes smrt svého partnera rozhodl společnost udržet.
Ağaçları korumakla ve bekçiliğini yapmakla görevlidir.Radosti i strasti při ochraně stromů.
GDI'lar kendi halklarına buldukları aşıyı yaparak onları korumaktadırlar.Chrání lidi, kteří jí přinášejí oběti.
Mahallenin tarihten gelen kılık kıyafeti değişmemiş tamamen özünü korumaktadır.Vnitřní stranu obrácenou k městu ponechal zcela bez ochrany.
Ne var ki sistem, Sonneborn-Berger adını günümüzde de korumaktadır.Jiným pomocným hodnocením je Sonnenborn-Berger.
Her ülke VCA'daki kendi bölgesini korumakla sorumludur.Chráněné území je v péči Krajského úřadu Olomouckého kraje.
Bulunduğumuz Dünya'yı çevrece zenginleştirmek ve korumak.Přírodu zvelebovat a chránit.
Bu yangını gören Joel, hemen restorana girer ve Ellie'nin kendini korumak amacıyla David'i öldürdüğünü görür.Dostanete do restaurace, ve které se David snaží zabít Ellie.
Müdahaleler hayatı korumak için yapılmalı.Aller má co dělat, aby si zachránil život.
Yunanca'da da agora, "toplanma yeri" anlamını korumaktadır.Slovo agora ve staré řečtině znamená „kde se shromažďují lidé“.
Sağlamlığını günümüzde de korumaktadır.Dnes jsou chráněné.
Anayasal düzeni korumak ve hükümetin demokratik kurumlarını güçlendirmek.Socializace politiky a stabilizace vládních orgánů.

İlgili Sayfalar