korumak ile cümle
korumak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Hamamın mimarisi özgünlüğünü günümüzde de korumakta.Noch heute überrascht das Gotteshaus durch seine Modernität.
Teröristlerin amacı ise rehineleri korumaktır.Ziel der Terroristen ist es Lösegeld zu erhalten.
Bu da bu balığı olası tehlikelerden korumaktadır.Diese sollen die Fischer vor Gefahren schützen.
Buna rağmen ilçemiz halıcığın merkezi olma hüviyetini korumaktadır.Für den Verteidiger ist es folglich wichtig die Spannung im Zentrum aufrechtzuerhalten.
Sonuç olarak, diş ipi kullanmak ağız hijyenini korumak açısından bir gereklilik olarak görülür.Daher ist es sinnvoll, Handschuhe zum Schutz der Haut zu tragen.
Günümüzde de Bayuda Çölü ıssız bucaksız olma niteliĝini korumaktadır.Wie leicht ist es, in dieser Stille die armselige Erde zu vergessen.
Sigara içilen masalarda, masa tablasını ateşten korumak için pirinç levha bulunur.Rauchertische haben eine Messingplatte, um die Tischplatte vor Brand zu schützen.
İp ise tırmanan kişiyi, düşüş ihtimaline karşı, tehlikeden korumak için kullanılır.Und nun steigt man auf eine Leiter und wenn man müde ist, kann man auch runterfallen.
Kendisini ve adamı Ariel'i Asya korumaktadır.Es gelingt ihr, sich und Ariel zunächst zu befreien.
Yüksek eğimli bir yamaca yerleşmiş olan kasaba, pitoresk Orta Çağ görünümünü korumaktadır.Das befestigte Dorf Pianiano hat sein mittelalterliches Erscheinungsbild bewahrt.
1964 yılında iç tehditlere karşı başkenti korumak amacıyla kurulmuştur.Diese wurde 1964 in Großbritannien gegründet um Jagden durch direkte Aktionen zu verhindern.
İlk kurulduğunda devlet yetkililerini korumak amacı vardı.Das erste Mal behaupteten sie, das Wort Amt sei geschützt.
Bu dönemde kale önemini korumaktaydı.Seit dieser Zeit verödete die Burg.
İkinci sebebinin limanı korumak amacı olduğunu sanılmaktadır.Sie hoffen, dass es sicher den Hafen erreicht.
Ana görev alanı İngiltere'nin doğu kıyısını korumaktı.Die Burg sollte den östlichen Ansatzpunkt des Hauptwalles schützen.
Mesarya Ovası sayesinde canlılığını korumaktadır.Aus Dankbarkeit bleibt der Wilde bei ihnen.
Bu, şehri işgallerden korumak için güçlü bir yapıdır.C'est un fort construit pour protéger la ville des invasions.
Bu sizi korumak için.C'est pour votre protection.
Günümüzde de aynı önemini korumaktadır.Elle conserve encore, de nos jours, son importance.
1639'da Bonaire'nin ana limanını korumak için Oranje Hisarı inşa edildi.Fort Oranje fut construit en 1639 pour défendre le port principal de Bonaire.
Kızını korumak için kendini feda etmiştir.Son enfant s'est sacrifié pour la protéger.
Bu zırh, aracı ve personelini çeşitli tehditlerden korumak için tasarlanmıştır.Son blindage est conçu pour protéger le véhicule et son équipage d'une grande variété de menaces.
Yaşamının misyonunu kocasının şiirsel kalıtını korumak ve yayımlamak olarak belirledi.Elle s'est fixé comme mission la conservation de l'héritage poétique de son mari.
Bu da bu balığı olası tehlikelerden korumaktadır.C'est l'huile de poisson qui semble les protéger.
Güneş sistemini düşmanlardan korumak ile görevlendiriliyor.Elle est également chargée de la protection du système solaire contre ses ennemis extérieurs.
Şekerpancarı üretimi halen önemini korumaktadır.La culture de canne à sucre y est importante.
Ayrıca yeni evlileri de korumaktadır.Elle protège les jeunes mariées.
Mahallelerini ve ailelerini korumak zorunda idiler.Ils voulaient protéger leurs familles et leurs biens.
Aileleri korumak ve sağlıklı bir ortamda geliştirmek.Promouvoir la préservation de l'écologie et un environnement sain.
Ondan sonra Yusuf'u korumak olmuştur tek amacı.Cependant, Joseph les suit de près pendant la course.
Firma bu önemini günümüzde de korumaktadır.Assembly garde ce statut de nos jours.
Korumak anlamını da taşır.Et je veux aussi protéger ...
Maskeler, onları kokuşmuş havadan korumak için tasarlanmıştı.Ces chambergos étaient destinés à protéger le matador du soleil.
Papayı korumakla görevli İsviçreli Muhafızlar'ın koruyucusudur.Le sacrifice de la Garde suisse.
DSLR kameraların görüntü algılayıcılarını tozdan korumak için toz giderici sistemler yerleştirilmektedir.Les autorités comptent mettre en place des caméras de surveillance afin d’assurer la sécurité de ce radar.
Gojiranın bazı temaları Duplantier'in doğayı korumak konusundaki kişisel düşüncelerine dayanır.La plupart des objectifs de Camber tournent autour de la protection du peuple de Gwynedd.
Sporting CP takımının kalesini korumaktadır.Il intègre alors le centre de formation du Sporting CP.
Kurada Haymitch'in adı çıkar fakat Katniss'i korumak için Peeta, Haymitch'in yerine gönüllü olur.Le tirage au sort désigne Haymitch mais Peeta se porte volontaire aux côtés de Katniss.
Atlarını düşman okçularından korumak için atları tabakalı zırhlarla kaplıydı.Les chevaux étaient couverts d’une armure faite de lamelles pour les protéger des archers ennemis.
Broker sadece tek bir şey düşünür ve o da kızını korumaktır.Jane ne pense plus qu'à une seule chose : venger sa sœur.
Bahreyn Hava Kuvvetleri, Bahreyn'i havadan gelebilecek her türlü saldırıya karşı korumakla görevlidir.Le mission de Zayas était de fortifier Baler contre toute attaque possible.
Bu esnada ailesini ve dostlarını korumak için and içer ve sessizlik yemini eder.Il jure alors de le protéger lui et sa famille.
Savunma tarafının amacı ise bu noktaları süre dolasıya kadar korumak.Le but est de la protéger tout ce temps pour marquer un point.
Başlıca görevi ABD Başkanı ve ailesini korumaktır.Elle a pour mission principale d'assurer la protection du roi et de sa famille.
Bölgede Türk ve Pomak nüfus hâlâ varlığını korumaktadır.Les troupes grecques et turques restent sur l'île pour protéger leurs communautés respectives.
Tarihi ve kültürel varlıkları korumak.Respect des valeurs traditionnelles et culturelles.
İnsanları korumakla görevlidir.Il se met a protéger les humains.
Amaç Kharkov'u Alman işgalinden korumak.La tâche de ce groupe est de protéger Gdańsk contre les attaques allemandes.
Film Kyle Reese'in Sarah Connor'ı korumak için Terminatör ile mücadelesini konu almaktadır.La mission du Terminator est de tuer Sarah Connor.
Zeytincilik ise önemini korumaktadır.La culture de l'olivier est également importante.
Bu da tedariklerde yaşanan kayıplara yol açmaktadır ve firmalar aralarındaki rekabeti korumaktadırlar.Cette fondation traite les plaintes des consommateurs et les litiges entre les entreprises.
Tom'u korumak istiyorum.Quiero proteger a Tom.
Ormanı korumak zorundayız.Tenemos que proteger el bosque.
Onları korumak ister misin?¿Quieres salvarlos?
Tom beni korumak istiyor.Tom quiere protegerme.
Herkes seni korumak ister.Todos quieren protegerte.
Onlar Tom'u korumak için buradalar.Están aquí para proteger a Tom.
Pingo Ulusal Parkı, bu pingolardan sekiz tanesini korumaktadır.El Parque nacional Pingo protege ocho de estos pingos.
Sözde nedeni, Amerika Birleşik Devletleri'nin yabancı ajanlarından kendisini korumaktı.La razón esgrimida era protegerle de agentes extranjeros de los Estados Unidos.
Yaşamının misyonunu kocasının şiirsel kalıtını korumak ve yayımlamak olarak belirledi.Asumió como misión de su vida preservar y hacer pública la herencia poética de su marido.